Bölüm 484 : Bai Xiaochun'un Öfkesi

avatar
1733 0

A Will Eternal - Bölüm 484 : Bai Xiaochun'un Öfkesi


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun Büyük Set Şehrinin içerisinde bağdaş kurmuş bir şekilde oturuyordu, sebebini bilemese de son derece gergindi. Ansızın gözleri iyice açıldı ve tuhaf bir surat ifadesiyle etrafına baktı. Fakat bir an sonra hiçbir şey olmayınca yetişimine geri döndü.

 

En sonunda güneş batarken uzunca bir nefes vererek konutundan çıktı.

 

Boğazını temizleyerek, “Fırınları getirin!” dedi.

 

Liu Li, Zhao Long ve ekibin kalanı anında harekete geçerek elli hap fırınını Xiaochun’un etrafında halka oluşturacak şekilde dizdi.

 

Artık Bai Xiaochun’un rutinine alışmışlardı ve ününden de İnfaz Listesine girmiş olduğundan da haberdarlardı.

 

Ayrıca onlara iyi davranıyor, sık sık tıbbi haplar ve büyülü nesneler armağan ediyordu. Sonuçta koca bir savaş kredisi birikimine sahip olmasa da her gün daha fazlasını kazanıyordu ve cimri biri değildi. Etrafındakilerin de kendisi kadar mutlu olmasını istiyordu.

 

Bu yüzden Zhao Long ve diğerleri onun emirlerinden rahatsız olmuyordu. Fırınları dizen topluluk, koruma noktalarına geçmişti.

 

İşlerin hallolduğunu gören Bai Xiaochun başını tatminkâr bir şekilde sallayarak onay verdi. Ardından elini sallayarak fırınları açtı, çokça tıbbi bitkiyi uçurdu. Her zamanki gibi elli formülde de farklı ayarlamalarda bulundu.

 

Fırınlar ısınırken o da aralarında yürüyor, arada bir yeni malzemeler ekliyor ya da olanlar üzerinde ayarlamalar yapıyordu, sonra da fırınları mühürlemeye başladı.

 

O fırınları mühürlerken Zhao Long ve diğerleri birbirlerine bakarak fısıldaşmaya başlamıştı.

 

“Acaba bu defa kaç tanesi patlayacak?”

 

“Bahse varım yirmiden az olur!”

 

“Dün on yedi tane patlamıştı, o yüzden ben de yirmiyi aşacağına bahse girerim!” 

 

İşler genellikle böyle ilerlerdi…

 

Tüm fırınlarını mühürlemeyi bitiren Bai Xiaochun konutuna dönerek fırınlarla ilgilenmeyi kesmişti.

 

Sekiz saatin ardından fırınlardan biri çatlama sesleri yaymaya başladı. Her zamanki gibi Bai Xiaochun yetişim seansını bitirip karşılamak için dışarı çıkarken Bai Lin de kendisini göstermişti.

 

“Gayretlerin için teşekkürler Büyükusta Bai.” dedi Bai Lin gülümseyerek. Her geçen gün Bai Xiaochun’u daha da çok seviyordu.

 

“Hiç dert değil.” dedi Bai Xiaochun önemli bir kahraman edasıyla. “Büyük Set için her şeyi yaparım! Fakat söylemeliyim ki, Yaşlı Bai, fırınlarım tükenmek üzere, tıbbi bitkilerim, özellikle de toprak ruhu yumrum çok azaldı. Bir dahakine her zamankinden fazlasını getir lütfen.”

 

“Sorun değil. Hemen hallediyorum!” Bai Lin ışıldayan gözlerle fırınları izlerken yeni çatlama sesleri yükselmeye başlamıştı. Patlama sinyalleri veren her yeni fırında daha da heyecanlanıyordu. Ayrıca hepsinin aynı anda patlamasını sağlamak adına daha istikrarsız olanları yetişim basamağı gücüyle bastırıyordu.

 

En nihayetinde yirmi yedi fırının patlamanın eşiğinde olduğunu, diğerlerininse bariz şekilde olmadığını görerek içten bir kahkaha attı, kollarını sıvadı ve fırınlarla birlikte Büyük Sete yöneldi.

 

Bai Xiaochun da her zamanki gibi savaş alanında yaşanacakları görmek adına peşine takıldı. Sonuçta fırınların patlayışını doğrudan gözlemlemenin de tıbbi formülleri ayarlama konusunda bir hayli yardımı dokunuyordu.

 

Bai Lin Bai Xiaochun’un fırınların patlayışını izlemeyi sevdiğini bilerek o yetişebilsin diye yavaş ilerledi. İkisi de Büyük Sete vardığındaysa yirmi yedi fırını yirmi yedi farklı noktaya fırlattı.

 

Olanları gören beş lejyon üyeleri destek tezahüratlarına başlamıştı. Aksine savaş alanındaki vahşiler dişlerini sıkarak gerilemekteydi. Kinci ruhlarsa fırınlar görünür görünmez ruh büyücüleri tarafından kontrol edilmesi imkânsız hale gelmiş, içgüdüsel olarak kaçışmıştı.  

 

Fırınlar patlamadan önceki manzara Bai Xiaochun’a kendisini bayağı harika hissettiriyordu. Fakat…

 

Vahşiler ve ruhlar kaçışmaya başlarken bir düzine civarı küre şekilli yaratık ansızın savaş alanından uçuştu.

 

İnanılmaz bir hızları vardı ve aynı zamanda her biri 30ar metrelik kürelere dönüşerek yaklaşmakta olan hap fırınlarına atılmıştı.  

 

Fırınlar yaklaşırken küremsi yaratıklar ağızlarını kocaman açtı. Ve yoğun çekme sesleriyle birlikte fırınlar bir anda onlara yöneldi.

 

Bu beklenmedik gelişme öyle hızlı yaşanmıştı ki Büyük Setteki hiç kimse tepki verme şansı bulamadan küremsi yaratıklar tüm fırınları yutmuştu!

 

Bir an sonra da yaratıkların içlerinden boğuk gürültüler işitildi. Yaratıklar şişti, gözleri irileşti ama hiçbir şey olmamışçasına gözleri yeniden kapandı.

 

Sonra da yavaşça büzüşerek orijinal boyutlarına döndüler ve geğirdikleri kara dumanlar da rüzgârda silinip gitti.

 

Tüm savaş alanı sessizleşmişti. Duvardaki yetişimcilerin gözleri kocaman olmuştu, Bai Lin ise gözlerinde giderek artan bir öldürme güdüsüyle titriyordu.

 

O küremsi yaratıklar güçlü gardiyanların koruması altında olduklarını anlatan dalgalanmalarla çevriliydi. Bai Lin onlarla bizzat baş etmeye kalksa büyük bir tehlikeye girerdi ve duvardaki diğer kuvvetler de ona yardım edip etmeme kararıyla boğuşmak zorunda kalırdı.

 

“Lanet olsun!” diye bağıran Bai Lin’in gözlerindeki öldürme güdüsü iyice kuvvetlenmişti. Artık Yabanilerin tüm bu görevdeki amacının deva başpapaz Chen Hetian’ı şehirden çıkartmak olduğunu idrak etmişti. Bu yaşanırsa onu öldürmek için bir tuzak kullanılması muhtemeldi.

 

“Yarım yıldan az sürede fırınlarla baş etme yöntemi bulabileceklerini hiç düşünmemiştim. O tuhaf yaratıkların yakın zamanda mutasyona uğradığı ortada…” Bai Lin karamsar bir şekilde iç çekerken duvarın dışındaki vahşiler delice gülmeye başlamıştı. Kinci ruhlarsa daha kuvvetli öldürücü auralarla yeniden savaş alanında hücuma geçmişti.

 

Bu defa hücumları daha da yoğun bir şiddet içeriyordu. Anında patlamalar başlamış, bunlara acınası çığlıklar eşlik etmişti.

 

Beş lejyon yetişimcilerininse kendilerini cesaretlendirip Büyük Seti savunmak için savaşmaktan başka şansı yoktu.

 

O anda Bai Xiaochun’a dikkat kesilen kişi sayısı çok azdı; herkes fırınların artık işe yaramayacağını biliyordu.

 

Onca uğraşla hazırladığı fırınlarının tüketilmesi Bai Xiaochun’u ilk etapta şoka sokmuştu. Adeta zihnine koca bir çekiç indirmişler gibiydi.

 

“Bu nasıl mümkün olabilir? Ne biçim yaratıklardı onlar?!?!?!” Kalbinde fiziksel bir acı duyar gibiydi.

 

“Artış savaş kredisi yok mu? Tıbbi bitki yok mu? Hap fırını yok mu? Üstüne üstlük onca zamanı ve enerjiyi ilaç yapımına heba ettim!!” Bai Xiaochun’un tepesi atmış, gözleri kan çanağına dönmüştü.

 

O anda biri gelip hayatının içine etmiş gibi hissediyordu. Önceki savaş kredisi geliri olmadıkça yüzbaşılığa terfi etme hayalleri de suya düşecekti.

 

Bunu düşünmek öfkesini daha da alevlendirdi.

 

Üstelik fırınlarının tüm bu yetişimcilerin önünde yok edilmesi suratına bir tokat gibi inmiş, özsaygısına ciddi bir darbe olmuştu. Orada o küremsi yaratıklara bakarken gökten düşüp yere çakılmış gibi hissediyordu.

 

“Bekleyin de görün. Ne cüretle Bai Xiaochun’un fırınlarını tüketirsiniz! Sizi buna pişman edeceğim!”

 

Öfkesi alevlenmiş bir şekilde arkasını dönerek Cephaneliğe yöneldi. Bai Lin ise bu tepkiyi görerek iç çekti. Yaban Arazilerdeki tüm vahşi kabilelerinin çok geçmeden Bai Xiaochun’un fırınlarıyla baş etmek için tasarlanan o küremsi yaratıklardan alacağını biliyordu!

 

Cephaneliğe dönen Bai Xiaochun avlusunda yürümeye başlamıştı. “Ne cüretle fırınlarımı tüketirsiniz! Ne cüretle tıbbi haplarımı yok edersiniz! Bana meydan okuyorsunuz, ha?! Beş para etmez ufak yaratıklar. Parmağımı tek şaklatışımla Ben, Bai Xiaochun sizi küle çevireceğim!

 

“Zhao Long. Liu Li. Siz beni koruyun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin. İnzivaya çekileceğim!!” Kolunu sallayarak sekiz hap fırınıyla birlikte konutuna çekildi ve kapıyı ardından çat diye kapattı. Zhao Long ve diğerlerinin soluğu kesilmişti, neler olduğunu anlayamamışlardı. Daha önce hiçbiri Bai Xiaochun’u bu şekilde görmemişti.

 

“Neler oluyor?” Tuhaf bakışlar paylaşırken kalplerinde bir tedirginlik yükselmekteydi.

 

#Adamlar gerçekten de kısa sürede çözümü bulmuş. Ama bizimkini öyle ulu orta rezil etmeyeceklerdi. Eminim yakın zamanda çok pişman olacaklardır, çünkü bizimki parmağını tek şaklatışıyla her şeyi küle çevirmeyi pek sever. Öyleyse bakalım intikam soğuk yenen bir yemek olacak mı, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18341 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37566 Bölüm Sayısı


creator
manga tr