Bölüm 437 : Bataklık Heykeli Parçalıyor

avatar
1967 0

A Will Eternal - Bölüm 437 : Bataklık Heykeli Parçalıyor


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun’un ağzını açışıyla 30,000 metrelik donuk alan delici bir nemle doldu, su buharları öylesine kalındı ki görmek zorlaşmıştı!

 

O 30,000 metrelik alan uzaklardan donuk bir bataklığa dönmüş gibi görünüyordu!

 

Bai Xiaochun’un saçları etrafında savruluyor, ayaklarından bir enerji öbeği akın ediyordu!

 

O anda gaddar ve vahşi bir aura da patlak vermiş ve antik çağlardan yankılanıyor izlenimi veren bir kükreme gözlemcilerin zihinlerini uyuşturmuştu.

 

ROARRR!!

 

Bir yaratığın bağırışını anımsatan bu sesi yalnızca mücadeleyi izleyenler değil, diğer alanlardakiler bile işitmişti!

 

Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı genelinde çırakların surat ifadeleri titreşmeye başlamış, hatta pek çoğu alarm çığlıkları atmıştı.

 

“O da neydi!?”

 

“Şunu duydunuz mu millet? O sesi nasıl bir yaratık çıkartmış olabilir?!?!”

 

“Cennetler! Sınavın dışında olmamıza rağmen duyabildik! Ne biçim bir ilahi kabiliyetin eseri bu?!”

 

Bu esnada Gökkuşağının Gök Çeyreğinde göğe parlak kırmızı bir dağ yükselmişti. Zirvesindeyse alev gibi saçlarla meditasyon yapmakta olan genç bir kadın bulunuyordu. Çok güzeldi ve fazla yaklaştığınız takdirde sizi anında yok edecek gibi görünen şekilsiz, görünmez alevlerle çevrelenmişti.

 

Az önce tamamen meditasyona odaklıydı ve sınavları umursamıyordu. Fakat o kükremeyi işitip tespit eder etmez ifadesi titreşmiş, bakışları Sayısız Yıldız Gökkuşağına çevrilmişti.

 

“Ben de ruh avlama seferinden önce mor kısma geçen tek kişinin Gongsun Wan’er olacağını düşünmüştüm. Belli ki yanılmışım.”

 

Bu genç kadın süperstar listesinin 3. sırasında bulunan, Chen Yueshan’dı!

 

Olanları fark eden tek kişi o da değildi. Gökkuşağının Polarite Çeyreğindeki derin bir tankta ince dudakl, soğuk gözlü ve üstü çıplak genç bir erkek bulunmaktaydı. Tamamen acımasız tipteki bu genç, kinci ruhlardan bir öbekle şiddetli bir mücadele veriyordu. Ve ruhlar hiddetli saldırılarına rağmen genç adam tarafından etkili bir şekilde imha ediliyordu.

 

Genç adam kükremenin yankılandığı saniyede yerinde duraksayarak kafasını kaldırmış, gözleri gizemli bir ışıkla parıldamıştı.

 

“Mor kısma kaç kişinin geçtiğinin önemi yok. Ruh avlama seferi başladığında önüme çıkan herkesi öldüreceğim!”

 

Bu genç adam tarikatın en iyi süperstarlarından biriydi, rütbesi Chen Yueshan’ın bile üzerindeydi. 2. sırayı tutan bu genç, Tanrıtanımaz Daoist adıyla bilinmekteydi!  

 

Kükreme sınavın dışındakiler tarafından bile işitilecek güçteyken Gongsun Wan’er heykelinin ne kadar etkilendiğini anlatmaya gerek dahi yoktu. Gözleri ışıldamış ve gerilemek yerine kemikten kılıcını Bai Xiaochun’a daha da hızlı bir şekilde ilerletmişti.

 

Havayı delip geçen bıçak kulak tırmalayıcı bir ıslık sesi çıkartıyordu!

 

Bu esnada öldürücü aurası tavan yapmış olan Bai Xiaochun ellerini göğe kaldırarak bağırdı: “… Krallığı!!”

 

Rahatsız edici gümbürdemeler tam 30,000 metrelik alanı devasa bir bataklığa çevirmekteydi. Ardından tarifsiz büyüklükte, dağ gibi bir mahmuz yerden yükselerek tüm dünyayı doldurdu. O mahmuzun altındaki siyah, pullu deriyi görmek mümkündü!!

 

Ayrıca yaratığın her noktasına benzer mahmuzlar yayılmıştı. 30,000 metrelik alan, altındaki şok edici büyüklükte yaratığa yalnızca ufacık bir bakış atmaya yetiyordu!

 

Beliren ilk mahmuz anında Gongsun Wan’er heykeline vurarak tarifsiz bir gümbürdeme doğurdu. Herkes soluğu kesilmiş şekilde izlerken en çok da yüksek rütbeli süperstarlar şok oluyordu. Bu bilhassa iri gözlerle bakakalan Chen Yueshan ve Tanrıtanımaz için geçerliydi.

 

Sağır edici gümlemeler tüm lacivert sınavı doldurmuş, sesler gök gürültüsünü aşmıştı. İki kıta çarpışmış gibi yıkıcı bir şok dalgası salınmıştı ve o dalga Gongsun Wan’er’in kemikten kılıcını anında parçalara ayırdı.

 

Aynı anda heykel solgunlaştı ve sayısız çatlakla sarıldı. Her an yıkılabilecekmiş gibi görünse de hızla geri çekildi. Lakin kemikten kılıcı hiçbir şekilde sıradan değildi. Fiziksel formu yok edilmiş olsa da kılıç qi’si hala ortadaydı ve kemik mahmuzunu aşarak Bai Xiaochun’a ulaşmıştı.

 

Bu birinin Bataklık Krallığını aştığı ilk seferdi ve kılıç qi’si öylesine hızlı hareket ediyordu ki kaçınacak zaman yoktu.

 

Kılıç qi’si tarafından vurulduğunda ağzından kanlar sıçradı, tüm bedeni acıdan kıvranıyordu. Eti de kemikleri de patlayacak gibiydi ve ipi kesilmiş bir uçurtma misali geriye doğru sendeliyordu.

 

Görünen o ki bu iki rakip birbirine denkti ve ikisi de birbirini ciddi şekilde yaralamıştı!!

 

Dışarıdaki herkes kalplerinin şok dalgalarıyla dövüldüğünü hissediyordu. Hem Bai Xiaochun’un büyü tekniği yüzünden tamamen sarsılmış hem de olabilecek en üstün Öz Formasyon mücadelesini izledikleri için şevk dolmuşlardı!

 

Bai Xiaochun’un sonunda kaybetse dahi bir hayli ilgi odağı olacağı kesindi!

 

“İkisi de hemen hemen Ruhun Başlangıç uzmanları seviyesinde!”

 

“Gongsun Wan’er çoktan Öz Formasyonun son evrelerine ulaşmış ama Bai Xiaochun daha yalnızca ortalarda!”

 

“Sorup soruşturdum ve Bai Xiaochun’un da Gongsun Wan’er’in de Orta Sahalardaki Nehre Meydan Okuyan Tarikattan geldiğini öğrendim! Nehre Meydan Okuyan Tarikatın bu kadar harika olduğuna inanamıyorum. İki rehineleri de tamamen cennetlere meydan okuyor!!”

 

Herkes olayların işleyişini yorumlarken lacivert sınavdaki çatlak Gongsun Wan’er heykelinin kaldırdığı gözleri soğuk ışıklarla titremekteydi. Ardından kolunu uzatarak avcunu alnına yerleştirdi.

 

Bir pat sesiyle alnı çökerken tüm bedenine yeni çatlaklar yayıldı. Fakat alnını açtığı için hayat özünün esas frijit soğukluğuna ulaşmış, o da delice bir hızla açığa çıkmıştı.

 

Frijit qi yayılır ve çatlama sesleri işitilirken Gongsun Wan’er heykelinin etrafındaki her şey donuyordu. Heykelse göz açıp kapayıncaya dek düzinelerce metre uzunlukta devasa bir buzdan deve dönüşmüştü.

 

Yalnızca buzdan bir dev olmakla kalsaydı mesele pek büyük olmayabilirdi. Fakat o irileştikçe etrafında ölümcül soğuklukta bir frijit qi birikiyordu ve 30,000 metrelik alandaki sıcaklık öylesine hızlı düşüyordu ki kaşla göz arasında etraftaki her şey tamamen donmuştu!

 

Frijit qi öylesine güçlüydü ki hava bile dönmeye başlamış, araziler parça parça olmuştu!

 

Hatta boyutta duyulan tek ses her şeyin donuşundan yükselen pat sesleriydi!

 

Üstelik Gongsun Wan’er de büyümeyi hiç kesmiyordu!

 

“Frijit İmhası!” Dışarıdaki herkes sarsılmış ve Ruhun Başlangıç uzmanları bile mücadeleyi izlemeye başlamıştı. Gongsun Wan’er’in frijit qi’sini tanıyanlardan şaşkınlık nidaları yükselmekteydi.

 

Olayı idrak eden Ruhun Başlangıç uzmanları arttıkça ifadeleri şaşkınlıkla titreşiyordu. Tarikat lideri bile bu mücadeleyi izlemek için inzivadan çıkmıştı.

 

Onlar bile böyle tepki verirken diğerlerinden bahsetmeye pek de gerek yoktu. Lacivert sınavdaki Bai Xiaochun, imha edici frijit qi gücünü sezmiş ve suratı asılmıştı. Az sonra donarak kaskatı kesileceğinden, bedenen ve ruhen öleceğinden haberdardı!

 

“Lanet olsun! Gongsun Wan’er böyle bir frijit qi’yi nerden buldu!?!?” Bai Xiaochun bu kritik anda donmakta olan çevresine bakmıştı, tek bir seçeneği olduğunu biliyordu.

 

“Yaşayan Dağ Büyüsü!” Sözler ağzından çıkar çıkmaz gözlerinde birer taş golem imgesi belirdi. Aynı anda etrafında da bir taş golem şekillenmeye başladı!!

 

Dağla kaynaştıktan sonra sen dağ olacaksın, dağ da sen olacak!

 

GÜÜÜÜÜÜMMMMMM!

 

Bai Xiaochun görünür olmaktan çıkmıştı. Artık herkesin gördüğü şey düzinelerce metre uzunlukta devasa bir taş golemdi!

 

O taş golem tüm Öz Formasyon yetişimcilerinin şoktan kaskatı kesilmesine yol açacak bir aura yaymaktaydı. Ruhun Başlangıcındakilerin bile soluğu kesilmişti. Golem, enerji çıkışıyla birlikte frijit qi’ye çarparak sağır edici bir patlamaya sebebiyet verdi.

 

Çok geçmeden dışarıdaki yetişimciler de gördükleri şeyi tanıyabilir hale gelmiş ve hayret nidaları yükselmişti. Ruhun Başlangıcındakiler bile sarsılmış durumdaydı.

 

“Yaşayan Dağ Büyüsü!!”

 

Gongsun Wan’er’in Frijit İmhası yeterince şok ediciyken bir de Yaşayan Dağ Büyüsünün piyasaya çıkması herkesi adamakıllı şaşkına çevirmişti.

 

“Birinin Yaşayan Dağ Büyüsü yetişimini başarıyla tamamladığına inanamıyorum!!”

 

“Bu Bai Xiaochun inanılmaz biriymiş!!”

 

Tarikat liderinin suratına bile son derece ciddi bir ifade yerleşmişti.

 

Bu esnada Sonsuz Dağ Vadisinin dışındaki kayasında oturmakta olan Taşdağın gözleri garip bir ışıltı taşımaktaydı. Gülümsemesindeyse bir heyecan mevcuttu!

 

Aynı anda devasa buz devi ve muazzam taş golem yüzleşmekte, ikilinin yaydığı enerjiler lacivert sınavı tir tir titretmekteydi.

 

“Geber!!” diye kükredi Bai Xiaochun.

 

#Şekerimin heykelini yenmeye Bataklık Krallığı bile yetmedi. Halbuki bugüne dek onu aşabilen olmamıştı... Neyse ki bizimki yakın zamanda Yaşayan Dağ Büyüsünü öğrenebildi, zaten en kuvvetli ve son kozu da o. Onunla da yenemezse bizi çok kötü bölümler bekleyebilir. 
Ve bölüm arasında diğer süperstarlara bir göz atıp yakında ruh avı gibi bir şey gerçekleşeceğini öğrendik. Yani bizimki mor kısma geçerse bu kişilerle birlikte değişik bir etkinliğe katılacak gibi görünüyor.
Her halükarda bizi heyecanlı bölümler bekliyor olmalı, öyleyse okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18129 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37394 Bölüm Sayısı


creator
manga tr