Bölüm 435 : Ruh Yaklaştırma Hapının Gücü!

avatar
1938 0

A Will Eternal - Bölüm 435 : Ruh Yaklaştırma Hapının Gücü!


Çevirmen : Clumsy 

 

Onca kinci ruhu görmek Bai Xiaochun’u biraz ürpertmişti. Hayaletler içini inanılmaz bir korkuyla doldururdu fakat şu anda onlarla yüzleşmekten başka bir seçeneği yoktu.

 

“Kapayın çenenizi!” diyerek olabildiğince öfkeli bir şekilde kinci ruhlara kükredi. Zaman çok önemliydi ve şu anda düşüncelerini meşgul eden tek şey on iki saat içerisinde mor sınava ulaşmaktı.

 

Büyük Şişman Zhang’ın hayatı söz konusuydu!

 

Bai Xiaochun’un bağırdığı ruhlar ona doğru uçmaya başlamıştı. Bai Xiaochun ise gerilemiyor veya ilerleyişini yavaşlatmıyordu. Bunun yerine doğruca onlara doğru atılmayı seçmişti.

 

Dışarıdaki yetişimcilerin gözleri adeta önlerindeki manzaraya yapışıp kalmıştı. Hepsi de Bai Xiaochun’un mavi sınavı nasıl geçeceği konusunda inanılmaz ilgiliydi.

 

“Bai Xiaochun bir çeşit ilahi kabiliyet falan kullanacak gibi görünüyor…”

 

“Bu sınav ruhların bombardımanına ne kadar uzun süre direnip kaç tanesini indirebileceğinle alakalı. Uzun süre direnmek isteyen kişi ruhsal güç konusunda çok dikkatli olmalı, azıcığını bile ziyan etmemeli. Çokça kontrol gerektiren bir iş.”

 

“Gongsun Wan’er bir mucize gerçekleştirmişti. Kinci ruhlar onunla dövüşmeye cüret edememiş ama imparator ruhu aynı şekilde etkileyememişti. Buna rağmen tarih boyunca yaşanmamış bir şey sergiledi.”

 

“Acaba bu Bai Xiaochun kaç ruhu alt edecek…”

 

Seyirciler arasında bu tarz sohbetler gerçekleşirken mavi sınavdaki Bai Xiaochun yaklaşan kinci ruhlara doğru tam hızla ilerliyordu.

 

Belli bir mesafeden bir ruh denizi gibi görünen topluluk, çığlıklarıyla yeri göğü sarsıyordu.

 

Fakat Bai Xiaochun tam da o deniz kendisiyle buluşmak üzereyken çantasına vurarak bir tıbbi hap çıkarttı.

 

Beyaz hap herhangi bir tıbbi aroma yaymıyor, hatta hiçbir şekilde sıra dışı görünmüyordu. Seyirci sersemlemiş, hiç kimse Bai Xiaochun’un ne sebeple böylesine kritik bir anda bir tıbbi hap çıkartmış olabileceğini hayal edememişti.

 

Bai Xiaochun o esnada hapı yere atarak eşzamanlı olarak bağırdı: “Alın bakalım!”

 

Hap yere düştüğü saniyede parçalandı ve dört bir yana görünmez dalgalanmalar yayıldı. Aynı zamanda yaklaşmakta olan kinci ruhların suratları titreşti ve ansızın hepsi yön değişerek parçalanmış haldeki hapa yöneldi. Bedenleri tamamen kontrolden çıkmıştı!

 

Tarifsiz güçte bir yerçekimi doğmuş, o da kinci ruhları çekerek bir araya toplamıştı. Sayıları onla başlamış, ardından yüze, bine ve on bine çıkmıştı!

 

Hemen hemen aynı saniyede Bai Xiaochun’un önünde bir açıklık doğdu. 10,000i aşkın ruhsa çığlıklar eşliğinde yere çekildi ve göz açıp kapayıncaya dek yumruk ebadında bir küre şekillendi!

 

10,000i aşkın kinci ruh artık o ışıldayan kürenin içerisindeydi!

 

Seyircilerin zihinleri bulanır ve gözleri irileşirken Bai Xiaochun bir an olsun duraksamadan uçmaya devam etmekteydi. O esnada yeni bir Ruh Yaklaştırma Hapı daha çıkarttı.

 

Attığı her hapla alandaki tüm ruhları siyah, ışıltılı bir küreye çekiyordu. Kinci ruhların sayısı siyah kürelerin belirişiyle giderek daha da azalmaya başlamış, tüm küreler çığlık atan ruhlarla dolarken hiçbir ruh kaçmayı başaramamıştı.

 

Bai Xiaochun en nihayetinde mavi sınavın ortasındaki devasa imparator ruhla karşı karşıya geldi. O yetişim gücünü salarken imparator ruh da Bai Xiaochun’un üzerine atılarak bağırdı: “Defol git buradan!”

 

İmparatorun saldığı güç göğü solgunlaştırıyordu lakin Bai Xiaochun yalnızca sağ elini uzatıp aynı anda düzinelerce Ruh Yaklaştırma Hapı fırlatmakla yetindi.

 

Ve “Al bakalım!” diye bağırdı. Haplar patlarken bağırmakta olan imparator ruhun suratı ansızın gözlerine inanamayan, şaşkın bir ifadeyle doldu.

 

Ardından bedeni hiçbir uyarı olmaksızın düzinelerce parçaya ayrıldı ve her biri tıbbi haplar tarafından çekilerek mühürlenmeye başlandı…  

 

Bai Xiaochun ise sonuca hiç dikkat etmeden haplarını sağa sola saçarak hızla ilerlemeyi sürdürdü. Bir tütsülük sürenin sonunda… sayısız yetişimciye sorun çıkartmış mavi sınavda… bir tane kinci ruh bile kalmamıştı.

 

Bai Xiaochun da sayısız mezar taşını aşıp sınavın sonuna ulaşmış ve sonra da çıkışta gözden kaybolmuştu.

 

Dışarıdaki gözlemciler şaşkınlıktan tir tir titriyordu. Olacaklar hakkında tahminleri vardı fakat hiçbiri Bai Xiaochun’un sınavı geçmek için böylesine şok edici bir yöntem kullanmasını beklemiyordu!

 

Antik zamanlardan bu yana böyle bir şey yapan olmamıştı. Herkes bu sınavdaki amacın olabildiğince çok ruhu yok etmek olduğunu biliyordu ve an itibariyle sınav alanı bomboştu…

 

“B-bu... bu…”

 

“Gongsun Wan’er’in performansını sıra dışı sanmıştım. Bai Xiaochun’un onu aşacağıysa... hiç aklıma gelmemişti!”

 

“Kinci ruhlar Gongsun Wan’er’e saldırmaya cüret edememiş ve o da imparator ruhla berabere kalmıştı. Ama Bai Xiaochun... imparator ruhu yakaladı…”

 

Çok geçmeden ölümcül bir sessizlik tüm seyircileri teslim aldı. Bai Xiaochun’un sınavları aşışı Gongsun Wan’er’inkine bir hayli benziyordu. Haberler yayıldıkça tüm tarikat sarsılmış, ilgisi sınava kayanların sayısı giderek artmıştı.

 

Bu sırada Büyük Şişman Zhang Gökkuşağının Gök Çeyreğinin İblis Katledenler Salonunda bağdaş kurmuş şekilde oturmaktaydı. Tamamıyla bilinçsizdi ve yaşam alevi neredeyse tükenmiş haldeydi. Feng Youde’nin desteği olmasaydı çoktan sonu gelmiş olurdu.

 

Xu Baocai, Usta Tanrı-Kahin ve Chen Manyao da tapınağın dışında sınavları izlemekteydi. Bai Xiaochun’un performansı üçünü de tamamen sarsmıştı.

 

Diğer çıraklar Bai Xiaochun’u tanımıyor olsa da onlar tanıyordu. O kişiliği gereği normal şartlarda bu tarz riskler almazdı. Yaptığı her şey Büyük Şişman Zhang içindi.

 

Bai Xiaochun, kendisile ilgili haberler yayılıp tüm tarikatı sarsarken lacivert sınava ulaşmıştı. İlk beş sınavı geçmek için harcadığı süre bir saati birazcık aşmıştı ama bu rahatlamasını sağlamaya yetmezdi. Artık mor sınava girmesini sağlayacak son mücadeleye gelmişti.

 

Sıralama umurunda bile değildi, bunu hiç düşünmüyordu. Ama bu sınavın en zor sınav olacağını biliyordu.

 

Çünkü rakibi... Gongsun Wan’er olacaktı!

 

Ya da daha doğru ifade etmek gerekirse, Gongsun Wan’er’in heykeli!

 

Lacivert sınavdaki boyut yalnızca 30,000 metre kadardı, pek büyük sayılmazdı. O sınırların dışında her şey bulanıktı. Merkezde genç bir kadının heykeli bulunmaktaydı. Güzel bir kadındı fakat bir tuhaflık taşıyordu; etrafındaki her şeyi açık maviye çeviren dondurucu bir aura yayıyordu.

 

Bai Xiaochun’un belirdiği saniyede heykelin gözleri açılmış, Bai Xiaochun’a kilitlenen o gözlerde yoğun bir soğukluk belirmişti.

 

Bakışları Bai Xiaochun’un gözlerine ve zihnine bıçaklar saplıyor gibiydi. İçi ürperen Xiaochun ölümcül bir kriz hissiyle dolmuştu.

 

Uzun zaman önce Gongsun Wan’er’le çarpışmıştı. Fakat Kan Akımı Tarikatından döndü döneli tam olarak parmak basamasa da onda bir tuhaflık buluyordu. Bu yüzden daima ondan kaçınmayı seçiyordu.

 

İşte en sonunda bugün, lacivert sınavda onunla yeniden karşılaşacaktı. Yalnızca onu temsil eden heykelle çarpışacak olsa da heykelin kendisine Gongsun Wan’er’in sınavda sergilediği tüm güçle saldıracağını biliyordu.

 

Ayrıca Gongsun Wan’er kendi mücadelesinde kendini tutmadıysa bu heykelin de onun gerçek hayattaki versiyonu kadar güçlü olacağından haberdardı. Gerçek bir yaşam formu olmadığı için kızın kendisi kadar akıllı olmayacak ama acı da hissetmeyecekti. Neticede heykelin güçlü noktaları zayıf noktalarını telafi edecekti.

 

Bai Xiaochun’un bakışları Gongsun Wan’er’e odaklanır odaklanmaz bedeni bulanıklaşmış, klon misali dört versiyonu doğmuştu. Ve dördü de büyü hareketlerini gerçekleştirerek parmaklarını Bai Xiaochun’a doğru sallamaktaydı.

 

Ansızın her biri farklı renkte dört ışık huzmesi belirdi. Havada birbirine karışan renkler farklı renklerde dört yapraklı buzdan bir çiçek oluşturdu. Ve çiçek çevik bir şekilde Bai Xiaochun’a ilerlemeye başladı.

 

Dönerek ilerlerken geçtiği zemini donduruyor, sıcaklığı düzenli olarak düşürüyor ve her yerde çatlama sesleri yankılanmasına yol açıyordu…

 

Çiçeğin dört yaprağında da Gongsun Wan’er’i teslim ederek muammalı ve tuhaf bir şekilde gülümseyen birer surat mevcuttu. Bai Xiaochun onun uğursuz kahkahasını bile işitebiliyordu.

 

Fakat o tüyler ürpertici kahkahalara rağmen biliyordu ki durup düşünecek vakit yoktu. Bu yüzden Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsüne başvurarak sağ eliyle bir büyü hareketi gerçekleştirdi ve doğruca önüne savurdu!

 

#Beklediğim çarpışmaya sonunda geldik. Diğer sınavları olağanüstü bir hızla tamamlayan kahramanımızın şimdi 'şekerimin' kuklasıyla savaşması gerekiyor. Sistemsel olarak kız kendi mücadelesinde ne kadar güç sergilediyse bu heykel de o kadar güce sahip olacak. Ve aklı da o düzeyde olmayacağı için bizimkinin onu güç ve zekayla yenmesi mümkün. Zaten onu yenemeyip de büyük şişmanı kurtaramazsa dağıtırız ortalığı 
Öyleyse çarpışma içerikli yeni bölümümüzde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr