Bölüm 403 : Ne Cüretle Bana Zarar Vermeye Kalkarsın!

avatar
2190 0

A Will Eternal - Bölüm 403 : Ne Cüretle Bana Zarar Vermeye Kalkarsın!


Çevirmen : Clumsy 

 

Şok ifadelerini sunanlar bir düzine civarı Öz Formasyon yetişimcisinden ibaret değildi. Alandaki diğer yetişimciler de olanlara inanmakta zorlanıyordu.

 

“Bunun bir ışınlanma olmasına imkân yok!!”

 

“Öz Formasyon yetişimcileri ışınlanamaz ki!!”

 

“Bir çeşit kıymetli hazinesi olmalı! Ya öyle da ya da özel bir teknikte uzmanlaşmış…”

 

Bu kargaşa şaşırtıcı değildi. Sadece Ruhun Başlangıç Aşaması Daoist efendileri böyle ufak çaplı ışınlanmalar gerçekleştirebilirdi, onlar da kişinin bilincinin yer ve gökle kaynaşmasının sonucunda doğan bir ilahi kabiliyet sayılırdı.

 

Ruhun Başlangıç Aşamasının altındaki kişilerse alışılmadık yöntemler olmadıkça böyle bir şeyi başaramazdı, o alışılmadık yöntemler bile o kişinin bulaşılmaması gereken biri olduğunu kanıtlardı.

 

Işınlanabilen kişiyi savaşta kuşatmak imkânsız olur ve o kişi daima inisiyatifi alırdı. Tek bir düşünceleri bile gönüllerince saldırmaları veya geri çekilmeleri için yeterliydi.

 

Li Yuansheng ve arkadaşlarının gözbebekleri kısılmış, kalpleri göğüslerinde şiddetle atmaya başlamıştı.

 

Bai Xiaochun bir düzine civarı Öz Formasyon yetişimcisinin ortak saldırısını defetmiş, tavernanın yüzeyindeki katman kalkmış ve binanın hiç zarar görmediği açığa çıkmıştı.

 

Bai Xiaochun’un 3,000 metreyi dondurabilecek bir ilahi kabiliyeti olduğunu ve bu etkiyi kolayca dağıtabildiğini görmek Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerini fazlasıyla heyecanlandırmış, seyirci kitlesiyse soluksuz kalmıştı.

 

Li Yuansheng ve arkadaşları da bariz şekilde şaşkındı fakat ifadeleri ciddileşmekteydi; zengin birer züppe olmalarına rağmen her biri Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı çırakları olarak tecrübeli ve bilgiliydi. Öncesinde Bai Xiaochun üzerine pek düşünmemiş olsalar da onunla kısa bir etkileşime girmek onu bambaşka bir şekilde görmelerini sağlamıştı.

 

Zaten Xiaochun’u kuşatan öldürücü aura da sıradan bir yetişimci olmadığını anlatıyordu. Dövüşteki tecrübesi tarikat görevlerine giden yetişimcilerinkinden bile fazlaydı.

 

Li Yuansheng’in kalbi öfke dolmuş, bakışları İlahi Gök Cemiyeti patronuna kısaca çevrilmişti. Şimdiden gökkuşağından indiğine ve özellikle de arkadaşlarını yanında getirdiğine pişman olmuştu. O ve arkadaşları tek bir rakibin bile üstesinden gelemezse tüm tarikat nazarında alay malzemesi olacaklardı.

 

İlahi Gök Cemiyeti patronuysa titremesinin önüne geçemiyordu. Patron Mavi Ejderin Öz Formasyonda olduğunu biliyordu ama diğer sıradan yetişimcilerle arasında böylesine bir üstünlük olabileceğini hayal edememişti. Hem kendisiyle aynı seviyede bir düzine civarı kişiye karşı direnmiş hem de üstünlüğü ele geçirmişti. Bir çeşit ışınlanma büyüsüne sahip inanılmaz bir yetişimciydi.

 

“Um...” İlahi Gök Cemiyeti patronunun korkudan nefesi kesilirken Li Yuansheng buz soğukluğunda gözlerle harekete geçti ve göz açıp kapayıncaya dek muazzam bir alev topuna çevrilerek Bai Xiaochun’a atıldı. Aynı zamanda diğer arkadaşları da çeşitli ilahi kabiliyetler saldı ve gök rengarenk ışıklarla dolarken bir düzine Öz Formasyon yetişimcisi Bai Xiaochun’a karşı güçlerini birleştirdi.

 

“Sizler bu işi fazla abartıyorsunuz!” diyen Bai Xiaochun’un öfkesi artıyordu. Bir adım öne çıkarak frijit qi’sini dört bir yanda patlattı ve hemen hemen saniyesinde saldırganlara etki edecek bir tufanın merkezi oldu.

 

Gümbürdeme sesleri eşliğinde bir kez daha ortadan kaybolduktan bir an sonra Öz Formasyon rakiplerinden birinin arkasında belirdi. Adamın suratı asılırken de sağ yumruğunu sıkarak şiddetli bir saldırı gerçekleştirdi.

 

Yeni gümbürdemelerle birlikte adamın kıyafetleri yumruğa karşı savunma sağlamak adına havalandı. Ardından titreyen adam geriye doğru sendeledi ve ağzından kanlar fışkırırken dondurucu qi’nin süzülüşüyle kanları donmaya başladı. 

 

“Demek ki,” diye düşündü Bai Xiaochun kaşlarını çatarak, “kıyafetleri hatırı sayılır bir darbe karşılayabiliyormuş…”

 

Bu esnada yaralı Öz Formasyon yetişimcisi arkadaşlarını uyarma umuduyla delice bağırdı: “Muazzam bir beden gücü va--”

 

Fakat sözleri ağzından çıkarken Bai Xiaochun arkasında beliren kanatlar sayesinde eriştiği roket hızıyla kör edici bir şekilde yeniden adamın önünde belirdi. Bu defa uzanmış ve rakibi yıldırım hızıyla kavramıştı.

 

Öz Formasyon yetişimcisi bir an sonra çıkan patlama sesi ve attığı çığlık eşliğinde yere fırlatıldı. Bedenindeki sayısız kırık kemikle bir kraterin dibinde yatıyor, suratında yazılı bir korkuyla Bai Xiaochun’a bakıyordu.

 

Bai Xiaochun hemen ardından yeni bir ışınlanmayla ikinci rakibin önünde belirdi. Bu defa yumruğunu değil sol ayağını kullandı ve havada dönerek hiddetli bir tekme savurdu.

 

Sonik bir patlamayla birlikte hava çarpıklaşırken suratı asılan ikinci rakip kendini savunmak adına tüm gücünü çekti. Lakin Bai Xiaochun’un sol bacağının gücü de hızı da Ölmeyen Tendonlarına dayalıydı ve rakip hiçbir şey yapma fırsatı bulamadan tekmeyi sırtının alt kısımlarına yemiş oldu.

 

Dolu bir kâğıt poşetin patlatılışını andıran bir pop sesinin ardından ikinci yetişimcinin gözleri irileşti ve daha ağzını dahi açamadan fışkırttığı kanlarla yüzlerce metre fırlatıldı. Şok edici bir şekilde omurgasının bir kısmı tenini yarmış ve kıyafetlerini delip dışarı çıkmıştı! Çığlıklarının daha acılı olması mümkün değildi.

 

Fakat işler bununla sınırlı kalmayacaktı. Yetişimcinin etrafında altın çizgiler ilerliyor, bir çeşit kısıtlama büyüsü yetişim basamağını mühürlüyor ve onu bir ölümlüden fazlası olmaktan çıkartıyordu.

 

Bunu gören herkesin soluğu kesilmişti.

 

“Patron Mavi Ejder çok gaddar!! Ayrıca insanları saldırılarıyla mühürleme gücüne sahip!!” Tabii mücadele hala sona ermemişti. Bai Xiaochun yerinde dönerek az önce kendisine arkasından saldıran iki Öz Formasyon yetişimcisinin büyü tekniklerine karşı savunma sağlamak adına Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğinin tüm gücünü saldı. Sonra da suratına yerleşen uğursuz bir ifadeyle tekrar dönerek sol bacağını kuvvetle savurdu. Az önce ona arkadan saldırmaya çalışan iki yetişimci anında uçurulurken altın çizgiler onları da kuşatarak mühürledi. İkisinin de sayılamayacak çoklukta kemiği kırılmış, hatta birinin bacağı delice kanayacak kadar kötü yaralanmıştı.

 

Bunu maddeleşerek rakiplerden birini ezmek adına alçalan birkaç koca menekşe kazan takip etti. Kazanlar inerken Bai Xiaochun da yeni bir ufak çaplı ışınlanmayla beşinci yetişimcinin yanında belirdi.

 

Ancak kalan yetişimciler artık hazırlıklıydı ve rakip hemen ölümcül bir saldırı gerçekleştirdi.

 

Bai Xiaochun ise soğuk bir homurdanmayla birlikte Dağ Sarsan Darbeyi kullanarak patlayıcı bir ejderha misali yanındaki yetişimciye atıldı. O yetişimci de bolca kan kusarak sendeledi, göğsü içeri doğru çökmüştü. Bai Xiaochun bunu takiben sağ eliyle gerçekleştirdiği bir büyü hareketiyle yaklaşmakta olan üç saldırgana döndü.

 

“Frijit!” diye mırıldanışıyla birlikte frijit qi patlak verdi ve önündeki havada çatlama sesleri yükseldi. Aynı zamanda yaklaşan üç yetişimci de ansızın yerlerinde duraksadı.

 

İvmelerinin yitişinden faydalanan Bai Xiaochun ise hızlanarak sol ayağıyla tekmelerini savurdu. Boom. Boom. Boom!

 

Üçü de ağızlarından kanlar fışkırarak, döne döne uzaklaşmaya başlamıştı.

 

Tüm bunları tarif etmek zaman almış olsa da Bai Xiaochun’un ilk hamlesinden bu yana yalnızca birkaç nefeslik süre geçmişti. Zengin züppeler teker teker bozguna uğratılmış, geriye yalnızca Li Yuansheng ve üç yoldaşı kalmıştı.

 

Geri kalan üçlü şok içerisinde titremekteydi. Mağlup haldeki yoldaşlarını görerek hızlıca gerilemeye başlamışlardı, Li Yuansheng’in işlerine dahil olmak gibi bir arzuları kalmamıştı. Arkadaşlarının acınası durumları kendileri için oldukça etkili bir uyarı olmuştu.

 

Aynı zamanda gözlemcilerin iç çekişleri garip bir sessizliğe çevrilmişti. Belli ki Bai Xiaochun’un eylemleri çıt çıkartamayacak hale gelmelerini sağlayacak derecede şaşırtıcıydı.

 

Li Yuansheng ise bariz şekilde titremekteydi. Bu birkaç nefeslik sürede yapabildiği tek şey ya bilinçsiz hale gelen ya da kaçmaya başlayan arkadaşlarını izlemek olmuştu. Kısacık bir süre içerisinde geride kalan tek kişi o olmuştu. Bai Xiaochun’un ışınlanma kabiliyeti ve şok edici savaş gücü onu kendisiyle aynı yetişimdekiler arasında dövülmesi imkânsız bir canavar gibi göstermişti!

 

Alnında terler biriken Li Yuansheng kanlı gözleriyle Bai Xiaochun’a bakmaktaydı. Ansızın karnında hissettiği soğuk bir hissiyatla gerilemeye başladı.

 

“Neden sen de buraya gelmiyorsun?!” diyen Bai Xiaochun’un gözlerinde buz gibi ışıklar titreşiyordu.

 

Ardından alandaki frijit gölgeler ve sahip olduğu inanılmaz hız sayesinde, kaçmanın eşiğinde olan Li Yuansheng’in önünde ışınlanmışçasına belirdi. Ve Li Yuansheng’i kavrama niyetiyle Ölmeyen Cennetsel Kral Bedeninin gücünü kullanarak sağ elini uzattı.

 

Yerçekimsel bir kuvvet doğarken alandaki frijit qi sayısız buz kütlesine dönüşerek uçları Li Yuansheng’e dönük şekilde hızlandı. Li Yuansheng ise suratı asılarak bağırdı: “Ne cüretle bana zarar vermeye kalkarsın!! Ben Li Yuansheng, bir deva klanına aitim! Arkanda kim olduğu umurumda bile değil, üç gün sonra Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatından kovuluşunu izleyeceğim!!”

 

#Bu adamın arkasının sağlam olduğu kesin ama bizimkinin arkasının da bayağı sağlam olduğunu biliyoruz. O yüzden bu tehditin bir işe yarayacağını sanmıyorum, zaten klanlarının kıdemlisi bile bizimkine bir şey yapmaması için uyarılmıştı.
O değil de bizimki kaşla göz arasında ortalığı ne güzel dağıttı be 
Hadi devam edelim de vereceği cevabı ve bizi nelerin beklediğini görelim, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr