Bölüm 394 : Gökkuşağının Gök Çeyreği

avatar
2168 1

A Will Eternal - Bölüm 394 : Gökkuşağının Gök Çeyreği


Çevirmen : Clumsy 

 

Az önce nefes alma egzersizleriyle meşgul olan Bai Xiaochun’un gözleri yeşim kâğıdın ani varışı karşısında irileşmişti. Ürpererek şöyle dedi: “Gök Çeyreği tepe lordu mu? Beni görmek mi istiyor?

 

“Benden ne istiyor ki? Onu tanımıyorum bile!” Az önceki ses tonundan anladığı kadarıyla konuşmacı pek mutlu görünmüyordu.

 

“Neler oluyor!?” Bai Xiaochun’un gerginliği artarken Usta Tanrı-Kahin ve Xu Baocai ciddi surat ifadeleriyle ortaya çıktı. Ayrıca son derece öfkeli görünen Büyük Şişman Zhang ve bir hayli tedirgin ifadeli diğer liderler de…

 

Xu Baocai dişlerini sıkarak şöyle dedi: “İkincil başpapaz, Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı az önce Fantezi Hapı ticaretini yasakladı! Bu kesin İlahi Gök Cemiyetinin işi. Ana geçim kaynağımızı kesmeye çalışıyorlar!”

 

Xu Baocai’nin hayatı son zamanlarda oldukça rahat bir hal almıştı ve durmaksızın erdem puanı saçmaktan çok hoşlanmaktaydı. Fakat şimdi hepsi sona erecek gibiydi; nasıl gergin olmayabilirdi ki?

 

“Ne yapacağız, Patron?”

 

“Fantezi Hapları olmazsa Mavi Ejder Cemiyeti büyük bir tehlikeye girer!”

 

“Doğru söylüyor. Son zamanlarda fazla hızlı genişledik ve Fantezi Hapının kısıtlandığı haberi şehirde kesinlikle deli gibi yayılacaktır…”

 

Gergin olan tek kişi Xu Baocai değildi, diğer Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerinin akıllarında da aynı şey vardı. Sonuçta Mavi Ejder Cemiyetinin hemen hemen tüm geliri Fantezi Haplarına dayalıydı.

 

O haplar olmazsa Mavi Ejder Cemiyetinin devasalığı en büyük dezavantajları haline gelirdi. Neticede o büyüklüğü sürdürmek için hatırı sayılır bir erdem puanı gerekirdi.

 

Fazla vakit geçer ve belli alanlardan geri çekilmeleri gerekirse de İlahi Gök Cemiyeti kesinlikle bu fırsatı değerlendirirdi. Mavi Ejder Cemiyetinin tüm ilerlemelerine bir son vermeye gelecekleri muhakkaktı.

 

Son olarak Mavi Ejder Cemiyetinin en büyük problemi hiç birikimleri olmayışıydı. İlahi Gök Cemiyetine kıyasla temelinde istikrarsız ve her an çökebilecek kocaman, boş bir binadan farkları yoktu.

 

Ne yazık ki Bai Xiaochun’un Dao Koruyucuları hariç hemen hemen tüm Mavi Ejder Cemiyeti liderleri şimdi ne yapacaklarını düşünmeye başlamıştı.

 

Liderler bile bunu yaparken organizasyonun kalanını oluşturan sıradan yetişimcilerden bahsetmeye gerek dahi yoktu. Bai Xiaochun bu meseleyi iyi idare edemediği takdirde tüm Mavi Ejder Cemiyetinin dağılabileceğinin bilincindeydi.

 

Fakat zaman Mavi Ejder Cemiyetinin durumuna kafa yorma zamanı değildi. Yeşim kâğıt hala önünde süzülüyordu ve odaya dalan kişilerin sorguları altında gözleri parlayarak boğazını temizledi.

 

“Bu kadar gerilecek ne var!?” Sözüyle herkesin lafını ağzına tıkadı. Bai Xiaochun Mavi Ejder Cemiyetinin patronu ve bir Altın Öz yetşimcisiydi. Daha da önemlisi Fantezi Hapının mucidiydi. Organizasyonun günlük işlerinde pek yer almasa da Mavi Ejder Cemiyeti onundu ve o da cemiyetin en temel parçasıydı.

 

“İlahi Gök Cemiyetinin güçlü destekçileri olduğunu biliyorum ama gerçekten benim arkamda kimse yok mu sanıyorsunuz?!” Bu sözlerle ayağa kalktı, çenesini kaldırdı ve yeşim kâğıdı gösterdi.

 

“Hepiniz buraya baksın. Nedir bu?” Herkes şaşkın bakışlar atarken insanlar gökkuşağı alanından bir nesneyle karşı karşıya olduklarını anlamaya başlamıştı.

 

“Bu Gökkuşağının Gök Çeyreği tepe lordunun madalyonu!!”

 

“Gökkuşağının Gök Çeyreğinden bir ışık indiğini görmüştüm! Demek buraya gelmiş. Yüce patronumuz için bir mesajmış!” Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcileri Bai Xiaochun’a bakıp iç çekmeden edememiş, gözlerine parlak ışıltılar yerleşmişti.

 

“Bana patronun bizzat Gök Çeyreğiyle özel bağlantıları olduğunu söylemeyeceksiniz herhalde?!?!” Herkes şok olmakla meşgulken Xu Baocai, Usta Tanrı-Kahin ve Büyük Şişman Zhang da boş bakışlarını Bai Xiaochun’a çevirmişti, Gök Çeyreği tepe lorduyla nasıl bir bağlantısı olacağıyla ilgili hiçbir şekilde akıl yürütemiyorlardı.

 

“Durumu anladıysanız sorun yok.” dedi Bai Xiaochun soğukkanlı bir şekilde. “Peki, ben şimdi Gök Çeyreği tepe lorduna resmi bir ziyaret gerçekleştirmeye gidiyorum. Döndüğümde bir sonraki adımımızı planlarız!” Böylece elini sallayarak yeşim kâğıdı kavradı ve salonu terk etti.

 

Ardından tüm Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcileri kollarını kavuşturarak eğildi. Hala endişeli olsalar da içleri az öncekine nazaran çok daha rahattı. Bu tavır kontrolleri altındaki yetişimciler üzerinde büyük bir etki doğuracak ve Fantezi Haplarının yasaklanması hiç değilse şimdilik Mavi Ejder Cemiyetinde bir kaosa sebep olmayacaktı.

 

Bai Xiaochun’un numarası mükemmel bir etkinliğe ulaşmıştı. Büyük Şişman Zhang bile bu numaraya kanmış ve Bai Xiaochun’un gidişini hem özgüven hem de beklentiyle izlemişti.

 

Fakat Bai Xiaochun Mavi Ejder Cemiyetinin ölümsüz mağarasından çıkar çıkmaz normale döndü, ağlamasına ramak kalmıştı. Az önce dimdik dursa da stresten allak bullak olmuştu. Aynı zamanda İlahi Gök Cemiyetine yönelik öfkesi hiç olmadığı kadar yoğundu. Yine de o öfkeye kapılacak zamanı yoktu.

 

“Gök Çeyreği tepe lordu benden ne istiyor ki?” diye gergince düşünerek Gök Şehrinin merkezinden gökkuşağı alanına geçilen belli bir konuma yöneldi.

 

Burası yeni sarı cüppeli olanların gökkuşağına geçtiği noktaydı. Kırmızı ve turuncu cüppelilerse buraya yalnızca özel bir davet veya emir doğrultusunda gelebilirdi.

 

Işınlanma portalına ulaşan Xiaochun yeşim kağıdını çıkartarak derin bir nefes aldı. Kazanmak için her yola başvuracakmış gibi ciddi ve trajik bir ifadeye büründükten sonraysa portala adımını attı.

 

Ardından gümbürdemeler işitilirken ışınlanmanın göz kamaştırıcı ışıkları tarafından kuşatıldı ve bir an sonra onlarla birlikte ortadan kayboldu.

 

Yeniden belirdiğinde şelalenin dibindeki gökkuşaklarının üçüncü katına, ikinci gökkuşağına ulaşmıştı.

 

Maddeleşir maddeleşmez kendisini yeşil yeşim yollarla bağlı lüks süslemelerle kaplı binaların arasında buldu. Her yerde ölümsüz ağaçları çıkmış, ruhsal enerjinin taşışı da burayı cennetten bir kesite benzetmişti.

 

Etrafta havuzlar ve ölümsüz mağaraları vardı, ayrıca ağaçlar ve suların içerisinde evcil ruh yaratıkları göze çarpıyordu. Tüm alana yumuşak, yedi renkli bir ışık hakimdi ve harikulade bir güzellik söz konusuydu.

 

Her taraf meditasyon yapan veya sağa sola ilerleyen sarı cüppeli çıraklarla doluydu. Her şey sessiz ve barışçıldı, Gök Şehrindeki o boğuk gürültülerden eser yoktu. Bolca insan akın ediyor olsa da tüm yetişimciler soğuk ve kayıtsızdı. Herkes uzun inceydi ve etraflarında ölümlü dünyanın ötesindeymiş gibi görünmelerini sağlayan gizemli ışıklar dans etmekteydi.

 

Burada güçlü ruhsal enerjiyi daha narin kılan ve insanların enerjilerinin bunu özümsedikçe tükenmemesini sağlayan bir kısıtlama büyüsü olduğu aşikardı.

 

Bai Xiaochun anında afallamıştı. Gökkuşağındaki dünyayı ilk defa görüyor ve hayal görmediğinden emin olmak adına gözlerini ovuşturmadan edemiyordu. Evet, her şeyin gerçek olduğu kesindi. Hafızasına kazıdığı ilginç bir detay da gökkuşağının büyük olmasına rağmen Gök Şehrinin yalnızca yarısı edişiydi.

 

Bai Xiaochun etrafına hayretler içerisinde bakarken önündeki hava çarpıklaştı ve sarı cüppeli kadın bir çırak hiç yoktan belirdi. Uzun saçları süzülen kızın hoş yüz hatları olsa da ifadesi birazcık soğuktu. Bai Xiaochun’u baştan aşağı süzerek şöyle dedi: “Sen Bai Xiaochun musun?”

 

Bai Xiaochun’un gözlerine bir ciddiyet yerleşti. Bu genç kadın da aynı kendisi gibi Öz Formasyon başlangıcının zirvesindeydi ama önünde öylece belirirken kullandığı yöntem bir hayli etkileyiciydi.  

 

Xiaochun Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında kendisiyle aynı seviyede biriyle ilk defa karşılaşıyordu ve bu, daha önce yalnızca işitmekle yetindiği bazı ilahi kabiliyet ve büyü tekniklerini de ilk görüşü olmuştu.

 

Kızın yetişimi kendisinden yüksek olsaydı ona farklı davranabilirdi. Fakat aynı seviyede olduklarını dikkate alarak kendisini güçsüz gösteremeyeceğinde karar kıldı ve gururlu bir şekilde karşılık verdi: “Evet, Ben Bai Xiaochun’um. Peki sen kimsin?”

 

“Benimle gel. Ustam seni görmek istiyor. Bu arada buradayken adımlarına dikkat et. Öz Formasyon yetişimcileri kayboldukları takdirde rahatlıkla ölebilir.” Bu sözlerle arkasını dönerek harekete geçti.

 

Sözleri Bai Xiaochun’un iyice gerilerek peşine takılmasına yol açmıştı. Böylece ikili iki ışık huzmesi şeklinde yola koyuldu.

 

Bai Xiaochun yol boyunca geçtiği şeyleri inceliyordu ve Gökkuşağının Gök Çeyreğinin nasıl bir oluşum olduğunu çabucak anlamıştı. Halka şekilli beş alan mevcuttu ve merkeze doğru ilerledikçe soğuklukla baskı artmaktaydı.

 

Genç kadın en nihayetinde Xiaochun’u şok edici uzunlukta bir dağın göründüğü orta halkaya ulaştırdı. Dağ göz kamaştırıcı yedi renkli ışıklarla çevriliydi ve herhangi bir bitkiden yoksundu. Zirvede mevcut olan muazzam, gri renkli tapınaksa tarifsiz bir enerjiyle çevriliydi. Ona bakmak Bai Xiaochun’a bir tapınağa değil de antik bir vahşi yaratığa baktığını hissettirmişti.

 

Genç kadın Bai Xiaochun’u dağın eteğine getirdiğinde duraksadı. Ardından birkaç adım geriledi ve sessizliğini korudu. Bai Xiaochun onun ne yaptığını merak etmekle meşgulken de zirveden kadim bir ses yükseldi.

 

“Suçlarını itiraf et, Bai Xiaochun!”

 

#Eveeet gökkuşağı alanına misafir olarak adımımızı attık. Tarifi harika, gerçekten çok güzel bir yer gibi. Belki bu da bizimkinin oraya geçmesi için bir teşvik olur. Gerçi tepe lordunun ne yapacağını hala bilemiyoruz... 
O zaman bir an önce öğrenelim diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum. Orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18129 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37393 Bölüm Sayısı


creator
manga tr