Bölüm 387 : Fantezi Hapları

avatar
2099 0

A Will Eternal - Bölüm 387 : Fantezi Hapları


Çevirmen : Clumsy 

 

Gök Şehrinin doğusu lükslüğü ve müsrifliğiyle ünlüydü. Kuzey kesimse daha ücra ve daha fakirdi. Oradaki yetişimcilerin çoğu etkileyici geçmişleri olmayan sıradan insanlardı.

 

Mavi Ejder Cemiyeti kuzeyde nispeten tanınmadan kurulmuştu. Seçtikleri etkileyici isimle kurucularının kahramanca tutkularını hayal edebilirdiniz.

 

Ama idealler daima gerçekle örtüşmezdi. Cemiyet kuruluşundan bu yana geçen yüz yılda kuzeyin köşesinde başlattığı ufak etkinin ötesine geçememişti.

 

Neyse ki Mavi Ejder Cemiyetinin karargahı bir ruh meskeni değil de bir ölümsüz mağarasıydı. Çeşmeli bir avlusu bile vardı. Avlu yabani otlarla sarılmış, çeşme kuruyalı yıllar olmuştu fakat yine de Mavi Ejder Cemiyeti gibi küçük bir organizasyon için yeterliydi.

 

Mavi Ejder Cemiyeti yalnızca otuz üyeye sahipti ve onlar da geçimlerini koruma ücretleri ve Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının ne yasakladığı ne de uygun bulduğu ruh ilaçlarını satarak kazanırdı. Zengin sayılmasalar da durumları hiç değilse ortalama yetişimcilerden iyiydi.

 

Yüz yıllık tarihleri boyunca sekiz üyeleri sarı cüppeli olmuştu. En başarılarıysa orijinal kuruculardandı ve şu anda Altın Öz başlangıcında olan bu kişi gökkuşağı alanındaydı. Eski zamanların hatırına ve organizasyonu aktif tutmak adına arada bir gelip desteklerini sunardı. Fakat Gök Şehrine dönmek basit bir iş olmadığı için bu ziyaretler pek nadir olurdu.

 

Bu sebeple Bai Xiaochun Altın Öz yetişimiyle Mavi Ejder Cemiyeti kapısından girer girmez cemiyetin yeni lideri olmuştu.

 

Bai Xiaochun ve Usta Tanrı-Kahinin mağaraya girişiyle birlikte patlama sesleri yükselmeye başladı. Sonra her şey sessizleşti, sonra da insanlar selam vermeye başladı.

 

“Selamlar patron!”

 

Bai Xiaochun baş koltuğa gururla otururken Usta Tanrı-Kahin de ciddi bir surat ifadesiyle yanındaki yerini aldı. Odadaki yaralı bereli diğer üyelerse gözlerini dolduran korkuyla secde etmiş haldeydi..

 

Bai Xiaochun hariç tüm grup Kuruluş Kadrosundaydı. Bai Xiaochun’un tanıştığı da dahil olmak üzere turuncu cüppeli çırakların suratlarınaysa acılı ifadeler yerleşmişti.

 

Koltuğunun koluna vuran Bai Xiaochun sesini yükselterek şöyle dedi: “Burada hepimiz kardeşiz! Endişelenmeyin. Artık başınıza ben geçmişken Gök Şehri bizimdir!”

 

Mavi Ejder Cemiyetinin otuz üyesi birbirine tuhaf bakışlar atsa da hiçbirinin ağzını açmaya cesareti yoktu. Bai Xiaochun’u mest edecek şekilde başlarını eğmekle yetiniyorlardı. Xiaochun bu şekilde mağarayı turlayarak en büyük odayı seçti ve yetişim yapmak için yerleşti. Vakit ilerledikçe tarikatın kuvvetli ruhsal gücüne ve enerji tüketimine alıştığını fark etmişti. İşte bu yüzden yetişim hızı da yükseliyordu. Örneğin Ölmeyen Tendonlarının ilerleyişi bir hayli düzenliydi.

 

Usta Tanrı-Kahinin Mavi Ejder Cemiyetine yönelik hisleri ne negatif ne de pozitifti. Fakat şimdiden kendisini bir lider gibi görmeye başlamış ve Bai Xiaochun inzivaya çekilmişken Mavi Ejder Cemiyetinin hesaplarını incelemeye, ayrıca erdem puanlarını toplayıp organize etmeye koyulmuştu.

 

Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcileri bu durumdan hoşnut olmasa da hiçbiri ağzını açmaya cesaret edemiyordu, zaten yapabilecekleri bir şey de yoktu. Bai Xiaochun bir Altın Öz yetişimcisi olarak çarpışamayacakları muazzam bir dağ gibiydi. Yapabilecekleri tek şey durumu kabullenmekti. Hatta bazıları Altın Özde bir patron sayesinde yola girip daha iyi bir hayat stili elde edebileceklerini ummaktaydı.

 

Fakat bu umut ve hayaller gün geçtikçe silinmeye başladı. Çünkü yarım ay geçmiş ve Bai Xiaochun bu sürede bir kez olsun odasından çıkıp bir şey yapmamıştı. Yine de Mavi Ejder Cemiyetinin mevcut gelirleriyle yapmaları gereken tek şey biraz daha tutumlu olmaktı, iki yeni üye pek sorun çıkarmazdı.

 

Ne yazık ki Bai Xiaochun’un iştahı bayağı açıktı ve en kaliteli yemekleri talep ediyordu. Hatta her gün banyo yapmak için bolca da ruh suyu istiyordu. Bu yüzden Mavi Ejder Cemiyeti üyelerinin kalplerine bir öfke yerleşmeye başlamıştı.

 

Koca bir ayın geride kalışıyla Usta Tanrı-Kahin bile sabrının sınırlarına ulaşmıştı. Artık muhasebeden o sorumlu olduğu için erdem puanlarının hızlı tükenişine bizzat tanık olabiliyordu.

 

En nihayetinde Usta Tanrı-Kahin tüm yetişimcileri ruh tavuğu yemekle meşgul olan Bai Xiaochun’un yanına götürdü. Ve hepsi de sızlanarak maddi sıkıntılardan bahsetmeye başladı.

 

“Patron, lütfen bizi bağışla. Ufak karımız sizin iştahınızı tatmin etmeye yetmiyor, efendim…”

 

“Uzun vadede böyle gitmez patron! Bu harcamalarla Mavi Ejder Cemiyeti en fazla birkaç güne ölümsüz mağarasını satmak zorunda kalır!”

 

Usta Tanrı-Kahin bile hüsranını dile getirmişti.

 

Bai Xiaochun kendisini kötü hissetti. Doğuda fazlasıyla şaşaalı bir hayat sürmüş olduğu için şu anki hayatı ona büyük bir düşüş gibi gelmişti. Fakat diğerlerine göre lüks içerisinde yaşıyor olmalıydı.

 

Daha da kötüsü Ölmeyen Tendonlarda hatırı sayılır bir ilerleme kaydetmiş, bu da enerji tüketim hızını iyice yükseltmişti. Ultra Açlık Yardım Hapı kullanmayı denese de yardımı yalnızca yüzeysel düzeyde olmuştu.

 

Doğrusu normalden çok beslendiğinin farkına bile varamamıştı. Mavi Ejder Cemiyetinin küçüklüğünü düşününce şimdiden depolarını boşaltmış olması normaldi.

 

Bai Xiaochun’un ilk tanıştığı turuncu cüppeli çırak gözyaşları içerisinde bakarak şöyle dedi: “Lütfen patron, kurtar bizi! Geçen ay yemeği kestik. Koruma ücretlerini ve Fantezi Haplarının fiyatlarını arttırdık ama buna rağmen yemeğe para ayıramıyoruz…”

 

Bai Xiaochun utanç içerisinde boğazını temizledi. İnzivaya çekildiği geçen ayda onlara liderlik edip yeni bir yola sokacağı hakkındaki görkemli sözlerini tamamen unutmuştu.

 

“Dur bir dakika,” dedi, “bahsettiğin o Fantezi Hapları da neyin nesi?”

 

“Ha? Oh. Şey, Fantezi Hapları son yıllarda popülerleşen bir ruh ilacı tipi. Halüsinasyon yaratmaktan başka bir etkileri yok aslında. Tabii ki onu tüketenler halüsinasyonları belli bir derecede değiştirebiliyor ve böylece istedikleri fanteziyi hayal edebiliyorlar… Olasılıklar sonsuz…” Bai Xiaochun hemen haplardan birini görmeyi talep etti ve turuncu cüppeli yetişimci küçük, ahşap bir kutuyu uzattı.

 

Bai Xiaochun kutuyu alarak içini açtı. İçerisinde hiçbir tıbbi aroma yaymayan tırnak ebadında siyah bir hap yatmaktaydı. Bai Xiaochun hapı kaldırarak meraklı bir şekilde yakından incelemeye koyuldu.

 

Usta Tanrı-Kahin de eğilerek bir bakış attı. Bu hapların namını işitmişti ama tabii ki onları ilk görüşüydü.

 

Merakı uyanan Bai Xiaochun tırnağıyla hapın dışını kazıyarak içine bakmaya yeltendi. Hapın öylece yok edilişi kalan Mavi Ejder Cemiyeti üyelerinin kalplerini acıtmıştı.

 

Kazıma işini tamamlayan Bai Xiaochun’un ifadesi meraktan şoka çevrildi. Ardından gözleri irileşti. Siyahlığı delip geçtiğinde içeriden gri bir duman yayılmaya başlamıştı.

 

Dumanı gören Bai Xiaochun’un soluğu kesilirken Usta Tanrı-Kahin bağırdı: “İkincil Başpapaz, bu senin halüsinasyon dumanın mı?!?!”

 

Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerinin ağızları Usta Tanrı-Kahinn ne dediği hakkında hiçbir fikirleri olmamasına rağmen açık kalmıştı.

 

Bai Xiaochun ciddi bir ifadeyle uzanarak dumanı kavradı. Yakından incelediğindeyse bu sözde Fantezi Hapının Kan Akımı Tarikatındayken kazara yarattığı halüsinasyon hapının ta kendisi olduğundan emin oldu!

 

Dört tarikat savaşı esnasında formülü yerçekimi ve baskı güçleriyle değiştirmiş ve yoldaşlarının kullanabilmesi için bir silaha çevirmişti.

 

Aynı ilacı taa Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında bulacağını nereden bilebilirdi ki? Belli ki biri o halüsinasyon kürelerinden almış, formülü değiştirmiş, ektileri azaltıp halüsinasyonları bir bağlamda kontrol edilebilir kılarak kişinin kendi üretimi harika bir dünyada kaybolabilmesini sağlamıştı.

 

İlaçların Daosunda uzman biri olarak Bai Xiaochun tüm bunları anında çözebilmişti.

 

Fakat haptaki değişiklikler en iyi ihtimalle ilkeldi ve Bai Xiaochun tehlikeli yan etkiler doğabileceğinin farkındaydı. Her halükârda bu hapın kendi dumanının kullanımıyla yaratılmış olması öfkesini kabartmıştı.

 

“Sormadan almak hırsızlıktır!” dedi sıkılı dişlerinin ardından. Ve gözleri öfkeyle parlayarak Mavi Ejder Cemiyeti üyelerine baktı. “Bu Fantezi Hapı nerden geliyor?”

 

Mavi Ejder Cemiyetinin iki turuncu cüppeli yetişimcisi bir tuhaflık olduğunu fark etmişti. Bai Xiaochun ve Usta Tanrı-Kahinin surat ifadeleri çarpıcıydı ve olayların inanılmaz bir dönüş gerçekleştirdiği ortadaydı. Fakat çırakların sır tutmaya cesareti yoktu.

 

“İlahi Gök Cemiyetinden!”

 

“Evet, İlahi Gök Cemiyeti Gök Şehrinin en büyük organizasyonu. Şehirdeki tüm iş kollarıyla bağlantıları var, ayrıca şehrin yeraltını da kontrol ediyorlar.  Fantezi Haplarını üretenler onlar. Biz küçük organizasyonlarsa sadece ufak bir kar için onları tekrar satıyoruz…”

 

#Aa bizim favori haplardan biri azıcık değişerek burada karşımıza çıktı. Ve bu işin altında da yine İlahi Gök Cemiyeti var. Bizimkinin onlardan ağır bir intikam alması farz oldu artık. Şimdilik baş düşmanımız onlar 
O zaman bakalım biricik patronumuz cemiyeti adam edebilecek mi ve bu ilaç meselesine nasıl karşılık verecek, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18132 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37400 Bölüm Sayısı


creator
manga tr