Bölüm 376 : Davetsiz Misafir

avatar
2304 0

A Will Eternal - Bölüm 376 : Davetsiz Misafir


Çevirmen : Clumsy 

 

“Çok yetenekli bir savaşçı olmalı,” dedi Usta Tanrı-Kahin ciddiyetle, “bizi her daim güvende tutabilecek bir uzman gerekli. Kas gücü, sıra dışı bir yetişim basamağı ve daha da önemlisi şok edici bir gelişim potansiyeli lazım!”

 

Xu Baocai şevkli bir şekilde başını sallayarak onay veriyordu, Bai Xiaochun ise hevesli bir bakış atmaktaydı.

 

Kafasını sallayan Usta Tanrı-Kahin devam etti: “Unutma, Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında kaç yıl kalacağımızı bilmiyoruz. Bu yüzden seçimlerimizde dikkatsiz olamayız. En iyisi varışımızdan kısa bir süre sonra Öz Formasyona ulaşacak birini seçmemiz.”

 

“Daha haklı olamazdın!” diyen Bai Xiaochun’un gözleri ışıldıyordu. Ardından güçlü bir kahkaha attı.

 

Usta Tanrı-Kahin ise içten içe rahat bir nefes aldıktan sonra devam etti: “İkincil Başpapaz, bir önerim olacak. Song Que, Hayalet Diş, Dokuz-Ada veya Beihan Lie’den birini seçmeye ne dersin? Sence hangisi daha iyi olur?”

 

Bai Xiaochun bir müddet düşündükten sonra mırıldandı: “Hmm. Aslında hepsi iş görür. Ama neticede Song Que benim yeğenim. Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatına gitmek inanılmaz bir fırsat olacaktır, bu yüzden bu şansı ona vermem daha uygun olur.”

 

Usta Tanrı-Kahin ve Xu Baocai ikilisi birbirlerine attığı şaşkın bakışlara rağmen bir şey söylemedi. İkisi de Bai Xiaochun’u gençlere verdiği değerden ötürü övmekle yetindi.

 

Böylece kas gücü de Song Que oldu. Tabii ki hiçbiri bunu söylemek adına Song Que’nin yanına gitmedi, Bai Xiaochun haberi ulaştırması için bir Kan Akımı çırağı çağırdı.

 

“Beş kişi alabilirim ve artık sayı üçe çıktı… Hmm… Şimdi de sırdaşım olacak birini seçmeliyim!” Aklına Büyük Şişman Zhang’ın gelmesi çok sürmemişti.

 

“En Büyük Kardeş kesinlikle sırdaşım olmak için en iyi tercih. Ayrıca Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı bizim için yeni bir yer olsa da bir nehir kaynağı tarikatı olduğu için muhtemelen En Büyük Kardeşe güzel kısmetler doğuracaktır.” Böylece Xu Baocai ve Usta Tanrı-Kahine üç gün içerisinde ayrılmak adına hazırlanmalarını söyledi. Ardından parlak bir ışık huzmesi şeklinde uzaklaştı.  

 

Onun gidişinin ardından Xu Baocai ve Usta Tanrı-Kahin ikilisi de kendilerini bekleyen geleceği acı gülümsemelerle düşünmeye koyuldu.

 

Bai Xiaochun’un yanına ulaştığı Büyük Şişman Zhang, mağarasında ruh güçlendirme gerçekleştirmekteydi. Bai Xiaochun yüzünde bir gülümsemeyle bir müddet bekledikten sonra Büyük Şişman Zhang kapıyı açtı ve Xiaochun’u görüp içten bir kahkaha attı. Ardından gururlu bir şekilde elindeki uçan kılıcı göstererek dışarı çıktı.

 

“Ne düşünüyorsun? Bir üçlü ruh güçlendirme!”

 

Bai Xiaochun kılıca şaşkın bir bakış attı. Belli ki Büyük Şişman Zhang ruh güçlendirme konusunda şok edici bir yetenek kazanmıştı. Hemen karşılamaya hazır haldeki arkadaşına övgülerini sıralamaya başladı.

 

“Ee, sen neden gelmiştin?” dedi Büyük Şişman Zhang. “Yardımımın dokunacağı bir konuysa suratımı dahi asmadan yaparım!”

 

Bai Xiaochun bir anlığına tereddüt etti. Büyük Şişman Zhang’ın Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında güzel bir kısmet elde edebileceği doğru olsa da muhtemelen Nehre Meydan Okuyan Tarikatta çok daha güvende olacaktı. Bu yüzden meseleyi çabucak gözden geçirdi ve durumu tarif edip kararı Büyük Şişman Zhang’a bırakmakta karar kıldı.

 

Büyük Şişman Zhang’ın gözleri bu sözleri işitir işitmez ışıldamaya başlamıştı. Çabucak uzanarak Bai Xiaochun’un kolunu kavradı.

 

“Geleceğim. Sorgusuz sualsiz! Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı! Orası bir nehir kaynaklı tarikat, değil mi? Ustam doğu yetişim dünyasında on beş katlı güçlendirme yapılabilen tek yerin Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı olduğunu söylemişti!

 

“Orda ruh güçlendirme için bir miras teknikleri bile varmış! Dokuzuncu Şişman, kesinlikle seninleyim.”

 

Bai Xiaochun rahat bir nefes aldı. Ardından gerçekten gelmek istediğinden emin olmak adına bir müddet daha sohbet ettikten sonra onayını verdi.

 

“Peki, En Büyük Kardeş. Üç gün sonra Nehre Başkaldıran Dağın salonunda buluşalım!”

 

Büyük Şişman Zhang’ın yanından ayrılan Bai Xiaochun Nehre Başkaldıran Dağdaki yıkık ölümsüz mağarasına döndü. Ve bağdaş kurarak son Dao Koruyucusu olarak kimi seçeceğini düşünmeye başladı.

 

“Xiaomei ve Song Junwan... ah ne baş ağrısı ama. Sadece tek bir yerim kaldı ve onlar iki kişi… Ne yapmalıyım? Kimi seçmeliyim?” Doğrusu ikisini birlikte alma şansı olsa bile bundan kaçınmak için her şeyi yapabilirdi. Mevzunun kalan yer sayısıyla hiçbir ilişkisi yoktu.

 

Uzun uzun düşünse de iyi bir fikir bulamamıştı. Bu yüzden bir süreliğine düşünmeyi kesmekte karar kıldı. Gözlerini kapattı, sakinleşmek adına meditasyona başladı ve Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında neler elde edebileceğini sorgulamaya koyuldu.

 

Gece geç vakitlere ulaştığındaysa gözlerini açıp etrafına baktı ve iç çekti.

 

“Burayı çok özleyeceğim.” diye düşünerek başını salladı. Hala son Dao Koruyucusu olarak kimi seçeceğine karar vermiş değildi. Bu noktada kafasını kaldırdı ve ciddi, hatta kışkırtıcı bir surat ifadesi takındı.  

 

Bir an sonra baktığı noktadaki hava çarpıklaştı ve narin, zarif bir kadın belirdi. Kadın Xiaochun’un kışkırtıcı ifadesini tamamıyla hiçe sayarak doğruca önüne ilerlemişti.

 

Hoş bir kokunun eşlik ettiği bu kadın Chen Manyao’dan başkası değildi!

 

Bedenini saran ve doğal güzelliğini iyice vurgulayan siyah kıyafetiyle ay ışığının altında tamamen ve fazlasıyla büyüleyici görünüyordu.

 

Bilhassa rüzgarda savrulan uzun, gösterişli saçları bu güzelliği destekliyordu. Ayrıca gözlerindeki etkileyici, insanın ruhunu canlandırıcı bir şeyler kızı tehlikeli bir cazibeye kavuşturuyordu.

 

“Bu sert bakışların sebebi ne?” Kızın bu soruyu yöneltirken kullandığı ses tonu öylesine kısık ve yumuşaktı ki insanı kendisine iyice çekiyor ve erkeklerin çoğu için onu yere fırlatıp üzerine çıkma dürtüsünü bastırmayı çok zor kılıyordu.

 

Bai Xiaochun ise kaşlarını çatarak karşılık vermişti. Tarikat liderlerinin kızı destekleyen grupla bir anlaşmaya vardığını ve Nehre Meydan Okuyan Tarikatta kalmasına izin verilmesinin tek sebebinin bu olduğunu biliyordu.

 

Fakat yine de ona karşı tamamıyla tetikteydi.

 

“Ne istiyorsun?!” diye sordu sakince.

 

“Oh hiçbir şey. Ne, sadece seni görmeye gelmiş olamaz mıyım?” Gözlerinin derinliklerinde bir acı, bir kin zerresi görülebiliyordu. Bai Xiaochun’un kendisini baştan aşağı süzdüğünü fark ettiğindeyse kalbinde bir gurur parıltısı belirmişti. Fakat tam konuşmaya devam edecekken tek bir kasını dahi kımıldatamadığını ve Bai Xiaochun’un alnında üçüncü bir göz açıldığını idrak etti.  

 

Menekşe rengi göz garip bir kuvvete sahipti ve Chen Manyao’yu tamamen hareketsiz kılmıştı. Bir an sonraysa sağ eli tamamen kontrolü dışında kımıldamaya başladı. Eli yavaşça kıyafetinin düğmelerinden birini açtı ve az önce sıkı kumaş tarafından gizlenen kıvrımlı bedeninden bir kesiti gözler önüne serdi.

 

İlk düğmenin açılışının ardından Bai Xiaochun’un üçüncü gözü kapandı ve Chen Manyao’nun bedeni yeniden kontrolüne kavuştu. Kız nefes nefese kalmış ve alnında soğuk terler birikmişti. Hiç düşünmeden bir iki adım gerilerken yüzü öfke kırmızısı ve utanç yeşili arasında gidip gelmekteydi.

 

“Buraya bir sebep uğruna geldin,” dedi Bai Xiaochun gaddarca, “ve ben de aksini iddia edebileceğin gibi biri değilim. Sana tekrar soracağım, ne istiyorsun?!” Aslında Song Que’nin konuşma tarzını taklit ediyordu ve bu işi mükemmel bir şekilde kıvırmıştı.

 

Chen Manyao kalbini yatıştırmak adına derin bir nefes aldı. Pervasızca bir şey yapmaya cesaret edemeyerek bir kez daha geriledi ve kollarını kavuşturarak saygıyla eğildi.

 

“İkincil Başpapaz, son üye olarak benim gelmeme izin vermeni umut ediyorum.”

 

“Asla olmaz.” dedi Bai Xiaochun hemencecik. “Şimdi defol.”

 

“İkincil Başpapaz, lütfen beni bir dinle. Ben varken Yaban Arazilerle istediğin zaman iletişim kurabilirsin, ayrıca senin için her türlü bilgiye erişebilirim. Son olarak Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında Yaban Arazilere gidebileceğin bir savaş gemisi var! Benim evime…

 

“Kabul edersen seninle Yaban Arazilerin bazı sırlarını paylaşmaya razı geleceğim. Unutamayacağın başka bir şey de Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı hakkında bir sürü şey biliyor olmam ve hatta--” Bu noktada, henüz lafı bitmemişken Bai Xiaochun’un kolunu savurduğunu ve kendisini kovacak bir rüzgâr oluşturmaya hazırlandığını gördü.

 

“Bai Xiaochun,” dedi aceleyle, “Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında Du Lingfei ile ilgili ipuçları var. Beni yanında götürürsen onları bulmana yardımcı olabilirim!! Bunu yalnızca ben yapabilirim çünkü ben bir Yabaniyim! Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı ajanları beni tanıyor ama seni tanımıyor. O ipuçlarını kovalayacağıma dair yemin bile edebilirim!” O konuştukça çevresindeki rüzgâr yavaşladı fakat sözünü bitiremeden önce bedeni yeniden sarmalandı ve Nehre Başkaldıran Dağdan uzaklaştırıldı.

 

Gerginliği şiddetle artarkense kulaklarında Bai Xiaochun’un soğuk sesi yankılandı.

 

“İki gün sonra Nehre Başkaldıran Dağda buluşalım.”

 

Chen Manyao’yu gönderen Bai Xiaochun mağarasının döküntülerinin kıyısında sessizce oturarak yıldızlı göğe bakmaya başladı. Chen Manyao o ismi telaffuz etmiş olmasaydı onu yanında götürmeyi değerlendirmeye dahi almazdı.

 

Fakat o isim Bai Xiaochun’un kafasını karıştırmıştı. Artık Du Lingfei hakkında ne hissedeceğinden bile emin değildi.

 

O dağlarda yaşananlar dışında kıza ait hiçbir şey gerçek değilmiş gibiydi.

 

“Belki de tek istediğim bir cevaptır,” diye mırıldandı, “ve de gerçekler…” Ay ışığının altında otururken gözleri anımsadığı anılarla titreşmekteydi.

 

 #Böylece 5 üyemiz de hazır! Valla toplama ekibimiz bir harika oldu, araya 'yeğeni' Song Que'nin girmesi de muazzam 
Umarım Du Lingfei hakkında gerçekten de bir şeyler öğreniriz. Şöyle bir buluşup konuşsalar nasıl mutlu olacağım... 
Bir de bizimkinin kızı korkuturken Song Que taklidi yapmasına değinmeden geçemeyeceğim 
Her neyse, ben susayım da yavaş yavaş Nehre Meydan Okuyan Tarikata vedamızı edelim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18182 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37517 Bölüm Sayısı


creator
manga tr