Bölüm 313 : ***

avatar
2792 0

A Will Eternal - Bölüm 313 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun’un ani tavır değişikliği salonda oturan başpapazların gözlerini irileştirmişti. Bu özellikle de gözlerini ovuşturup kafası karışık bir şekilde Xiaochun’a bakakalan Engin Akım Tarikatı Başpapazı Kızılruh için geçerliydi.

 

Hap Akımı Tarikatı ve hatta Kan Akımı Tarikatı başpapazları da aynı şekilde şoktaydı.

 

Ruh Akımı Tarikatı başpapazlarıysa utana sıkıla buruk şekilde gülümsüyordu. Kurucu başpapaz Bai Xiaochun’a bir müddet baktıktan sonra alnını ovdu ve biraz hoşnutsuz bir sesle şöyle dedi: “Biraz oturup düşünmen iyi olur gibi, sence de öyle değil mi?”

 

“Başpapaz, benden başka birinin Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ikincil başpapazlığına uygun olduğunu sanmıyorum. Düşünecek ne var ki? Kabul ediyorum işte!” Bai Xiaochun uzaklara bakarak ve enerji saçarak dikiliyordu. Saçları omuzlarına dağılmıştı, gözleriyse yıldızlar gibi ışıl ışıldı. Bir Seçilmişin de ötesinde ilahi bir varlığı andırıyordu!

 

Kan Akımı Tarikatı nihai başpapazı boğazını temizleyerek araya girdi: “Sen zaten yeterince ünlüsün. Neden başka çıraklara da bir fırsat tanımıyorsun?”

 

Bai Xiaochun kollarını sıvayıp göğe bakarken tamamıyla inatçı ve huşu uyandırıcı bir görünüme bürünmüştü. Yeri göğü sarsmak hakkıymış gibi bir havası vardı. “Başpapazlar, ünlü olma sebebim sorumluluklarımı ciddiye alıyor olmam! Bu önemli bir nitelik! Ben, Bai Xiaochun, tarikatını seven biriyim. Başka çırakları benim sorumluluklarımı üstlenmeleri için kendilerini feda etmeye nasıl zorlayabilirim? Onlara asla böyle adaletsiz davranamam! Bai Xiaochun işlerini böyle görmez. Asla! Kader beni bu rol için seçti, tarikatım da bu seçimi yaparsa cehennemden ve derin sulardan geçsem dahi suratımı asmam!”

 

“Ama yaralısın,” dedi Başpapaz Kızılruh çabucak, “ve ikincil başpapaz olarak yaralanmana yol açacak pek çok durumla daha karşılaşacaksın.”

 

Bai Xiaochun’un gözleri irileşti ve ilk defa bir an için durup düşündü. Fakat kısa bir kararsızlık anından sonra dişlerini sıkarak rahat bir tavırla kıs kıs güldü. “Yetişimciler olarak hangimiz kan dökmüyor ki? Ben, Bai Xiaochun, bir hayal taşıyorum. Ömrümün geri kalanında tarikatım için bir damla bile gözyaşı dökmeyeceğim günleri arzuluyorum. Ömrüm boyunca kan akıtmam gerekse bile bu hayali gerçek kılacağım. Ve tam da bu yüzden ben… Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ikincil başpapazı olacağım!”

 

Bai Xiaochun’un bu gülümsemesi tam bir samimiyet ve ciddiyet ürünüydü. Tarikatına yönelik umutlarını ve geleceğe yönelik kararlılığını yansıtıyordu. Konuştukça enerjisi tavan yapıyor ve salondaki herkesi içten içe sarsıyordu.

 

Az önceki performansına şahit olunmasaydı başpapazların her biri onun tam bir sadakat ve adalet timsali olduğuna ikna olabilirdi!

 

Salon sessizliğe boğulmuştu. Başpapazların suratlarında garip ifadeler görünmekteydi. Uzun bir sessizliğin sonunda Ruh Akımı Tarikatı kurucu başpapazının gülüşü işitildi.

 

“Peki bakalım. Bir ay içerisinde tören gerçekleşecek. Nehre Meydan Okuyan Tarikat yetişim dünyasının doğu Aşağı Sahalarında kurulacak! Ayrıca Yukarı Sahalardaki Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatına Gök Nehir Kortunun yerini alma talebimiz için bir dilekçe göndereceğiz!”

 

Bai Xiaochun kuvvetli bir kahkahayla karşılık verdi: “Bu savaşı çok uzun zamandır bekliyordum!”

 

Başpapazlarla biraz daha konuştuktan sonra arkasını dönerek gurur dolu bir kalple salondan ayrıldı.

 

Enerjisi hiç düşmemişti. Nereye gitse insanlar tarafından önce şaşkınlık sonra da saygı ve coşku dolu ifadelerle karşılanıyordu.

 

Ruh meskenine vardığındaysa gözleri heyecandan ışıl ışıl şekilde rahatça iç çekti.

 

“O ihtiyarlar cidden ödümü kopardılar. Beni tehlikeli bir göreve falan gönderecekler sandım. Neden ilk önce ikincil başpapazlık konusunu açmadılar ki?!” Kendinden son derece memnun şekilde kafasını sallayarak bağdaş kurmuştu.

 

“İkincil başpapaz olarak tamamen ünleneceğim kesin. Hahaha! Kendime yeni bir savaş nidası bulmam gerekecek. Artık ‘Orta Tepe kan efendisinin büyü gücü sonsuz, Ruh Akımı Tarikatı Cennet-Daosu uzmanı tüm dünyayı sarsabilir!’ kalıbını kullanamam! Onu ‘Nehre Meydan Okuyan ikincil başpapazın eşi benzeri yok!’ şeklinde değiştirmek lazım.” Bu düşünceler iyice heyecanlanmasına yol açıyordu.

 

“Güvenliğe gelince... hmph! İkincil başpapazlıktan daha güvenlisi yok. Hiç değilse beni görevlere gönderemeyecekleri kesin. Ayrıca tarikattan her ayrılışımda bir sürü çırak da bana korumalık edecektir.” Bai Xiaochun kendini harika hissediyor ve yaklaşan töreni iple çekiyordu.

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikatın resmen kuruluşu dört tarikat çıraklarının favori sohbet konusu olmuştu. Ayrıca haberler tüm doğu Aşağı Sahaları da etkisi altına almıştı!

 

Tüm küçük tarikatlar, sayısız yetişim klanı ve bağımsız pek çok yetişimci tamamen sarsılmıştı. Onlar için her biri çok büyük ve önemli olan dört tarikat artık bir bütün hali almıştı!

 

Doğu Aşağı Sahalarda böylesine güçlü bir organizasyon görülmemiş ve bu bilgi kısa sürede delta kısmının klan ve tarikatlarına da yayılmıştı. Haberlerin yayılışı arttıkça herkes delilik ve hayretle dolup taşmaktaydı!

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikatın hedefi yalnızca bir bütün hali almak değildi. Orta Sahalara açılmak ve Gök Nehir Kortunu teslim almak istiyorlardı!

 

Bu isteği işitmekse herkesi çılgına çeviriyordu. Sonuçta Nehre Meydan Okuyan Tarikat bunu başarırsa Aşağı Sahalarda dört yeni tarikat boşluğu doğacaktı!

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikatın bir Orta Saha tarikatı olma arzusu gün geçtikçe güçleniyordu. Tabii delta tarikatlarının Aşağı Sahalarda yer alma arzusu da bir o kadar güçlüydü!

 

Bu yüzden çekişmeler ve gizli anlaşmalar gerçekleşiyordu. Tüm doğu Aşağı Sahalar sarsılmıştı ve kargaşa çoğalırken herkesin odak noktası yaklaşan büyük törendi!  

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat henüz resmi bir tarikat karargâhı belirtmemişti. Dağlardaki şehir yalnızca geçici bir üstü. Nehre Meydan Okuyan Tarikatın söylemi uygun karargahların şimdilik Gök Nehir Kortu tarafından tutulduğu şeklindeydi!

 

Ancak geçici bir karargâh olmasına rağmen dört tarikatın 1,000,000 üzeri yetişimcisinin şehri yenilemesi çok sürmemişti. Hatta şehir genişletilmiş ve daha ihtişamlı bir hale getirilmişti. Dört tarikatın saklı güçleri de muazzam anaforlarıyla birlikte gökten şok edici baskılar yaymaktaydı.

 

Tören yaklaştıkça Aşağı Sahaların tüm tarikat ve klanları ellerinden gelen her şeyi yaparak aceleyle elçiler gönderiyordu. Bu kadar kısa sürede bu kadar uzak mesafeye birini gönderemeyenlerse şansına küsüyordu.

 

Tabii ki doğu Aşağı Sahalar kocamandı ve çoğu tarikatın hem diğer yetişim klanları hem de delta kısımlarındaki güçlerle bağlantısı vardı. Bu sayede fazlasıyla insan törene katılmak adına şehirde toplanmıştı, öyle ki şehir onca kişiyi kaldıramamış, mecburen etrafa kamplar kurulmuştu.

 

Gelenlerin sayısı her geçen gün artmaktaydı. Ve en sonunda tören vakti gelip çattı.

 

Tören günü Nehre Meydan Okuyan Tarikat yetişimcileri tüm şehri dekore etmiş, her biri göz alıcı yeni Daoist cüppeleri giymişti. Üstlerindeki anafor kuvvetle gümbürdüyor, on yedi başpapaz havada on yedi tanrı misali süzülüyordu. Altlarındaysa tarikatın mücevherleri olan ve gelecekteki ihtişamlarını temsil eden Altın Öz aşamasındaki yüzü aşkın miras kesimi yetişimcisi duruyordu.

 

Biraz daha aşağıdaki yüzlerce baş kıdemli parlak yıldızlar gibiydi. Sayıları daha da çok olan Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin enerjileriyse yeri göğü ışıl ışıl yapmaktaydı. Bu durum töreni izlemeye gelerek şehrin dışında yerlerini alan gözlemcileri tamamen şok etmiş, hiçbiri şaşkınlık çığlıkları atmadan edememişti.

 

Ansızın dört bir yanda yankılanan ve gök gürültüsü etkisi doğurarak tüm yetişimcilerin kalbini patlama aşamasına getiren antik bir ses işitildi: “Dünya ve cennet şahitlik etsin! Bizzat Zamanın kendisine yeminimiz olsun! Bugün Nehre Meydan Okuyan Tarikatın kurulduğu gündür!”

 

“Biz, Ruh Akımı Tarikatı, bugünden itibaren tarikat ismimizden vazgeçiyor ve Nehre Meydan Okuyan Tarikata katılıyoruz!”

 

“Biz, Kan Akımı Tarikatı, bugünden itibaren tarikat ismimizden vazgeçiyor ve Nehre Meydan Okuyan Tarikata katılıyoruz!”

 

“Biz, Engin Akım Tarikatı...”

 

“Biz, Hap Akımı Tarikatı...”

 

Dört tarikatın başpapazlarının sesleri art arda işitilmişti.

 

Sesleri yoğun gümbürdemelerle birlikte dünyayı doldurmuştu. Yeminlerinin yankılanışı doğu Aşağı Sahalarda görülmedik bir tarikatın doğuşunun kanıtıydı!

 

Bai Xiaochun da kalbi küt küt atarak havada süzülüyor, törenin gidişatını izliyordu.

 

O sırada gökte ani, garip bir işaret belirdi!

 

Altın bir yıldırım inmişçesine altın ışıklar yankılandı ve bunu da gökte yükselen 30,000 metre genişlikte devasa bir anafor takip etti!

 

Adeta gökyüzü çökmeye başlamıştı. Yoğun baskı başpapazları, Altın Öz yetişimcilerini ve Nehre Meydan Okuyan Tarikatın saklı güçlerini bile etkilemekteydi.

 

Tabii bu etki Nehre Meydan Okuyan Tarikatla sınırlı değildi. Tüm şehir sarsılıyor, gözlemciler titriyordu. Üzerlerine cennetsel bir kudret çökmüş gibiydi ve dışarıdan izleyenler dizlerinin üzerine çöküp titreyerek secde etmeye başlıyordu.

 

Hiç kimseden çıt çıkmıyordu.

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat başpapazları kafalarını kaldırmaya çalışıyordu. Bu esnada yukarlarındaki anaforda kocaman bir göz yavaşça açılmaktaydı. Birkaç bin metre genişlikteki gözün aşağı bakışı herkesi sarsmıştı.

 

Tüm dünya bir şişeymiş ve o şişenin dışındaki biri içeri bakıyormuş gibiydi!

 

Bai Xiaochun'un kalbi şokla küt küt atmaya başlamıştı; gördüğü şeye inanmakta zorlanıyordu.

 

Gözün yavaşça aşağıları izleyişinden sonraysa yeri göğü dolduran kuvvetli bir ses yükseldi.

 

“Nehre Meydan Okuyan Tarikat, Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının kararını dinleyin!”

 

Bölüm 313 : Nehre Meydan Okuyan Tarikatın Kuruluşu!

#Nehre Meydan Okuyan Tarikat dört tarikatın katkılarıyla resmi olarak kuruldu! Ve Orta Sahalara hareket etmek adına izin istendi. Son cümleyse izni alıp almadıklarını şimdi öğreneceğimizi gösteriyor. O zaman okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18156 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37432 Bölüm Sayısı


creator
manga tr