Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

A Will Eternal - Bölüm 29 : Ağırlıktaki Hafiflik


Çevirmen : Clumsy 

 

Üç kat güçlendirme geçiren yeşim kolyenin performansını hızlıca test eden Bai Xiaochun, sesli bir kahkaha atmadan edemedi. Ahşap kılıcınıysa tarikata katıldığı an almış ve bugüne dek iki kez ruh güçlendirme yapmıştı.

 

“Yeşim kolyemin korucuyu gücüne bir de küçük ahşap kılıcıma yapacağım üçlü ruh güçlendirme eklenince kesinlikle sıra dışı olacağım!” Bai Xiaochun gülümseyerek ahşap kılıcını ruh güçlendirmeye hazırlamaya başladı.

 

Kaplumbağa tavada gümüş ışıklar titreşirken içindeki küçük ahşap kılıç da üç gümüş dizayna kavuşmuştu. Dizaynlar silinirken kılıcın görünüşü de değişti. Bir parmak kadar uzamış ve ahşap çizgileri tamamen menekşeleşmişti.

 

Kılıç tuhaf bir koku da yaymaya başlamıştı, kişinin burnundan giren koku önce tatlı geliyor ancak sonra dikkat dağıtıcı bir hal alıyordu.

 

Bai Xiaochun bir an titredi, gözleri belirgin şekilde irileşmişti. Şaşkınlık içerisinde ahşap kılıcına baktı ve kavramak için elini uzattı, kılıç eskisinden kat kat daha ağırdı. Beklenmedik bir şekilde koca bir kaya parçası gibi hissettiriyordu.

 

Kılıcı incelemeyi sürdürdükçe gözlerindeki parıltı kuvvetlendi.

 

“Bu ahşap kılıç nadir görülen ağır bulut odunundan yapıldı.” diye mırıldandı, “Ekipmanın dövülmesinden önce 49 gün boyunca rafine edilmesi gerekiyor. Ayrıca toplu üretim için de kullanılabilir.” Sonra gözlerini ahşap kılıcın damarlarında gezdirdi.

 

“Menekşe damarlar. Bunun tek bir açıklaması olabilir. Ruh güçlendirme sonrasında biçim değiştirmiş.” Bai Xiaochun gözlerini kapatıp ağır bulut odunu hakkındaki bilgilerini anımsamaya devam etti.

 

Bir süre sonra açtığı gözleri beklenti doluydu. Bir büyü yaparak kılıca dokundu ve içinde minicik menekşe parçacıklar olan siyah ışığını çıkardı. O anda kılıç evden çıktı, avluyu geçti ve yaklaşık otuz metre sonra iri bir kayaya ulaştı.

 

Ve kılıç hiçbir ses çıkarmadan kayanın içerisinden çıkıp dönerek doğruca Bai Xiaochun’a geri geldi.

 

Kılıç hiçbir zarar görmemiş, hatta delici bir aura saçmaya başlamıştı.

 

Bai Xiaochun’un ifadesi rahatladı. Kılıçla bir müddet daha oynadıktan sonra dizaynların üzerini boyadı. Sonunda odasından çıktı ve derin bir nefes aldı. Ne yazık ki müsabakaya iki ay kaldığını hatırlamak modunun düşmesine yetmişti.

 

“Bu yeterli değil. Henüz hazır değilim. Diğer yarışmacılar eminim ki korkunç canavarlardır. Daha fazlasını yapmam lazım.” Dişlerini sıkarak rehberde okuduğu iki Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatı seviyesini düşündü.

 

Ağırlıktaki Hafiflik. Hafiflikteki Ağırlık.

 

Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatının bu iki seviyesi, sanatın yetişimini gerçekleştirirken ortaya çıkan iki güçlü büyüydü. İkisi de zirvesine kadar tamamlanırsa kişiye Menekşe Qi Kazanı Çağırma denen ilahi bir nitelik sağlardı.

 

Ruh Akımı Tarikatının kuzey yakasında Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatının ana teknikleri herkes tarafından kullanılırdı. Ancak Ağırlıktaki Hafifliği kullanan çok az kişi vardı, Hafiflikteki Ağırlık ise daha da nadir görülürdü. Tabii ikisini de zirveye ulaştırıp Çağırmayı kullanabilenleri görmek çok daha zordu.

 

Bunu kazananların çoğu Menekşe Kazanı Tepesinin çırakları olurdu.

 

“Ağırlıktaki Hafiflik… Yalnızca fiziksel nesneleri kontrol ederek diğerlerinin önüne geçebilirim.” Bai Xiaochun tekniğin tanımını düşünerek ahşap kılıcına bakmayı sürdürdü.

 

Xu Baocai’yle savaşırken Denetim Departmanı ve Fırınların üyeleri onun Ağırlıktaki Hafifliği kullandığını sanmıştı. O günü düşünmek şu anda aklında yeni bir fikir doğmasını sağlıyordu.

 

“İnsanların Ağırlıktaki Hafifliği kullandığımı sanma sebebi ahşap kılıcımı kontrol ediyor oluşumdu. Ancak gerçek sebep kılıcımın ruh güçlendirmeden sonra aldığı inanılmaz haldi.”

 

“Aslında benim kontrol yeteneğim hiç de inanılmaz değil, Ağırlıktaki Hafiflik olmadığıysa kesin.” Bai Xiaochun somurtarak oturmuş, kılıcına bakıyordu. O anda boş bakan gözleri bir süre sonra kanlanmıştı.

 

Bir an sonraysa sağ elini sallayarak ahşap kılıcını havalandırdı. Havada ıslık sesleri çıkaran kılıç, bir toz bulutu kaldırmıştı. İyice somurtmaya başlayan Bai Xiaochun sağ eliyle bir büyü hareketi yaptı ve parmağını uzattı. İşaret ettiği nokta kılıç değil, dakikalar önce kılıcını gönderdiği taştı.

 

Parmağının dalgasıyla iri taş kıpırdanmaya ve bir metrenin üçte biri kadar yükselmeye başladı. Ancak o noktada Bai Xiaochun’un ruhsal enerjisi dengesizleştiği için bir patlamayla yere düştü.

 

Bai Xiaochun pes etmedi. Hatta tam tersi gerçekleşti. Gözleri parlamaya başladı, tamamen odaklandı, ruhsal enerjisinin sirkülasyonunu yaptı ve parmağını yeniden salladı.

 

Bir, iki, üç kez…

 

Zaman geçti. Göz açıp kapayıncaya dek yarım ay geride kalmıştı. Bai Xiaochun tüm bu süre boyunca taşın kontrolüyle uğraştı. Tabii ki o taş üç insan uzunluğunda ve yaklaşık 1,500-1,600 kilogram kadardı. Bu, beşinci seviye Qi Yoğunlaşma çemberinde olan Bai Xiaochun için kolay bir görev değildi.

 

Bai Xiaochun’un bunu başarabiliyor olmasının tek sebebiyse yetişim aşamasındaki sıra dışı enerji saflığıydı. Beşinci seviyedeki başka biri bu kayayı on santimden fazla kaldıramazdı.

 

Bai Xiaochun’un sıkı çalışma süresi bir ayı bulmuştu. Bu süreçte kayayı kontrol etmekteki zorluğun ruhsal enerji eksikliğinden değil, kontrol eksikliğinden kaynaklandığını çözmüştü. Ruhsal enerjisi tükenmese bile bağlantı kopuyordu.

 

“Ruhsal enerjiyle bir şey taşımanın anahtar noktası düzenli hız.” diye mırıldanırken gözleri kan çanağına dönmüştü. “Bağlantının kopmayacağından ancak böyle emin olursun.”

 

Evde makarna yapmanın temel prensibi de buydu. Eğer parçayı fazla hızlı çekerseniz kırılırdı. Çok yavaş çekerseniz de uzatmanız mümkün olmazdı. Doğru gücü kullanmalı ve akıcı davranmalıydınız.

 

Yetişimcilerin de fiziksel objeleri sıradanın üstünde bir beceriyle kontrol etmek için doğru gücü kullanması ve stabil tutması gerekirdi. Tabii ki bu da zorluk derecesini arttırırdı. 

 

“Anladım!” diye düşündü Bai Xiaochun heyecanlı bir şekilde. “Ağırlıktaki Hafiflik yalnızca ‘hafif’ ve ‘ağır’ kelimelerinden ibaret değil. Mevzu sadece ağır nesneleri kontrol edebilmek değil, bu işin yüzeyi. Esas, derin anlamıysa fiziksel objelerle ilgili değil, ruhsal enerjini manipüle edebilmenle alakalı!”

 

“Beşinci Qi Yoğunlaşma seviyesinde toplam ruhsal enerjin ağırlığı oluşturuyor. Ruhsal enerjini sayısız küçük, kırılmaz ipliklere dönüştürmene de hafiflik deniyor. Bunu doğru bir şekilde ayarlarsan da Ağırlıktaki Hafiflik oluyor. Tabii ki yüzeysel anlamıyla da birleşince fiziksel objeleri kontrol edebiliyorsun!” Problemin köküne inerken elini sallamış ve kayayı titretmeye başlamıştı. Bir an sonraysa kaya havaya yükseldi.

 

Sanki devasa bir el kayayı alıp kaldırmış gibiydi. Ardından havada ıslıklar çalarak Bai Xiaochun’a ilerlemeye başladı. Ancak ona ulaşamadan avluya düştü ve büyük bir toz bulutu yarattı.

 

Bai Xiaochun’un cesareti kırılmamıştı. Yarım ay daha pratik yaptı. Ne yazık ki tüm bu süreç boyunca ruhsal enerjisinde stabil kalabilen bir iplik yaratamadı.

 

Bu ipliği yapabildiği zamanlarda da kayanın inanılmaz ağırlığı ruhsal enerji ipliğinin yeniden dengesizleşmesine ve kırılmasına sebep oluyordu.

 

Tabii ki iş küçük kılıcı kontrol etmeye geldiğinde hiçbir problem yaşamıyordu. Aradaki ağırlık farkı sayesinde artık kılıcını kontrol etmenin çok çok daha kolaylaştığının farkındaydı. Üstelik bir aydan fazladır buna çalıştığı için hızı da katlanmıştı.

 

Aslında Ağırlıktaki Hafifliğe erişmişti. Ancak tatmin olduğu söylenemezdi. Gözleri tamamen kan çanağıydı, dişlerini sıkıyor, klasik kararlılığını meydana çıkarıyordu.

 

“Yapamayacağıma inanmayı reddediyorum!” Yeni bir büyü hareketiyle kayayı kaldırıp üzerine doğru havalandırdı.

 

Alnından terler dökülürken gergin bir şekilde kayaya bakıyor, o görünmez enerji ipliğini koruyabilmek için inanılmaz bir efor sarf ediyordu. Ancak eninde sonunda iplik koptu ve kaya yere düştü. Öldürmemiş olsa da çok acıtacağı kesindi.

 

Bu kez bağlantıyı çok daha uzun süre sürdürebilmişti. Ama yaklaşık bir saat sonra gümbürdeme sesleri yankılanmaya başladı, taş düşerken Bai Xiaochun da bir ciyaklama çıkarmıştı.

 

Ölmeyen Teni sayesinde yaralanmamış ancak acı, yüzünü ekşitmesine sebep olmuştu.

 

Buna rağmen kararlılığı daha da yoğunlaştı. Bir ay daha geçerken taş defalarca düşüyor, kalkıyordu. Eninde sonunda onu tüm gün boyunca düşürmeden tutabileceği günlere erişmişti.

 

Ayrıca çıkartabileceği yükseklik de giderek artmıştı. Artık otuz metreyi geçebiliyordu. Tabii ki o yükseklikten düştüğünde verdiği acı da Bai Xiaochun’un yüzünü kül rengine çeviriyordu.

 

Ama kendisini zirveye çıkarmanın tek yolu buydu.

 

Gün geçtikçe Ağırlıktaki Hafiflik becerisi daha stabil bir hal almaya başladı. Eninde sonunda bağlantıyı neredeyse hiç kırmayacağı bir noktaya ulaştı. Ancak hala tatmin olmamıştı. Bir sonraki hamlesi bu kontrolü bağdaş kurarken değil, egzersiz yaparken denemek oldu.

 

Bu işleri daha da zorlaştırmış ve avluda yankılanan patlama seslerini arttırmıştı.

 

Zaman geçiyor, günler tükeniyordu. Artık Li Qinghou’nun bahsettiği müsabakaya yalnızca üç gün kalmıştı. Bai Xiaochun’un avlusundaysa oradan oraya koşan bir genç ve havada asılı duran 1,500 kilogramlık bir kaya manzarası mevcuttu. Bai Xiaochun ne kadar hareket ederse etsin kaya havada hareketsiz kalmayı sürdürüyordu.

 

Bai Xiaochun sonunda koşturmayı kesti ve evinin önünde kahkahalar atarak dikilmeye başladı. Ardından sağ elini kaldırdı ve kayayı nazikçe zemine bıraktı.

 

Bir sonraki hamlesi yeni bir büyü hareketiyle ahşap kılıcını getirmek oldu. Kılıç öyle hızlı hareket ediyordu ki yalnızca bulanıklığı seziliyordu; eskisinden çok daha güçlü olduğu da barizdi.

 

Bai Xiaochun’un yüzü neşeyle aydınlandı ve yeni büyü hareketleri gerçekleştirdi.

 

Kılıcın kuvveti ve hızı şok edici bir kombinasyon sağlıyordu. Bir an sonra ortalıkta uçan sayısız kılıç varmış gibi bir görüntü oluşmaya başlamıştı.

 

Sonra kolunu salladı ve kılıç yansımalarını yok etti. Geriye kalan tek kılıç da Bai Xiaochun’a doğru uçarak çantasında kayboldu.

 

“Artık ilk 5e girebilecek gibi hissetmeye başladım.” Bai Xiaochun derin bir nefes aldı. Yüzde yüz emin olmasa da vakti tükenmişti. Tek yapabileceği qi’sini ve zihnini sakinleştirmekti, bu yüzden uygun bir pozisyon alarak meditasyona başladı.

 

#Bu çocuk kpssye çalışsa kesin türkiye birincisiydi laughing Vallahi her olaya böyle psikopatlar gibi hazırlanmasına çok özeniyorum. 
Müsabakaya sadece üç gün kaldı ve artık yapılabilecek her şey yapıldı. O zaman başlıyoruz, okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14833 Üye Sayısı
  • 456 Seri Sayısı
  • 19516 Bölüm Sayısı


creator
manga tr