Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Zümrüdü Anka - Bölüm 46. İşaret Fişeği


Eğitmenin sözleri aklımda yankılanırken bende yavaştan pozisyon almaya başlamıştım. Eğer doğrudan varlığın kendisini kesebilirsem bu p.ç bile kılıcımdan öyle elini kolunu sallayarak kurtulamazdı. Hazır olduğumu hissettiğimde doğrudan ihtiyar p.çe baktım o ise yüzünde iğrenç bir gülümseme ile kılıcıma bakıyordu.

Kılıcımdan yayılan ruhani enerji ertafta soğuk bir rüzgar oluşmasını sağlıyordu yanısıra kılıcımın sarmalayıp onunla birleşen ruhani enerjim kılıcımın etrafını saran yogun bir enerji katmanı oluşturuyordu. 

Normalde bu tarz bir durum rakibe korku verirdi ama bu ihtiyarın korktuğunu hiç sanmıyordum. O daha çok sevinmiş gibi duruyordu. 

" Bunun gerçekten beni durduracağına mı inanıyorsun bilge. " 

Pisliğin sözlerinde en ufak bir tereddüt yada korku yoktu. Bu durum beni endişelendirse de geri çekilip bu p.çin beni öylece öldürmesine göz yumamazdım. Daha da önemlisi semayı korumak zorundaydım. 

Neye mal olursa olsun kazanmalıydım !

" Denemeden bilemeyiz değil mi. " 

Sözlerim biter bitmez ihtiyar p.ç bir anda gözlerimin önünden kayboldu hemen dibimde tekrar belirdi. 

Eli doğrudan boğazıma doğru giderken bende hemen tepki vererek geriye doğru sıçradım ve derin bir nefes vererek kılıcımı savurdum. 

" Hava kesici ! " 

Ruhani enerji: 3060/3260

Kılıcımdan çıkan enerji bir anda havayı yararak ilerledi ve elleri boşta kalmış ihtiyar p.çe çarparak oldukça şiddetli bir şekilde patladı. 

Etrafta patlamadan ötürü benim buz mavisi ruhani enerjimden oluşmuş bir sis meydana gelmişti. Bense sisin hemen arkasında durarak tekrar pozisyon aldım ve beklemeye başladım. 

" Bö ! " 

Arkamdan gelen ses ile bir anda irkildim ve hızlıca dönerek kılıcı savurdum. Bir anda arkamda belirmiş ihtiyar p.ç ise sanki hiçbir şeymiş gibi tekrar kılıcımı çıplak elleriyle havada bir anda yakalayarak durdurdu ve diğer elini yumruk yaparak hızlıca bana doğru savurdu. 

" Hava kesici ! " 

Ruhani enerji: 2900/3260

Yumruğu bana ulaşmadan tekrar yeteneğimi etkinleştirerek hava kesicimi doğrudan ihtiyar p.çin elinde patlattım. 

Oluşan patlamanın etkisiyle kılıcımı da ihtiyar p.çin elinden kurtararak geriye doğru dengemi koruyarak savruldum. Ben ayaklanıp geri pozisyonum alırken ihtiyar p.ç'te patlamanın içinden yavaşca yürüyerek konuşmaya başladı. 

" Hadi ama bilge ! Aynı şeyleri yapmaktan sıkılmadın mı. "

Patlamadan dolayı oluşan sis ortadan kaybolduğunda ihtiyar yüzündeki iğrenç gülümseme ile tekrar bana bakıyordu. Bu p.ç resmen benim çaresizliğimden zevk alıyordu. Üstelik saldırım yine üzerinde hiçbir etki bırakmamıştı.

Bu herifin derisi kesinlikle normal değildi. Sıfır mesafeden yediği saldırılar bile ona işlemiyordu ve ne b.k yiyeceğimi gerçekten bilmiyorum. 

Hava kesici benim enerji yüklü tek saldırımdı . Henüz başka saldırılar öğrenmemiştim ve kılıcım değil onu kesmek kolundaki tüyleri tıraş edecek kadar bile yeterli gelmiyordu.

S.çmıştım. Bunun başka bir açıklaması yoktu. Bu herifi tek başıma deviremezdim. Yardıma ihtiyaçım vardı. 

" Haklısın belki de başka şeyler denemenin vakti gelmiştir. " 

İhtiyar p.ç meraklı gözlerle bana bakarken bende enerjimi tekrar kılıcıma yoğunlaştırmaya başladım ve kılıcım yoğun ruhani enerjimden titreyene kadar devam ettim. 

En sonunda kılıcım öylesine şiddetli sarsılmaya başladı ki onu çift elimle tutmak zorunda kaldım. 

" Ne kadar zorlarsan zorla saldırın bana zarar vermekten çok uzak bilge. "

İhtiyar p.ç tekrar konuşmuştu. Bense onun iğrenç gülüşüne karşılık olarak yüzüme hafif bir tebessüm koydum ve onu cevapladım. 

" Bu senin için değil p.ç " 

" Hava kesici ! " 

Ruhani enerji: 2340/3260

İki elimle bile zor tuttuğum kılıcımı bir anda aşağıdan yukarıya savurdum ve içinde yoğunlaşmış tüm enerjimi bir anda serbest bıraktım.

Kılıcımdan büyük bir gürültüyle ayrılan devasa enerjim önümdeki ağaçlarıda yanında götürerek havaya doğru yükseldi ve büyük bir gürültüyle gökyüzünde patladı. 

Bu benim işaret fişeğimdi.

Büyükbaş kasabası fazla uzakta değildi ve askerler kesinlikle bu patlamayı görecekti. Doğal olarak ne olduğunu anlamak için buraya adam göndermeli gerekiyordu. 

Onlar gelene kadar ihtiyar p.çi oyalamalı ve bunu bir dayanıklılık mücadelesine çevirmeliydim. Hızlı yenilenme özelliklerimi düşününce bu kolay kolay kaybedeceğim bir mücadele olmayacaktı. 

" Bu ne içindi şimdi bilge. " 

" Ahh. Fazla yüklenince kontrol edemedim. " 

Bu p.ç anladımı anlamadı mı bilmiyordum ama salak yerine yatmak şimdilik en iyisiydi. 

İhtiyar kafasını gökyüzünde oluşmuş sis bulutunda indirdi ve boş bir ifadeyle bana bakmaya başladı. 

Galiba artık benimle oynamak istemiyordu. Lakin benim olabildiğince vakte ihtiyaçım vardı. 

" Oldukça düşünc... " 

Tam konuşurken ihtiyar bir anda tam önümde belirmişti ve ben daha ne olduğunu bile anlamadan göğüsümde hissettiğim devasa bir baskı beni bir anda havalandırarak geriye doğru fırlatmıştı. 

Can: 1180/1670

...

 

 

- Mert -

 

" Demek burası Büyükbaş kasabası ha. "

Kasabaya vardığımda istemsizce konuşmuştum. Çünkü koyu renkli ahşap yapılar ve kasabanın etrafını çevreliyen sur ile burası hiçte basit bir kasabaya benzemiyordu. Bu yüzden şaşkınlığım dilime vurmuştu. 

Gardiyan lancelot ise şaşkınlığı fark edince hemen konuşmaya girdi. 

" Oldukça ilgi çekici duruyor değil mi. "

" Evet ama Kralın şehrine kıyasla bir önemi yok. " 

" Bir kasabayı şehir ile kıyasladığının farkındasındır umarım. Eğer Kralın Şehriyle karşılaştırmak istediğin bir yer varsa Cüce Krallığının başkenti olan İkiz Dağ Şehrini görene kadar beklemeni öneririm. "

" Cücelerin sanatta ve zaanatta iyi olduğunu biliyorum ama Kralın Şehriyle hiçbir yapıları karşılaştırılamaz bile. " 

Gardiyan güçlü olmasına rağmen oldukca salaktı da. Herhangi bir ırkın yapacağı en iyi sanat eseri bile insanlarınkiyle kıyaslanamazdı. 

İnsanlık cücelerden, elflerden, perilerden ve geri kalan diğer tüm ırklardan çok daha üstündü. Bunun kanıtı da vardı. Oda bizzat Krallar Kralı Fatih'ti. 

Kadim savaşta tüm ırklara ne kadar güçlü olduğu gösterek insanlığın diğer ırklardan daha güçlü olduğunu kanıtlamıştı ve şeytan ile yapılan savaşta tüm ırklara gücü ile hükmederek savaşı kazanmıştı. 

Yerden bitme aşağılık cücelerinse biz insanlardan daha üstün olduğu hiçbir konu olamazdı. 

" Bunu daha sonra konuşuruz maceracı şimdi önceliğimiz arkadaşını bulmak. "

" Haklısınız peki onları nasıl bulacağız her hana bakmamız mı gerek. " 

" Mecbur kalırsak belki ama önce halen daha kasabada olduğundan emin olmalıyız. " 

" Peki bunu nasıl yapacağız. "

" Sadece beni takip et ve sessiz ol. Ben halledeğim. " 

Gardiyanın kafasında bir şeyler olduğu belliydi ama bana cahil muamelesi yapıp sessiz kalmamı istemesi oldukca sinirime dokunmuştu. 

Sanki kendisi çok bi b.k biliyordu. Yinede sözüne uyarak sessizce onu takip ettim. At üzerinde birlikte ilerlerken gardiyan kasabanın çıkışına doğru ilerlemeye başladı. 

Çıkışa vardığımızda ise tıpkı girişte olduğu gibi bir kaç yerden bitme cüce belirdi. Gardiyan ise attan inerek onlara yaklaştı ve konuşmaya başladı.

" Hayırlı nöbetler. Bizler iki kişiyi arıyoruz. Birisi kız diğeri ise erkek. Erkeğin siyah dağınık saçları soluk buz mavisi gözleri ve boynunda da bir kuş tüyü dövmesi var. Onların kasabaya vardıklarını biliyoruz ama çıkış yapıp yapmadıklarını bilmiyoruz bize yardımcı olabilirmisiniz. "

Gardiyanın konuşması üzerine yerden bitme cüce şüpheli gözlerle bana ve gardiyana bakarak hemen geri cevap verdi. Ama benim dikkatimi çeken ise gardiyan lancelotun doruk hakkında ona söylemediğin halde bir çok detayı bilmesiydi. 

" Peki sizler kimsiniz ve o ikisini neden arıyorsunuz. " 

Cücenin konuşması üzerine gardiyan lancelot elini göğüs zırhının içine sokarak bir kagıt çıkarttı ve bunu cüceye uzattı. 

Cüce gardiyandan aldığı kağıtı alıp açtı ve okumaya başladı. Ben cücenin yüzündeki şaşkınlığı fark ederken gardiyan ise tekrar konuşmaya başladı. 

" Anlayacağınız üzere o iki kişinin halen daha burada olup olmadığı...

Gardiyan bir anda konuşmayı keserek kasabanın çıkışına doğru bakmaya başladı. Ne cüce nede ben gardiyanın bu davranışını anlamamıştık. Gardiyan ise çıkışa uzunca baktıktan sonra yüzünde ciddi bir ifade ile hızlıca konuştu.

" Çok teşekkür ederim ama galiba acilen çıkmamız gerekecek. " 

Cüce hemen aldığı kağıdı geri vererek konuşmaya başladı. 

" Doğru hatırlıyorsam bahsettiğiniz iki kişi gün doğarken buradan ayrıldılar ama emin olmak istiyorsanın kayıtları kontrol etmeliyiz. "

" Hayır gerek yok. Yinede teşekkür ederim. " 

Gardiyanın konuşması biter bitmez atını dehleyerek hızla ilerlemeye başladı bende hemen arkası sıra atımı dehledim ve ikimizde Büyükbaş kasabasından ayrıldık. 

Atım gardiyanınkine yetiştiğinde merak ederek hemen konuşmaya başladım. 

" Neden bir anda bu kadar aceleci oldun. "

" Emin değilim maceracı. Sadece içime kötü bir his doğuyor. " 

Gardiyanın sesinden gelen endişeyi hissedebiliyordum. Böyle bir herifi endişelendirecek şeyin ne olduğunu merak ediyordum ama öğrenmem gereken başka şeylerde vardı. 

" Peki doruk hakkında bu kadar şeyi nerden biliyorsun. " 

Gardiyan şaşkın gözlerle bana bakarak konuşmaya devam etti.

" Neyden bahsediyorsun maceracı. " 

" Neyden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsun. Ben sana doruk hakkında hiçbir şey anlatmadım ama sen onun göz rengine kadar herşeyi biliyor gibisin. "

" Ahh. Ağzımdan kaçmış olmalı ama şu anda saklamanında pek bir önemi yok gibi duruyor. Bilgeyi tanıyorum maceracı niyetim onu alıp Kralın Şehrine götürmek ve Kral ile tanıştırmak. " 

Bu adam neler saçmalıyordu böyle. Bu herif doruğu biliyormuydu... Onu kral ile mi tanıştıracaktı... 

Ben ben anlamıyordum. 

Hareket halinde olan atımı durdurdum ve boş gözlerle bakınmaya  başladım. Bunu fark eden gardiyan da hemen atını durdurarak yanıma doğru yaklaştı. O yaklaşınca istemsizce konuşmaya başladım.

" Doruğa ulaşmak için beni mi kullandın. Beni bu yüzden mi övdün ve kraliyet şövalyelerinden biri olabileceğimi söyledin. Sen beni kandır... " 

Sözlerim bir anda yarıda kesilmişti çünkü yolun ilerisinde ormanda bir yerde büyük bir gürültü koptu ve gökyüzüne doğru devasa bir enerji yükseldi ve bir anda havada patlayarak etrafda ufak çaplı bir şok dalgası oluşturdu. 

Gardiyan şaşkın gözlerle patlama sonrası havada oluşan buz mavisi enerji sisine bakıyordu bense bu enerjinin kime ait olduğunu gayet iyi biliyordum. 

Gardiyan boş boş havaya bakerken ben bir anda atımı dehleyerek dört nala ilerlemeye başladım. Gardiyanda hemen arkamdan ilerlemeye başlamıştı ama o yetişmeden doruğu öldürüp derisini yüzecektim. 

Demek bu p.ç beni kullanarak doruğa ulaşacaktı.

Demek Kraliyet Şövalyesi olayı yalandı. 

Demek doruğu Kralla tanıştıracaktı.  

Demek bilge olduğu için doruk benden daha özeldi... 

Onu öldürecektim. Onu parçalara ayıracaktım. 

...

 

 

-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-

YYY'dan Dip Not: 

Yeterli vaktim olmadığı için normalden kısa bir bölüm oldu kusura bakmayın. 

Oldukça uzuuuun bir haftaya girdim ve hafta sonuna kadar bölüm atamayabilirim. 

Yanısıra eğer bazı karakterleri daha çok işlerken bazılarına hiç değinmiyorsun derseniz şimdiden açıklayayım.

Bu tamamen olay örgüsünden kaynaklanan bir durum. Bazı karakterler henüz olaya tam olarak dahil olmadığı için onları biraz pasif bırakıyorum çünkü onlarla ilgili şu anda işlenecek belirli bir hikaye yok ama zamanı gelince bir çok yan karakteri doruktan bile çok işleyebilirim. 

Vakit ayırıp okuduğunuz ve ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim. 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1182

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1032

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 856

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 799

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 680

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 629

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 622

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 594

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 538

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 514

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 323

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 188

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 175

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 94

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14104 Üye Sayısı
  • 420 Seri Sayısı
  • 18857 Bölüm Sayısı


creator
manga tr