"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Zümrüdü Anka - Bölüm 45. İhtiyar falcı


- Doruk -

 

Büyükbaş kasabasından ayrılalı pek fazla olmamıştı ki yine durmak zorunda kalmıştık. İlerlediğimiz yola kocaman bir ağaç devrilmişti ve siyahlar içinde bir ihtiyar yolu kapatan ağaçın önünde hiç hareket etmeden oturuyordu. 

Atı durdurarak üzerinden indim ve semanın da inmesine yardım ettim. Sema ile ata binmek zaten benim için oldukça zor olmaya başlamıştı. 

Dün gördüklerim hiç aklımdan çıkımıyordu. Gözümü her kapatığımda onun çıplak teninden süzülen sular beynimi işgal etmeye başlıyordu. 

Üstelik az daha yakalanıyordum. O saçını kurulamak için kullandığı havluyu banyoya geri bırakırken istemsizce onu baştan aşağı süzmüştüm ve orada olduğunu bile unuttum erkekliğim bana ihanet ederek çadırı kurmuş açgözlülükle bekliyordu. 

Eğer yataktan kalkarken onu farketmesiydim ... 

Neler olacağını düşünemiyordum bile. Resmen annesine koruyacağıma söz verdiğim kıza yükselmiştim. 

Kendime hakim olmalıydım. Başka şeyler düşünmeli ve semaya o gözle bakmamalıydım. Evet evet. Başka şeyler düşün önümüzde duran bu ihtiyar gibi. 

" Burada ne oldu. "

İhtiyar olduğu yerden hiç hareket etmeden başını bize bile kaldırmadan konuşmaya başladı.

" Hareket halindeydik.. birden ağaç devrildi ve araçımız ormanın içine doğru yuvarlanmaya başladı. Küçük kızım araçta mahsur kaldı. Bende birileri gelirse yardım istemek için burda burada bekliyorum. Lütfen genç maceracı kızımı kurtar. "

İhtiyarın ses tonu oldukça sakin ve pürüzsüzdü. Kaza yapmış biri gibi de durmuyordu. Belki de şoka girmişti. Bilmiyordum ama bu durum oldukça şüph...

" Ne bekliyorsun ! Çabuk ol ve kızı kurtar bende yaşlı adamla ilğilenirim. "

Semanın endişeli sesi kulaklarımdan dolarak düşüncelerimi bir anda yerle bir etmişti. Endişemi anlaması için ona baktım ama oda oldukça ciddi bir ifade ile bana bakıyordu. 

Ne düşünüyordum ki. Biz onca yolu yardım eli isteyen birinden şüphelenmek için gelmemiştik. Bu ihtiyar ne kadar şüpheli dursada ona yardım etmeliydik. 

Vakit kaybetmeden devrilen ağaçı izlemeye ve yoldan ayrılarak ormana girmeye başladım. İhtiyarın söylediğine göre araçları yoldan çıkarak ormana girmişti. Gördüğüm kadarıylada ihtiyar doğruyu söylüyordu. Yoldan biraz uzakta bir at arabası ağaçların altında devrilmiş bir şekilde duruyordu. 

Koşarak hemen aracın yanına gittim ve enkazı kontrol etmeye başladım. Aracın hemen yanında orta yaşlarda bir adam ile bir kadın yerde yatıyordu. Onların yanına eğilerek hemen durumlarını kontrol etmeye başladım. 

Nefes alıyorlardı ama buz gibiydiler. Garip olan şey ise belirgin hiçbir yaralarının olmamasıydı. Öylece yerde yatıyorlardı ve ne kadar seslensem ve onları dürtsemde hiçbir şekilde karşılık vermiyorlardı. Bu işte bir gariplik vardı. 

Sakin olmalı ve durumu anlamalıydım. Hemen nefesime odaklanmaya ve konsantre olmaya başladım. İçine daldığım karanlıkta yavaş yavaş tüm duyularım kaybolurken tekrar hissetmeye başladım. 

Topraktan ağaçlara yayılan devasa enerjiyi, kendi ruhani enerjimi hissederken garip bir şekilde önümde yatan kişilerden hiçbir ruhani enerji sezemiyordum. Sanki ruhları olmayan boş bir kabuk gibiydiler. Neler oluyordu böyle. 

Hemen semanın yanına geri dönmeliydim. Bu işte bir sakatlık vardı. Hemen kalkarak büyük bir hızda hareket etmeye başladım. Karanlığın içine daldığım için hareketlerim oldukça çevikti. Tüm ağaçları hissedebiliyor ve hız kesmeden ormanda koşabiliyordum. 

Ormanından yola çıkışı gördüğüm zaman ileri doğru uzun bir atlayış yaparak bir anda yolun kenarına doğru iniş yaptım. 

Kafamı kaldırıp baktığımda sema ihtiyarın önünde dizleri üzerine oturuyordu. İhtiyarın elleri ise semanın başını tutuyordu. 

İhtiyar beni fark edince semanın başını tutmayı bıraktı. Sema bilinçsiz bir şekilde yere yığılırken ihtiyar da yavaşca ayağa kalkarak başı aşağıda bir şekilde bana döndü. 

" Semaya ne yaptın ! " 

Bir anda ihtiyara doğru bağırdım. İhtiyar ise yavaşca başını kaldırarak doğrudan gözlerimin içine bakmaya ve konuşmaya başladı. 

" Buraya bu kadar hızlı geri döneceğini düşünmemiştim. Siz bilgeler her zaman ki gibi oldukça atiksiniz değil mi. " 

İhtiyarla göz geze geldiğimiz anda tüm bedenim bir anda irkilerek buz kesti. İhtiyarın gözleri rengarenkti. Gözlerinin ne siyahı vardı nede beyazı sadece bir çok renk birbirine karışmadan ihtiyarın gözlerini dolduruyordu. Renkler oldukça yoğundu ve son derece korkutucu gözüküyordu. Ama beni kaskatı yapan şey ihtiyarın gözleri değildi. 

İhtiyarın ruhani enerjisiydi. Karanlığın içinde olduğumdan dolayı onları rahatlıkla görebiliyordum. İhtiyarın bedeninde birden çok ruhani enerji vardı. Yüzlerce belki binlerce. Her bir ruhani enerji ihtiyarın bedeninde hareket edip çığlıklar atıyordu.

İnsan ruhları, cüce ruhları elf ruhları ve daha bir çok ruh ihtiyarın bedeninde dolanıyor ve çığlıklar atıyordu. Kulağıma dolan çığlıkları duymazdan gelerek gözlerimi semaya çevirdim. 

Onun ruhani enerjisi halen daha yerindeydi ama oldukça tükenmiş duruyordu. Gözlerimi tekrar bana bakan ihtiyara diktim ve sakinliğimi geri kazanarak konuşmaya başladım. 

" Nesin sen ! " 

İhtiyarın yüzünde ufak bir şaşkınlık olmuştu ama hemen arkasından iğrenç bir gülümseme yaparak konuşmaya başladı. 

" Görebiliyorsun değil mi yediğim onca ruhu. Hahaha ! Siz bilgeler gerçekten harikasınız. Bu kadar erken gelmeseydin semanın da ruhunu afiyetle yiyecektim ama önemli değil. Seninle işim bittikten sonra devam edebilirim. " 

" Hava kesici ! "

Ruhani enerji:3060/3260

İhtiyarın sözleri biter bitmez bir anda gözlerimin önünden kaybolmuş ve hemen önümde belirmişti. Varlığını hissettiğim gibi hemen yeteneğimi aktivleştirip karşılık vermiştim. 

Hava kesicim büyük bir gürültüyle havayı yararak ilerlerken ihtiyarda saldırımdan kaçmak için geriye doğru zıplamıştı. 

Yolu kapatan büyük ağaçın üzerine indiğinde yüzünde şaşkın bir ifade ile tekrar konuşmaya başladı. 

" Vay canına ! oldukça olağanüstü. Kılıcını zaman çektiğini bile göremedim. İlk defa girdiğim bir kavga tek hamlede bitmeyecek demek. Ama üzgünüm bilge fazla vaktim yok. Efendim seni bekliyor. Bu iş çabucak bitecek. " 

Açıkca söylemek gerekirse ben bile ne zaman kılıcımı çektiğimi bilmiyordum. Tamamen doğal bir reaksiyondu o ama işler oldukça b.ka saracak gibi duruyordu. 

İhtiyar oldukça hızlıydı. Öyle ki onu gözlerimle takip edemiyordum ama onun varlığını gayet net bir şekilde hissedebiliyordum. Bu yüzden sakin olmalıydım. 

Derin bir nefes aldım ve iyice odaklanmaya başladım. Gözlerimin onu takip etmesine ihtiyaçım yoktu. Hissetmem yeterdi. 

Ben odaklanırken ihtiyar tekrar gözlerimin önünden bir anda kayboldu. Hızlıydı ama onu hissedebili...

Bu p.ç ! 

Bedenim bir anda avına sıçrayan bir aslan gibi kendini semanın önüne attı. Kılıcımı hemen çekerek benimle birlikte semanın önünde belirmiş olan ihtiyara savurdum. 

İhtiyar ise hiç istifini bozmayarak benim ona savurduğum kılıcımı çıplak elleriyle havada yakaladı.

" O gözlerde ne öyle bilge. Yoksa beni öldürmek mi istiyorsun. "

Bu herif çıplak elleriyle ona savurduğum kılıcımı durdurmuştu ama önemli olan bu değildi. Bu p.ç gözlerimin önünde beni yok sayarak doğrudan semaya gitmişti. 

Yetenek aktif

Kan tutkusu: Başlangıç (1) seviye

Çeşitli olumsuz etkiler ortadan kalkar ve fiziksel güç ve çeviklik kısa süreliğine büyük bir artış gösterir. 

Öldürme arzusu ile tetiklenir. 

 

" Sen zaten öldün. "

" Hava kesici ! "

Ruhani enerji: 2960/3260

İhtiyarın çıplak elle yakaladığı kılıçıma ruhani enerjimi yoğunlaştırarak bir anda ellerinde patlattım. 

Ruhani enerjim tam önümde ihtiyarın elinde patlamıştı ve etraf benim buz mavisi ruhani enerjimden oluşmuş bir sis ile kaplanmıştı. 

Patlama beni de semayıda etkilemişti ama yapacak başka bir şeyim yoktu. O p.ç çıplak elle benim kılıçımı bile durdurmuştu. Sıradan bir saldırının ona işlemeyeceği belliydi ama bu şekilde aldığı bir darbe ile muhtemelen koluna elvada demiştir. 

Oluşan sis yavaş yavaş dağılırken semanın yanına eğildim ve ona baktım. Patlamadan dolayı üzeri toz olmuştu ama gayet iyi duruyordu sadece baygındı. Heme onu sarsarak uyandırmaya çalıştım. 

" Sema uyan ! Sema hadi ama çabucak uyanman gerek ! Buradan ayrıl... 

" Bu oldukça etkileyiciydi bilge ! " 

Duyduğum ses ile irkilmiştim. Semayı yavaşca yere bırakarak ayağa kalktım ve arkamı döndüm. 

" Öyle bir şey yapabileceğini kim tahmin edebilirdi ki. Siz bilgeler gerçektende akla hayale gelmeyecek şeyler yapıyorsunuz. "

İhtiyar sanki hiç bir şey olmamış gibi konuşup bana bakarak gülümsüyordu. Kıyafeti kolundan göğüsüne kadar paramparça olmuştu ama bedeninde hiçbir hasar yoktu. Kılıcımı yakalayan kolundaki tüyler bile duruyordu. 

Ne biçim bir canavardı lan bu ihtiyar !

Ben ona şaşkın bir şekilde bakarken o ise tekrar konuşmaya başladı.

" Galiba seninle biraz oynamak eğlenceli olabilir. " 

İhtiyarın sözleri biter bitmez yüzümde devasa bir baskı hissettim. Yüzümü kavrayan bir el kemiklerimi kıracak kadar güçlü bir baskı ile beni havaya kaldırdı. 

Ayaklarım yerden kesildiğinde beni yüzümden yakalayan ihtiyar bir anda beni ormana doğru savurdu. 

Can: 1430/1670

Ormandaki ağaçlardan birini çarparak yere yığılmıştım. Sırtımda dehşet verici bir ağrı oluşmuştu. Yüzümde ise ihtiyarın parmak izlerinin çıktığından emindim. 

Bu p.ç beni sadece suratımdan tutarak havaya kaldırıp ormana doğru savurmuştu. Ne ara bunları yaptığını ise halen daha idrak edemiyordum. Hızlı olduğunu anlamıştım ama az önce onu hissedememiştim bile. 

Zorlukla ayağa kalkmaya çalıştım. O p.çi sema ile yanlız bırakamazdım. 

Ayağa kalkıp kafamı doğrulttuğumda ise ihtiyar hemen karşımda duruyordu. Ben daha ne olduğunu bile anlamadan ihtiyar bacağını karnına doğru kaldırdı ve ayak tabanıyla doğrudan göğüsüme bir tekme indirdi. 

Can: 1210/1670

Yediğim tekmenin kuvveti ile arkamdaki ağaçlardan birsinin gövdesini yardım ve başka bir ağaca çarparak tekrar yere yığıldım.

Kaburgalarımın bir kaçının kırıldığından emindim. Hatta göğüsüm içine göçmüş gibi hissediyordum. Hırıltılar çıkararak nefes alıyordum. 

Can: 1350/1670

Anka'nın kutsaması sayesinde iyileşecek olduğumu bilmek beni bir nebze rahatlatıyordu. Ölmediğim sürece bunu bir dayanıklılık savaşına çevirebilirdim. O p.ç de elbet yorulacaktır.

Yavaşca ayağa kalkmaya başladım ve etrafıma bakımdım. Ormana ilk girdiğimde bulduğum araba enkazının yanındaydık. Karşıma baktığımda ise ihtiyar ağır adımlarla ilerleyerek bana doğru yaklaşıyordu. 

Derken ikimizinde dikkatini çekecek bir gürültü koptu. Yediğim tekmeyle gövdesinde delik açtığım ağaç gürleyerek devrilmeye başlamıştı. 

Umursamak istememiştim ama ağaç doğrudan araba enkazının yanında yatan iki kişiye doğru devriliyordu. 

Hızla sıçradım ve halen daha elimde olan kılıcımı devrilen ağaça doğru savurarak olduğum yerde bağırdım. 

" Hava kesici ! "

Ruhani enerji: 2860/3260

Ağaç benim ruhani enerjimle parçalanırken yere düşen parçalarının arasından çıkan ihtiyar bana alkış tutmaya başladı. 

" Seni ayakta alkışlıyorum bilge. Çoktan ölmüş olan insanlar için bile gereksiz efor harcamakta çekinmiyorsun. "

Can: 1490/1670

İyileşiyordum. Bu iyidi. Kırılan kemiklerim bile kendiliğinden yerine oturuyordu. Tekrar rahat bir şekilde nefes almaya da başlamıştım. Şimdi sakin olmalıydım. 

Bunun tek taraflı bir katliam olmasına izin veremezdim. 

" Onlar halen daha yaşıyor. " 

" Ruhları olmadan mı ! Pek sanmıyorum bilge ama istersen onları tekrar hayata döndürebilirim. Zombi olarak ! "

İhtiyar konuşması biter bitmez parmak şıklattı. Ben gözlerimi yerde yatan kişilere çevirirken onlar bir anda doğrularak bana doğru hızla koşmaya başladı. 

İstemsizce kılıç çektim ama üzerime gelenler orta yaşlarda bir adam ile kadındı. Kılıcımı indirerek üzerime koşan adamın önüne geçtim ve karnına sıkı bir yumruk indirdim. 

Yumruğumun etkisiyle adam ağzından salyalar saçarak iki büklüm olmuştu. Bu darbe onu bir süre...

Adam bir anda tekrar doğrularak beni karnımdan yakaladı bacağımı ısırmaya çalıştı. Panikle adamın saçlarından yakalayarak kafasını tuttum ve yüzüne sert bir yumrum indirdim. 

Adamın dişleri yere dökülürken beni saran kolları gevşemişti bende hemen kollarından kaçarak geri çekildim. Ona yumruk indirebilmek için kılıcımıda bırakmıştım. 

Adam yere devrilmişken onun arkasından hemen kadın belirdi ve üzerime doğru atladı. Bende kenara doğru çekildim ve hemen yere bıraktığım kııcımı aldım. 

Ben kılıcımı alırken dişlerini döktüğüm adam beni elimden yakaladı ve hemen elimi ısırmak için atıldı. Bende hemen karşılık vererek diğer elimle adamın suratına bir yumruk daha indirdim. 

Sonra bir yumruk daha. 

Bir yumruk daha 

Bir yumruk daha... 

Adam yerde yatarken soluk soluğa kalmıştım. Yüzünü resmen parçalara ayırmıştım. Kanla kaplı elime bakarken derin bir soluk aldım ve ayağa kalktım. 

Sakin olmalıydım. Az önce öldürdüğüm belkide masum birisiydi ama artık insan değildi. Vicdan yapmamalıydım. 

Sakin olmalı ve düşüncelerimi temizlemeliydim. Canım tamamen yenilenmişti. İhtiyar p.ç beni seyrediyordu ve kadın ise üzerime koşuyordu. 

Odaklanmalıydım. Kılıcımı çektim ve poziyson aldım. Üzerime koşan şey artık bir insan değildi. O bir canavardı ve bir çok açığı vardı. Bunu kullanmalıydım. 

Kadın üzerime doğru koşarken bende bir anda ileri atılarak tek hamlede kadının kellesini aldım. 

Kadın yere düşerken ihtiyar p.çe doğru döndüm ve pozisyon aldım. İlk seferinde onu kesememiş olabilirdim ama bu sefer kılıcımdan kaçamazdı. 

İyice odaklanarak ruhani enerjime kılıcıma doldurdum ve kılıcıma dolan ruhani enerjimi kılıcın kendi saf enerjisi gibi sert ve keskin hale getirmeye başladım. 

İhityar p.çe bakarak konuşmaya başladım. 

" Seni öldürmeden önce merak ettiğim bir şey var. Bir ihtimal o insanları kurtarmanın bir yolu varmıydı. "

İhtiyar p.ç gülümseyerek bana geri cevap verdi. 

" Seni indirdikten sonra arkadaşının ruhunu da yiyeceğim bilge. Onu da zombi yaptığımda belki bir kurtuluş yolu arıyabilirsin. " 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13992 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr