"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 66: Bu Katın Kralı Olacağım!


Şu anda, anlamadığım bir nedenden dolayı Kapi’yi işaret eden simge hareket ediyordu ve benden giderek uzaklaşıyor gibiydi.

“Nereye gidiyor lan bu ibne? Benim geri geleceğimi bilmiyor mu?”

Bu durum kafamı karıştırmıştı ama bende yarattığı etki daha hızlı ilerlememe neden olmuştu.

Artık, etraftaki domuzcukların beni duymasını pek de umursamaz bir moda girmiştim.

Hızlıca yaptığım ilerleme sayesinde Kapi’nin kafa simgesi ile aramdaki mesafenin azalmaya başladığını fark ettim.

Birkaç dakika kadar sonra da, 30 metre ilerimde loş bir ışık olduğunu gördüm.

Gece lambasından farklı olarak bu ışığı oluşturanlar değişik simgeler gibiydi ve bu simgeler küremsi bir alan oluşturuyordu..

Bu simgelerin ortasında ise… bir tür at arabası ve arabayı önden çeken geyiğimsi bir varlık vardı. Bu varlığın boyu aşağı yukarı 3 metre kadardı ve devasa görünüyordu. Uzaktan bakıldığında bile vücudunun hatları fark edilebiliyordu çünkü gümüş-sarı karışımı parlak tüylere sahipti.

Haritadaki Kapi’nin kafasının yerini kontrol ettiğimde o geyiğimsi varlığın çektiği araba ile eşleştiğini gördüm.

Arabaya çaprazından baktığımdan, süren kişiyi göremiyordum.

Düşük bir tempoda ilerliyormuş gibi görünüyorlardı. Bunun sebebi, arabanın taşıdığı yük olabilirdi.

Bunu fırsat bildim ve ben de hızlıca oraya ilerlemeye başladım. Birkaç ışık noktasını daha geçtikten sonra, arabanın birkaç metre yakınına geldim.

Ardından, arabanın sürücü koltuğunu görecek şekilde ilerledim.

Kısa sürede de bunu başardım ve sürücü koltuğunu gördüm.

Orada oturan, beklediğim gibi Kapi idi.

Ona doğru seslenmeye karar verdim.

“Hey!”

Sesimin yayılmasından sonra Kapi de kafasını bana doğru çevirdi.

“H-Hey! Y-Yaşı-yo-yorsun?”

“Yaşıyor muyum?”

Onun tepkisi beni şaşırttı.

Öldüğümü mü düşünmüştü?

“Evet. Yaşıyorum… söylesene, bu güvenlik duvarı kılıklı ışıktan geçebiliyor muyum?”

“Ge-geçebiliyo-yorsun.”

Onun onayı ile ilerledim ve yavaş tempoda ilerleyen arabanın sürücü kısmına atladım. Koltuğun genişliğinden dolayı Kapi’nin yanına yerleşebilmiştim.

“Kapi efendi, neden barından ayrıldın? Ve bunu neden beni beklemeden yaptın?”

“Pa-Pa-Patla-lamayı du-duyunca ö-ö-öldüğü-ğü-ğünü sandım. Ço-Ço-Çok bü-bü-büyüktü.”

“Evet! Gerçekten büyüktü. Peki başka ne büyüktü biliyor musun? Benim ölme şansım! Bana verdiğin görev, hiç de ödülüyle eşleşir bir zorlukta değildi!”

“Ü-Ü-Üzgünüm. Ö-Ö-Ödül o-oto-tomatik be-be-belirle-le-leniyor.”

“Otomatik mi?! Hmmm. Tamam peki onların boyutları ne olacak? Bana normal boyutta olduklarını söylemiştin!”

“Ö-Ö-Öyleler. No-Normal bo-bo-boyut-ta-taki, No-Norman Ka-Kaya A-Arıları.”

Norman kaya arıları mı?

Lan!

Benim bu arıları bildiğimi mi sanıyordu!

Sikeyim!

Benim dünyamda böyle canlılar yok ki mk!

Onun sorularıma verdiği cevaplardan sonra, kasvetli bir şekilde gülümsedim ve kafamı iki yana salladım.

“Neyse… Dante nerede?”

“A-Araba-banın i-içinde u-u-uyuyor.”

Açıklamasından sonra bir elini uzattı ve arkamızda duran arabanın bez parçasından bir kısmı tuttu. Bu kısım, arabanın içini gözlemek için gibiydi. Tuttuğu kısmı havaya kaldırdı ve ben de oradan içeriye bakmaya başladım. Orada, Kapi’nin önceki barından geliyormuş gibi görünen tabureler ve güvenli bir şekilde dizilmiş olan içki şişeleri vardı. Bunların arasında da, gözleri kapalı şekilde bir içki fıçısına sırtını dayamış olan Dante vardı. Hala uyumakta gibiydi.

Bunu görmemden sonra, tekrar önüme döndüm ve Kapi de elini perdeden çekti.

O anda, aklıma bir şey daha geldi.

Elimi çantama attım ve oradan bal peteğini çıkarttım.

“İşte, istediğin peri balı.”

“O-Oh. A-Almışsın… na- nasıl be-becerdin?”

“Gökten düştü.”

Ona yaptığım kısa açıklamadan sonra Kapi, şaşkın bir ifade takındı. Ancak beni sorgulamadı ve uzattığım bal peteğini incelemeye başladı.

Birkaç saniye sonra da, kasvetli görünen bir ifade takındı.

“A-Ama bu… p-peri ba-balı de-değil ki?”

“Ney?!”

Şaşkına döndüm!

Hemen onun bana verdiği kağıdı çıkardım ve kontrol ettim.

Bana ikisi de aynı görünüyordu.

Ardından kağıdı Kapi’ye doğru çevirdim.

“Aynısı işte! Kendin kontrol et.”

“H-Hayır. Ba-Bak. Ka-Kağıttaki ba-bal ye-yeşil be-beyaz. A-Ama se-senin ge-getirdiğin, sa-sarı be-beyaz.”

Onun sözleri ile kağıdı tekrar kendime çevirdim ve iki bal peteğini de karşılaştırdım. Kısa sürede, onun söylediği gibi olduğunu fark ettim.

Birkaç saniye sessiz kaldım.

Ardından, ayağa kalkarak bal peteğini karanlığa doğru fırlattım.

“Lan dalga mı geçiyorsun! Ben bu şey için canımı tehlikeye attım! Ceset denizinde yüzdüm ve hatta-”

O anda, aklıma bir şey daha geldi.

Deri zırh Ceketi’mi… geri almayı unutmuştum!

“Deri Zırh Ceketi’mi bile kaybettim! Şimdi sen bana gelmiş, yanlış balı getirdiğimi mi söylüyorsun? Peki bu kimin suçu? Benim mi?!”

Barmen Kapi, ben bağırdığım sırada içine sinmişti.

“Ö-Özür Di-Dilerim. Ö-Ödü-ödülü ve-verem-m-mem a-ama… ki-ki-kişisel bi-bir ş-şey ve-verebi-bilirim.”

O açıklama yaptığı sırada ben hala öfkeli bir moddaydım ve nefes nefese kalmıştım.

Ancak o anda, başımda bir sızı hissettim. Bu sızı ile, yükselen öfkem tekrar ortalama hale düşmüştü.

Bununla beraber, ben de öfkeyle uluduğum sırada kalktığım yerime geri oturdum.

“Nedir bu kişisel şey?”

Barmen Kapi, öfkemin dindiğini fark etmiş gibiydi ki sindiği pozisyondan tekrar normal haline dönmüştü.

Sol elini üzerindeki kolsuz ceketin içine uzattı ve oradan zil benzeri bir cisim çıkarttı.

O cismi kaldırdı ve bir ‘ring ring’ sesi ile salladı.

Bu sesin yayılmasından sonra da, önümüzde ilerleyen gümüş-sarı tüylü geyiğimsi canlı ilerlemeyi kesti.

Barmen Kapi, zili tekrar kolsuz ceketinin içine koydu. Bununla beraber, arabanın sürücü kısmından dikkatlice aşağıya doğru indi.

Arabanın arkasına doğru ilerledi ve gözden kayboldu. Birkaç saniye içinde de bir kapı açma sesi geldi ve arabadan ayak sesleri yayıldı.

Orayı görmeyi sağlayan perdeyi araladım ve barmen Kapi’nin, içeride bir sandığı karıştırdığını gördüm. Birkaç saniyelik karıştırma sürecinden sonra, içinde kırmızı sıvılar olan 3 şişe ile beraber kutudan kafasını kaldırdı ve arabadan dışarıya çıktı.

Kısa süre içinde de tekrar görüş açıma girdi. İlk önce şişeleri sürücü kısmına koydu. Ardından iki eliyle yukarıya tırmandı ve koltuğa oturdu. Şişeleri tekrar eline aldı ve bana doğru uzattı.

Bu şişeler, yetişkin bir erkeğin avuç içine sığacak kadar yer kaplıyor gibiydi. Kapi, bu şişeleri tutmak için iki elini birden kullanmak zorunda kalıyordu.

“Bu-Bunlar mi-minik sa-sakatlık i-iksirleri. Bu ka-kattaki de-de-değe-ğeri, ta-ta-tane ba-başı yü-yü-yü-yüz Puan.”

Açıklama bittikten sonra Kapi’nin ellerinden iksirleri aldım. İlk önce 2 tanesini çantaya attım. Bir tanesini ise elimde tutarken incelemeye karar verdim.

Minik Sakatlık Giderici İksir (Sıradan)

Eşya türü: İksir

Özel Etki: 4. seviyenin altındaki kişilerin uygulanan bölgedeki çoğu sakatlığını yok eder.

Doluluk oranı: %100

Bilgi: Sıradan bir simyacının elinden çıkan sıradan bir minik sakatlık giderici iksir.

Müthiş!

Arılar ile savaştığım sırada aldığım kritik yara, bu tür iksirlerin değerini anlamamı sağlamıştı.

Eğer ceset denizine düştüğüm vakit bu iksire sahip olsaydım, oradan kurtulmak için daha fazla seçeneğim olabilirdi.

“Teşekkürler… ve önceki tepkim için özür dilerim. Eğer orada yaşadıklarımı bilseydin, bunun normal olduğunu düşünürdün.”

“So-Sorun değil. Be-be-ben a-alıştım.”

Alıştın mı?

Bu sözü dikkatimi çekmişti ama özel bir şey gibi duruyordu bu nedenle sorgulamamaya karar verdim.

Son şişeyi de çantaya attıktan sonra, önüme döndüm.

Barmen Kapi de ceketindeki zili çıkarıp tekrar çaldı ve gümüş-sarı yeleli geyik hareket etmeye başladı.

Bu işleri hallettikten sonra, artık rahat olabileceğimden seviye atladığımda gelen puanları dağıtmaya karar verdim.

Tabii ki, önceki kararımdan şaşmadım ve tüm puanlarımı Çeviklik’e verdim.

Artık 30 puana ulaşan Çeviklik özelliğimi gördükten sonra, yeni aldığım unvana dikkatim kaydı. Bu unvanı, patlamadan sonra elde etmiştim. Ancak, sistemin bana durduk yere unvan vermeyeceğini düşünüyordum. Birçok şeyi inceleyebildiğim için, aklıma bunu da inceleyebileceğim geldi.

Yeni aldığım unvana baktım ve detaylarını görmeyi arzuladım.

Unvan: Bir Vuruş Yüz Ölüm

Açıklama: Kendi seviyenden en fazla 1 seviye aşağıda olan yaratıklardan 100’ünü 1 saldırıda öldürdün. Gücün, kendini sivriltiyor ve pasif olarak verdiğin her türlü hasarı %20 arttırıyor.

Bu ne lan!

Fazla op değil mi mk?!

Kafamın içinden bu düşünceler geçti.

Şans eseri bir hareketle seviye atlamış ve beleşten 10 Puan elde etmiştim. Üstüne, sakatlığımı da bedavaya gidermiştim. Ancak bu da yetmezmiş gibi, %20 hasar arttırımı sağlayan bir yetenek elde etmiştim!

Haha!

Beni şimdi kim durdurabilir lan!

Bu katın kralı olucam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10855 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14984 Bölüm Sayısı


creator
manga tr