Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 65: Gece Lambası


Kafamı çevirip patlamanın olduğu yöne baktım.

Orada, havadan yere doğru sayısız öge düşüyordu. Bu ögeler çoğunlukla kaya ve… arı parçası gibiydi.

Kanatlar, iğneler, bacaklar ve tanımlayamadığım sarımsı sıvılar ile katı ögeler.

“B-Bu… BU NE KADAR GÜÇLÜ BİR ŞEYDİ BÖYLE! BU KADAR GÜÇLÜ BİR SİLAH, BU KATTA NE ARIYOR MK!”

İçim şaşkınlık ve korku ile dolmuştu. Ancak başımda bir ağrı oluşmadığından zirveye varmadığını fark etmiştim.

Bala göte elde ettiğim bu eşyayı, sadece kontrol etmek istemiştim. O kadar küçük bir dart okunun, bu kadar büyük bir etki yaratmasını beklemiyordum. Anlaşılan, bu eşyanın adında geçen ‘Çılgın’ eki, sadece laf olsun diye konulmamıştı.

Ancak bu kadar güçlü bir silah, bana hiç de mantıklı gelmiyordu.

Daha önce öğrendiğim her kattaki seviye sınırlaması, şehirlerde oluşacak olayların sayı ile belirleneceğini düşünmeme neden olmuştu. Yapılacak en güçlü büyü bile en fazla 3. seviye birinin gücünde olmalıydı. Ancak az önceki silah… nereden bakarsan bak çok daha yüksek seviyeliydi! Eğer bu tür yüksek tahribat gücüne sahip silahlar böyle düşük katlara sokulabiliyorsa, çok daha güçlü bir silah ile tüm Basur şehri yok edilemez miydi? Bu düşünceler kafamı karıştırmıştı. Ancak mottom nedeniyle anlamadığım bu konu üzerinde daha fazla durmamaya karar verdim.

Ben düşüncelerin içindeyken, dışarıdaki arı yağmuru da bitmişti.

Bunu görmem ile, sürüne sürüne dışarı çıktım.

Şu anda, arı kovanın eskiden bulunduğu yerde sadece bir yığıntı vardı. Taş üstünde taş kalmaması gibi bir durum oluşmuştu. En büyük parça bile sadece 1 metre boyutlarında gibiydi. Yere baktığımda etrafa yayılmış olan arı uzuvları gördüm; kafalar, bacaklar, kanatlar ve tutarsız parçalar.

Ancak bunların arasında… bir öge daha gördüm.

Bu… bir bal peteği parçası gibiydi.

O anda, aklıma barmen docin Kapi’nin bana verdiği görev geldi.

Hemen en yakınımdaki bal peteğine ilerledim.

O peteğin üzerinde bir arı bacağı yatıyordu. Elimi uzattım ve bacağı alıp köşeye fırlattım.

Ardından bal peteğini aldım. Bu petek, bendeki kağıtta bulunan resimden daha büyük gibiydi. Kapi bunun orjinal boyutu olduğunu söylemişti. Daha büyük görünen bir petek getirdiğimde, doğal olarak görevde başarılı olmalıydım.

Peteği, Sikovski’den aldığım çantaya attım.

Tekrar kafamı kaldırıp etrafa baktım.

“Koskoca arı ordusu, basit bir saldırı ile öldü. Dünyayı gezen bir dövüş ustası, yoldan geçen bir dilenci tarafından mağlup edildi...hmm.. kendimi her zaman dövüş ustasının yerine koymuştum. Ancak bu durumda… ben dilenci olmuyor muyum?”

Hafif bir kahkaha saldım ve kafamı iki yana salladım.

Ardından arkamı döndüm ve duvardaki yarığa ilerledim.

O yarığa girdiğimde, ileriye doğru baktım. Ben buraya gelirken orada bir domuz tecavüzü gerçekleşiyordu… ama şu an sadece duvara sıkışmış ve ölü gibi surata sahip bir domuzcuk vardı.

Geriye kalan domuzcuklara ne olduğunu bilmiyordum ama bunun sebebinin patlama olacağını düşünüyordum. Sonuçta, o kadar büyük bir patlama herkese korku salabilirdi. Bu yaratıklar seri üretim olsa bile, içlerine biraz duygu kırıntısı serpiltilmiş olma ihtimali vardı.

Yarıkta ileriye doğru yan yan ilerlemeye başladım.

Duvara sıkışmış domuzcuğun yanına gelince, sol ayağımı kaldırdım ve çenesini dürtükledim. Hiçbir tepki alamadığımı görünce de sol ayağımı daha yukarı kaldırıp kafasına basarak üzerine çıktım ve kendi kafamı yarıktan dışarıya uzatıp diğer domuzcukların orada olup olmadığını kontrol ettim. O anda, 100 metre yakınımda hiçbir domuzcuk olmadığını ama daha ilerimde normalden çok daha fazlalarının yan yana olduğunu gözlemledim. Bu görüntü ile de bir yutkunma saldım.

Yarıktan tamamen çıkmak için domuzcuğun üzerinden atladım.

Dışarıya çıktığımda, ilk önce Kapi’nin yerinin olması gerektiği noktaya baktım.

Derin bir nefes aldım ve sol ayağımı arkamdaki duvara dayayıp vücudumu biraz eğerek koşma pozisyonuna girdim.

“Bir dakika… etraf biraz kararıyor mu?”

Bu düşünce ile kafamı yukarıya doğru kaldırdım.

O anda, şaşırtıcı bir sahne ile karşılaştım.

Tavandaki avize görünümlü bitkiler… sönerek tavana doğru çekiliyordu!

“Has!”

İçim biraz korkuyla doldu.

Eğer önümü göremezsem, Kapi’nin yerine giderken sıkıntı yaşayabilirdim.

Işıklar yavaş yavaş sönmeye devam ederken, ben de aklımdan bir plan oluşturmaya çalışıyordum ve aynı anda da durumu sorguluyordum.

Sonuçta, etraf karanlık olduğunda sadece ben değil, domuzcuklar da önlerini görememeliydi, değil mi?

“Pink. Pink.”

Beklemediğim bir ses duyuldu!

Bu ses ile etrafıma bakmaya başladım ve o anda… yerden çıkmakta olan parlak bitkiler gördüm!

Bu bitkiler, gece lambası misali loş bir ışığa sahipti ve aşağı yukarı 20’şer metre aralıklar ile oluşmuşlardı. Mağaraya hafif bir aydınlatma sağlamışlardı ama bu aydınlatma çoğunlukla 5 metrelik çevrelerine odaklanmıştı.

“G-Gece mi oldu?”

Garip bir şekilde, bu mağara bir tür zekaya sahip gibiydi. Veya bunun sebebi bitkiler idi. Yukarıdaki bitkiler sabah bitkileri iken aşağıdakiler gece bitkisi olabilirdi. Ancak bu bana pek doğru gelmiyordu. Çünkü biz buraya gelmeden önce henüz saat daha çok erkendi. Işınlanma sırasında bir tür zaman kayması olmadığı sürece, gece olması mümkün değildi. Mottom tekrar devreye girdi ve bu düşünceyi de bir kenara bırakmaya karar verdim.

Bakışlarım ileride iken, yerde oluşan gece lambası bitkilerinin etrafında bir hareketlenme olduğunu gözlemledim. Birer birer, her lambanın altında domuzcuklar belirmeye başlamıştı. Bu domuzcuklar karanlıktan çıkarak ışığın olduğu bölgeye geliyordu ve yere çöküyordu. Sanki… uyuyor gibilerdi.

“Seri üretim canlılar uyuyabiliyor mu?”

Birer birer domuzcuklar tarafından işgal edilen ışık bölgelerini izledim.

Bir süre sonra, bu ışık bölgeleri adım atılmayacak kadar dolu hale gelmişti.

“Şey… sanırım bu iyi bir şey.”

Tahminime göre tüm domuzcuklar bu ışık bölgelerine odaklanmıştı. Anlaşılan bu vakit, mağaranın en güvenli vaktiydi.

Ancak bir sorun vardı ki o da… Kapi’nin yerini gözden kaybetmemdi.

Normalde onun yeri tam karşımdaydı ama bu ışık noktalarından kaçınmaya çalışırken büyük ihtimal yolu şaşıracaktım.

O anda, aklıma Kapi’nin bana verdiği harita geldi.

Hemen onu çıkardım ve bakmaya başladım. Hava karanlık olduğundan pek bir şey göremiyordum ama zorda olsa kırmızı nokta ile Kapi’nin kafasını seçebiliyordum.

Derin bir nefes aldım ve ışık noktalarına dikkat ederekten ilerlemeye başladım.

Domuzcuklar uyumuş olsa bile fazla ses çıkarıp dikkat çekme riskine girmek istemiyordum. Bu nedenle yavaş bir tempoyla ilerliyordum.

Birkaç dakika içinde, bir çok ışık noktasını geride bırakmıştım. Arada sırada haritaya bakıp Kapi’nin olduğu yeri de kontrol ediyordum.

Ancak, birkaç kontrolden sonra garip bir şeyler hissetmiştim.

“Bir dakika… bu kafa resmi… benden uzaklaşıyor mu?”

Birkaç saniye yerimde durup haritayı dikkatlice izledim.

“Hasiktir!”

*domuz sesi*

Ani bir şaşkınlık ile küfür etmiştim ama ardından gelen şaşkın bir domuz sesi ile hemen ağzımı kapattım.

Etrafıma baktım ve 20 metre kadar ötemdeki gece lambası bölgesinden, bir domuzun etrafa baktığını gördüm. Ancak birkaç saniyelik göz gezdirmeden sonra, tekrar kafasını eğmişti ve uyumaya devam ediyor gibi görünen bir pozisyona girmişti.

Bir rahatlama nefesi verdim. Ancak sonrasında kaygılı bakışlar takındım ve haritaya odaklandım.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10855 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14984 Bölüm Sayısı


creator
manga tr