Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 61: Norman Kaya Arısı


Bu yaratığın doğal bir zehre mi sahip olduğunu yoksa beceri mi kullandığını bilmiyordum. Ancak bu sorunun cevabını almak basitti.

Dev arıya doğru baktım ve Gerçeğin Gözü yeteneğimin lütfu ile özelliklerini görmeyi arzuladım.

İsim: Yok

Tür: [Norman Kaya Arısı]

Unvan: Yok

Seviye: 2 (%0)

Sınıf: İşçi Arı

Özellikler:

Fiziksel Güç: 20          Dayanıklılık: 10     Büyü Gücü: 5

Canlılık: 10                Çeviklik: 6 Şans: 6

Aktif Yetenekler:

[Halis Öz-sv2], [İğne Saplama-sv1]

Pasif Yetenekler:  

Yok

>>>Detaylar

Bu ne lan!

İçimden feryat attım.

Görünüşe göre karşımdaki yaratık seri üretimdi ve öldürsem bile tekrar ortaya çıkardı. Bu durum bana garip gelmedi çünkü o bir arı idi. Arılar sayılarının çokluğu ile bilinirdi ve mevcut ortamda bunlardan binlercesi ile karşılaşmam gerekebilirdi. Ancak burası o kadar da adaletsiz olmamamılıydı. Büyük ihtimalle bu dev Norman Kaya Arı’larının sayısı kısıtlanmıştı ve ayrı ayrı dolaşıyorlardı.

Ancak puanlarının… aynı adalete tabi tutulmadığı belliydi!

Şu an karşımda görünen puanlar, standart bir 2. seviyenin gücüne hemen hemen eşit gibiydi. Eğer bu yaratığın sıradandan öte olan kendi taktikleri var ise, ortaya 1’e 1 savaş çıkabilirdi. Ancak ben kazanıp onu öldürsem bile… ardından daha bir çoğu gelecekti!

Tamam eyvallah, 1 tanesini öyle böyle öldürebiliriz. Hadi savaş taktiklerimiz daha çok diye 2 3 tanesini daha öldürelim… ama 6 7 8 tanesini nasıl öldürecektim!

Bunlarla eğer kısa aralıklar ile karşılaşırsam, alacağım yaralar nedeniyle ölümüm kaçınılmaz olurdu!

Dikkat çekici ve korkutucu bir durumdu ama bunu daha korkutucu kılan bir etken daha vardı.

Bu arının kıçında yarım metre boyunda bir iğne duruyordu. Eğer o iğnenin bir saldırı gücü var ise, hali hazırdaki Fiziksel Güç seviyesi ile birleştiğinde… bana tek bile atabilirdi!

Neyse ki, üzerimde bir deri zırh vardı ki bu olayın gerçekleşme ihtimalini düşürmüştü.

Kritik bir noktaya hasar almadıkça büyük ihtimalle ölmezdim.

Karşımdaki bu Norman Kaya Arısı’nın yeteneklerine baktım.

2 adet yeteneği görünüyordu. İlk önce Halis Öz yazan yeteneği incelemeye karar verdim.

Aktif Yetenek: Halis Öz

Açıklama: Afyon ile bal özünün özel yollarla oluşan evrimi sonucu ortaya çıkan bir halüsinasyon sıvısı. Temas halinde herhangi bir hasar vermez ama belirli bir süre boyunca kişiye halüsinasyonlar gösterir. İlk seviyede Büyü Puanı gereksinimi 10 iken süre 5 dakikadır ve her seviye Büyü Puanı gereksinimi 5 artarken süre 5 dakika daha artar. Halüsinasyonun etkisi, etki edeceği kişi ile kullanan kişinin arasındaki seviyeye göre değişiklik gösterebilir. 

Bu yazıyı görünce az önce üzerimde kullanılan yetenek olduğunu anladım.

“Beni bayıltıp dikeninle biçecek miydin? Fazla mı beleşcisin yoksa merhametli mi?”

Arıya doğru bu sözleri söyledim ama tek aldığım karşılık ‘Vızz’ sesleri oldu.

Aslında bu durum beni şaşırtmıştı. Arının kanatları vücudu ile orantılıydı ama çıkardığı kanat sesi, küçük bir arının kanat sesinin birazcık daha güçlendirilmiş hali gibiydi.

Aralarındaki boyut farkı nedeniyle bu sesin helikopter sesi gibi falan olması daha mantıklı olur diye düşünüyordum.

Hafif bir kahkaha saldım.

“Anlaşılan, seni yaratan pek de iyi araştırma yapmamış ha?”

“Fşık!”

Tam suratıma Halis Öz tükürdü!

“OROSPU ÇOCUĞU!”

Öfkeyle elimi kınında olan yatağanıma attım.

Bulunduğum pozisyon nedeniyle çıkarması zordu ve dikkatle bakmamı gerektiriyordu.

Kılıcın kını belimin sol tarafında asılıyken vücudumun önünde duruyordu ama arıya bakan tarafım sağdaydı. Sol elim ile kılıcımı zor zoruna da olsa kınından çıkardım ve kendi kafamı delmemeye dikkat ederek diklemesine sağ elime doğru uzattım. Bir şekilde bunu sonlandırıp yatağanımı sağ elimde tuttuktan sonra bir hınç ile arının olduğu tarafa baktım.

“Ha? Nere gittin lan!”

Ben kılıcımı sağ elime geçirene kadar, arı çoktan gitmiş gibiydi.

“Hah, korkak.”

Tamam, aslında ben de ondan korkuyordum. Eğer şu an uzanamayacağı bir yerde olmasam, onunla birebir savaşırken çok dikkatli olurdum.

“Şimdi ne yapacağım?”

Kılıcım sağ elimde çekilmiş durumdaydı ve açıkçası kınına geri sokmakla uğraşasım yoktu.

Arka tarafta domuz tecavüzü devam ediyordu ve ben de sonsuza kadar burada kalamazdım.

Hazır o arı da kaçmışken, en iyisi buradan çıkmak olacaktı. Sürüne sürüne ilerlemeye başladım.

Birkaç saniye içinde amacıma ulaştım ve o anda da hemen dikkatli bir şekilde etrafıma baktım.

“...”

Etrafta bana doğru bakan 6 tane arı vardı!

“Fşık!”

“Fşık!”

“Fşık!”

“Ananı skm!”

“Fşık!”

“Fşık!”

“Fşık!”

Araya sıkışan küfrüm ile beraber arka arkaya 6 Halis Öz fırladı!

Korkmuş olsam da bekleme lüksüm olmadığını biliyordum.

Sağ elimdeki yatağanım ile hemen karşımdaki bir arıya doğru atıldım!

*sürtüşme sesi*

Demirin demire sürtmesi benzeri bir ses yayıldı ve atıldığım arının iğnesi ile yatağanım çarpıştı!

Çarpışma sonucu geriye doğru bir adım sendeledim ve ikinci adımın yarısında kendimi topladım.

*saplama sesi*

-50

“Ah!”

Sol tarafımdan fırlayan bir arı, karnıma iğnesini sapladı!

O anda hızlıca sağ elimdeki yatağanı yatay bir şekilde iki kez sallayarak boşluğa doğru savurdum ve üzerime atılmakta olan diğer arıların geri çekilmesini sağladım.

Sol elim ile karnıma saplanmış iğneye baskı uyguladım ve kendimi ondan kurtardım.

Bununla beraber uyguladığım baskı nedeniyle tam tersi yönde yere doğru yığıldım ama sonrasında hiç duraksamadan o taraftaki arıya doğru koştum.

O arı da hızlıca karşılık verdi ve iğnesini bana doğru savurdu!

“Slash!”

Yana doğru çekildim ve iğne saldırısından kurtulup arının hemen arkasına geçtim.

O anda çok hızlı karar vermem gerekiyordu. Ya kaçacaktım ve bu sırada başka bir arı ile karşılaşmamayı umacaktım ki bu büyük ihtimalle imkansızdı. Ya da burada kalacak ve bu arılar ile savaşmanın başka bir yolunu bulacaktım.

Arının arkasına geçmem ile hemen yüzümü tekrar gruba doğru döndüm.

Çok kısa bir duraksama olsa da kararımı vermiştim.

Sağ ayağıma bir güc verdim… ve önümdeki arının sırtına atladım!

Karnımın sol tarafında bir yara olsa bile atlayışım başarılı olmuştu.

Üstüne binmem ile arı hafiften sarsıldı ama hemen kendini topladı.

“Lawn! Bw ne?!”

Ben sırtına atlamamdan sonra arının kanatları suratımı tokatlamaya başladı!

Saniyede 400 kere hakkını veriyordu çünkü çok kısa süre içinde tokat manyağına dönmüş gibi hissettim.

Ancak bu çok sürmedi ve hemen vücudumu daha uygun bir pozisyona getirdim.

Ardından, Demir Yatağan’ımı tutarak savaşma niyetiyle etrafıma bakmaya ve arıları gözlemlemeye başladım.

“Bu… bu da ne?”

O anda, çok garip bir sahne ile karşılaştım.

Ben bu arının üzerine zıpladıktan sonra… diğer arılar dağılmaya başlamıştı!

Ancak üzerimdeki arı buna dahil değilmiş gibiydi çünkü hala olduğu yerde debeleniyordu.

Ben etraftaki arıların tepkisini daha anlayamadan, üzerinde durduğum arı havadan yere indi ve ayaklarıyla temas kurdu.

Hemen ardından iğnesini yere sürte sürte garip bir şekilde etrafta yürümeye başladı.

Sanki, beni üzerinden atacak bir yol arıyor gibiydi.

Bu durumda da hızlı tepki vermem gerekiyordu.

İlk önce etrafa baktım. Diğer arıların benden en az 50 metre kadar uzaklaşmasını bekledim.

Bu olduğunda, elimdeki yatağanı kanatlara çarpmayacak şekilde diklemesine kaldırdım ve bir ‘Slash’ ile arının kafasına savurdum!

Kılıcın kemiği ayırmasını hissettiren bir ses ile de arının olduğu yerde kalıp öylece ayaklarının üzerine yığılmasına neden oldum.

3 TP Kazandınız

2 Puan Kazandınız




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10855 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14984 Bölüm Sayısı


creator
manga tr