"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 50: Bana Güveniyor musun?


Göğsümde bulunan yaraya baktım.

Şeytansı kızın dediği gibi gerçekten iyileşme belirtileri vardı ama bu sadece yarada geçerliydi.

Deri zırhım ise… hala parçalanmış durumdaydı.

Şu anda cebimde kayda değer bir para yoktu. Bu nedenle, zırhı geri götürdüğümde düzgün bir ödeme yapmam da mümkün değildi.

Bu gerçekten içimi acıtıyordu çünkü zırhın 3 günlük kirası bana çok ucuz görünmüştü. Eğer o tüccar para kazanmak istiyorsa, en azından hasar gören eşyalar için yüklü bir miktar talep etmeliydi.

Bu konu beni endişe ile doldurmuştu.

O anda, öfkem de açığa çıktı ve kızgın bir ifadeyle Lucie’ye döndüm.

Ona baktığımda, kafasının göğyüzüne doğru çevrilmiş olduğunu gördüm.

Bakışlarını mı kaçırıyor?

Aklımdan bu düşünceler geçti.

Ancak bir an sonra, nedenini daha iyi anladım.

Gözün görebileceği birçok yerde kurt cesetleri ve bir insanın cesedi vardı. Bu nedenle, bakışlarını kaçırmak istiyor olmalıydı.

Ben de, onun bu durumu nedeniyle rahatsız etmekten vazgeçtim.

Zaten, bu olay bize parasal zarar verse de bazı yönlerden de iyi olmuştu.

Artık, takımımızın savaş gücü hakkında daha bilgiliydik. Bu bilgi, ilerideki kritik durumlarda daha uyumlu hareketler sergilememize yardımcı olabilirdi.

Lucie şu anda bakışlarını yukarıya çevirmiş olsa bile, az önceki hali bundan çok daha farklıydı.

Beklenmeyen bir şekilde doğru yerde doğru atışlar yapabilmiş ve 3 kurdun devre dışı olmasında büyük rol oynamıştı. Onun bu atışları kusursuz bir biçimde hedefi bulmuş ve zamanlamayı da iyi tutturmuştu. Mutlak Ruh Sarsıntısı yeteneği şaşırtıcı bir şekilde yavaş ilerliyordu. Böyle yavaş bir yetenek, geleceğini bildiğin sürece kaçınılması çok basit olacak türdendi. İşte olayı şaşırtıcı kılan da buydu. Böyle yavaş bir yetenek, nasıl oluyor da ileriye atılmakta olan kurtlara bile isabet edebiliyordu? Sadece bir kez olsa önemli değildi. Ancak, birden fazla dek hedeflerini tam isabet vurmuştu. Bu şans olamazdı. Lucie’yi biraz sorguya çekip bununla ilgili bilgi almayı planlıyordum.

Ancak, o anda aklıma bir şey tak etti.

Az önceki düşüncelerim aklımdan geçerken bakışlarım biraz yön değiştirmişti ve savaşta ölen yakışıklı oğlanın cesedine takılmıştı.

Aklıma gelen düşünce ile, Agata’ya seslendim. “Agata, kalkmama yardım eder misin? Şu yakışıklı oğlanın cesedini bir kontrol etmek istiyorum.”

Agata, yaram iyileşmekte olduğundan yaşarmış gözlerini silmişti. İsteğim karşısında, olumsuz bir yüz ifadesi takındı ve konuşmaya başladı. “Cidden oraya mı gitmek istiyorsun? Bana kalırsa, hemen buradan tüymeliyiz. O kurtlardan daha fazlası olabilir.”

Onun bu sözlerini kafamla onayladım. Ancak, sonraki sözlerim tam aksine oldu. “Haklısın. Ancak, merak ettiğim bir konu var ve geleceğimiz için bu konuyu netleştirmemiz gerek.”

Bu sözlerimden sonra Agata her ne kadar istemeyen bir ifadesi olsa da kafasıyla onayladı.

Sonrasında, “Bir dakika bekle.” dedi ve arkasını dönüp kendi öldürdüğü kurdun yanına doğru gitti.

Oraya varmadan hemen önce yere eğildi ve yerden yayını aldı. Sırtına taktı ve ardından geri döndü.

Yanıma geldiğinde, ben de ayaklanmaya başladım. Bu amaç uğruna hareket ettirdiğim her kasım göğsümdeki yaradan bir acı yayılmasına neden oluyordu. Ancak, dayanamayacağım bir seviyede değildi. Bunun sebebi yaranın görünenin aksine ağır olmaması mı yoksa özel becerimin bana sağladı duygu bastırma mı bilmiyordum. Şu an umursayacak durumda da değildim.

Ayaklandığım sırada Agata da sağ kolumun altına girdi ve beni destekledi.

Bunu yaptığı sırada, yüzü biraz çekingen bir ifadeye sahip gibiydi.

Kolumun altına girmesi ile yavaş yavaş yakışıklı oğlanın cesedine doğru ilerlemeye başladık.

Yolun yarısındayken, Agata’nın yüzünün biraz terlediğini gördüm.

O kadar ağır olduğumu düşünmüyordum ve benim aksime Agata daha cüsseli gibiydi. Bu nedenle onun terliyor oluşu beni şaşırttı.

Ona doğru döndüm ve, “Yoruldun mu? İstersen biraz dinlenelim?” dedim.

Bu sözlerimden sonra Agata hafifçe titredi. Bakışları hala yürüdüğümüz yoldayken yanıtladı. “E-Evet. Biraz yoruldum ama sorun değil, dayanırım.”

Onun bu sözlerinden sonra içim biraz burkuldu. Bu kız görünüşte güçlü olsa da içinde zayıf bir kırlangıç olabilirdi. Sonuçta, kadın ve erkeklerin hakları aynı olsa bile vücutları farklıydı. 60 kilo bir kadın 60 kilo bir erkekden daha şişman bir görünüme sahip olabilirdi. Belki de bu kızda da fazla kas yoktu ve göründüğünden daha zayıftı

Yorulmuş olduğunu bilsem bile, hali hazırdaki mevcut tehlike yüzünden ilerlemeye gönüllü oldum.

Yavaş bir tempoyla ilerliyor olsak bile pek uzun sürmeden yakışıklı oğlanın cesedinin yanına vardık.

Bakışlarım çocuğun boynundaki yaraya kilitlendi.

Bu yara çocuğun boynunun ön kısmını içeriyordu ve tamamen parçalanmış bir haldeydi.

Normal bir insanın özel bir müdahale olmadan bu şekilde hayatta kalması imkansız olmalıydı.

Çocuğun boynu parçalanmış olsa bile şu an etrafa kan akmıyordu. Tahminime göre, o şeytansı kızın döktüğü kırmızı iksirden kaynaklanıyor olmalıydı.

İksir onu hayata döndürmese bile, kanamayı durdurmuş olmalıydı.

Bakışlarımın odağı değişti ve üzerindeki zırha indi.

O kurt doğrudan boyna saldırmış olmalıydı. Çünkü, bu zırhın üzerinde tek bir çizik bile yoktu. Anlaşılan, hedefini nasıl etkisiz hale getireceğini biliyordu ve gereksiz bir öfke içinde değildi.

Çocuğun zırhını görmem ile Agata’ya döndüm ve, “Hadi şu deri zırh ceketleri değiştirelim.” dedim.

Agata, bu sözlerim ile şok olmuş bir ifade takındı ve bana doğru bakarak, “Çıldırdın mı sen? Ölüye hiç saygın yok mu?” dedi.

Onun sözleri ile küçümser bir ifade takındım ve, “Dediğin gibi artık ölü be! Onun kıyafetlere ihtiyacı yok ama benim var! Bu parçalanmış zırh ile geri gidersem kaç para ödemem gerektiğini bilmiyorum bile! Hem, onu burada bıraksak bile o kurtlar geri gelip cesedini parçalayacaktır ve zırhı da tanınmaz hale getirecektir!”

Bu sözlerimden sonra Agata birkaç saniye düşünür pozisyona girdi.

Ancak sonrasında, kasvetli bir ifadeyle kafasını iki yana salladı ve, “Bunu yapacağımıza inanamıyorum.” dedi.

Kafasını olumsuz manada sallamış olsa bile sözleri yardım edeceğini gösteriyordu.

******

Birkaç dakika sonra, zırhları değiştirmeyi bitirmiştik. Şu anda, üzerimde sapa sağlam bir Deri Zırh Ceket vardı. Yerdeki yakışıklı oğlanın cesedinde ise göğsü delinmiş bir Deri Zırh Ceket vardı.

Agata bana bakarken, “Gerçekten iğrençsin. Umarım aynısını bizim arkamızdan da yapmazsın.” dedi.

Onun bu sözlerinden sonra sadece alaycı bir gülümseme saldım.

Ardından, bu gülümsemeyi korurken yerdeki yakışıklı cesede baktım ve konuşmaya başladım. “Hakkını helal et kanka. Zaten bu tipinle yaşarken baya ekmek yemişsindir. Bu saatten sonra biraz da biz senin ekmeğini yiyelim, değil mi?”

Bu sözlerim biraz alay içeriyordu ama ölmüş olduğu için cevap veremeyeceğini biliyordum. Yani rahattım.

Ancak, yakışıklı cesedi izlerken, garip bir sahne gördüm.

Sanki, çocuğun vücudu biraz hareket etmiş gibiydi.

Mevcut yaram bana şiddetli bir acı hissettirmese bile orjinalde halüsinasyon gösterecek kadar beter olabilirdi.

Böyle bir düşüncem olsa bile, doğrulamak için yakışıklı cesede dikkatlice baktım.

O anda bir, “Iğğ” sesi duyuldu.

“Ananı skm!” diyerekten korkuyla sıçradım ve geri çekilip Demir Yatağan’ımı çıkarmaya çalıştım. Ancak, göğsümdeki yara nedeniyle başarılı olamadım ve ben de acılı bir inleme saldım.

Canım yansa bile bunu pek kafaya takmadım ve cesede doğru dikkatle baktım.

O sırada, Agata da şaşırmış bir ifadeyle bana bakıyordu. Anlaşılan, az önceki sesi duymamış gibiydi.

Benim bu kadar şaşırmamın nedeni… sesin yakışıklı cesetten gelmesiydi!

Zombi mi?

Hortlak mı?

Yoksa… kıyafetlerini çaldığım için benden intikam mı alacaktı?!

Bu düşünceler aklımdan geçti ve korkuyla dolmama neden oldu.

Ancak bir an sonra başımda hafif bir ağrı oluştu ve korkum ortalama seviyeye indi.

Normal hayatta bu tür hayaletimsi doğaüstü canlılar gerçekten korkutucu nitelikteydi.

Öldürülemeyen bir varlık ile karşılaşmaktansa, bir kurt ile karşılaşmayı yeylerdim.

Ben kafa karışıklığı ve şok içindeyken… yerdeki ceset doğrulmaya başladı!

O anda Agata bir “AYY!” sesi saldı. Bu gerçekten kızımsı bir sesti.

Böyle bir ses saldıktan sonra Agata da hemen yayını çekti ve bir ok yerleştirdi.

Yayını dirilen cesete doğru çevirdi.

Benim de bakışlarım dirilen yakışıklı cesedin üzerindeydi.

Çocuğun gözleri açılmıştı ve bizimle aynı şekilde şok ve şaşkınlık ifadesine sahipti.

Yakışıklı çocuk, bu ifadeye sahipken konuşmaya başladı. “B-Ben, gene mi öldüm?”

Onun bu sözleri şaşkınlığımı daha da artırdı.

‘Gene mi’ derken bunu daha önce yaşadığını belirtiyor gibiydi!

Biz bu durumun şokundayken, yan taraftan da Lucie’nin bağırışı geldi. “Kurtlar geliyor!”

Onun bu bağırışı ile ben de dikkat kesildim ve etrafa baktım. O anda, 70 ila 100 metre ötemizden bir kurt sürüsü bize doğru koşuyordu. Bu… gerçekten bir sürüydü!

Sayıları birkaç düzineye denk gibiydi.

Eğer onlar bize varırsa, öldürülmemiz işten bile değildi.

O kurt sürüsünü görmem ile dirilen çocuğun bende yarattığı şoku atlattım.

Sonrasında, ciddi bir ifade takındım ve Agata’ya bakaraktan konuşmaya başladım. “Agata, bana güveniyor musun?”

Agata, bu sözlerim karşısında hemen bir yanıt verdi. “Hayır.”

Yanıtını duyduktan sonra hala ciddi ifademi koruyordum ve konuşmamın devamını getirdim. “Doğru bir karar. GAÇIIIINN!!!”

Son sözlerimi de söyledikten sonra arkamı döndüm ve kurtların tam zıttı yönde koşmaya başladım!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15090 Bölüm Sayısı


creator
manga tr