Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Zindanları Devirmek İçin Çok Tembelim - Bölüm 49: Ödeşmiş Olduk


Şu an şeytansı tatlı kızın karşısında 4 adet kurt kalmıştı.

Bize doğru koşuşturan iki kurttan daha zorlu gözüküyordu.

Derin bir nefes aldım.

Lucie ve Agata’ya çok yakındım ama onlar uzak menzil saldırılara sahip kimselerdi.

Bu nedenle, kurtlar üzerimize koştururken ben de ilerlemeye başladım.

10 adım kadar ilerledikten sonra kurtlarla aramda 5 metre kadar kalmıştı.

Kurtlardan biri tam üzerime doğru geliyordu ve diğeri de arkamdaki ikiliye yöneliyor gibiydi.

Demir Yatağan’ımı vücudumun sol çaprazına getirdim ve dik tuttum. Kurt üzerime atladığı sırada savurmayı planlıyordum.

Bir adım sonra beklediğim gibi kurt üzerime atladı.

“Slash!”

“Bam!”

Kılıcımı savurdum ama zamanlamayı tutturamamıştım!

Kurtun atlayışının hızını tahmin etsem bile, elimdeki Demir Yatağan’a tam hakim olmadığım için kılıcımı zamanında savuramamıştım. Sonucunda da kurt bana çarptı ve beni sertçe yere yapıştırdı!

Kılıcım şu an kafamın tam üzerindeydi ve sol elimle sapını tutarken sağ elim ile ucunun kör tarafını tutuyordum.

Kurt’un başı tam üzerimdeydi ve 1 saniye kadar kanlı gözlerle bana baktıktan sonra, kafasını ileriye götürüp benim kafamı ısırmaya çalıştı!

Ancak, tek duyulan çene sesi oldu çünkü önümde tuttuğum kılıç sayesinde kurtun kafasının yaklaşmasını engelleyebilmiştim.

Bu engel şimdilik işe yarasa bile çok uzun sürmeyecek gibiydi çünkü yavaş yavaş dayanıklılığımın azaldığını hissediyordum. Böyle devam ederse… kurtun bana yeni bir yüz vermesi kaçınılmazdı!

“Puçhi.”

-10

Kurt ile ben ölüm kalım durumundayken, yan taraftan bir ok fırladı ve kurdun bedenine saplandı!

O okun saplanması ile kurdun üzerinden de bir sayı grubu geçti. Kritik vuruş değil gibiydi.

Kurt bu okun acısı ile inledi.

Ben de bu anı fırsat bilip tüm gücümü verdim ve kurtu yana doğru fırlattım.

Hemen ardından ayaklanmaya çalıştım.

Bu sırada da gözüm okun geldiği yöne takıldı.

Orada, elinde yayını tutan ve bana doğru bakan Agata’yı gördüm.

Ancak, ben daha bir tepki veremeden Agata’nın üzerine de bir kurt fırladı!

Kurtun fırlayışı ile Agata yere yapıştı.

O anda kurt, Agata’nın tam üzerinde duruyordu. O anda kurt iki pençesini yukarı kaldırdı. Agata’ya savurmaya hazırlanıyor gibiydi!

Eğer bu pençe saldırısı Agata’ya ulaşırsa işi biterdi.

Bu görüntü ile içim endişeyle doldu.

Pençe tam Agata’nın yüzüne savrulmak üzereyken, neredeyse görülemeyecek kadar saydam olan bir küre kurdun vücuduna ulaştı!

Kurt, bu saydam kürenin vücuduyla temas etmesi ile şiddetle sarsılmaya başladı.

Vücudu geriye doğru atıldı ve yerde acıyla kıvranmaya başladı.

O anda, Agata da hızlı bir tepki verdi ve yerinden kalktı. Sonrasında, sırtında asılı oklardan bir tanesini çıkardı ve hızla ilerleyip yerde yatan kurdun gözüne sapladı!

Bu, gördüğüm son sahneydi.

Çünkü, karşımdaki kurt artık ayaklanmıştı ve benim önüme dönmem gerekiyordu.

Tamamen ayaklanıp tekrar önüme döndüğüm de, karşımdaki kurdun da kendine geldiğini fark ettim.

Agata’nın fırlattığı ok, ön sol bacağına saplanmış gibiydi.

Ancak vücuduna saplanmış bir ok olmasına rağmen, bu kurt pek de korkmuş görünmüyordu. Anlaşılan, bu ok o şeytansı kızın yumruğundan daha az etki yaratmıştı.

Kurdu üzerimden attıktan sonra aramıza biraz mesafe koymuştum. Bu nedenle 3 ila 4 metre kadar uzaktaydık.

Sol elimde hala yatağanımı tutuyordum.

Bir iki saniye bakıştıktan sonra, kurt bir hırlama saldı ve üzerime doğru atladı!

Bir bacağına ok saplı olduğundan dolayı eskisinden çok daha yavaş gibiydi.

Onun atlayışını bir kez tecrübe ettiğimden bu sefer daha tecrübeliydim.

Üzerime atlayışı ile vücudumu sola doğru çektim ve aynı anda yatağınımı savurdum.

“Slash!”

-40

“Slash!”

-52

İki adet kesme sesi duyuldu ve kurt ile ben yerde yuvarlanmaya başladık.

Üzerime atladığı sırada yana çekilerek saldırısından kurtulmayı planlıyordum ama… başarısız olmuştum!

Kurtun pençesi yana çekilmem ile hala bana doğru savrulmayı başarmıştı ve deri zırh ceketi geçip sol göğsümde kanlı bir pençe izi bırakmıştı.

Ancak… benim saldırım da ona ulaşmıştı!

Demir Yatağan’ımın üst kısmı kurdun tam boynuna gelmişti!

Kelle makasım adını hak eder bir şekilde kurdun boynuna derin bir kesik bırakmıştı ve oradan 52 sayısı ile beraber kanlar fışkırmasına neden olmuştu!

Kurt, yerde acılı bir şekilde yatar hale gelmişti.

Ancak, benim durumum da ondan farksızdı.

Her ne kadar kurdunki kadar derin olmasa da, benim yaram da bana çok acı hissettiriyordu.

Önceki açıklamalarda bu kurdun 2. seviye olduğu söylenmişti. Yani, ya hızı benimle aynı olacaktı ya da hızı benden düşük olup diğer özellikleri yüksek olacaktı.

Az önceki hız kapışmamdan anladığım kadarıyla ben kurttan biraz da olsa daha üstündüm.

Bu nedenle, onun da başka özelliklerinin benden yüksek olduğunu anlayabiliyordum.

Ancak… bu kadarını değil!

Kurdun attığı pençe darbesi sol göğsümün etini tamamen parçalamıştı ve yaramdan kaburgalarım görülebiliyordu!

Anladığım kadarıyla, o son saldırısında özel pençe yeteneğini kullanmıştı!

“Siktir.”

Bu feryadı edemeden duramadım.

O anda, bakışlarım Agata’ya takıldı ve onun bakışları da benim üzerimdeydi. Göğsümdeki deri zırhın parçalanmış olduğunu ve o noktadan kanlar aktığını görmüş gibiydi.

Yayını yere fırlattı ve hızlıca bana doğru koşmaya başladı.

O sırada da, bir “AHH! sesi duyuldu. Refleks olarak o sesin geldiği yöne baktım.

Orada şeytansı şirin kızın etrafında iki kurt olduğunu ve bir kurdun da yerde yatan kurtların arasına karıştığını gördüm.

Ancak, kızın suratında acıklı bir ifade var gibiydi ve bakışları sol tarafındaydı.

Ben de bakışlarımı o tarafa çevirdiğimde, bir kurdun, bir insanın üzerinde durduğunu ve o insanın boynunu dişlerken kafasını sağa sola savurduğunu gördüm.

Bu… yakışıklı çocuktu!

Kurt tarafından indirilmişti!

Kız bunu gördüğünde şoka girmiş gibiydi.

Kızın şokta olduğu bu anda… bir kurt üzerine doğru atıldı!

Diğer kurt ise tam atılacakken bir anda titremeye başladı. Hemen ardından ise yere yatıp acıyla kıvranmaya başladı!

Bu sefer görememiş olsam da, buna sebep olanın Lucie’nin Mutlak Ruh Sarsıntısı becerisi olduğunu anlayabiliyordum.

İleriye atılan kurt ise, neredeyse kızın yanına varmıştı.

Ancak, tam kızın üzerine atladığı sırada, kız ileriye doğru bir adım attı ve sağ elini uzatıp kurdun alt çenesini tuttu.

O anda hızlıca sol elini de uzattı ve kurdun üst çenesini de tuttu.

Sonrasında, öfkeli bir haykırış saldı. “AHHHHHHHHH!”

“CLANCK!”

Bir kemik kırılma sesi duyuldu. Hemen ardından ise iğrenç bir ses daha duyuldu ve kurdun çenesi doğal olmayan bir biçimde büküldü!

Çenesi, 180 derece bir açıya gelmişti!

Kız, kurdun çenesini bu hale getirdikten sonra ellerini çekti.

O anda, yakışıklı çocuğun boynunu dişlemekte olan kurt da başını geri çekmişti.

Kafasını etrafta gezdirdi. Sanki, tüm yoldaşlarının öldüğünü yeni fark etmiş gibiydi. Ancak, hepimiz hala hayattaydık. Ardından, bakışları şeytansı kızın üzerine geldi. Kızın gözlerinde ölümcül bir soğukluk vardı. Kurt, bunu görmesi ile hafif bir titreme saldı.

Hemen ardından, arkasını döndü ve hızlıca kaçmaya başladı!

O anda, bir ayaklanma sesi daha duyuldu ve Lucie’nin Mutlak Ruh Sarsıntısı tarafından etkilenen kurt da kaçmaya başladı.

Kız ise, kaçan kurtları önemsemedi ve hızlı adımlarla yerde yatan yakışıklı çocuğun yanına yürüdü.

Yanına ulaştığında, cebinden bir tür şişe çıkarttı.

Şişe, deney tüpü misali bir şekle sahipti ve içinde de kırmızımsı bir sıvı var gibiydi.

Şeytansı şirin kız bu deney tüpü gibi olan şişenin kapağını açtı içindeki şişeyi yakışıklı oğlanın boynuna döktü.

Sıvının birazını döktükten sonra durdu ve çocuğun boynunu incelemeye başladı.

Ancak bir an sonra, yüzüne kasvetli bir ifade yerleşti.

Birkaç saniye böyle baktıktan sonra bir iç çekti ve kalktı.

Sonrasında, bakışları bize döndü.

Bu bakışlarda hala kasvet vardı.

Yavaşça bize doğru yürüdü.

Yürüdüğü sırada hepimizi süzüyor gibiydi.

Bu süzüşünden sonra yürüyüşünü bana doğru yönlendirdi.

Kısa süre sonra da yanıma vardı.

O sırada, Agata da yanımdaydı ve hafif yaşlı bakışlarla göğsümdeki yaraya bakıyordu.

Şeytansı şirin kız da bu yaraya baktı ve bir şey söylemeden önce elindeki kırmızı şişeyi uzatıp içindeki sıvıyı yaranın olduğu yere boşalttı.

Bu sıvının vücudumla temas etmesinden sonra, göğsümdeki yarada bir karıncalanma hissettim. Bir an sonra, bu karıncalanma daha da şiddetlendi ve kaşıntı da hissetmeme neden oldu. İçimde, kaşıma isteği oluşmuştu ama bunu yapmamın doğru olmayacağını düşünüyordum. Bu nedenle kendimi dizginledim.

Bu kaşıntı sırasında, göğsümdeki yarada da bir değişiklik olmaya başlamıştı.

Sanki… iyileşiyor gibiydi!

Ancak, bu iyileşme aşırı yavaştı. Sanki, aynı anda sadece birkaç tane hücrem iyileşiyor gibiydi. Çok hafif bir şekilde yanan kağıt parçası gibiydi. Ancak, bu yangın yok etmek yerine iyileştiriyordu.

Kırmızı sıvıyı dökmesinden sonra, şeytansı şirin kız da konuşmaya başladı. “Yardımlarınız için teşekkür ederim. Şu an… şu an detaylıca minnetimi sunamadığımı için kusura bakmayın.” Bu kısımdan sonra vücudunu doğrulttu ve arka tarafta yatan yakışıklı oğlanın cesedine doğru baktı. Sonra, konuşmaya devam etti. “Sevdiceğimi yeni kaybettim… şimdi tekrar yenisini bulmam gerekecek! Onun gibi yakışıklısını şimdi nereden bulacağım ben? Pöff.”

Kızın açıklamasının son kısmı, yüzümün şaşkınlıkla dolmasına neden oldu.

Bu kızın gerçekten üzgün olduğu belliydi ama bizimle aynı nedenlerden üzgün değil gibiydi…

Bu şeytansı kız, yaptığı açıklamadan sonra bakışlarını bana doğru çevirdi. Yüzümü birkaç saniye süzdü.

O anda içim titredi.

Yoksa… kancayı bana mı takacak?

Bu düşüncelerin aklımdan geçmesine engel olamadım.

Kız fena gözükmüyordu ama şu aralar bir ilişki planım yoktu.

Hem, sevdiği kişinin arkasından yas tutmayan bir kişi, pek de benlik değildi.

Şeytansı şirin kız birkaç saniye beni süzdükten sonra, kafasını olumsuz anlamında iki yana salladı.

Bu kafa sallayışı içimin biraz şaşkınlık ve öfkeyle dolmasına neden oldu.

Bana çirkin mi diyorsun lan sürtük?!

İçimden bu düşünceleri geçirmeden edemedim.

Ancak, az önce sergilediği güç nedeniyle dışa yansıtmaya da cesaret edemedim.

Şeytan görünümlü kız, son bir şey daha açıkladıktan sonra ayrıldı. “Üzerine döktüğüm iksirden bende sadece bir tane kalmıştı yani değerini bilmelisin! O iksir, yarım saat içinde yaranı tamamen iyileştirecektir. Normalde, can puanların yenilense bile bu yara nedeniyle maksimum can puanın büyük oranda düşerdi. Ancak, bu iksir sayesinde böyle bir kısıtlama olmasına gerek kalmayacak. Şimdi, sanırım ödeşmiş olduk.”

Onun bu sözlerden sonra ayrılışını izlerken, yüzüme garip bir ifade yerleşti.

O yeterince uzaklaştıktan sonra Lucie de bizim yanımıza varmıştı.

O anda biraz yakınmaya başladım. “Ödeşmiş mi olduk? Hah! Peki bu parçalanmış Deri Zırh Ceket ne olacak? Eğer sana hiç yardım etmemiş olsaydık, böyle bir zarara da girmezdik!”

Bu yakınmam sırasında, gözümün önüne de bir yazı grubu geldi.

4 TP Kazandınız

1 Puan Kazandınız

Bu yazı grubu ile bir anlık şaşkınlık yaşadım.

Ancak hemen sonrasında, ağır yaraladığım kurttan kaynaklandığını anladım. Anlaşılan, az önce son nefesini vermişti.

 

K.N: Arkadaşlar bu ilk gerçek savaş sahnesi yazışım. Bu konudaki yorumlarınızı ve tavsiyelerinizi bekliyorum.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 735

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9288 Üye Sayısı
  • 246 Seri Sayısı
  • 14326 Bölüm Sayısı


creator
manga tr