Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 41: Özel Muamele


Kapıyı geçtikten sonra, manzarayı daha net görebilir hale geldik.

Kapının hizasında bir yol vardı. Bu yolun sol tarafı tamamen ağaçlık bir alan ile çevriliydi.

Bu ağaçlar canlı ve yeşildi. Bu bölgede karşılaştığımız orman ile çok benzerdi.

Ormanın etrafında değişik sütunlar vardı ve uzaklık nedeniyle tam göremesem de, bu sütunların üzerine çeşitli yazılar işlenmişti. Sütunlar, sanki belli bir sıra ile dizilmiş gibiydi ve boylu boyunca ormanın etrafını kaplıyordu.

Yolun sağ tarafında ise bir tür köy vardı. Birbirine yakın birçok ev vardı ve bulunduğumuz yer aşağı doğru alçalacak şekilde olduğundan bu evler net bir şekilde görülüyordu. Evler, kiremit çatılara sahipti ve insanlar ile diğer canlılara ev sahipliği yapıyor gibiydi.

Bu durum beni şaşırtmıştı.

Diplerinde tehlikeli canlılar olan bir orman varken nasıl böyle rahat bir köy olabiliyordu?

Böyle bir düşüncenin aklıma takılmasının sebebi, köyün çevresinde hiçbir koruma görmememdi. Öylece, yolun kenarına yapılmıştı.

Köyün bu durumu dikkatimi çekse de, bunu düşünemeyecek kadar tembeldim. Sonuçta, benimle bir ilgisi yoktu.

Beraberce yürümeye devam ettik ve bir süre sonra ormanın girişine yaklaştık.

Burasının giriş olduğunu söylememin sebebi, aynı sütunlardan burada bulunsa bile ortada daha farklı bir görüntünün olmasıydı.

O gittiğimiz yöndeki sütunlar içe doğru girmişti. Sanki, bir topa batırılan iğne gibi orada içe batık duruyorlardı.

Bu içe batık sütunların önünde ise, bir insan grubu vardı.

O insan grubundan birinin önünde masa vardı ve kendisi de masanın arkasında oturmaktaydı.

Sütunların farklı dizilişe sahip olan yerine de birkaç insan girip çıkıyor gibiydi.

Ancak, girip çıkarken sürekli o masadaki kişiye yaklaşıyorlardı.

Bu durum, o kişinin bir tür kapı görevlisi olduğunu düşünmeme neden oldu.

Ben de bu düşünce ile o tarafa ilerlemeye karar verdim.

Kısa süre sonra da oraya vardık.

Artık masanın tam önündeydik.

Masanın arka tarafında, yaşlı bir bayan duruyordu. Yüzü kırışıklıklarla doluydu ve ifadesiz bir surata sahipti.

Üzerinde kahverengi bir cübbe vardı. Kafasında ise büyücülere aitmiş gibi görünen sivri bir şapka vardı.

O kadına doğru baktım ve yavşak gülümsememi takınıp seslendim. “Merhaba hanımefendi.”

Bu seslenmemden sonra önündeki bir takım kağıtlarla ilgilenen bayan, bakışlarını çevirip bana doğru baktı. Ardından, “Buyrun. Ormana mı girmek istiyorsunuz?” dedi.

Onun bu sözleri ile doğru yere geldiğimi anladım. Sonrasında, yavşak gülümsememi korurken konuşmaya başladım. “Evet. Bu, bizim ilk gelişimiz. Acaba, uymamız gereken bir takım kurallar var mı?”

Kadının yüzündeki kırışıklıklardan ifadesini tam seçemiyordum. Ancak, sanırım hala soğuk duruşunu sergiliyor olmalıydı. Bu ifadesi ile sorumu yanıtlamaya başladı. “Uymanız gereken kurallar pek yok. Sadece, size zarar vermeyen hayvanlara zarar vermeyin. Onlar, Basur şehrinin özel avcıları tarafından ava açıklar. Maceracılar için yasaklar. Ve gördüğüm kadarıyla, siz de bir avcı değilsiniz… maceracı mısınız?”

Son kısımda sorulan soru karşısında biraz şaşırdım ve ben de bir soru sordum. “Buraya girmek için Maceracı loncasından olmak mı gerekiyor?”

Yaşlı kadın yüzündeki ifadesizliği korurken tekrar konuşmaya başladı. “Hayır. Buraya her isteyen girebilir. Ancak, bir tür vergi durumu var. Eğer maceracı iseniz buraya her giriş için 5 puan ödemeniz yeterli. Ancak maceracı değilseniz, her girişinizde 100 puan ödemelisiniz.” Bu kısımdan sonra bakışlarını Lucie ile Agata arasında gezdirdi ve, “Kişi başı.” dedi.

Kişi başı 100 puan mı?

Bu resmen dolandırıcılık!

İçimden feryat etmeden duramadım.

Bu nasıl bir giriş ücretiydi? İçeride gerçek bir emek sarf etmeden ulaşılamayacak bir puana benziyordu.

Gelmeden önce burada sürü halinde gezen yaratıklar olduğunu duymuştum. Eğer sürü halinde gezen yaratıklar varsa ve hali hazırda tek gezen yaratıklar başkaları tarafında da avlanılıyorsa, biz nasıl kasacaktık? Onu geçtim, biz zaten buraya yaratık kesmeye gelmemiştik ki. Kişi başı 100 puan verirsek ve sadece görevi yapıp çıkarsak, bizim bundan çıkarımız ne olacak?

Tüm bunların kafamdan geçmesinin sebebi, hali hazırda loncanın resmi üyesi olmamamızdı!

Yaşlı kadın hala bir cevap beklercesine yüzüme bakıyordu.

İçimde feryatlar kopsa da bunu yüzüme yansıtmamıştım. Hala yavşak gülümsememi koruyorken bir açıklık getirdim. “Biz, Maceracı loncasındanız.”

Benim bu cevabımdan sonra, kadın sol elini uzattı ve içi yukarıya bakacak şekilde avucunu açtı. Sonrasında, bir şey beklercesine yüzüme baktı.

Ne beklediğini bilmiyordum bu nedenle ben de boş bir ifadeyle onun yüzüne baktım.

Yaşlı kadın, bizim bir hareket yapmayacağımızı anlamış gibiydi çünkü biraz kaşlarını çatmıştı.

Kaşları çatık haldeyken, “Rozetiniz?” dedi.

O anda, neyi beklediğini anladım.

Her ‘Maceracı loncasındanım’ diyene inanılsaydı, saçma olurdu.

Bu nedenle, loncadan olduğunu kanıtlayan bir tür öge olmalıydı.

Sözü edilen bu rozet de, o öge olmalıydı.

Yaşlı kadına mahçup bir ifade ile baktım ve, “Üzgünüm. Bize resmi üyeliğimizin en erken 3 gün içinde gerçekleşeceği söylendi.” diye konuştum.

Bu sözlerimden sonra yaşlı kadın uzatmış olduğu sol elini geri çekti ve konuşmaya başladı. “Öyleyse, 100 Puan ödeyin veya 3 gün sonra gelin.”

Kısa ve özdü.

Bu yanıt canımı sıkmıştı. Ancak, yapacak bir şey yoktu.

100 Puan’lık ödemeyi kabullendiğim için, kafamı çevirdim ve Lucie’ye baktım.

Sonrasında ona, “Uçlan.” dedim.

Lucie bu sözüm karşısında şaşkın bir ifade takındı ve, “Ne?” dedi.

Ben de bir kez daha açıkladım. “Yeterince açık değil mi? Ücretleri sen ödeyeceksin!”

Bu sözlerimden sonra Lucie sanırım sonunda anlamıştı. Çünkü, yüzünde korkulu ve üzgün bir ifade oluşmuştu.

Bu ifadeyi korurken, konuşmaya başladı. “A-Ama, B-Benim… sadece 90 Puan’ım var…”

Onun bu cevabından sonra boş boş suratına baktım.

Birkaç saniye sonra da kafamı gökyüzüne kaldırdım ve kısık bir söz mırıldandım.

“Sıçtık.”




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10752 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14938 Bölüm Sayısı


creator
manga tr