Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 29: Hayali Takım Arkadaşı Necati


Ona bir sadaka vermeyi kabul etmemin sebebi, halihazırda bana ettiği yardımlardı.

Bunun yanı sıra, bir görev öylece oluşamazdı değil mi?

Bu kişinin kim olduğunu veya neyin nesi olduğunu bilmiyordum ama, bir görev verebildiğine göre özel olmalıydı.

Ancak, buna rağmen doğrulamam gerektiğini düşündüm.

Francis abiye baktığım sırada nitelik penceresini görüntülemeye çalıştım.

İsim: Francis

Tür: [İnsan]

Unvan: Yok

Seviye: 2 (%0)

Sınıf: Belirlenmedi

Özellikler:

Fiziksel Güç: 10          Dayanıklılık: 15  Büyü Gücü: 10

Canlılık: 10                Çeviklik: 13 Şans: 14

Aktif Yetenekler:

[çal-sv1]

Pasif Yetenekler:  

[yankesicilik-sv1], [ikna-sv3]

>>>Detaylar

Has…

Hırsızmış.

Hem de, ikinci seviye.

Demek Ahmet’in söz ettiği buydu.

Dayanıklılık, Çeviklik ve Şans özelliklerinin toplamda fazladan 12 puanı vardı. Sanırsam, 10 puanı geçtikten sonra ikinci seviyeye gelmiş olmalı. Yani, 8 puan daha elde ederse 3. seviye olacaktı.

Ancak, yeteneklerine bakılırsa bu hırsızlık işinde pek başarılı değil gibi. [çal-sv1] isimli bir yeteneği var. Yanında yazan ‘sv1’ yazısı, seviyesini temsil ediyor olmalı. Bunun gibi [yankesicilik-sv1] yeteneği de var. Bu da daha birinci seviyedeydi. Ancak [ikna-sv3] isimli yeteneği, bunlardan 2 seviye daha yüksekti. Anlaşılan, dolandırıcılıkta daha iyiydi. Tabi, bu da garip bir durumdu. Sonuçta, dolandırıcılık yeteneği yüksek biri nasıl dilenci olabilirdi ki?

“Şak,şak!”

Francis abi, gözlerimin önünde parmaklarını şıklattı.

Bu hareketi ile kendime geldim ve ona doğru odaklandım.

Francis abi, “Hey, nereye daldın?” dedi.

Ben de bir gülümseme saldım ve, “Ahh, Francis abi, sana kötü bir haberim var. Aslında… benim o kadar puanım yok.” dedim.

Francis abi, sanki bunu bekliyormuşcasına gülümsedi. O anda, Francis abi tam bir şey söylemek üzereyken yan taraftan Lucie’nin sesi geldi. “Benim var.”

Gerizekalı!

Bu sözleri içimden söylemeden edemedim.

Bir hırsızı dışarı çıkartmanın bize ne yararı olacaktı?

Hem, bu şehirde puanların değerinin ne kadar olduğunu da bilmiyorduk.

Öylece harcamak doğru muydu?

Francis abi Lucie’nin sesini duyunca gülümsedi ve bana doğru baktı. Sonrasında, “Sanırım sorun çözüldü. Hehe, size olan iyilik borcumu değerlendirmeye bakın.” dedi.

Onun sözlerinden sonra, mahcup bir ifade takındım ve, “Yok yok.” dedim. Ardından, Lucie’ e doğru baktım ve devam ettim. “Lucie, düşüncesizce konuşma. O puanı, buraya gelmeden önceki görevde bütün puanını şansızlık yüzünden kaybeden Necati’ye vermeyecek miydik?”

Bu sözlerimden sonra, Lucie bir an garipser gibi baktı ve konuşmak için ağzını açtı. Ancak, daha o lafa giremeden Agata lafa girdi ve azarlarcasına konuşmaya başladı. “Lucie sen aptal mısın? Sırf Necati’yi sevmiyorsun diye puanını başka yere harcama bahanesi mi göstereceksin? Taş kağıt makas oyununu oynadık ve kaybeden sendin! Doğal olarak ödemek zorundasın! Zaten, hali hazırda son görevde puanlarımızı harcadığımızı biliyorsun.”

Lucie bir an dona kaldı. Ne olduğunu anlamamış gibiydi. Ancak, ortada bir sorun olduğunu fark etmişe benziyordu. Bu nedenle, onaylarcasına kafasını salladı.

Onun bu hareketi ile tekrar Francis abiye baktık. Sanki, hala bir şeyler söylemek istiyordu. Bu gerçekten tehlikeliydi. Burada, konusu ikna olan yeteneğe sahip birinden söz ediyorduk. Eğer konuşmaya başlarsa, Lucie’yi ikna etmesi pek zor olmayabilirdi. Sonuçta, daha önce Ahmet ile yaptığımız ufak bir konuşmada bile onun şirinliğine kanıp Agata ile tartışmaya girebilmişti.

Ancak, o anda şans yüzümüze güldü ve bir “Clack” sesi duyuldu.

Bulunduğumuz hücre bölümü odasının kapısı açıldı. O tarafa baktım ve üzerinde deriden yapılma askeri üniforma olan bir adam gördüm. O adam yavaşça bize doğru yaklaştı. İlk önce Agata ile Lucie’ye, sonra da bana baktı. Ancak, devamında üzerimde olan bakışlarını çekmedi. Anlaşılan, giydiğim düzgün kıyafetler nedeniyle bu grubun lideri gibi görünüyordum.

Askeri üniformalı adam, yüzünde boş bir ifade ile konuşmaya başladı. “Sizi beklettiğim için kusura bakmayın. Şimdi, sizi bu hücreden çıkaracağım ve bana eşlik etmenizi rica edeceğim.” dedi.

Onun bu sözleri ile gülümsedim ve yüzünde hafif bir somurtkanlık olan Francis abiye baktım. Şu an içimden bir şey söylemek geçmiyordu. Ancak, gelecekte bu adam ile tekrar karşılaşma ihtimalim vardı. Bu nedenle, “Özür dilerim, Francis abi.” dedim.

Tekrar karşılaştığımızda, aramızda kötü bir karma olmasını istemiyordum.

Francis abi, sözlerim karşısında sadece gülümsedi ve herhangi bir söz söylemedi.

Ben de buna aldırış etmedim ve önüme döndüm.

Askeri üniformalı adam hücremi açtı ve dışarı çıkmama izin verdi.

Sonrasında, hücrenin kapısını kapattı ve bana doğru bakıp, “Lütfen takip edin.” dedi.

Ben de peşine takıldım. Ancak, direkt odadan ayrılacak gibiydik. Agata ile Lucie salınmayacak mıydı?

Bunu merak ettiğimden, “Bayım. Arkadaşlarım ne olacak?” dedim.

Adam duraksadı ve vücudunu çevirmeden sadece kafasını biraz çevirip bana doğru baktı. Duygu izi olmayan bakışları ile, “Hepinizin ifadesini teker teker almamız gerekiyor. Sizden sonra onlar gelecek.” dedi.

Ah…

İfadelerin tutarsızlığını karşılaştırmak için teker teker alacaklar gibi görünüyor.

Saklayacağımız bir şeyler olduğunu sanmıyordum. Bu nedenle endişelenmedim.

Zaten, olsa bile Lucie nedeniyle bu olayların açığa çıkması pek emek istemezdi.

Askeri üniformalı görevli, benim bir cevap vermemi beklemeden ilerlemeye devam etti ve hücre odasının kapısını açtı. Kendisi çıkmadan önce kenara çekildi ve benim çıkmamı bekledi.

Çıkmadan önce, Agata ile Lucie’ye baktım. Agata’nın yüzünde ciddi bir ifade vardı. Lucie ise tedirgin görünüyordu. Onların bu durumunu görünce içten içe güldüm.

Şu anki görünüşleriyle, gerçekten suç işlemiş gibi görünüyorlardı. Ancak, onları kimse suçlayamazdı. ‘İfade’ alınmasından bahsedildiği için, akıllarına direkt bu tür durumların gelmesi doğaldı. Onları rahatlatmak için gülümsedim ve kafamı onaylarcasına hafiften salladım. Sonrasında, bir tepki vermelerini beklemeden, benim için açılmış olan kapıdan çıktım. Askeri üniformalı adam da arkamdan geldi ve kapıyı kapattı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15092 Bölüm Sayısı


creator
manga tr