"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 26: Horoz İbikli Heykel


Ormandaki ilerleyişimiz Sorunsuz geçiyordu.

Geçen geceki kurt uluması nedeniyle tedirgindim ama, yolu yarılamış olmamıza rağmen henüz bir kurt veya başka bir saldırgan varlık ile karşılaşmamıştık.

Yaklaşık 2 saattir yürüyor olmalıydık.

İlerleyişimiz sırasında, yan tarafımda duran Agata, “Bu da ne?” diye seslendi.

Onun seslenmesi ile işaret ettiği yöne baktım.

Ağaçların tepesinin ötesinde, bir cisim görünüyordu. Bu cisim yerden yükseliyor gibiydi ve bir heykeli andırıyordu. Bu mesafeden şeklini tam seçemesem de, bir tür kafa görüyordum. Muhtemelen, orada bir heykel vardı ve bu kafa da o heykele aitti. İlerledikçe vücudu da görülebilir hale gelebilirdi.

Agata, “Gidip bir baksak mı?” dedi.

Bu önerisi karşısında, Lucie tedirgin bir ifade takındı ve, “Tehlikeli olmaz mı?” dedi.

Lucie’nin bu sözlerinden sonra, ona katılırcasına başımı salladım.

Herkes hata yapabilir. Ancak, eğer yaptığın hatayı tekrarlarsan, bu ancak seni aptal olarak gösterebilir.

Ciddi bir ifade ile konuşmaya başladım. “Daha önce… bu tür bir garip yer ile karşılaşmıştım. Oraya gitmek benim ödüller kazanmama sebep oldu. Ancak, bu ödül ile beraber üzerime bela da çekmiştim. Sonuç olarak, neredeyse kaseyi çizdiriyordum.” bu sözlerimden sonra, birkaç saniye sessiz kaldım ve geçmişi düşündüm.

Eğer, o günkü açlığım olmasaydı, asla o kapı gibi görünen ağaçları geçmezdim.

Geçmişi anmamdan sonra, konuşmama devam ettim. “Bence, o heykel gibi olan cisimden uzak durmalıyız. Yolumuzu, ondan uzak bir yöne doğru seçmeliyiz.”

Agata, 2’ye karşı 1 kaldığı için, uzaklaşma önerisini kabul etmeliydi ve etti de.

Haritaya bakarak, o heykelden güvenli bir uzaklıkta olacağımız bir yolu takip etmeye başladık.

******

2 saatten biraz daha az süre sonra, geniş bir araziye vardık.

Haritaya göre, şehir az ileride olmalıydı. Ancak, şehre giden tarafta bir tepe vardı. Normal yollarla yürüyerek geçilemez gibiydi.

Bu nedenle, etrafından dolaşmak zorundaydık.

Dolaşmak için hangi tarafı seçeceğimiz konusunda karar vermeye gerek yoktu. Çünkü, sağ tarafımızda bir tür yol vardı. Tam olarak nasıl söylenir bilmiyorum ama, üzerinde çimen büyümeyen bir yoldu. Yani, buradan bir çok kişinin geçtiği belliydi.

Biz de, o taraftan ilerlemeye ve yolu takip etmeye başladık.

5 dakika kadar ilerledikten sonra, kaçınılmaz bir durumla karşılaştık.

Geçtiğimiz bu yolun yan tarafında az ileride, o sözü geçen heykel vardı.

Bu heykel, pul gibi bir zırh giyen, uzun bir adama ait gibiydi. Adamın elleri gökyüzüne bakacak şekilde iki tarafa doğru açılmıştı.

Heykelin temsil ettiği bu adamdaki garip olan bir şey de vardı. Saçları, mohawk tarzı gibiydi. Kafasının tam orta kısmının en önden en arkaya kadar kirpi benzeri bir şekilde duruyordu.

Metalci gibi saçlara sahip bir adamın heykeli… kim böyle bir heykel yapardı ki?

Bu durum benim merakımı uyandırmıştı. Ancak, hala o tarafa gitmek istemiyordum.

Orayı izlediğim sırada, yan taraftan Agata’nın şaşkın sesi duyuldu. “Hey, şunlar insan mı?”

Onun bu tepkisi karşısında ben de şaşırdım ve gösterdiği yöne baktım.

Orada, heykelin yanında bir grup insan vardı ve eğilmiş biçimde duruyorlardı.

Bir tür, dua ediyor gibilerdi.

Agata, “Bak, yanlarında çocuklar da var. Bu kişiler kesinlikle zararsız olmalı. O insanlara bir şey olmuyorsa, neden bize olsun? Bence, gidip bir kontrol etmeliyiz. Hey, biz normal insanlardan farklıyız, değil mi? Oraya giden normal insanlar bir şey elde edemese de, biz iyi şeyler elde edebiliriz! Hem, o heykelin olayını gerçekten merak ediyorum.” diye bir açıklama yaptı. O heykele karşı çok meraklı gibiydi.

Agata’nın bu açıklamasına rağmen, hala tereddütdeydim.

O anda, yan taraftan Lucie’nin sesi duyuldu. “Neden gidip bir bakmıyoruz? Agata’nın dediği gibi, bir şeyler elde edebiliriz!”

Ahh.

İronik.

Geçer sefer 2’ye 1 kalan Agata idi.

Ancak bu sefer, 2’ye 1 kalan ben oldum.

Bir iç çektim ve, “Tamam. Hadi gidip bir bakalım.” dedim.

******

******

 

“AGATA! SENİN AĞZINA SIÇAYIM!”

Öfkeyle bağırdım.

Şu anda, topuklarımız kıçımıza vuraraktan kaçıyorduk.

Arkama bir bakış attım.

Kafalarında horoz ibiği olan insanımsı varlıklar ellerinde üç başlı mızraklarla peşimizden koşuyordu.

Onlar hınçla koşsa da sadece bizi kovalamak istiyor gibiydiler. Biz ise, canımızı kurtarmak için koşuyorduk.

Agata, sahip olduğu kilolara rağmen gayet hızlı koşuyordu.

Ancak, full çeviklik basılı puanlarım sayesinde ben çok daha öndeydim.

Kısa süre içinde, heykelin olduğu bölgeden çıktım ve yola vardım.

Bununla beraber hala kaçmaya devam ediyordum. Bir süre sonra arkama bakış attım ve Agata ile Lucie’nin de yola vardığını gördüm. Ancak, başka bir şey daha gördüm ki bu, horoz ibiğine sahip insanımsı varlıkların kovalamayı bıraktığıydı. Yolun hemen kenarında duruyorlardı ve arkamızdan ciddi ifadeler ile bakıyorlardı.

Onların durduğunu görünce ben de durdum. Benim durduğumu görünce, Agata ile Lucie de bir şeyler olduğunu anlamış gibiydi. Arkalarını döndüler ve horoz ibiğine sahip insanımsı varlıkların durduğunu gördüler.

Yanıma vardıklarında ikisi de durdu.

O anda, Agata’ya doğru baktım ve sinirlice çıkıştım.

“Bizi neredeyse öldürtüyordun! Aptal!”

Agata, mahçup ve biraz öfkeli bir ifade takındı. “Lan nereden bilebilirdim o yumurtanın çocukları olduğunu! İnsanların yumurtası olmaz ki!”

Ahhh.

Orada olanları açıklamak gerekirse, biz yanlarına gittik. Onlarla konuşmak için dua etmelerini bitirmeyi planlıyorduk.

Ancak, bu dualari bir türlü bitmedi. Yaklaşık 15 dakika falan bekledik. Sonrasında, bir guruldama sesi geldi. Bu ses Agata’nın midesinden geliyordu. Ben her ne kadar açlık hissetmiyor olsam da, doğuştan yemek bağımlısı olan Agata için bu durum geçerli değil gibiydi. Zevk için yemek yiyor da olabilirdi. Agata’nın bu karın guruldamasına rağmen dua eden tayfa tepki vermedi ve kafasını yerde tuttu. Ben o dua eden tayfayı izlediğim sırada, aniden birisi başını kaldırdı ve yan tarafa doğru baktı. Onun bakışlarını görünce, ben de aynı tarafa baktım. O anda, Agata’nın kucağında deve kuşu yumurtasından daha büyük bir yumurta tuttuğunu ve açgözlülük ile ona baktığını gördüm. Agata da dua eden tayfadan birinin kendine baktığını fark etmişti. O bakan kişiye doğru döndü ve, “Afedersiniz, acaba bunu yiyebilir miyim?” dedi.

İşte kıyamet o anda koptu. Agata’nın bu sözü ile hepsi ayaklandı ve garip sesler ile haykırmaya başladı. Bizim dil çevirimiz vardı yani herhangi bir kelime kullansalar bunu anlayabilirdik diye tahmin ediyorum. Ancak, onların garip sesleri arasında “Çocuğumu bırak, sürtük!” diye bir sözü seçebildim. O anda, yanlış bir şey olduğunu fark ettim ve topukları yağladım. Benim oradan kaçmam ile Agata da kucağındaki yumurtayı yere bıraktı ve Lucie ile beraber hızla kaçmaya başladı. Bizim hemen ardımızdan da nereden geldiğini bilmediğimiz üç başlı mızraklar çekildi ve o horoz ibiğine sahip canlılar peşimizden koştu. Onların horoz ibiği olduğunu söylememin sebebi, yakından baktığımda saç gibi tüyümsü değil de tamamen deri olduğunu fark etmemdi.

Yolun kenarında duran insanımsı canlılar bir süre daha bize baktı ve ardından geri döndü.

Bu görüntü ile bir rahatlama nefesi verdim.

Sonrasında, Agata ile Lucie’e doğru baktım ve, “Bundan sonra, ne kadar güvenli görünürse görünsün garip yerlere girmek yok! Tamam mı?”

İkisi de hızlıca kafalarıyla onayladılar.

Bu garip olaydan sonra, yolumuza devam etmeye başladık.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15090 Bölüm Sayısı


creator
manga tr