Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 22: Ölüm şakaya gelmez!


Şöminenin ateşi çatırdamaya devam ediyordu.

“Gıcır, gıcır.”

Sandalyenin yaylanma sesi odada yankılandı.

Şu anda, sandalyenin üzerinde bulunuyordum.

Şömineden yayılan ateş ve karşısındaki sandalyede oturan ben.

Lucie, yan tarafta çocuklar ile beraber resim çiziyordu.

Agata ise koltukta oturuyor ve yayının teliyle oynuyordu.

Agata’ya doğru döndüm ve , “Hey, nasıl görünüyorum. Havalı degil mi?” diye sordum. Bunu gerçekten merak ediyordum.

Agata, garipseyen bir ifade ile yüzüme baktı ve sorumu cevapladı. “Sen yürek mi yedin? Ya o yaşlı adam geri gelip sandalyesinde oturduğun için seni haşlarsa?”

Agata’nın bu tepkisine, alaycı bir gülümseme eşliğinde cevap verdim. “Neden endişeleniyorsun? O adamın 2 tane torunu var! Torunları ile yaşayan yaşlı bir adam, gaddar olamaz.”

O yaşlı adam burada otururken gerçekten çok havalı bir sahne oluşmuştu. Ben oturduğum zaman nasıl görüneceğini merak etmiştim. Ancak, subay traşı saç kesimim ve parça pinçik kıyafetlerim altında, boka konmuş çiçek gibi… dur benim pozisyonumda bunun tam tersi gerçekleşiyor olmalı… çiçeğe konmuş bok? Aynen, öyle bir şey işte.

Şu anın az öncesinde, Ahmet’e sorduğum sorunun cevabını aldım. Bu cevap ile, aslında biraz rahatladım. Şu ana kadar yolumu kan ile açmıştım. Bu biraz rahatsız edici. Çünkü, sürekli kan dökmem gerekecekse bu beraberinde büyük risklerde getirirdi. Ancak, görünüşe göre kan dökmekten farklı yollar da varmış; görev yapmak.

Görünüşe göre, bu dünya harbiden de oyun sistemi gibi işliyor.

Harbi harbi, gidip milletten görev alıp karşılığında TP ve Puan alabilirmişim.

Bu durum beni mutlu etse de aklımdaki soru işaretlerinin sayısını da artırdı.

Oyun sistemiyle işleyen dünya ne alaka?

Millet puan ile ticaret yapıyorsa bunu nereden elde ediyorlar?

Kendi sahip oldukları TP’leri ve Puan’ları mı veriyorlar?

Eğer öyleyse, seviye sistemine nasıl sahip oluyorlar?

Bu sorular kafamda dönüp duruyordu.

Ancak, Ahmet’ten bu sorularının birkaçının cevabını alabilmiştim.

Anladığım kadarıyla, bu dünyadaki insanlar bizim yani Keşifçi’lerin farkındalar.

Ticaret yaparken kendi para birimlerini kullansalar da, bize görev verirken bağımsız bir şekilde TP ve Puan sağlayabiliyorlarmış. Ancak, grup başı 1 adet.

Açıklamak gerekirse, bizim grubumuz şu an gidip birinden görev alırsa ve ondan alacağımız ödül 200 TP 200 Puan ise, hepimiz 200’er TP ve 200’ER Puan alacağız. Ancak, eğer ödüller arasında bir eşya varsa, o eşya genelde gruba verilir. O eşya ile ne yapılacağı grubun kendisine kalmıştır. Görev bittikten sonra, bir daha aynı görev alınamaz. Tabi özel olarak tekrarlanabilir bir görev değilse.

Bu açıklamalar, kafamı daha da karıştırmıştı. Burada basbaya işleyen bir dünya vardı.

Eğer sadece npc olsalardı, kendi işleyen bir ticaret sistemlerinin olması neye yarardı?

Sadece bir pazar penceresi açılması ve oradan puan ile eşya satın almamız yetmez miydi?

Düşündükçe aklıma daha çok soru geliyordu. Ancak, karşımdaki küçük çocuğa bunları sorarak cevap alamayacağımın farkındaydım.

Bizim, yani Keşifçi’lerin durumuna gelirsek, o konuda da biraz bilgili gibiydi.

Bizim nereden geldiğimizi bilmese de, sıradan insanlara kıyasla farklı olduğumuzu biliyormuş.

Anlaşılan, sıradan insanlar ‘nitelik penceresi’ gibi özelliklere ulaşım sağlıyamıyorlar. Yaratık keserek veya görev yaparak seviye atlamak gibi bir özellikleri de yokmuş. Sıradanın dışında olanlar seviye atlayabilse de, o bunun nasıl olduğu hakkında bilgili değilmiş.

… bu kadar.

Yani, bu küçük çocuktan hakkımızda ancak bu kadar bilgi alabildim.

Tabi, bu bile bana yeter. Sadece, varlığımızdan haberdar olduklarını bilmem yeter.

Bulunduğum sallanan sandalyede nasıl bir kıyafet giydiğimde havalı olabileceğimi düşünmekteydim. O sırada, Agata bana bir soru yöneltti. “Şimdi ne yapacağız?”

Bu sorudan sonra, istifimi bozmadan yukarıya bakmaya devam ettim. Aradan birkaç saniye geçtikten sonra soruyu cevapladım. “Rahatımıza bakacağız.”

Agata bana garip garip baktı. Artık bu ifadeye gayet alışmıştım. Bakışlarından hemen sonra, “Sen aptal mısın? Görevimiz ne olacak!? Hani şu İtibarak’ın Gözü falan?” diye tepki verdi.

Agata’nın bu tepkisinden sonra, köşede resim çizmekte olan Lucie de bakışlarını bu tarafa çevirdi.

Bakışlarım hala tavanda iken konuşmaya başladım. “Neden yapalım? Şu an etrafta bir medeniyet olduğunun farkındayız. Neden kendimizi zorlamaya devam edelim? Yaşlı adam uyandığında, şehre nasıl gideceğimizi bir şekilde öğreniriz. Sonrasında, sıradan bir vatandaş oluruz. Neden, sürekli bilmediğimiz yerlere gitmeye ve ölümle yaşam arasında gezmeye devam edelim ki? Sizi bilmem ama, benim hiç de öyle bir niyetim yok. Seviye mi kasacağız? Görev yaparız! Artık, daha fazla yaratıkların beyin sıvısını ve iç organlarını görmek istemiyorum. Bu beni çok rahatsız etmese de, sıradan bir insan olmaktan çıkmamı engeller.” Buradan sonrasında bakışlarımı tavadan çektim ve Agata’ya yönlendirdim. “Artık anladım ve siz de anlayın; Bu bir oyun değil! Burada gerçekten canımız yanıyor!”

Sözlerim bittikten sonra, hem Agata’nın hem de Lucie’nin yüzünde şaşırmış bir ifade oluştu.

Bunlar gerçeklerdi.

Rahat bir yaşam sürmek varken neden kendimizi zora sokalım ki?

Başta, burada eğlenebileceğimi düşünüp gaza gelmiştim ama, Virüslü Yaban Domuzu Pwor ile olan karşılaşmamdan sonra, artık bu düşüncelerim tamamen uçmuştu.

Ölüm şakaya gelmez!

Üzer!

Ağlatır!

Bunaltır!

Depresyona sokar!

Şu ana kadar yalnızdım. Ancak bundan sonra? Yanımda Agata ile Lucie var. Henüz onlarla aramda pek duygusal bağ olmasa da, gelecekte de olmayacağı anlamına gelmiyor. Eğer, bir savaş sırasında onlara bir şey olursa, ben ne yapacağım? Üzüleceğim, ağlayacağım, çıldıracağım. Düşüncelerim etkilenecek ve beni yolumdan saptıracak.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15093 Bölüm Sayısı


creator
manga tr