Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 11: Jambon


Bu düşünce, bana bir anlık şok etkisi yarattı.

Bunu nasıl fark etmediğime inanamıyordum. Gözlerimin önünde ‘domuz’ ve ‘virüs’ kelimeleri olmasına rağmen durumun farkına zar zor varmıştım.

Bu, onurlu Antoine’nin savaştığı yaratıkların virüslü domuzlar olduğunu anladığımda, bir yutkunma salmama engel olamadım.

Çünkü… bu sözü geçen domuzlar büyük ihtimalle Virüslü Yaban Domuzu olmalıydı!

Bana verilen görevde, Virüslü Yaban Domuz’u öldürmem gerektiği yazıyordu. Ancak… kaç tane öldürmem gerektiği yazmıyordu.

Hala çömelmiş pozisyonda dururken, yerden kaldırmış olduğum kafamı yavaşça geriye doğru çevirmeye başladım. O anda, gözlerim önünde sayısız vücut yattığını gördüm.

Buraya gelirken bunların sadece ceset olduğunu düşünmüştüm ama… artık buna emin değildim.

İçimdeki bir anlık dürtü ile, buradan kaçmayı düşündüm. Yerden hızlıca kalktım ve ayrılmaya hazırlandım. Ancak, tam adımımı atacak iken, hiç beklemediğim bir görüntü oluşmaya başladı.

Kapı gibi görünen iki ağaç… birleşiyordu!

Aslında, tam olarak söylemek gerekirse vücutlarının her yerinden sarmaşık gibi uzantılar çıkıyordu ve bir diğer ağacın vücuduna yapışıyordu. Ben daha doğru düzgün tepki bile veremeden birkaç saniye içinde çıkış yolu tamamen sarmaşıklar ile kaplanmıştı.

“Hassiktir!”

Korkuyla küfür etmeme engel olamadım. Çıkış yolum kapanmıştı.

Aslında, etrafımdaki ağaçların arasından geçerek buradan bir şekilde çıkabilirdim. Ancak, beni korkutan bir konu vardı. Bu ağaçlar, durduk yere birleşmiş olamazdı.

O anda, etrafımda bir hareket gerçekleşmesini beklemeden hemen yanımdaki canlı ağaca tırmanma kararı verdim.

Çömeldiğim yerden kalktım ve hızla ağaca doğru gittim. Önceden de doğruladığım gibi ağacın alt kısımlarında tutunarak tırmanılacak hiçbir yer yoktu.

“Pat.Pat.”

Ben düşünceler içinde ağaca nasıl tırmanacağımı bulmaya çalışırken, arkamdan bir hareketlenme sesi gelmeye başladı.

Bu sesi duyduğum anda hızlıca arkama doğru döndüm.

O anda, gördüklerim karşısında korku ile doldum.

Yerdeki yaban domuzlarından biri… ayağa kalkmıştı!

Bu yaban domuzu kapkaraydı. Eğer vücudunun her yerine yayılan mor çizgiler olmasa, gece çöktüğü zaman görünmez bile olabilirmiş gibiydi. Her yaban domuzunda olduğu gibi onun da çenesinden yukarı doğru fırlayan sivri dişleri vardı. Ancak bu yaban domuzu boyutuyla orantılı olarak çok daha uzun dişlere sahipti. Sadece vücuduyla bile ‘canavar’ olarak anılmayı hak eden bir görüntüsü vardı. Ancak.. işin içine gözlerini de eklersek… tam bir kana susamış şeytan olarak anılabilirdi!

Gözleri, kan renginde kıpkırmızı olmuş durumdaydı ve sanki gözyaşıymış gibi olan ancak kan rengine sahip çizgiler, gözlerinden akıyordu.

Karşımda duran bu korkutucu yaratık, dehşetle dolmama ve kalbimin şiddetle çarpmasına neden oldu.

Tahta Sopa’mı, Antoin’e saygımı sunduğum sırada yerde bırakmıştım ve hala geri almamıştım. Ancak, bu şeytan gibi olan yaratık karşısında onu almaya bile tenezzül etmedim; Bu yaratık, sadece bir Tahta Sopa ile alt edilecek gibi durmuyordu.

O anki düşüncelerim, bu yaratığı kesinlikle yenemeyeceğimdi.

Kalbim korkuyla doluydu ve karşımdaki şeytani görüntü nedeniyle hiç savaşma arzum da yoktu.

Benim korkuyla dolduğum o anda, yaban domuzu da harekete geçti.

Hiçbir uyarı vermeden ileri doğru atıldı ve çok büyük bir hızla bana doğru koşmaya başladı.

Ancak, içimde oluşan korku nedeniyle bir adım bile atamıyordum. Öylece, yaban domuzunun bana çarpmasını bekler durumdaydım.

“Iğk.”

O anda, kafamın içinde ani bir acı oluştu ve az önceki görüntü nedeniyle oluşan korkum kayda değer bir oranda azaldı. Bu olduğu zaman, yaban domuzu bana doğru olan koşusunu neredeyse tamamlamıştı.

Bunu fark ettiğimde, hiç düşünmeden sağ tarafa doğru atladım.

Ben atladıktan hemen sonra yaban domuzu az önce bulunduğum bölgeden hızla geçti.

“BAM!”

Sert bir çarpışma sesi duyuldu.

Atlamanın etkisiyle yere serilmiş olan vücudumu çevirdim ve hemen patlamanın olduğu noktaya baktım.

Yaban domuzu… ağaca saplanmıştı.

Up uzun sivri dişleri yarısına kadar ağaca saplanmıştı.

Bu görüntü karşısında, bir fikir aklımda şimşek gibi çaktı.

“Şans!”

Hızlıca ayaklandım. ve yerde duran Tahta Sopa’ma doğru ilerleyip kaptım.

Ardından, yaban domuzuna doğru ilerledim.

Ancak, ona saldırmayı planlamıyordum. Elimdeki kıçı kırık Tahta Sopa’nın bu yaratığa zar zor zarar verebileceğini tahmin ediyordum ve kayda değer bir hasar verebilecek olsa bile bu riske girmek istemiyordum.

Çünkü, yaban domuzu yavaş yavaş da olsa ağaca saplanan dişlerini çıkarmaya başlamıştı.

Yaban domuzunun yanına vardığımda hiç duraksamadan güçlüce zıpladım ve yaban domuzunun sırtına indim.

Yaban domuzu, sırtına bindiğimi fark ettiğinde şiddetle sallanmaya başladı.

“WHİÖĞĞ!”

Uludu ve dişlerini çıkarmaya çalıştığı sırada beni de sırtından atmak için vücudunu sallamaya başladı.

Ancak ben, orada durmaya niyetli değildim.

Yaban domuzunun sırtındayken düşmemeye dikkat ederek ayaklandım ve sol ayağımla hızlıca başına bastım. Başına basmış olsam bile yaban domuzunun hareketleri en ufak bir aksamaya uğramamıştı. Dişlerini çıkartma girişimine devam ediyordu.

Yaban domuzunun başına koyduğum sol ayağıma güç verdim ve ardından tekrar yukarı doğru zıpladım. Zıplamam en üst seviyeye ulaştığında, yaşam dolu ağacın dallarından birine tutunmaya çalıştım. Ancak, tam tutunmak üzereyken tekrar düşüşe geçtim.

“Siktir!”

Korkuyla küfür ettim ama bu düşmeme engel olamadı.

Şansıma, düştüğüm zaman tekrar yaban domuzunun sırtına dönmüştüm. Ancak, düşmemin etkisiyle yaban domuzunun ağaca saplanmış dişleri biraz daha dışarı çıkmıştı. Bu görüntü içimin tedirginlikle dolmasına yol açtı. Yaban domuzu dişlerini kurtarmak üzereydi!

Hiç beklemedim ve az önceki hareketlerimi tekrarlayarak yaban domuzunun kafasına basarak yukarı zıpladım. Ancak, bu sefer zıplamayı yaptığım sırada Tahta Sopa’mı ağzım ile tutmuştum. Üzerindeki Virüslü Tavuk kanları nedeniyle tiksinmiş olsam da, şuanki ölüm kalım durumunda bunu düşünecek lüksüm yoktu. Zıplamam gerçekleştiği sırada sağ elimi ağaca dayadım ve birazcık da olsa daha yukarıya ulaşmayı umdum. Zıplamam en üst noktaya ulaştığında tekrardan bir dalı tutmaya çalıştım ve bu sefer başarılı oldum.

Ardından, sevinmeye bile vakit ayırmadan hızlıca kendimi yukarıya doğru çekmeye başladım.

Tam o anda, altımda bulunan yaban domuzu dişlerini ağaçtan kurtarmayı başardı.

Onu gördüğümde, henüz vücudumun bir kısmının onun ulaşabileceği bir noktada olduğunu fark ettim. İçim korkuyla doldu.

Götümü kesecek!

Ağzımda bulunan Tahta Sopa nedeniyle bu sözleri söyleyememiş olsam da, içimden feryat etmemek için kendimi tutamadım.

Ağaca dayamış olduğum sağ elimi de uzatarak dala tutundum. Ardından, tüm gücümü verdim ve yukarı çıkmak için çabalamaya devam ettim. Ayaklarımı ağaca sürterek vücudumu yukarı çıkarmaya çalıştım.

Bu sırada, aşağı bakmıyor olsam da yaban domuzunun öfkeli bir şekilde bana ulaşmaya çalıştığını tahmin ediyordum. Neyse ki, dört ayak üstünde bulunan bir canlıydı. Eğer iki el sahibi olsaydı… şimdiye beni yerden yere vuruyor olurdu.

Biraz daha çabaladıktan sonra, bir şekilde ağaca tırmanmayı başardım. Düşmemek için çevremdeki bütün dallara sarıldım ve aşağıda kan kırmızısı gözleri ile bana bakan yaban domuzuna odaklandım.

Ona baktığım sırada, yüzümde zafer kazanmış bir ifade oluştu ve övünmeme engel olamadım.

“Ne oldu lan jambon!”

K.N: Domuz etinden yapılma yemek ögesi.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10751 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14938 Bölüm Sayısı


creator
manga tr