Korku dağları bekler. #Atasözü

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 10: Antoine’nin Onuru


Bu yazı gurubu aniden karşıma geldiğinde şaşkınlıkla geriye çekildim. Bunu yaptığım sırada elimdeki Tahta Sopa’mı neredeyse düşürüyordum. Eğer beni şaşırtan bu olayın nedeni yazı grubu değil de nereden geldiğini bilmediğim bir saldırı olsaydı... şu an muhtemelen tahtalı köyü boylamış olurdum.

Ancak, bu pek de şaşılacak bir sonuç olmazdı. Sonuçta, sıradan dünyanın sıradan bir tembeli olan ve buraya daha yeni gelmiş benden söz ediyorduk;Saldırmak için sadece pençeleri olan küçük tavukları öldürmek sorun değildi ama arkamdan saldıracak olan sinsi bir kurda karşı elimden bir şey gelmezdi.

Şaşkınlığımı attıktan sonra önümdeki yazı grubunu inceledim.

Kutsal Braunya imparatorluğundan Gerçeğin Gözü Antoine mi?”

Yazı grubunda sözü geçenler pek detaylı olmasa da, bu kadarcık yazıdan bile Gerçeğin Gözü Antoine’nin ne kadar onurlu biri olduğu anlaşılabilirdi. Bu kişi, bulunduğu mevkiyi önemsemeden, sözde ‘alt tabaka’ olan insanlara karşı gayet samimi yaklaşıyordu. Orta çağ zamanında yaşamasam bile, soylu insanların köylü insanlara nasıl yaklaştığını izlediğim filmlerde çoğu kez görmüştüm. İkisinin de kanı aynı renkte aksa bile o dönemin zeki insanlarının kontrol yetenekleri bu tür sınıf kavramlarını gün yüzüne çıkarmıştı. Aslında, göz boyamak için söylenen yalanlara bir zaman sonra söyleyenlerin kendisi bile inanır olmuştu ve bunu normal bulur hale gelmişti. Halk ise, büyük çoğunluğu bilgiden ve tecrübeden mahrum olduğundan bu söylenen yalanlara bir zaman sonra aynı ‘soylu’ kısım gibi inanır olmuştu ve aynı şekilde normal olarak karşılamıştı.

Ancak, beş parmağın beşi bir olmadığı gibi, ‘soylu’ kısımdan olan her kişi ve halk kısmından olan her kişi de aynı olacak diye bir şey yoktu.

Adı geçen bu Gerçeğin Gözü Antoine de, sıradan insanların arasından sıyrılıp ortaya çıkmış biri gibi görünüyordu. Tabi, olaya bilimsel açıdan bakıldığında sadece vicdanını rahatlatmak isteyen biri olduğu da düşünülebilir…

Her halukarda, kendisi iyi kabul edilen birisi imiş gibi görünüyor… ama, iyi insanların ömrü kısa olurmuş derler.

Bu kişinin kaç yıl yaşadığını bilmesem bile, kendi yarattığını düşündüğü bir hata için bile bile kendi hayatını vermiş olduğunu görebiliyordum. Bu durum, gereksiz ve erken öldüğünü gösterir.

Bu dev cesedini ilk gördüğümde, onun hayranlık duyulası bir havaya sahip olduğunu düşünmüştüm. Ancak, bu bilgileri okuduktan sonra buna emin oldum. Dile kolay kendi hatanı telafi etmeye çalışmak. Bunu yapabileceğini herkes söyleyebilir ama bu kadar büyük bir canavar sürüsüne karşıyken ve hayatta kalma ihtimalleri düşükken, söyledikleri sözleri gerçekleştirecek sayılı insan vardır. Açıkçası, ben böyle bir durumla karşılaşsam en fazla üzülür ve yoluma devam ederdim;Kendi yaptığın bir hatayı telafi etmek için gereksiz yere canını vermek mi… tam bir aptallık. Ancak, aptallık olması saygı duyulası olmadığı anlamına gelmez.

Bu yazı grubunu okumayı bitirdikten sonra, tekrardan karşımda duran bu kanlar içindeki Gerçeğin Gözü Antoin’e bakmaya başladım.

Buraya gelirken, onun üzerine çıkarak ağaca tırmanmayı düşünüyordum. Ancak şu an böyle bir hareket yapmak, benim için imkansız haldeydi. Bunu yapma niyetiyle ayağımı hareket ettirmeye çalışsam bile, bir adım dahi atamayacağıma emindim.

Bakışlarım Gerçeğin Gözü Antoine’nin cesedi üzerindeyken, içimin heyecanla dolduğunu hissettim. Sanki, göğsümün içi sıcak ile soğuk karışımı bir his ile dolmuştu.

Bir süre bakışlarımı aynı yönde tutmaya devam ettikten sonra, sonunda sakinleşerek bir iç çektim.

Sakinleştikten sonra, içimdeki açlığı tekrar hissetmeye başladım. Bu olduğu zaman, önümdeki ağaca tırmanma fikri tekrar aklıma geldi. Kafamı kaldırdım ve ağaçtaki kırmızı renkte görünen koca meyvelere baktım. Gördüklerim karşısında, yutkunmadan edemedim. Bunların ne olduğunu bilmesem de üzerlerindeki kırmızı renk, garip bir şekilde açlığımı en üst noktaya çıkarmış gibi hissediyordum. O an aklımdan geçen tek konu… ağaca tırmanıp bütün meyveleri yemekti!

Açlığım nedeniyle oluşan bu düşünce, en sınırlara dayandığı için artık yavaş yavaş başımı bile ağrıtmaya başlamıştı. İştahım başımı ağrıtmaya başlıyordu!

“Iğk.”

Acılı bir inleme saldım. Bunun sebebi, iştahım nedeniyle oluşan baş ağrısı değildi. Tam tersine, o acıyı bastırmak için ortaya çıkmış ani bir baş ağrısı gibiydi. Çünkü, bu ani ağrıdan hemen sonra iştahımın azaldığını hissetmeye başladım. Artık, başım ağrımıyordu. Bu ani baş ağrısı, bana bir dejavu yaşatmıştı. Kapı gibi görünen iki ağaçla karşılaştığımda da, onların oluşturduğu cennet görünümlü yanılsamayı bozup beni büyük bir dertten kurtarmıştı. Bunu fark ettiğimde, ağaçtaki meyvelerin de bir yanılsama olmasından korktum ve dikkatle o yöne doğru bakmaya başladım.

Meyvelerin olduğu yöne baktığım zaman, bir rahatlama nefesi verdim. Çünkü, meyveler hala aynı yerlerinde ve aynı görünümleri ile duruyordu.

Az öncesinde oluşan ağrının sebebini bilmesem de, en azından yanılsama kaynaklı olmadığını anlamıştım.

Şiddetli iştahım yok olduğunda, biraz daha net düşünebilir hale geldim ve bir konuyu atladığımı fark ettim.

Gerçeğin Gözü Antoine’ye baktığım sırada, bir yetenek edinmiştim. Şu anda, o bilgi penceresi artık görüş alanımda değildi yani incelemem imkansızdı. Bu yüzden, fazla düşünmeden nitelik penceresini açmaya karar verdim.

İsim: Hımbıl

Tür: [İnsan]

Unvan: [Resmi Keşifçi]

Seviye: 1 (%40)

Sınıf: Belirlenmedi

Özellikler:

Fiziksel Güç: 10          Dayanıklılık: 10     Büyü Gücü: 10

Canlılık: 10                Çeviklik: 10 Şans: 10

Aktif Yetenekler:

Yok

Pasif Yetenekler:  

[Gerçeğin Gözü]

>>>Detaylar

“Gerçeğin Gözü mü? Bu, Antoine’nin ünvanı değil mi?”

‘Gerçeğin Gözü Antoine’ yazısını gördüğümde, basit bir şekilde bunun ünvan olduğunu tahmin etmiştim. Ancak, bu pasif yeteneği gördükten sonra artık kesin olarak emin oldum.

‘Gerçeğin Gözü’ önemli bir isim gibi görünüyordu ve Antoine ile ilgili bilgi kısmındakilere bakılırsa da canlıları incelemeye yarıyordu. Bundan emin olmak için bu becerinin bilgi kısmını tekrar okumam gerekiyordu. Bilgi kısmını tekrar okumayı istediğim sırada, önümde bir yazı grubu daha oluştu.

Pasif Yetenek: Gerçeğin Gözü

Açıklama: Tüm canlıların kendine atanmış rolleri ve sahip oldukları potansiyellerinin ortaya çıkan seviyesi görünür.

Bu açıklamayı gördüğümde, derin bir nefes alamadan edemedim. Böyle bir yetenek olduğunu tahmin etmiştim ama açıklamayı iyi bir şekilde okuduktan sonra etkilenmeme de engel olamadım. Bu beceri, eğer tahmin ettiğim gibi ise karşımdaki kişilerin tüm özelliklerini veya çoğu özelliğini görmemi sağlayacaktır. Daha önce izlediğim bir savaş filminde şöyle bir söz duymuştum;Kazanmaya giden yol, düşmanını tanımaktan geçer.

Edindiğim bu Gerçeğin Gözü yeteneği sayesinde, artık karşımdaki kişileri daha iyi tanıyabilecektim.

Bu sayede, karşımda benden çok güçlü biri varken ‘abi,abi’ çekebilir idim ve benden güçsüz biriyle karşı karşıyayken de kibirli bir şekilde karşısında durabilir idim. Bu yolla, ileride atacağım adımlar daha kararlı olabilirdi.

İzlediğim dövüş filmlerinde, kendine usta diyen kimseler genelde ilk önce birbirleri üzerinde birkaç basit hareketleri deneyerek karşılarındakilerin gücünü anlamaya çalışırlardı.

Eğer bir rakip ile karşılaştığımda bu rakibim benim üzerimde birkaç basit hareket denemek ister ve kendini tutarsa, onun karşısında olan ben Gerçeğin gözü ile onun tüm potansiyelini göreceğimden, kendimi tutmadan saldırı yapabilirdim.

Böyle bir yetenek, ölümü ve yaşamı kontrol edecek derecede üstün bir potansiyele sahiptir.

Bu tür bir yeteneği elde ettiğim için yüzümde bir gülücük oluşmasına engel olamadım. Bakışlarım istemsizce Antoine’nin cesedinin üzerine düştü.

Antoine’ye olan bakışlarım saygının yanı sıra artık minnet ile de doluydu.

Kutsal Braunya imparatorluğundan saygıdeğer Gerçeğin Gözü Antoine! Sizin gibi onurlu bir insanın ölümü çok üzücü! Ancak! Bunu yapma sebebiniz koca ve iyilik dolu bir kalbe sahip olmanızdır! Bu durumda, kim sizin onurunuzla ölmediğinizi iddia edebilir?! Kim sizin saçma bir şekilde öldüğünüzü söyleyebilir?! Saygıdeğer Gerçeğin Gözü Antoine! Sizin karşınızda, minnetle ve saygıyla eğiliyorum!”

Bu sözlerimden sonra, dizlerimi yere dayıyarak yere çömeldim ve kafamı da birbirine kilitlemiş olduğum ellerimin üzerine gelecek şekilde eğdim.

Karşımda duran bu adama, saygımı ve minnetimi ifade etmek için elimden gelen tek şey şimdilik buydu. Ancak, açlığımı dindirdikten hemen sonra bu onurlu kişiyi düzgünce gömmeyi planlıyordum.

Eğildiğim sırada, aklımdan düşünceler geçmeye başladı.

Onurlu ve sınıf ayrımını önemsemeyen bir kişi!

Sırf iyi biri olduğu için ölen sayısız köylü yüzünden yas tutan bir kişi!

Virüslü olan bir domuz ordusuna karşı yılmadan savaşan bir kişi!

Korkusuz olarak anıla-

Düşüncelerimin ortasındayken bir anda duraksadım.

Kafamı yerden yavaşça kaldırdım ve az önce fark ettiğim bir detaya yoğunlaştım.

“Virüslü olan bir domuz… Virüslü Yaban Domuzu?”




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 557

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15090 Bölüm Sayısı


creator
manga tr