Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 7: İnsan Oğlunun Laneti


Birkaç saat uğraştıktan sonra, ilk öldürdüğüm de dahil toplam 300 adet Virüslü Tavuk’un hayatına son vermeyi başardım.

300 adet Virüslü Tavuk hedefini kendim seçmiştim çünkü işlerin uzun süreceğini tahmin ediyordum.

Virüslü Tavuk’lar, güçsüz bir türdü. Ancak, ne kadar güçsüz olsalar da, 1000 tanesi ile karşılaşılacağım için yaralanmak kaçınılmazdı.

Sadece 300 tanesini kesmek bile vücudumda birçok kesiğe ve çiziğe neden olmuştu.

Dinlenmeye karar verdiğim için, beni buraya getiren kapının önüne döndüm. Virüslü Tavuk’ları öldürmeye başladığımda, fazla uzaklaşmamaya dikkat etmiştim. Her ne kadar ağaçların sıklığı pek fazla olmasa da, yeterince uzaklaştığım sürece kaybolma riskim vardı.

Neresi olduğunu bilmediğim böyle bir ormanda, güvenli olarak kabul edebileceğim bir yer yoktu. Bu nedenle, şimdilik sadece geldiğim kapıyı güvenli olarak kabul edebilirdim. Çünkü, o noktanın yakınlarında Virüslü Tavuk yoktu.

Geri dönüş yolunda, katliamını yaptığım Virüslü Tavuk cesetlerinin yanlarından geçtim.

Her yer, başları ve vücutlarının çeşitli bölgeleri ezilmiş olan tavuklarla doluydu.

Ölenler sadece tavuk olsa bile, etrafı bir ölüm aurası kaplamış gibiydi. Eğer bu manzarayı vejeteryan bir insan görseydi, şok geçirir ve bunu protesto ederdi. Ancak, etrafta protesto edecek bir toplum veya yönetim olmadığından, sözlerini sadece havaya söyleyebilirdi.

Cesetlerin yanından geçip sıkıca kapatılmış olan tahta kapının yanına vardım. Ormana doğru bakacak şekilde çömeldim ve yere oturdum.

Kuş gribi salgını nedeniyle kurşuna dizilmiş gibi görünen ceset yığınına doğru bakarken derin bir nefes aldım.

Ardından, bakışlarımı vücudumun üzerinde gezdirdim. Üzerimdeki t-shirt, Virüslü Tavuk pençeleri ve gagaları nedeniyle tanınamaz hale gelmişti. tşörtümün üzerine basılı olan Al Paçino suratı, artık sadece desenlerden ibaret haldeydi.

Kısalığından dolayı altımdaki beyaz şort zarar görmemişti ama birçok kez yere düşüp kalkmam nedeniyle beyazlığının çoğunu kaybetmişti.

Artık, dilenciden farksız bir görünüme sahiptim.

Vücudumda sayısız çarpışmanın verdiği yorgunluk vardı. Ancak, 300 tavuk kesmeme rağmen devam edebilir gibi hissettiğimden, bu yerdeki yorulma oranımın daha az olduğu kesindi.

Devam edebilir gibi hissetmeme rağmen durmamın sebebi, sonrasında olacakları düşünmem.

Her ne kadar, daha zor yoruluyor olsam bile sonuçta yoruluyordum. Henüz şiddetli olmasa bile açlık hissettiğimin de farkındaydım. Yemek yemeye ve dinlenmeye ihtiyacım vardı.

İnsanoğlu ve doğada bulunan diğer bütün canlılar, ‘beslenme’ olarak adlandırılan lanetin etkisi altındadır. Ben de sıradan bir insan olarak bu etkinin korkusuyla hareket ediyordum. Hiç dinlenmeden yapacağım bir tavuk katliamı, en sonunda acıktığım zaman yemek bulacak enerjimin kalmamasına neden olabilirdi. Bu nedenle, yemek olayını çözmek için dinlenmeye karar verdim.

Tavuk katliamı nedeniyle kafam doluydu. Bu doluluğu atmak için en azından birkaç dakikaya ihtiyacım vardı.

Gözlerimi kapattım ve kendimi sakinleştirmeye başladım.

Birkaç dakikanın ardından gözlerimi açtım. Artık, biraz daha sakin hissediyordum.

Düşünmeye başladım.

Yemek bulmam gerekiyordu.

Peki nereden bulacaktım?

Virüslü Tavukları mı yeseydim?

…kesinlikle hayır.

Adında ‘virüs’ geçtiğine göre, besin olarak pek uygun olmamalıydı.

Peki ya ağaçlar?

Ağaçlar… meyve verebilirdi.

Bakışlarımı ağaçlara çevirdim.

Karşımda duran ağaçların hepsi ölüydü.

Ancak, o anda etrafta başka bir yiyecek öge göremediğim için, bana en mantıklı gelen kaynak ağaçlardı.

Bu nedenle, ormanın daha derinlerine ilerlemeye ve meyvesi olan ağaçlar aramaya karar verdim.

Karşıma çıkacak olanlar sadece Virüslü Tavuk olduğu sürece, pek sorun yaşamadan ilerleyebilirdim.

Ayaklandım ve Tahta Sopa’mı alarak kuzey yönünde ilerlemeye başladım. Çünkü katliamımı o yöne doğru ilerleyerek yapmıştım.

O yönün kuzey olduğunu nereden bildiğime gelirsek… kapıyı merkez olarak aldım.






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15090 Bölüm Sayısı


creator
manga tr