Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Hımbıl: Zindan Kemiren - Bölüm 2: Bu Bir Oyun mu?


Yaşadığım bu olaylar kafamı karıştırdı.

Her zamanki gibi normal bir yaz günüydü.Şezlonguma oturmuş güneşlenmeyi planlıyordum. Ancak, aldığım şey güneş yerine daha parlak bir şey olmuştu.

Atom bombasının etkisini bilmiyorum ama bu yaşananlara bakılırsa ondan bile daha beter bir şey olmalıydı.

Sonuç olarak, artık neresi olduğunu bilmediğim bir yerdeydim.

Bu yaşananlar, oyunlarda gördüğüm başka dünyaya geçiş olaylarına benziyordu.

Ancak, bu olaylar yaşanmadan hemen önce ölümle burun buruna olduğumu hatırlıyorum.

Başka dünyaya geçiş dediğin, bir anda tanrı katına çıkıp güzel tanrıçalardan önemli görevler aldığın bir durum değil miydi?

Bulunduğum mahzen, hiç de tanrı katıymış gibi görünmüyordu.

Bu düşünceler ile kafa karışıklığı içinde olduğum sırada, gözlerimin önünde bir yazı gurubu oluştu.

Görev: Odadan kurtul

Ödül: Resmi Keşifçi

Bu yazı gurubu, bir anda ortaya çıkıp yok olmuş olsa bile, kafamın içine kazınmış gibiydi. Yazılı olanlar, detay içermiyordu. Basitçe, bu odadan ayrılmamı istiyordu. Ödül olarak da, ‘Resmi Keşifçi’ yazıyordu. Bu, bir tür unvana benziyordu. Daha önce oynadığım oyunlarda, bu çeşit bir unvan duyduğumu hatırlamıyordum. En azından ilk seviyelerde bunun gibisini görmemiştim.

Bu yazı gurubunda geçenleri düşündüğüm sırada, sanki bir noktayı gözden kaçırıyormuşum gibi hissettim.Sol elimi çeneme götürdüm ve sıvazlamaya başladım. Nereyi gözden kaçırdığımı anlamaya çalışıyordum. Bunu birkaç saniye sürdürdükten sonra, gözden kaçırdığım noktanın ne olduğunu fark ettim.

“Bu, bir oyun mu?”

Kafamı kaldırdım ve etrafı inceledim. Kayanın içine oyulmuş gibi görünen ve aşağı yukarı 4x4m boyutlarında olan bir oda. Eğer, bir oyun açısından bakarsak, burası zindan bölgelerine çok benziyordu.

Bu düşünce beni çok şaşırtmıştı. Ancak, daha az öncesinde ölümle burun buruna geldiğim için, bunu sorgulamaya hakkım yoktu. Sonuçta, çoktan hayatımdan vazgeçmiştim. Bu durumda, sadece akışına bırakmak en iyisi olmaz mıydı?

Görevde yazanları düşündüm.

Bulunduğum odadan ayrılmamı istiyordu. İlk yapmam gereken hareket, pratik olarak yan tarafta duran kapıyı kullanmak olurdu.

Kapının yanına yürüdüm. Bu kapı, tahtadan yapılmış gibi görünüyordu. Duvara tutturulan tarafında kapının yarısına kadar uzanan demirler vardı. Kapı kolunun olması gereken yerde, itip çekmek için kullanılan yuvarlak bir halka vardı.

Bu görüntü, beni şaşırtmıştı.

Kapının, herhangi bir kilidi varmış gibi görünmüyordu. Sadece iterek bile açılabilirmiş gibiydi. Doğal olarak, ben de bunu denedim. Ancak, kapı bir milim bile hareket etmedi.

Buna şaşırmamıştım.

Eğer bu kadar basit olsaydı, görev olmaya değmezdi. Bunun yanı sıra, eğer böyle basit bir şekilde açılsaydı içeriye girmezdim.Hiçbir zorlama olmadan açılan bir kapı, beni büyük ihtimal bir tuzağa götürürdü.

Kapının kolay bir şekilde açılmadığını fark ettiğim için, artık zorlayabilirdim.

Bir elim ile halkayı tutarken, diğer elimi de kapıya dayadım ve güçlüce itip çekmeye başladım. Ancak, hiçbir hareket oluşturamadım.

Biraz umutsuzluğa düşmüştüm.

Sanırım, 18 yıllık hayatım boyunca tembellik etmenin cezasını çekiyordum.

Kapıya dayalı olan kollarımı çektim.Arkamı dönüp biraz geri çekildim.Ancak, pes etmiş değildim. Tekrar kapıya doğru döndüm. Derin bir nefes aldım ve kalçalarımı sıkılaştırdım. Ardından, sağ ayağımı kaldırdım ve tüm gücümle kapıya doğru vurdum. Ancak, kapı hala bir milim bile hareket etmemişti.

Sadece bununla kalsa iyiydi.

Gaza geldiğim için tüm gücümle yaptığım bu darbe, kapının hiç hareket etmemesiyle geri tepti ve benim kıç üstü yere düşmeme neden oldu.

Bir acıyla inledim.

“Hay, s*keyim!”

Ayağımda yoğun bir ağrı oluşmuştu. Sanki, tahtaya değil de sert bir kayaya vurmuş gibiydim.

Vücudumu tekrar doğrulttum. Bunu yaparken, ayağımdaki ağrı nedeniyle biraz zorlandım.

Sendeleyerek, yan taraftaki sandalyeye ilerledim.

Sandalyeye oturdum ve durumu değerlendirmeye başladım.

Kapı işi yaş gibiydi. En azından, kendi gücümle açmam imkansızdı. Bu durumda, zekamı kullanmam gerekiyordu.

Burası bir tür bulmaca olmalıydı.

Henüz daha yeni geldiğimden, pek zor olacağını düşünmüyordum.

Bakışlarımı tekrardan odada gezdirdim.

Tavanda, bir delik veya tutmalık bir yer yoktu. Sadece çıkıntılı kayalar vardı. Duvarlar da, tavandan farklı bir şeylere sahip değilmiş gibiydi. Kafamı eğip, masanın ve sandalyenin altına da baktım. Ancak, oralarda da işe yarar bir şeyler göremedim.

Biraz umutsuzluğa düşsem de, incelemeye devam etmem gerektiğine karar verdim.

Bakışlarımı masanın altından çektiğim sırada, gözüm bir şeye takıldı.

Duvarın zemin kısmında bir delik vardı. Bunun bir ipucu olabileceğini düşündüm ve başarma hissiyle doldum. Ayaklandım ve o deliğe doğru yürüdüm. Deliğin yanına geldiğimde, biraz inceledim.

Küçüktü.

Sadece, bir kolumu sokabilecek kadar yer var gibiydi. Eğilerek kafamı yaklaştırdım ve gözlerim ile duvardaki bu deliğin içine bakmaya başladım. Ancak, hiçbir şey göremedim.

Duvardaki bu deliğin içi karanlıktı ve hiçbir şey seçilemiyordu.

İçine bakmayı sürdürdüğüm sırada, ellerimi kullanarak kontrol edip etmeme konusunda düşünmeye başladım.

Düşünceler içindeyken, delikten bana doğru yaklaşan bir görüntü fark ettim.

Bu görüntü ile, korktum ve hızlıca geri çekildim.

Ancak, ağrıyan bacağım nedeniyle dengemi sağlayamadım ve tekrar kıç üstü düştüm.

Bu olduğu sırada, duvardaki delikte bulunan görüntü de dışarıya çıktı.

Bir fareydi… veya sıçandı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1045

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 952

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 793

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 756

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 561

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 558

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 555

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 507

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 472

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 251

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 166

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 105

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10981 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15093 Bölüm Sayısı


creator
manga tr