“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

YÜCE FUTBOLCU - Bölüm 39: Sınıfı Şaşırtmak!!


              Ali ofisten çıktıktan sonra takım arkadaşları ile biraz  konuştu onlara veda edip ayrılmak üzereyken Fikret Akdemir onun yanına geldi.

 

     - Güzel röportajdı ama biraz fazla iddialı olmadı mı konuşman?

 

     - Hocam bişeyler başarmak istiyorsam en zor olan hedefi seçmeliyim. Seçmeliyim ki çok çalışmak zorunda kalayım. Hem söylediklerimi de yapabileceğime inanıyorum, merak etmeyin dün kendim gibi oynadığımda farkettim bu lig bana göre değil sahadaki rakip benim için çok zayıftı. İstediğim herşeyi yapabiliyordum.

 

     - Ama biliyorsun ki rakip ligin zayıf ekiplerinden birisi.

 

      - "Biliyorum bu yüzden diğer maçlarda da bana şans vermenizi istiyorum artık hazırım." Ali sevimli bir gülümseme ile hocasına bakıyordu.

 

     - Bunu isteyeceğini biliyordum,  bu hafta tekrar onbirde olacaksın merkezi orta saha oynayacaksın. Dünkü futbolun aynısını oynarsan onbirde kalıcı olacaksın.

 

     - Siz hiç merak etmeyin, bu kararınızdan pişman olmayacaksınız.

 

     - İnşallah, sahadaki iki bölgede senin hakim olmanı istiyorum maçı hücum bölgesinde oynatmanı istiyorum. Orta saha ve savunma geçilmez olacak arkadaşlarını hücum bölgesinde oynat bir general gibi yönetmeni istiyorum.

 

     - Röportajda demek istediğimi anlamışınız hocam hahaa merak etmeyin en sevdiğim oyun tarzıdır benim için sizde eğleneceksiniz izlerken.

 

     - Göreceğiz, ne yapacaksın bugün?

 

     - Eve gideceğim dinleneceğim.

 

     - Aferin gidip dinlen yarın  antrenman var.

 

     - Tamam hocam

 

 

     Ali doğrudan eve gitti yapacak bişeyi yoktu. Bütün gün yabancı dizi izledi. Ertesi sabah tekrar üniversiteye gitti ilk ders bittikten sonra Ali kantine gitti Semih, Mehmet ve Ramazan hocanın vermiş olduğu makaleyi ingilizce yazmaya çalışıyorlardı. Bu Ali için sorun değildi Türkçe kadar kolay bir şekilde yazabilirdi. Tek başına kantinde oturuyordu kulaklığını takmış “Contra- Bir yana” dinliyordu. Soğuk kahve içiyordu gözlerini kapatmış müziğin içine bırakmıştı kendini. Kendine doğru parfüm kokusu yaklaşmaya başlamıştı gözlerini açtı. Gelen kişinin Burcu olduğunu görmüştü elinde kitaplar ve birde kahve vardı. 

 

     - Afedersiniz, buraya oturabilir miyim diğer masalar dolu oturacak yer bulamadım. 

 

               Ali kulaklığını çıkardı, etrafına baktı gerçektende masalar doluydu ama hoş bir süprizle karşılaşmıştı diğer üç kızda yakınlarındaki masaya oturmuşlardı. Diğerleri erkekleri bir türlü kandıramamışlardı. Başarısız girişimlerinin sonunda daha önce hiç hamle yapmamış olan Burcu’ya yardım etmeye gelmişlerdi. Ali ilgisiz bir şekilde Burcu’ya dönüp;

 

 

     - “Tabi ki, oturun lütfen tapulu malım değil nede olsa.” Ali tekrar kulaklığını takıp müzik dinlemeye devam etti, gözlerini kapatmıştı.

 

               Burcu, Ali’nin karşısına oturdu kitap okuyormuş gibi yaptı 10 dakika geçti Ali’nin hâla gözleri kapalı bir şekilde müzik dinlediğini kendisine hiç bakmadığını farketti. Kendini üzgün hissediyordu konuşmayı başlatabilmek için hiçbir fırsatı yoktu. Diğer kızlarda Ali’nin tepkisizliğini farketmişlerdi. Ali birden gözlerini açtı, saate baktı sonrada masadan kalkıp gitti. Burcu şaşkın bir şekilde Ali’nin arkasından bakıyordu.

 

 

     - Cool görünmeye çalışmıyorsa bende bişey bilmiyorum, üzülme birdahaki sefere seninle konuşacak.

 

                Zeynep ve diğerleri Burcu’yu teselli etmeye çalışıyorlardı ilk denemesi başarısız olmuştu. Herhangi bir girişimde dahi bulunamamıştı. Ali sınıfa gitti kızlarla uğraşacak havasında değildi. Ders başladığında yine aynı hocanın dersiydi sınıfa makaleye başlayıp başlamadıklarını sordu. Arka sıralardan birisi parmağını kaldırdı.

 

      - söyle

 

     - Hocam illaki yazmak zorundamıyız, direk çevirip okusak olur mu?

 

     - O kadar yetenekli olduğunu düşünüyorsan yapabilirsin buyur.

 

     - “Ne yapıyorsun Ali otursana.” Semih, Ali’nin ne yapmaya çalıştığını anlamamıştı.

 

     - Sorun değil çevirebilirim.

 

               Herkesin  makaleleri farklıydı bu yüzden birbirlerinden kopyalayamazlardı. Ali eline makaleyi aldı makalesi iklim değişikliği ile ilgiliydi daha sonra İngiliz aksanı ile makaleyi okumaya başladı. Sınıftaki herkes şaşkın bir şekilde Ali’ye bakıyorlardı. Ellerinde her imkan vardı google çeviriden bile yardım alıyorlardı ama yinede çeviri yapmak çok zordu ama bu çocuk direkt Türkçe metni İngilizce’ye çeviriyordu ve tek bir duraklamada yoktu. Hocada şaşırmıştı söylenen her kelime cümle doğruydu Ali’ye verdiği makalenin bir örneğide kendindeydi. Ali’nin yanına gitti gerçektende Türkçe metne bakarak çeviri yaptığını gördü.

 

     - “Bu kadar yeterli, çeviriyi doğru yaptın neden hazırlık okuyorsun geçemedin mi?” Hoca bunu ingilizce sormuştu.

 

     - “Bilerek kaldım, hazırlık okumak istedim eksiğim varmı diye görmek istedim bide ben biyomedikal öğrencisiyim benim fakulte sakin oluyormuş öğrenciliğin tadını çıkarmak istedim.” Ali ingilizce cevap vermişti.

 

               Hoca akıcı ve düzgün bir aksan ile cevap verdiğini görünce Ali’nin gerçektende ingilizce bildiğine ikna olmuştu. Sonra tekrar masasına döndü. 

 

     - Evet arkadaşlar, sizinde gördüğünüz gibi arkadaşınız çok iyi ingilizce biliyor ve akıcı bir şekilde konuşuyor sadece biraz daha öğrenci gibi yaşayabilmek için bilerek hazırlığa kalmış. Gitmeniz gereken çok yol var bakın arkadaşınız kendini geliştirmiş ama hayatın tadınıda çıkarmak istiyor. Adın neydi bu arada?

 

     - Ali, hocam.

 

     - İngilizceyi nasıl öğrendin?

 

     - Aslında okulda öğrendiğim İngilizceyi kendim uğraşarak geliştirdim kitaplar okudum, dizi, film ne varsa kendim dinleyerek öğrendim sıksık tekrarladım sürekli kelime ezberledim.

 

     - Aferin çok iyi akıcı konuşuyorsun, kendini geliştirmen güzel ama bilmelisinki İngilizce artık zorunlu bir dil her yerde İngilizce konuşuluyor. Bilmek zorundasın ve zorundasınız. Daha fazla dil öğrenmelisiniz tek bir dil ile olmaz İngilizce artık yabancı bir dil olarak sayılmıyor.

 

     - Biliyorum bunun farkındayım hocam bu yüzden İngilizce haricinde İspanyolca, Fransızca ve Rusçada da geliştirdim.

 

     - “Yani 3  dil daha mı biliyorsun?” Hoca şaşkın bir şekilde Ali’ye bakıyordu. Sınıftakilerde çok şaşırmıştı  bir dil neysede dört dil bilmek onlar için kalplerine bir hançer girmiş gibi hissettiler. Karşılarındaki bu kişi belkide iş hayatında rakipleri olacaktı ve o rakip adeta bir canavardı. Dört dil ne demek çok kolay bir şekilde işe girebilirdi. Ali tepkileri görünce bildiği asıl dilleri söylemediği için mutlu olmuştu.

 

     - Evet hocam toplamda 4 dil biliyorum hepside aynı seviyede.

 

     - Burada okuyarak zamanını boşa harcadığını düşünmüyor musun?

 

     - Böyle zamanları tekrar yaşayamayabilirim hayatın her anını yaşamak istiyorum.

 

     - iyi sen bilirsin ama bilmelisinki göreceğin derslerin sana hiçbir faydası olmayacak.

 

     - farkındayım hocam ama ben yinede derslere gelmek istiyorum çünkü arkadaşlarım ile beraber ayni derse girmek beni mutlu ediyor ilerde böyle vakit bulayamayacağımı düşünüyorum.

 

     - İyi sen bilirsin, sorusu olan var mı?

 

 

               Sınıfta ders devam ediyordu, Semih ve diğerleri Ali’ye garip bir şekilde bakıyorlardı.

 

     - “Neden yabancı dil bildiğini bize söylemedin?” Ramazan kızgın bir şekilde sormuş diğerleride kafalarını sallıyorlardı Ramazan’ın sorusunu onaylar şekilde.

 

     - Sormadınız ki söyleyeyim durduk yere ben dört dil biliyorum diye konuşamam ya.

 

     - “Biz sormasak bile biz derste kıvranırken bize yardım edebilirdin.” Mehmet makale yazarken canı sıkılmıştı.

 

     - Benim için sorun değil size yardım ederim ama fazla bişey beklemeyin nede olsa bu makalenin bana bir faydası olmayacak sizin için bu makaleler.

 

               Üçlü rahatlamıştı her ne kadar ellerinde yararlanmak için bir imkanları olsada bilen bir kişiden yardım almak ayrı bişeydi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 465

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17770 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24161 Bölüm Sayısı


creator
manga tr