Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Yıldızlar Kralı - Bölüm 63 : Neden!?


 

 

Mely, Ersa'nın çocuğu durduğunu görünce hem şaşkın hem de mutluydu. Çocuk ise Ersa'nın elinden kolunu sallayarak kurtuldu. Mely kızgınlıkla çocuğa bağırdı. ''Ne yaptığını sanıyorsun!? Kelebek Savaşçıları Grubundan biriyim diye gelmek zorunda mıyım? Kim, sen mi bu kuralı koydun?'' En çokta çocuğun kendi bileğini tutmaya çalışmasına sinirlenmişti. Kim oluyordu da kendisi ile temasta bulunma hakkını kendinde buluyordu!?

Çocuk, Ersa'ya bağıracakken Mely'nin hiddetli tepkisi ile kalakalmıştı. ''Hayır, özür dilerim. Öyle bir niyetim yoktu.''

Mely, kıyafetindeki kelebek rozetini çıkardı ve oda arkadaşının eline zorla verdi. Herkes Mely'nin ne yapmaya çalıştığını hayretler içerisinde izliyordu. Düşüncelerinin doğru çıkmasını istemiyorlardı.

''Artık Kelebek Savaşçıları Grubununun bir parçası değilim. Göreve gelme yükümlülüğümde yok.''

Çocuk donup kalmışken Mely, Ersa'nın bileğinden tuttu ve dışarı çekmeye başladı. Ersa şaşkın ifade de Mely'nin peşinden sürükleniyor haldeydi. Mely'nin Kelebek Savaşçıları Grubundan çıkması onu da şaşırtmıştı.

''Mely?'' Ersa'nın seslenmesini duymamış gibi yürüyen Mely Ersa'nın ikinci seferde bağırması ile ona döndü.

''Mely!''

Mely döndüğünde elinin olduğu yere baktı ve biraz kızardıktan sonra çekti. ''Üzgünüm. Sinirlenmişim.''

''Hayır sorun değil.'' Ersa, Mely'nin sağ yanağını sıktı ve güzel bir kahkaha attı. ''Seni böyle kızgın görmemiştim. Neden bu kadar takıyorsun, boşver o çocuğu. Hem gruptaki herkes böyle değildir. Ani bir karar vermemelisin.''

Mely, Ersa'nın öğütlerini dinlerken yanağını sıktığını unutmuştu. Cümlesi bittiğinde Ersa'nın hala yanağında olan elini fark etti. Hemen eline vurdu ve kızdı. ''Hey, çocuk muyum ben? Dalga mı geçiyorsun, tavsiye mi veriyorsun?''

Ersa bir daha kahkaha attı. Mely'nin bu halleri çok tatlı geliyordu ona. Mely, gözlerini devirdi ve arkasını dönüp yürümeye başladı. Ersa hemen arkasından koştu. ''Ee, planın ne? Grup oluşturup şunlara dersini verelim mi?''

Mely, Ersa'ya şaşkın bir ifadeyle baktı. Yüzündeki ifadenin hala ciddi olmadığını anladı ve elini uzatıp karnını çimdikledi. ''Ouuch!''

Ersa'nın grup tarzında şeylere ilgi duymadığını biliyordu. ''Tamam kızgın olma. Biz ikimiz bir grubuz, yetmez mi bu?''

Mely bu sözleri duyduğunda tebessüm etti.

...

Mely ve Ersa, ayrıldıktan sonra Ersa odasına döndü. Ray ve Berk de orada olduğunda heyecanla karşılandı. ''Bu sefer düşündüğümüz kadar uzun sürmedi.''

Berk ve Ray, Ersa'ya yaklaştı ve sarıldılar. ''Nasıldı, görev?''

''Güzelce halledildi.''

Ray güldü ve ''Sendende bu beklenirdi.'' dedi.

Ersa iki arkadaşı ile sohbet ettikten sonra yatağına uzandı. Bu akşam Mely ile buluşmayacaklardı. Bu nedenle dinlenmeyi düşünüyordu. Bedenine giren siyah maddeden beri daha çabuk yorulduğunu hissetmeye başlamıştı. Bu durumu düşündüğünde yarın kesinlikle durumunu kontrol etmeye karar verdi.

Sürekli kesintili bir uyku çektikten sonra sabahın erken saatlerinde uyandı ve ormana gitti. Vücudunu kontrol edecekti ilk olarak. Denge yüzüğünden tıbbi malzemeleri çıkardı ve vücudundan kan çekti.

Ardından kanını küçük bir tüpün içine koydu. Sonrasında birkaç tüp daha kan çekti. En son 10 tüp kan örneği elde etmişti.

''Şimdi araştırmaya başlayabilirim.''

Bir tüpü aldı ve içindeki kana başka bir sıvı ekledi. Şeffaf sıvı kanı ile karıştıktan sonra yavaş yavaş değişim geçirmeye başladı. Normal bir kanda şeffaf sıvıyı ekleyince dönüşüm rengi mavi oluyordu, ama Ersa'nın kanı renk değiştirmeye devam ettikçe koyu bir renge büründü. En sonunda tüpte simsiyah bir sıvı kalmıştı.

Ersa, gözleri genişlemiş halde tüpe baktı. ''Bu şeyde neyin nesi?''
Tıp çalıştığı yıllar boyunca böyle bir durumla karşılaşmamıştı. Hasta olan kişinin kanı bile mavinin bambaşka tonlarına bürünüyordu.

O kadar şaşırmıştı ki parmakları gevşemiş ve tüpü yere düşürmüştü. Tüpün yere çarpış sesi ile birlikte içindeki siyah sıvı toprağa dökülmeye başladı. Ersa, hemen kendine geldi ve tüpü yerden aldı.

Bu sırada topraktaki gelişim kendisini çok daha hayrete düşürdü. Yemyeşil bitkilerle kaplı toprak yavaş yavaş solgunlaştı, solgunlaştı ve çürüdü. Ersa'nın ifadesi de toprak gibi orantılı olarak değişti. Gittikçe şok oluyordu.

Otuz santimetre karelik alandaki toprak tamamen ölü bir hale büründü ve simsiyah bir hal aldı. Ersa hemen başka bir tüp eline aldı ve yemyeşil bir toprağın üzerine birkaç damla döktü. Bu sefer dökülen sıvı kıpkırmızıydı.

Toprak ve kan temas ettiğinde toprak bir anda solmaya başladı. Bitkiler çürüdü, toz haline dönüp havaya karıştı. Ersa ise kanının etkisinden hayretler içerisine düştü. ''Kanım yaşamı yok ediyor? Sebebi siyah madde mi?''

İfadesi dehşet verici bir hale büründü. Siyah maddenin bu kadar korkutucu olduğunu düşünmemişti. Kanını doğaya aykırı bir şey haline çevirmişti!

Dakikalarca düşünce durumunda kaldıktan sonra aklına başka bir problem geldi. ''Sadece dışarıya mı zarar veriyor, yoksa benim vücudumu da yok ediyor mu?''

Tıp konusunda uzmanlaşmış biri olarak bedenini yok ettiği konusunda neredeyse emindi. Birkaç gün önce yaşadığı acı verici tecrübeyi düşündüğünde, bedenini yok etme ihtimalini kesinleştirmişti.

Daha ne olduğunu bile bilmediği bir sorundu bu. Tıpta görülmemiş duyulmamış bir şey. Çözülemeyen çekirdek sorunundan sonra bu sorunda eklenince zihni ağır bir yükün altında kalmış gibiydi.

Vücudunu yere bıraktı ve toprağa sert bir düşüş yaşadı. Gökyüzüne anlamsızca bir süre baktıktan sonra durduk yere gülmeye başladı. Gülmenin anlamının tersine acı haykırıyordu sesi.

Benim kaderim? Hayatım? Neden tüm bunlar başıma geliyor? Neden iyi bir şey yaşamıyorum? Neden bir tek istediğim bir şey hayatımda gerçekleşmiyor?

Düşünceler aklında kızgınlıkla geçerken ağır ve boğuk bir sesle bağırdı. ''Neden!!''

''Neden!!''

''Neden!!''

Gözleri kızarırken ağlamamak için kendisini zor tutuyordu. ''Ned---''

Tekrar bağıracakken vücudu titremeye başladı. Gözleri kırmızı bir hale büründü. Vücudunun her bir parçası sanki kemiriliyordu. ''Ahh, öhğü'' Acı haykırışlar eşliğinde yerde kıvrandı. Durmak bilmeyen öksürükleri eşliğinde ağzından kanının siyahlaşmış hali akıyordu. Arada nefessiz kalırken boğazını tutuyordu.

Her şeyin aynı anda yaşanması ile dehşet verici acı, vücuduna hakim durumda öksürüyor daha acısına dayanamaz halde nefessiz kalıyordu.

Gözleri kıpkırmızı hali ve yüzünün bembeyaz hali korkunç bir görünüm ortaya koyuyordu. On beş dakika civarında muazzam miktarda fazla acıya dayandıktan sonra bedeni hiçbir şey yapacak konumda değildi.

Kolunu bile zar zor oynatıyorken sürüne sürüne bir ağaca yaslandı. Elinin tersi ile ağzının kenarındaki kanları sildi ve bomboş gözlerle gökyüzüne baktı. Tek kelime edecek hali yoktu. Boğazı, kalbi, organları, tüm vücudu öylesine çökmüş haldeydi ki nefes almak bile zor geliyordu.

Sağ elini kalbine götürdü ve sol göğsünü sertçe sıktı. Tırnakları ile acımasızca etini delerken yüzü ifadesizdi. Sanki hiçbir şey hissetmiyordu.

Cansız gözlerini gökyüzünden çekti ve ellerini yere koydu. Vücudunu öne eğerek elleri ile destek aldı ve dişlerini gıcırdatırken ayağa kalktı. Vücudu sanki rüzgar esse uçacak gibiydi. Rüzgarda sallanan bir yaprağı andırıyordu.

Zorlukla sağ ayağını bir adım öne attı, ardından diğerini ve hareketleribin getirdiği ağrıyı umursamadan yürümeye devam etti. Uzun ve meşakkatli bir yürüyüşten sonra bir gölün önüne gelmişti. Bedeni sallanırken kendisini havanın akışına bıraktı ve suyun soğukluğuna teslim etti.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1486

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 795

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17347 Üye Sayısı
    • 779 Seri Sayısı
    • 35952 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr