“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Yıldızlar Kralı - Bölüm 58 : Mağara


 

Ersa ve Mely, ilk günde akşama kadar canavarların hareketlerini gözlemlediler. Farkına vardıkları etrafta otuz adet canavar varken, bir adet artmalarıydı.

Akşam olduğunda çevrede yeşillik bir alan buldular ve orayı kendilerine göre ayarladılar. ''Yeni gelen canavar, gözümüzden mi kaçmıştı? Yoksa bir yerden mi geldi?'' Mely, Ersa'nın fikrini almak için sordu.

''Emin değilim, ama gözümüzden kaçtığını sanmıyorum. Büyük ihtimalle bir yerden gelmiş olmalı.''

''Evet bende öyle düşünüyorum.''

İkili yere serdikleri örtülerin üzerine aralarında iki kişilik mesafe koyarak uzandılar. Mely gökyüzündeki yıldızlara baktı, sonra yanındaki çocuğa.

Bugün çok mutluydu. Muazzam bir gökyüzünün altında, Ersa'ya yakın yatıyordu, ama çok da heyecanlıydı.

İlk kez bir geceyi yan yana geçireceklerdi. Ersa kısa sürede uykuya daldığında Mely de onu izleyerek uyumaya çalıştı. Bu sırada çevreden küçük bir ayak sesi geldi. Tavşan ya da sincap tarzından bir hayvanın ayak sesine benziyordu.

Ersa hemen saldırıya hazır bir şekilde ayağa kalktığında Mely şaşkın bir ifade ile ona baktı. Sadece küçük bir hayvandı, bu kadar ciddi bir tepki vermesi aşırı değil miydi?

Ersa bir şey olmadığını fark ettiğinde rahat bir nefes aldı. Sonra Mely'nin telaşlı yüzünü gördü. ''Üzgünüm, biri geldi sandım.''

Mely'nin bu sözlerle kalbi sıkışmıştı. Yabani yolda ona saldıran insanlardan dolayı böyle büyük bir tepki ile uyandığını fark etti. Ersa tekrar uyumaya geçerken gözleri nemlendi.

Her gün böyle mi uyuyordu? Ölümü beklerken?

Kalbine yoğun bir ağrı saplandığında, yüzünde derin bir üzüntü vardı. Bir insanın her gününü korku içinde geçirmesi ve rahat bir uyku çekmeme duygusunu düşündüğünde gittikçe kötü oldu. Özellikle o insan Ersa olunca.

Ersa tekrar uyumaya geçtiğinde Mely enerjisini çevresine yaydı. Bu şekilde çevresine canlılar korkudan yaklaşamayacaktı ve yanındaki çocuk rahatça uyuyabilecekti.

Ersa sabah erkenden uyandığında şaşırtıcı derecede güzel bir uyku çektiğini fark etti. Gözleri Mely'e kaydığında uykusuz gözlerle yanında durduğunu gördü.

''Uyumadın mı?''

Mely, enerjisini aktif tutmak için uyumamak zorunda olduğundan Ersa'nın uyanmasını beklemişti. ''Evet, uyku tutmadı.''

''Uyumazsan dinç olamazsın. En azından birkaç saat uyu, yoksa göreve çıkmaya izin yok.''

Ersa'nın ciddi bir tavırla kendisine söylediği sözler tebessüm etmesini sağlamıştı. ''Tamam, iki saat sonra beni uyandır.''

''Merak etme, sadece uyu.''

Mely, uykusuz gözlerini kapatıp uzandığında kısa süre de uykuya daldı. Ersa ise bir süre Mely'i izledikten sonra toprak yolu eğitimi yapmaya başladı.

Saatlerce yol eğitimini yaparken Mely gözlerini enerji dolu açtı. İyi bir uyku çekmişti.

''Günaydın.'' Ersa gülümseyerek karşıladı onu.

''Günaydın. Kaç saat uyudum?''

''Altı saat.''

Mely iki saat beklerken altı saat olduğunu duyduğunda şaşkınlıkla Ersa'ya baktı. ''Neden beni uyandırmadın?''

''İyi bir uyku çekmeni istedim. Hadi gel, yemek yiyelim sonra göreve devam ederiz.''

Ersa'nın sözleri kalbini sıcacık yapmıştı.

''Mmm.''

Ersa, yüzüğünden çıkardığı malzemelerle güzel bir yemek hazırlarken Mely şaşkınlıkla onu izliyordu. Ersa'nın her konuda yetenekli olduğunu düşünmeye başlamıştı.

''Bugün biraz daha gözlem yapalım. Bir şeyler bulursak harekete geçeriz.''

Mely'nin kafasını karıştıran bir şey vardı. ''Bu kadar canavarla nasıl baş etmeyi düşünüyorsun?''

Ersa'nın dudakları kıvrıldı. ''Aldığım yeni malzemelerle onlar için güzel bir zehir hazırlayacağım.''

Mely, ürkütücü bir sahneye bakıyor gibi baktı. Ersa'nın kötü gülümsemesi korkutucuydu.

İkili yemek yedikten sonra canavarların bulunduğu yere geri gittiler. Birkaç saat izlediklerinde şimdikilerden farklı tilki türü bir canavarın yeni ortaya çıktığını fark ettiler.

Ersa gözleri parlarken, ''Güney batı yönünden geldi. O tarafı kontrol etmeye gidelim.'' dedi.

Mely de heyecanlıydı. ''Tamam.''

Canavarlardan gizlenerek gelen canavarın olduğu yöne doğru ilerlediler. Kilometrelerce ilerleyip etrafa baktıklarında yine de bir şey bulamadılar. Hayal kırıklığı ile canavarların olduğu yere geri döndüler.

Yarın daha ileride gözlem yaparak gelen canavarın tam olarak nereden geldiğini tespit edeceklerdi. Bugün bir şey elde edemeden geçirdikten sonra ertesi gün de Mely'nin uyumaması ve Ersa'nın onu zorla uyutması ile başladı.

Birlikte bir şeyler yedikten sonra canavarların geldiği yer olan güney batı yönüne gittiler. Birbirlerinden bir kilometre aralıklı bekliyorlardı.

Uzun bir bekleyişin ardından Mely sevinçle Ersa'nın yanına geldi. ''Geldikleri yönü gördüm.''

Ersa merakla sordu.''Neredeydi.''

''Güney batıdan gelmeden önce sapıyorlar. Aslında batıdaki yoldan geliyorlar. Gel beni takip et.''

Ersa, Mely'nin dediğini yaptı ve onu takip etti. Kısa bir mesafe kat ettiklerinden sonra Mely eliyle bir yeri işaret etti.

''Bu yönden geldiler.''

''Gidip bir bakalım.''

''Tamam.''

Birlikte Mely'nin canavarın geldiğini gördüğü yöne gittiler. Beş kilometre kadar etraflarını gözlemleyerek ilerlediklerinde çevrede bir mağara buldular.

''Mağara bununla bağlantılı olabilir mi?''

Ersa mağara dışında etrafta bir şey görmediğinden şüphelenmeye başladı. Sadece bu mağara şüpheli konumundaydı.

''İçine bakalım.''

Ersa ve Mely'nin karşılarındaki fazla büyük olmayan bir dağın içine açılan bir mağaraydı. Dağın üstüne tırmandıktan sonra mağaranın önünde durdular. Mağaranın önündeki yeşilliklerinin aksine içerisi taşlarla kaplıydı.

Yamuk ilerleyen çizgilerle oluşan yuvarlak girişe baktıklarında bir süre tereddüt etmelerinin ardından ikisi beraber girdi.

İçerisi loş bir görüntü verirken, mağaranın tabanında su birikintisi vardı. Ersa ve Mely, çevresine baktığında bir ipucu arıyorlardı.

''Sen sağ tarafa bak, ben sola bakacağım.''

Ersa'nın talimatı ile ikisi de mağaranın içinde işlerine yarayabilecek bir şeyler aramaya koyuldular.

Ersa koyu yeşil siyah karışımı duvarları gözleyerek bir şeyler ararken mağaranın oldukça ilginç olduğunu düşündü. Beş metreden fazla yüksekliği olan taban ve tavan arası vardı.

Tavandan sarkan büyük küçük sarkıklar ve yere damlaya sular ile ortam nemliydi.

''Ersa! Bir şey buldum!''

Ersa koşarak Mely'nin yanına geldi ve bakışlarının yöneldiği yere baktı.

Yerde derin geniş bir delik, kapkaranlık bir görüntü yayıyordu. Eski ve yıkık görünen merdivenler yere iniyor, ucu gözle görünmüyordu.

Mely merakını gizleyemeden sordu. ''Burası nereye gidiyor sence?''

Ersa bir süre cevap vermeden bekledi. En son merdivenlere doğru yürüdü. ''Araştırmadan öğrenemeyiz.''

''Bu tehlikeli olabilir.''

Ersa, gülümsedi. İlginç bir keşif önünde uzanıyordu. Kadim imparatorun sözleri aklına gelince gülümsemesi genişledi. ''Hayat her zaman risk ve riskteki fırsatlarla doludur.''

Bu sözleri istemsizce söylediğinde Mely şaşkın bakışlarla ona baktı. Ersa'dan böyle bir söz beklemiyordu. ''Burada bir fırsat ile karşılaşacağımızı mı düşünüyorsun?''

''Bilmiyorum.'' Ama beni heyecanlandırıyor diye düşündü.

''Madem girmek istiyorsun. O zaman girelim.''

Ersa'nın öncülüğünde ikili uzun mu uzun merdivenlerden aşağı inmeye başladı. İndikçe karanlıklaşan görüş alanlarından dolayı Ersa iki adet meşale çıkardı. Birini Mely'e verdikten sonra ilerlemeye devam ettiler.

Işıkların aydınlatması altında duvarlarda bulunan tuhaf çizimleri görebiliyorlardı. Aslında Ersa bunların çizim değilde yazı olduklarını düşünüyordu. Bilinmeyen zamanlardan kalmış bir dil.

Mely ile birlikte ilgili bakışlarla yazıları inceleye inceleye aşağıya inmeye devam ettiler. Bir saate yakın aşağı indikten sonra Ersa dağın tabanından daha aşağı indiklerini tahmin etti.

Büyük ihtimalle yeraltında bulunuyorlardı şuanda. İkisi de biraz sabırsızlanıp hızlarını arttırdı ve bu işin nereye varacağını görmek istedi.

Hızlı hızlı ilerlediklerinde bir an da geniş bir alana girdiklerinde şaşkın bakışlarla çevrelerini incelemeye başladılar.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1116

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 571

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17060 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22913 Bölüm Sayısı


creator
manga tr