“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Yıldızlar Kralı - Bölüm 57 : Niste Köyü


 

Ersa, Hua'nın yanından ayrıldıktan sonra tüm parasını saydı. Toplam 244 mor sikke ve 50 mavi sikkesi olmuştu.

Bu parayla çok iyi malzemeler alabilirdi. İlk kata indi ve kılıçların olduğun bölüme geçti.

Yeryüzü seviyesinde silah alacaktı.

Yeryüzü düşük-seviye kılıç: 4 mor sikke

Yeryüzü orta-seviye kılıç: 10 mor sikke

Yeryüzü yüksek-seviye kılıç: 25 mor sikke

Yeryüzü mükemmel-seviye kılıç: 60 mor sikke

Fiyatlara göz gezdirdiğinde kendisine uygun olanın yeryüzü mükemmel-seviye kılıçlar olduğunu karar kıldı. Daha yay ve ok ile simya, tıp malzemeleri de alacaktı. Bu nedenle harcadığı parayı ona göre hesaplamalıydı. Onun seviyesindekilerin silahı da genel olarak yeryüzü seviyede kılıçlardı.

Mükemmel seviye kılıçlara göz gezdirirken aradığı kriter her zamanki gibi aynıydı; kırmızı renk.

Ersa'nın yanında duran görevli ''İsterseniz rünlü silahlarımız yukarıda bulunmaktadır.'' dedi.

''Gerek yok. Rünlü silah istemiyorum.''

Rünlü silah alırsa fiyarın uçuk seviyelere çıkacağını biliyordu. Şimdilik bunlar yeterliydi. ''Kırmızı kabzalı kılıcı istiyorum.''

Adam, Ersa'nın bahsettiği kılıca baktı. Koyu kırmızı kabzalı bir kılıçtı, kabzanın alt kısmı işlemelerle süslenmişti. Geniş ağızla başlayan kılıç ilerledikçe daralıyordu.

Ersa kılıcını seçtikten sonra yayların bulunduğu yere geçti. Kahverengi tonlarında bir yayı eline aldı.

Yay için gereken kol gücünü hesaplamak için germeye başladı. Yayı germek çok kolay olmuştu. Aynı tonlarda üst üste başka yaylar denedi. En sonunda kol gücüne tam uygun bir yay ile tatmin olmuş bir yüzle konuştu. ''Bunu alıyorum.''

Görevli adam ağzı açık Ersa'ya bakıyordu. O yay için gereken kol gücü 750-800 kilogram arasında!

''Ayrıca aynı seviyede oklardan bin tane istiyorum.''

Görevli Ersa'nın almak istediği eşyaları ayarladıktan sonra Ersa''Simya ve tıp için gerekli malzemeleri nerede satıyorsunuz?'' diyerek sordu.

"Burada bulunuyor.''

''Hayır başlangıç seviyesi istemiyorum.''

Görevli, Ersa'nın isteğine şaşırsa da başkası için alacağını düşündü. ''Üst katta bulunuyor.''

Üst kata çıktıklarında Ersa, almak istediği malzemeleri incelemeye başladı. Bu sefer sadece hap yapımı ile uğraşmayacaktı. Rünler, düzenekler ile de uğraşacaktı.

Daha iyi simya ocağı ve malzemeleri aldıktan sonra rün ve düzenek kağıtları aldı. Ne yazık ki rün ve düzenek oluşturmak için enerji kesinlikle gerekiyordu. Bu nedenle sadece üstün körü bir alıştırma olacaktı.

Eşyaları halledince bitkiler seçmeye başladı. Görevli Ersa'nın kendinden emin bir şekilde bitkiler seçtiğini görünce afallamıştı. Değişik isimlerde ve türlerde bitkileri sanki bir amaç uğruna seçiyor gibiydi. 

Kafasına göre mi alıyor?

Kendisinin bu konuda pek bilgisi olmadığından Ersa'nın hareketleri mantıklı mı, değil mi anlamıyordu.

Ersa bir sürü bitki seçtikten sonra görevliye teslim etti.

Birlikte kasaya geçtiklerinde görevli ayrıntılı olarak fiyatları açıkladı.

''Kılıç altmış, yay kırk beş, oklar yirmi mor sikke. Ayrıca simya ve tıp malzemeleri yetmiş, bitkilerde kırk iki mor sikke ve iki yüz seksen dokuz mavi sikke...''

Ersa paralarını çıkardı ve toplam tutarı ödedi. Eşyaları ile mağazadan çıktığında kısa bir iç çekti. Sadece 6 mor ve 761 mavi sikkesi kalmıştı. Para çok çabuk bitiyordu. Yine de istediği her şeyi almıştı. Bu yüzden pek takmadı ve akademiye doğru yola çıktı.

Mor Cennet Bayisinde çok vakit harcamıştı. Özellikle bitkileri seçme kısmında.

Akademiye vardığında odasına gitti ve her şeyinin hazır olup olmadığını kontrol etti. Sonra Ray ve Berk'e gideceğini söyledi.

''Yarın göreve çıkacağım.''

İki gençte şaşırarak Ersa'ya döndü. ''Daha kaç gün oldu ki geldiğin?''

''Gerçekten de.''

Ersa onlara hak verdi. Gerçekten de sadece birkaç gün olmuştu. ''Güçlenmem lazım.''

''Akademinin öğrencisi misin emin olamıyorum. Derslere girmiyorsun, akademide durmuyorsun.''

Ersa gülümseyerek cevapladı. ''Derslerin bana pek bir faydası yok.''

Ray, yanlış bir şey söylediğini anlayınca kendisine kızdı. Ersa'nın acısına tuz basıyordu resmen. Berk ona konuştuklarına dikkat et dercesine baktıktan sonra ortamdaki tuhaf havayı düzelmek için söze girdi.

''Tamam dostum. Kısa sürede gelmeni umuyoruz.''

Sabah olduğunda Ersa ve Mely sözleştikleri yerde buluştu.

Ersa dün akşam nereye gideceklerini kontrol etmişti. Bu nedenle yola öncülük eden o oldu.

''Köy yabani yoldan otuz kilometre uzakta kurulu. Canavarların kaynağı da yabani yol gibi görünüyor.''

''Kaç saatte varırız?''

''Altı saat civarında.''

Mely genelde görevlere gruplar ile gittiğinden dolayı planları yapmıyordu, sadece kafasına eseni uyguluyordu. Bu sefer ki görevi ilk doğru düzgün göreviydi. Bu nedenle ne yapmaları gerektiğinden tam emin değildi. ''Aklında bir plan var mı?''

''Hayır belirli bir şey yok. İlk olarak çevreyi gözlemleriz ve bilgi toplarız. Sonrasında ne yapacağımıza karar veririz.''

Ersa'nın söylediklerini mantıklı bulan Mely onayladı. ''Tamam.''

Yolculuk boyunca sohbet ederek gittiklerinden zaman çok hızlı geçiyordu gözlerinde.

Ersa'nın söylediği gibi altı saat civarında köye varmışlardı. Tek katlı evler, tarla ve hayvanlardan oluşuyordu köy.

İnsanlar günlük hayatını yaşıyor, çalışıyordu. Ersa ve Mely, köye girdiğinde birçok meraklı bakışlar onlara çevrildi. İkisinin de görünüşü normal insanlardan çok daha iyiydi.

Hayranlıkla onlara baktıklarında yaşlı bir adam öne çıktı. Köye gelen iki gencin normal insanlar olmadığını anlamıştı. Saygılı bir ton takınarak konuştu. Onları gücendirmek istemiyordu. ''Hoş geldiniz. Köyümüze neden geldiğinizi öğrenebilir miyim?''

''Mavi Bulut Akademisinden geliyoruz. Köyün çevresinde canavarlar bulunuyormuş, bu nedenle geldik.''

Ersa'nın sözlerini duyan yaşlı adamın gözleri parladı. Hemen sevinçle ''Lütfen beni takip edin. Sizi köyün liderine götüreceğim.'' dedi.

Ersa ve Mely, yaşlı adamı takip ederken meraklı bakışlar çoğalarak onları izliyordu. Özellikle akademiden geldiğini öğrendikten sonra büyük küçük herkes heyecanlıydı.

Yaşlı adamın öncülüğünde beyaz renkli duvarlara sahip bir eve vardılar. Yaşlı adam kapıya doğru gitti ve elini ters çevirerek vurdu.

Saniyeler sonra kapıyı kırklı yaşlarında bir adam açtı. Hemen arkasında ise bir kadın ve küçük bir erkek çocuğu vardı.

''Karea, bu iki genç akademiden canavarlar için gelmişler.''

Bu sözlerle hem adam hem de arkasındakiler sevinçle ikiliye baktılar. Adam çocuk olduklarını gördüğünde şaşkınlığını hakim olamadı. ''Hoş geldiniz, buyurun içeri gelin.''

''Hoş bulduk.''

Ersa ve Mely, içeriye girdiler ve küçük bir odaya geçtiler. Yerdeki minderlerden birine beraber oturdular ve Karea da karşılarına geçti.

''Dier, misafirlere bir şeyler getir.''

Kadın tam adamın dediğini yapmak için ayrılacakken Ersa'nın sesini duydu. ''Nezaketiniz için teşekkürler ama burada fazla kalmak istemiyoruz. Görevi ne kadar kısa sürede tamamlarsak o kadar iyi.''

Adam bir şeyler ikram etmek istiyordu, ancak Ersa böyle konuşunca diyecek bir şeyi kalmadı.

''Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?'' Mely, önemli olan ilk soru ile başladı.

Adam kederli bir ifadeyle konuşmaya başladı. ''İki hafta önce köyümüzden bir tüccar ticaret için ayrıldı ve birkaç gün geçmesine rağmen geri gelmedi. Bu durumu araştırmak için birkaç kişi yola çıktı, ama yolda canavarlarla karşılaştılar ve çoğu ölürken sadece iki kişi sağ kurtuldu.''

Mely, görevin genel durumunu öğrenince sordu. ''Canavarlar ne tarafta kalıyor?''

''Köyün batı tarafındalar. Yaklaşık altı yedi kilometre uzaklıkta.''

''Tamam. Öyleyse biz ayrılalım. Seyahat etmek güvenli bir hal aldığında haber vereceğiz.'' Ersa ve Mely, evden ayrıldıktan sonra köyün batısına gittiler.

Karea'nın söylediği gibi altı kilometre civarında gidince onlarca canavar görüş alanlarına girmişti.

''Usta evre'nin son aşamalarında bu canavarlar.'' Mely, analiz yaptıktan sonra biraz şaşırmış halde konuştu.

Ersa da şaşırmıştı. Bu kadar canavarı ile almak onlar için bile biraz sıkıntılı olabilirdi. ''Evet. İlk önce gözlem yapalım. Tam olarak nereden çıktıklarını merak ediyorum.''




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16668 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr