"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Yıldızlar Kralı - Bölüm 56 : Eşyaları Satmak


 

Mely ve Ersa, görevi seçtikten sonra görevlinin yanına geçti. Erkek görevli ikiliye şaşkın bir bakış verirken Ersa konuştu. ''B107 görevini istiyoruz.''

Adam görevler listesine baktıktan sonra Ersa'ya döndü. ''Büyükusta seviye görev için, seviyeniz de uygun olmalı.''

Ersa bu konuda bir şey bilmiyordu. Kurallar gerçekten can sıkıcı diye düşündü. Israr etse de fayda etmeyeceğini düşündüğünden vazgeçecekti ki Mely önce davrandı.

''Görev normalde usta seviye, büyükusta seviyesi değil. Bu nedenle kabul etmelisiniz.''

Mely'nin baskın sesini işiten görevli, kontrol etmek için göreve baktı. Gerçekten de aslında usta evre görevdi.

Büyük bir dosya çıkardı ve dosyanın B bölümünü açtı. Görevi bulduktan sonra ''Kartınızla onaylatın.'' dedi.

Görevlinin kabul ettiğini gören Ersa ve Mely sevinmişti. Kartlarını çıkardılar ve kart yerine okuttular. Kağıt ışıldadıktan sonra isimleri ve bilgileri görevin alt kısmında yazıyordu.

En son görevli onlara bir kağıt verdi. ''Görev hakkında bilgiler burada. Görevin tamamlanma süresi bir aya kadar uzayabilir.''

''Tamam, teşekkürler.''

İkili vedalaştıktan sonra ayrılmaya koyuldu.

''Mely.'' O sırada duydukları ses ile kaynağına yöneldiler.

On dört yaşlarında görünen iyi bir yüze sahip gençti sesin sahibi. Çocuk, Ersa ve Mely'e doğru yürüdü. Ersa'ya çok kısa süreli kızgın bir bakış attıktan sonra onu görmezden gelerek Mely'e döndü.

''Pek görev almayı istemiyordun. Neden buradasın?''

Ersa'ya tavrını gören Mely kaşlarını çatmasına engel olamadı. ''Şimdi istiyorum.''

Mely'nin soğuk konuşmasını umursamadan çocuk devam etti. ''Eğer istiyorsan sana yardımcı olabilirim.''

''Hayır, gerek yok.''

Çocuk sanki Mely'nin dediğini duymamış gibi davrandı. ''Son zamanlarda iyi bir görev aldık. Kelebek Savaşçıları Grubumuz toplu bir şekilde yola çıkacak. Katılmayacak mısın?''

Mely, karşısındaki çocuğun uzattığını gördüğünde daha soğuk bir tavır takındı. ''Hayır ilgilenmiyorum.''

Bu çocuk onunla aynı gruptan biriydi. Kendi yaş grubunda elitti. Birkaç kez karşılaşsa da kendisini pek sevmiyordu.

Ersa, kendisine bir şey demesi düşmeyeceğinden sessizce bekliyordu. ''Zaten bir görev aldım. Ersa ile gideceğim.''

Bu sözleri duyan çocuğun şimdiye kadarki sakin yüzü, kızgın bir hal almıştı. Ersa'ya onu öldürmek ister gibi baktığında Mely, Ersa'nın kolunu çekti ve çıkışa doğru çekiştirdi.

Ersa, Mely'nin bu derece soğuk davranmasını beklemiyordu. Hemen onun çekişine ayak uydurdu.

Arkada kalan çocuk ise sinirden kuduruyordu. Özellikle Mely'nin Ersa'yı kolundan tutup çektiğini gördüğünde kendisini zor tutuyordu. Bunca zamandır yanına kimseyi yaklaştırmayan kız neden şimdi bu veledi yaklaştırmıştı?

Ersa ve Mely, görev platformundan çıktıktan sonra Mely özür diler bir yüzle konuştu. ''Üzgünüm. Grubumuzda bu tarz kişiler çok fazla.''

Ersa, gülümsedi. ''Neden özür diliyorsun? Boşver onu. Görevi aldığımıza göre ben şimdi eşya almaya gideceğim. Akşam görüşmeye gerek yok sanırım. Yarın sabah erkenden buluşma alanında buluşuruz.''

Ersa'nın az önceki çocuğu hiç takmadığını gören Mely rahatlamıştı. Aslında kişiliğinden dolayı böyle şeyleri umursamayacağını da tahmin etmeliydi. ''Tamam bende kendimi ayarlarım.''

...

Ersa heyecanlı bir şekilde Mavi Bulut şehrine doğru yola çıktı. Yeni eşyalar almayı düşünmek hoşuna gidiyordu. Simya ve tıp malzemelerinin de daha gelişmiş versiyonlarını alması gerekiyordu artık. Uygulamada geliştiğinden dolayı başlangıç seviye malzemeler artık yetersizdi.

Şehre vardığında direk olarak Mor Cennet bayisine gitti. Mağaza da iki çeşit sistem vardı. Hem alım, hem de satım yapılabiliyordu.

Yirmili yaşlarında güzel görünümlü bir kadın girişte onu karşıladı. ''Hoşgeldiniz, nasıl yardımcı olabilirim?''

''Eşya satmak istiyorum.''

''Satış bölümümüz üçüncü katta sağ tarafta bulunuyor.''

''Teşekkürler.''

Ersa üçüncü kata çıktıktan sonra iki kısma ayrılmış bir kat vardı. Bir kısım hala satış yapıyorken, bir kısım alım işlemi yapıyordu. Ersa sağ tarafa gitti. Kapıda girdiğinde on adet görevlinin masalarının başında müşterilerle ilgilendiğini gördü.

Meşgul olmayan bir görevlinin yanına gitti. Otuzlu yaşlarda, kahverengi saçlı bir adamdı. ''Merhaba, ne satmak istiyorsunuz?''

''Çekirdek ve haplar.''

Ersa'nın hap satmak istediğini duyunca kısa bir şaşkınlık yaşadı adam.

''Çekirdekleri ve hapları gösterebilir misiniz?''

Ersa, burada çekirdekleri çıkaramayacağını biliyordu. Yüzüğünde yüzlerce çekirdek vardı. Ayrıca hapların sayısı da az değildi. Ne kadar hap yapsa hepsini denge yüzüğüne koyuyordu. Nasıl buraya çıkarabilirdi ki?

''Sayıları biraz fazla.''

Görevli, Ersa'nın bahsettiği fazlalığın çok da fazla olmayacağını düşünüyordu. ''Yaklaşık olarak ne kadar, öğrenebilir miyim?''

''Yüzlerce hap ve çekirdek.''

Ersa'nın sözleriyle afallayan adam ''Yüzlerce?'' diyerek tekrar etti.

''Evet.''

Adam yine de düşük seviye çekirdekler getirdiğinden şüphelendi. Avlanması kolay olduğundan yüzlerce çekirdek toplanabilirdi. "Çekirdeklerin seviyesi neler?"

"Usta evre, genelde son aşamalara yakın."

Adam Ersa'yı tekrar süzdü. Usta evre canavar avlayabileceğine inanamamıştı Ersa'nın. Yaşı çok küçük görünüyordu. Üst seviye bir dahi olabilir mi?

"Birkaç tane gösterebilir misin?" Adam emin olmadan üst alım merkezine gönderemeyeceğinden sordu.

Ersa yüzüğünden iki adet çekirdek çıkardı. Biri usta evre 8. seviye, diğeri 9. seviye çekirdekti.

Adam bir süre şaşkınlıkla baktıktan sonra konuştu. ''Beni takip edin lütfen.''

Ersa görevli odadan çıkarken peşinden gitti. Altıncı kata çıktıklarında onlarca odanın olduğunu gördü. En başta kadın görevli Ersa'nın pek bir şey satmayacağını düşündüğünden onu normal satış noktasına yönlendirmişti, ama adam miktarı öğrendiğinde bir üst seviye de satışların gerçekleştirildiği yere götürdü Ersa'yı.

Sadece çekirdek ve hapların seviyesinin düşük olmamasını umuyordu. Adam bir kapıyı açtı ve içeriye Ersa'yı davet etti.

Oda da kırklı yaşlarında iyi görünümlü bir adam vardı. ''Lider Hua, çekirdek ve hap satmak istiyor müşterimiz.''

Hua kafasıyla onayladı. ''Tamam çıkabilirsin.''

Görevlinin boş yere birini getirmeyeceğini biliyordu. Ersa'yı buraya getirdiyse verecekleri şey aşağıyı aşıyordu.

Adam selam verdi ve ayrıldı.

''Ne satmak istediğine bir bakalım genç adam.''

Ersa, Hua'nın yanına gitti. "Çekirdek satmak istiyorum ama sayısı biraz fazla." 

Hua köşede duran sandığı işaret etti.

"Eşyalarını oraya koyabilirsin." Ersa geniş sandığa bakınca rahatladı. Sandığın yanına gitti ve yüzüğünden tüm çekirdeklerini çıkardı. Yüzlerce çekirdek bir anda sandığa boşaldığında Hua şaşkınlıkla Ersa'ya baktı.

Çekirdeklerin seviyesi de kötü değildi. Görünüşten usta evre oldukları anlaşılıyordu.

Ersa'nın duraksadığını görünce Hua sorunu anladı. Görevli ona haplarda satacağını söylemişti. "Haplarını masaya koyabilirsin."

Ersa masasının önüne geçti ve yüzüğünden yüzlerce hap çıkardı. Ardından kıyafetinden üç adet uzaysal yüzük çıkarıp masaya koydu. Hua çekirdeklerden çok daha fazla şaşırmıştı haplara. Göz bebekleri genişlemiş, ağzı açılmıştı.

''Oturup bekle istersen. İşim uzun sürecek gibi.''

Ersa, Hua'nın dediğini yaptı ve masanın önündeki koltuğa oturdu. Hua da çekirdeklerin olduğu yere gitti. Usta evresinin zirvesinde olan birçok çekirdek vardı.

On dakika da çekirdekleri hesaplamayı bitirdi ve haplara geçti. Haplarda düşük seviyeden tut, yüksek seviyeye kadar hap vardı. Vücut güçlendirme, iyileştirme, dinçlik, enerji ve birçok çeşit daha.

Son kalan üç yüzüğe de göz attığında aklında fiyat belli oluşmuştu. ''Toplam 176 mor sikke ve 745 mavi sikke.''

Ersa hoş bir şaşkınlık yaşadı. Beklentisinden yüksek çıkan bir sonuçtu bu. Hua meraklı bir ifadeyle sordu.''Hapları yapan kimdi?''

''Ben yaptım.''

Hua inanamıyormuş gibi Ersa'ya baktı. Doğruyu mu söylüyor? Bu hapların içinde seksen mavi sikkeden fazla edenler bile vardı! Hayır kesinlikle bu çocuk beni kandırmaya çalışıyor!

Hua'nın Ersa'ya inanmaması normaldi. Tüm kıta tarihinde en genç hap yapımına başlayan kişi 13 yaşındaydı. Ve bu kişi binlerce yıl önce yaşayan biriydi, ama şimdi karşısındaki çocuk daha on-on bir yaşlarında görünürken böyle bir iddiada bulunuyordu.

Bu yaşta hap yapımı mı? İmkansız!

Ersa, Hua'nın şaşkınlığını fark etti ama bu durumu pek takmadı. ''Benim ayrılmam gerekiyor. İşlemi halledebilir misiniz?''

Hua düşüncelere dalmış halde 176 mor sikke ve 745 mavi sikke çıkardı. Ersa parasını aldığında mutlu halde oradan ayrıldı, ama arkasında bıraktığı etkiyi pek bilmiyordu.

Hua inanmak istemese de içine kuşku düşmüştü. ''Acaba tıp veya simya akademisinden üstün bir dahi olabilir mi?''




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15638 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21134 Bölüm Sayısı


creator
manga tr