"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Yıldızlar Kralı - Bölüm 52 : Uzun Süreli Eğitim


 

 

İki saat süren yolculuk onları hanların bulunduğu bölgeye ulaştırmıştı. Ersa, ikilinin yönergesine göre onları takip etti ve büyük lüks bir hana girdi.

İki kat yukarı çıktıklarında oda numarası 213 olan kapıyı açtılar. İçeride iki kişi endişeli bir görünümde bekliyordu. Kırklı yaşlarda görünen bu kişiler odanın kapısının açılma sesini duydukları gibi gözleri kapıdaki kişilere kaydı.

Endişeli görünümleri şaşkınlık ve sevinçle karşılaştığında ''Layue, Hona.'' Yüksek sesle iki kızın isimlerini bağırdılar.

Kızlar hemen gözleri yaşarırken ustalarına doğru koştular. Bu sırada Ersa'nın taşıdığı genci gören ve iki kişinin eksik olduğunu fark eden ustalar kaşlarını çattı.

İki usta hemen Ersa'dan baygın çocuğu aldılar ve vücudunu kontrol etmeye başladılar. ''Alan ve Bart nerede? Ayrıca Loyd neden bu halde?''

Bir usta Loyd'u tedavi ediyorken diğeri ciddi bir ifade ile kızları sorguluyordu.

Layue ve Hona, gözlerinden akan yaşlarla yabani yolda neler yaşadıklarını ustalarına anlattılar. ''Ormanda dikkatli bir şekilde hareket ediyor, seviyemizi aşmadan kalfa evre canavar ve usta evre başlangıç seviyedeki canavarları öldürüyorduk.

Birbirimizi koruyarak tecrübe kazanırken üç kişi birden ortaya çıkıp bize saldırdılar. İlk Alan, Bart ve Loyd bizi korumak için öne atlamak istediler ama--''

Ağlamaktan bu sırada konuşmakta zorlanan kız zar zor konuşmasını devam ettirdi. ''Birden saldırdıkları için pek bir şey yapamadılar. Üçünü de—ughh''

Olayı anlayan usta kızın daha fazla anlatmasına gönlü el vermedi. ''Tamam anladım. Kendini zorlamana gerek yok.''

Gözleri kederli bir ifadeye bürünmüştü ama ortam elverişli olmadığı için duygularını gösteremiyordu. Sadece kaşları çatılmış halde bir süre kendini zapt etmeye çalıştıktan sonra Ersa'ya döndü. ''Ve bu kim?''

''Haydutlar bize de saldıracağı zaman bizi kurtaran kişi.''

Usta şaşırmış bir yüzle kızlara baktı. ''Bu çocuk mu sizi kurtaran?''

İki kızda hayranlıkla anlatmaya başladı. ''Evet usta. O çok güçlü. Bizi kurtardıktan sonra Loyd'u da o tedavi etti.''

''Doğru usta. O olmasaydı kurtulamazdık.''

Usta inanamayan bir ifade ile Ersa'ya göz gezdirdi. Sonra yanında Loyd'u tedavi eden dostuna döndü.

''Durumu nasıl Mersey?''

''Tedavi mükemmel bir şekilde yapılmış. Hayati tehlikesi yok, ama tedavi eden kişi hiç enerji kullanmamış.''

Bu sözlerden sonra iki ustada tuhaf bir ifadeyle Ersa'ya döndü. Kızların anlattıkları doğru gibiydi. Bu çocuk inanılmaz biri olmalıydı.

Ersa ise daha fazla oyalanmak istemiyordu. Gözler ona dönmüşken saygılı bir tonda konuştu. ''Herhangi bir sorun yoksa, benim ayrılmam lazım.''

''Bekle genç adam. Nereye gideceksin? Sana minnettarız. Öğrencilerimizi kurtarmışsın. En azından burada bir süre kalmalısın.''

''Evet, ustamız haklı Ersa. Dinlenirsin hem.''

''Lütfen kal.''

Ustanın ve iki kızın ısrarı karşısında Ersa ne dese bilememişti. Ama eğitimini aksatmak istemiyordu. Bu yüzden kararlı bir ifadeyle reddetti. ''Üzgünüm. Yolculuğuma devam etmem lazım. Çok fazla oyalandım.''

''Yolculuğun yabani yolda mı?'' Usta şüphelense de bu konuda emin olmak istiyordu.

''Evet.''

İki ustanın şaşkınlık dolu ifadeleri oluşmuştu. Bu yaşta, tek başına yabani yolda yolculuk mu?

Ersa'nın eğitimine devam etmek isteğini anlayan usta daha fazla ısrar etse de ayrılmak isteyeceğini tahmin etti. Bu nedenle minnettar bir ifade ile konuştu. ''Öyleyse yapacak bir şey yok. Buna rağmen bir gün akademimize uğramanı çok isterim. Gizli Kalp Akademimiz seni memnuniyetle karşılayacaktır.''

''Teşekkürler.'' Ersa ayrılmadan önce ölen iki çocuğun cesedini denge yüzüğünden çıkardı ve odanın köşesine yerleştirdi.

Odada hüzünlü bir atmosfer oluşmuştu. Ersa ardından veda etti ve ayrıldı.

Ersa'nın ayrılması ile Layue ve Hona üzülseler de ustasının ısrarlarına rağmen kalmak istemiyordu. Bir gün akademiye gelmesini umuyorlardı.

''Noe, bu çocuk tıp alanında bir dahi. Yaşı daha on-on bir civarında görünüyor. Nasıl bir de dövüş alanında dahi olabilir. Ayrıca enerjisi olmaması da ayrı bir muamma. Herhangi bir hazine kullanıyor olabilir mi?''

Noe'nin gözleri meraklı bir hale bürünmüştü. ''Bilmiyorum, ama bu derece yüksek yeteneklere sahip olduğuna göre ustası muazzam biri olmalı.''

Arkada konuşmalara kulak misafiri olan iki kız, ustaları Ersa'yı överken mutlu bir ifade barındırıyordu.

Ersa'yı övdükten sonra gözleri köşede yatan iki cesede düştü. Katledilmiş cesetleri kızgınlığını büyük bir oranda arttırıyordu.

''Size saldıran kişilere ne oldu?''

''Öldüler. Ersa onları öldürdü.''

Layue yanıtladığında Noe'nin yüzü beklemediği bir şey duyduğunu belirtiyordu. Mersey'in yüzünden bile şaşkınlığı okunabiliyordu.

Bu yaşta bir insanı öldürebildi mi?

...

Sonunda eğitimine odaklanabilecek olan Ersa'nın keyifli bir ifadesi vardı. Ağırlık kıyafetinin uyguladığı baskıyı sıfırladı ve en yüksek hızını kullanarak en son kaldığı yere geri döndü.

520 kilogram baskıyı tekrar vücuduna uyguladıktan sonra eğitim yolculuğunu başlattı. Usta evrelerin bulunduğu kısma girdi ve kendisini zorlayacak durumlar oluşturmaya başladı. Genellikle ikinci seviye canavarlar ile ilgileniyordu ve bazen üçüncü seviye canavarlar bile öldürüyordu. Gün geçtikçe gelişen zihni ve gücü kendisine yeni bir ufuk açıyordu.

Bazen yağmurlu, bazen fırtınalı bazen de karlı geçen dengesiz yabani yol havası ile canavarlar dışında insanlara da dikkat etmek zorunda kalıyordu.

Hiç beklemediği anlardan saldıran insanlar, canavarlardan daha tehlikeliydi. Rotasından sapmadan sürdürdüğü yolculuğunda aylar geçti ve Ersa birçok değişiklik geçirdi.

Yüzü daha olgunlaşmış, etrafına yaydığı hava daha tehlikeli bir hal almıştı. Bu aylarda insanları da öldürmesi onu en çok etkileyen olaydı. Tüm zihin yapısına kökten bir değişim getiren bu tür bir tecrübe, hayatın gerçek yüzünün farkına varmasını sağlıyordu.

...

Uzun bir ağacın üstünde oturan yakışıklı bir yüze sahip çocuk vardı. İfadesi esen rüzgardan dalgalanan kıyafetine ve saçlarına rağmen sakin bir haldeydi.

Doğa ile birmiş hissi veren genç adam ağacın bir parçası gibiydi.

Siyah saçları kirpiklerine çarparken, güzel gözleri kendisini açığa çıkarmamıştı.

Bu zamana kadar yol eğitimini hiçbir zaman aksatmamıştı. Her gün mümkün olduğunca kendisini geliştirmeye çalışmış, yoldan bir şeyler kavramaya uğraş vermişti.

Gözleri derin bir bilgeyi andırarak açıldı ve gökyüzünün masmavi güzelliğine baktı.

Yüzü ile mükemmel bir uyuma sahip solgun görünen dudakları hareket ediyordu. ''Neredeyse beş ay oldu.''

Sesinde özlemin tınısı duyuluyor, insana hoş bir his veriyordu. ''Mely'nin ne yaptığını merak ediyorum.''

Ağacın uç noktasından kalktı ve bedenini aşağıya serbest bıraktı. Onlarca metre yukarıdan serbest düşüşe geçiyordu. On metreden az bir mesafe kaldığında vücudunu hareket ettirdi ve bir dalı tutup sallandıktan sonra yere zıpladı.

Dik duruşu ve delici bakışları bir yöne odaklanmış halde bir süre düşünceli halde durdu.

''Akademiye dönme vakti geldi.''

Bakışlarının yöneldiği yere en yüksek hızını kullanarak harekete geçti.

Öncesinden çok daha fazla hızlı hareket eden bedeni yabani yolun tehlikeli ormanında umarsızca ilerliyordu.

Uzun geri dönüş yolculuğu başladığında yabani yolun dışından değil de içerisinden yolculuğunu sürdürdü.

Karşısına çıkan vahşi canavarları ve haydutları öldürerek süren bir geri dönüş başlatmıştı. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 747

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 453

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 95

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17484 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23555 Bölüm Sayısı


creator
manga tr