Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Yıldızlar Kralı - Bölüm 37 : Çaylakların Birincisi (5)


 

Mely, Ersa'nın üstünde ağırlık kıyafeti olduğunu bilse de, miktarını bilmiyordu ve ağırlıksız gücünü hiç deneyimlememişti.

Enerjisini tüm bedeninde dolaştırırken, dikkat seviyesini zirvede tuttu. Gelebilecek saldırıya karşı çok temkinli yaklaşıyordu.

Ersa, vücudunu gerdiğinde yüzüne güzel bir gülümseme yerleştirdi. Bedenini öne büktükten sonra kendisinin de sınırını test etmediği hızını kullanmaya hazırlandı.

Sağ ayağını öne attığında önceki hızından çok daha fazla hızla Mely'nin üzerine doğru koşmaya başladı. Mely, hazırlıklı olsa da Ersa'nın hızı karşısında afallamıştı. Ersa ise hızının tam sınırını bilmediğinden ilk saldırısı çok verimli değildi.

Kılıcını, Mely'e savurduğunda, Mely tüm gücünü kullanarak karşılık verdi. İki kılıcın çarpışmasında, ağırlıksız Ersa'nın vücudu rahatlamış, hareketleri daha akıcı ve keskin olmuştu.

Ortaya çıkan kuvvetle iki tarafta geriye itildiğinde, Mely, Ersa'dan çok daha fazla etkilenmiş durumda idi. Ersa fırsat vermeden yeni bir saldırı düzenlediğinde Ersa'nın hızı Mely'nin ayak uydurabileceği seviyede değildi.

Ersa, saldırılarını ara vermeden üstün bir güçle gerçekleştirince Mely çok zor bir duruma girmişti.

Teknik kullanmazsa durumunun daha da kötüye gideceğini fark etti. Enerjisini kontrol ederken saldırı amaçlı olmayan tekniğini aktif hale getirdi.

(Rüzgarın Ayakları Tekniği)

Mely, tekniği kullanınca hızı Ersa'nın hızına ayak uydurabilecek seviyeye ulaştı.

''Usta evre teknik!''

Eğitmenlerden biri yüksek sesle şaşkınlığını dile getirdiğinde, Haria da kafasını onaylar biçimde sallıyordu.

''Kalfa evre de olduğu halde, usta evre teknik kullanabiliyor. Takdire şayan.''

Mely, hızını arttırmasının hemen ardından kılıç tekniği kullanmaya başladı.

(Gökyüzü Kesim Tekniği)

Ağırlıksız baskın gelen Ersa, Mely'nin teknikleri ile tekrar bastırılmıştı. Savaşın heyecanını doruk noktada yaşarken, saldırılara karşılık veriyordu.

Mely, baskın taraf olsa da Ersa'yı yenecek kadar değildi.

Başka bir teknik ile Ersa geriye çekilmeye zorlandığında, Mely fırsat vermeden saldırılarını sürdürdü.

Ama Mely'nin bedeninin hareket hızı Ersa gibi iyi değildi. Mely'nin hareket hızı artsada, Kollarındaki hız ve bedeninin diğer kısımlarını kontrol hızı konusunda geri planda kalıyordu.

Ersa, saldırılardan kaçındığında, kılıcına doğadaki enerjiyi çekmeye başladı. Savaşın seviyesi gittikçe artıyordu ve kendisinin de buna ayak uydurması lazımdı.

Şeffaf enerji, kılıcının etrafında toplandığında, kılıcının keskinliği ve gücü muazzam miktarda artmıştı. Savaş antrenmanlarında hissettiği aynı tehlike duygusunu hisseden Mely, hızla daha güçlü tekniğini aktif hale getirdi.

Ersa'nın kılıcı Mely'e ulaştığında kılıcın yolu ve kalfa evre tekniğin karşılaşması gerçekleşiyordu.

(Doğa Enerji Kesimi)

(İmparatorun Dehşeti Tekniği)

İki saldırı birbirini yok etmeye çalıştığında, Ersa'nın saldırısı güçlü gelen taraf olmuş Mely'i kuvveti ile vücudunda küçük kesikler oluşturup, savurmuştu.

Mely, aldığı hasarı umursamadan yeniden Ersa'nın üzerine koştu. Daha güçlü bir tekniğe geçerken, çapraz çizgide kılıcını yönlendirerek Ersa'ya saldırdı.

Ersa ise kılıcın yolunu kullanarak karşılık verdi.

(Doğa Enerji Kesimi)

(Yok Eden Kılıç 5. Seviye)

Bu sefer Mely çok fazla yıpranmadan, birkaç adım geri çekilmeye zorlandıktan sonra durabildi. Ersa ise Mely'den daha iyi durumda olsa da Mely'nin saldırı gücünün ona yaklaştığından daha dikkatli olması gerektiğini anladı.

''Bu kız ne kadar çok teknik öğrenmiş?''

Eğitmenlerden biri Mely'nin sürekli olarak tekniklerini değiştirdiğini izlerken hayret etmişti. Normalde üç tekniği bu yaşlarda idare edebilenler dahi sayılıyordu, ama bu kız üç tekniği çoktandır aşmıştı.

Ersa ve Mely, üst üste seyirciler zevkle maçın bitmemesini umarken saldırılarını paylaşıyordu.

Saniyeler birbirini kovalayıp, dakikaları oluşturduğunda iki tarafta birçok yara almış, kanları ile boyanmıştı.

Ersa'nın zihinsel enerjisi gittikçe azalıyor, Mely'nin ise enerjisi sınırına ulaşmaya başlıyordu.

İkiside savaşın sonlarına geldiklerini ve en iyi tekniklerini kullanmaları gerektiğinin farkına varmıştı. Nihai ana geldiklerini hisseden rakipler, saldırılarını kesmiş, birbirlerinin karşısında duruyordu.

Bu sırada yüzleri durgun, zihinleri yoğun bir çalışma halindeydi.

Mely, en güçlü tekniğini aktif hale getirmeye başladığında, Ersa da yolun ikinci kısmına geçmiş, en son Kadim İmparator onu test ederken ilk defa kullandığı saldırıyı kullanacaktı.

Kılıcının etrafındaki şeffaf enerji doğadaki enerjinin akın akın, kılıcına doğru gelişi ile soluk renkte açık kahverengi tonuna büründü.

Mely'nin kılıcının çevresi ise havayı tehdit ediyormuşçasına, yoğun bir buzul hava oluşturmaya başlamıştı. Kılıcı ölümcül bir aura yansıtıyordu.

İki tarafta yüksek hızlarını kullanarak saldırıya geçtiğinde kılıçları etraftaki öğrencileri tehdit ediyor, onlara baskı oluşturuyordu.

''B-bu usta evre kılıç tekniği!?''

Mely'nin kullandığı kılıç tekniğini gören eğitmenler ağızları açık halde olayın şokunu yaşıyordu.

Haria ise Ersa'nın kılıcına bakarken ne olduğunu çözmeye çalışıyordu. Ama oradaki gizemli bir adam dışında kimse ne olduğunu çözememişti. Adam gözlerine yerleşen şaşkınlık hissi ile birkaç kelime mırıldandı. ''Bu yaşta ve çekirdeğini kullanmadan?''

(Doğa Enerji Kesimi 2. Seviye)

Ersa ve Mely'nin kılıcı büyük bir güç taşırken buluştuğunda, havanın yırtılma sesi etrafa yoğun bir gürültü veriyordu. Herkes gözlerini kırpmadan hangi kılıcın üstün geleceğini görmeye çalışıyordu.

Mely'nin kılıcının rengi Ersa'nın kılıcı ile temas halinde iken açık mavi bir tona büründü ve Ersa'nın kılıcına karşı artan gücü ile karşı koymaya başladı.

Ama Ersa'nın kılıcı yenilmez bir savaşçı gibi hiçbir şekilde gücünden taviz vermiyordu. Kılıçların güçleri birbirlerini yok ederken, iki kılıcın etrafına hakim olan renkte soluyordu.

Ersa'nın bedeninde kırmızı renkli ışık sürekli olarak dolaşır haldeyken Ersa hiçbir şeyin farkında değildi. Saldırısına tüm odağını vermiş, Mely ile karşılaşmasını sonuçlandırmaya çalışıyordu.

Ersa'nın çekirdeğinde bulunan kırmızı renklerin çoğunluğu durmaksızın çekirdeğin etrafındaki siyah bariyere çarpıyor, sanki onu parçalamak istiyordu.

Ama ne kadar denerse denesin onun için çıkış yoktu.

Bu sırada Ersa'nın vücudundaki kaslar belirginleşmiş, damarları açığa çıkmış durumdaydı. Damarlarının yeşil rengi kırmızılaşmış bir görüntüye büründüğünde insanlara ürkütücü bir his veriyordu.

Ersa, dişlerini gıcırdatıp yüksek sesli bir haykırış gerçekleştirdi. Kalan tüm gücünü saldırısına aktardığında Mely'nin vücudu geriye doğru kaymaya başladı.

Ersa'nın artan gücüne karşın Mely'de kalan az miktardaki enerjisini saldırısına aktarınca ortaya yoğun bir rekabet çıktı.

Ersa, ne kadar vücudu ile destek verirse versin, sonucun pek değişmeyeceğini fark ettiğinde tek çaresi olan kılıç yoluna odaklandı. İki kılıç birbiri ile temas halini sürdürürken, herkesin anlamsız gözlerle bakmasına sağlayan bir şey yaptı.

Gözlerini kapattı ve doğadaki enerjiyi kılıcına çekmeye başladı. Ersa'nın savaş sırasında anlayışı artmış, kılıç yolunda ilerleme miktarı yükselmeye başlamıştı.

Mely'nin kullandığı teknikler olsun, savaşın verdiği hissiyat olsun her şey zihnini tam kapasitede yolu anlamaya koydurmuştu.

Kılıcının etrafına toplanan doğa enerjisi bir anda arttığında ani gelen güç patlaması ile Mely'nin tekniği güç dalgasına dayanamayarak yok oldu.

Mely ise elinde bulunan kılıç ile metrelerce geriye doğru savrulduğunda güzel vücudu kırmızıya bürünmüştü. Bünyesi de saldırının kuvvetini kaldıramamış, ortaya baygın bir beden bırakmıştı.

Mely metrelerce itildiğinde, Ersa gözlerini açmadı ve gözleri kapalı halde düz üstü çöktü. Eğitmenlerde dahil olmak üzere orada bulunan tüm insanlar hayretler içerisinde, ağızları açık iki çocuğa bakıyordu.

Kimse kimin kazandığını anlamamış, her iki tarafta bilincini yitirmiş vaziyetteydi. Ersa ve Mely herhangi bir hareket gerçekleştirmeyerek, onlarca saniye geçirdi. O sırada hakemin yanına gelen Haria'nın emir verdiği bir adam, hakemin kulağına bir şeyler fısıldadı.

Hakem kulağına fısıldanan sözler ile iki çocuğa göz gezdirdiğinde yavaşça açılan ağzı kazananı belirledi.

''Kazanan, Ersa!''




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1116

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 571

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17060 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22913 Bölüm Sayısı


creator
manga tr