Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Yıldızlar Kralı - Bölüm 30 : D Ligi Birincisi (1)


Hakem de dahil herkesin şans olarak betimlediği bir olaydı Ersa'nın savaşı. Ersa duygusuz bir yüzle savaş alanından çıktı. Maçın eğlencesi bile yoktu onun için.

Savaşlar devam ederken Ersa'nın ikinci maçı gelmişti.

''Şansın çok iyi. Ama burada tükenecek.''

Kibirli konuşmasıyla Ersa'ya gözlerini diken çocuk hakemin maçı başlatması ile yenilmişti. Sonu önceki çocuktan farklı olmamıştı. Seyirciler üst üste kazanılan iki maçtan sonra biraz ilgilerini çekmiş gibiydi.

Üçüncü maç, ''Kazanan, Ersa.''

Dördüncü maç, ''Kazanan, Ersa.''

Beşinci maç, ''Kazanan, Ersa.''

Altıncı maç, ''Kazanan, Ersa.''

Yedinci maç, ''Kazanan, Ersa.'

Ersa'nın yedi zaferi savaş alanının en ilgi çeken konularından biri olmuştu. Sürpriz bir at her zaman oluyordu ve görünüşe göre o kişi ortaya çıkmış gibiydi. Savaş sırası her Ersa'ya geldiğinde gözler ona çevriliyordu.

Ersa'nın her savaşından sonra ise daha güçlü rakipler karşısına çıkıyordu.

"Ersa!" 
"Hartu!"

Hartu ismi duyulunca ani bir ses yükselişi olmuştu. Birçok tezahürat sesi kulakları dolduruyordu. Akademide popüler isimlerden biri olduğu belliydi. Ersa savaş alanına çıktığında kısa sürede siyah saçlı yakışıklı bir çocuk karşısına geçti.

Ersa'nın donuk yüzü Hartu'yu sinir etmişti. Sanki onu önemsiz gibi hissettirmişti bu durum. ''Buraya kadar geldiğin için tebrik ediyorum. Bana yenilsen de alınmana gerek yok. Yine de oldukça güçlüsün. Ancak ne yazık-''

''Hakem maçı başlatır mısın?''

Ersa'nın sözünü kesip, maçı başlatma isteği Hartu'nun yüzünü kıpkırmızı yapmıştı. Kızgınlıkla Ersa'ya bakarken, seyircilerden de yuhalamalar duyuluyordu. Onlarda Ersa'nın tavrını sevmemiş gibiydi.

''Bu çocuk cidden kendisini bir şey sanıyor.'' Seyircilerin kendi arasında konuştukları arenada yankılanıyordu. Ama Ersa'yı hiçbir şey etkilemiyor gibi sakin yüzü ile bekliyordu.

''Çok şımarıksın velet.''

Ersa, kendisi ile aynı yaş grubunda oldukları halde neden sürekli velet ve benzeri sözleri kullanarak ona hitap ettiklerini hiç anlamıyordu. Ama çokta umursamıyordu.

''Başlayın!''

Hakemin sesi ile Hartu harekete geçti ve Ersa'ya elindeki kılıcıyla saldırıya geçti. Ersa ise hala silahını çıkarmadan devam ediyordu. Kılıç saldırısı Ersa'ya geldiğinde hafif adımlarla kenara çekildi. Hartu biraz şaşırsa da saldırısına çok odaklanmamıştı. Bu yüzden çok da önemsemedi.

Hızla başka bir saldırı yapmak için Ersa'ya atıldı. Bu sefer kılıcına enerji enjekte edip teknik kullanıyordu. ''Sana o silahını çıkarttıracağım!'' Hartu bağırırken Ersa maçı sıkıcı bulduğundan bitirmeye karar vermişti.

(Aslan Kılıç Tekniği)

Hartu tekniğini yatay doğrultuda kullandığında Ersa tüm vücudunu eğerek saldırıdan kaçındı ve eğildiği gibi Hartu'nun bacağına ayağıyla vurarak Hartu'yu yere düşürdü. Hartu bacağına uygulanan büyük güç karşısında düşmemeye çalışsada yüz üstü yere yapışmıştı. Ersa'nın refleksleri çok ileri seviyedeydi ki saldırıdan kaçınırken aynı anda başka saldırılar düşünüp gerçekleştirebiliyordu.

Ve vücut kontrolü çok iyi olduğundan kılıç saldırılarının ona isabeti çok zordu. Hartu yere düştüğünde seyirciler derin bir sessizliğe bürünmüşlerdi. Ersa'nın rahatlıkla Hartu ile başa çıkmasını beklememişlerdi ve Hartu'nun bu kadar rezil olacağını düşünmemişlerdi.

Hartu yüzü toza bulanmışken kızgınlıkla ayağa kalktı. Kılıcını sinirle kavrarken en güçlü tekniğini aktif hale getirmeye başladı. Seyirciler tekrardan Hartu'ya yüksek tezahüratlar yaparken, Ersa'ya alaylı bir dille laflar atıyordu.

Ersa ani bir hızla Hartu'nun arkasına geçti ve ensesine elini yatay hale getirip sert bir vuruş yaptı.''Güzellik Uykusu Vuruşu'' Ersa'nın vuruşundan önce sesini işiten Hartu gözleri önünden kaybolan çocuğun arkasında olduğunu yeni anlamıştı. Göz bebekleri küçülürken, darbenin etkisi ile olduğu yerde bayıldı. Yüz üstü ikinci kez yere düşünce, seyirciler göz bebekleri genişlerken ağızları son söyledikleri lafı kesercesine kapanmıştı. Hayretler içinde arenada duran çocuğa baktılar.

O an söyledikleri tüm sözler onları aptal gibi hissettirmişti. Alay ettikleri çocuk, Hartu'yu alay edercesine yenmişti.

''Kazanan, Ersa!''

Hakemin sözüyle onaylanan durum diğer ligdeki kişilerin bakışlarını da Ersa'nın olduğu yere çekmişti. Herkes şaşkınlıkla Hartu'nun yerdeki bedenine bakıyordu.

''Hey, o kişi Kelebek Savaşçıları Grubundan Hartu değil mi? En iyi öğrencilerin arasındaydı. Nasıl yenilmiş?''

''Bilmiyorum. Çok büyük bir olayı kaçırdık gibi görünüyor.''

Öğrenciler kendi aralarında durumu tartışırken, gözleri nefretle parıldayan kişilerde vardı. Nel ve iki arkadaşı Ersa'yı öldürmek istercesine bakarken gözleri birbirleriyle buluştu. Nefret dolu yüzleri, kötü bir gülümsemeye sahip olmuştu.

Ersa'nın ligdeki en zorlu rakibi Hartu'ydu. Hartu'dan sonra karşısına çıkanlar biraz savaşmayı denedi ama Ersa'ya rakip olamayacağını anladıkları an pes ettiklerini ilan ettiler. Böylece Ersa on maçını kazanarak ligde en üst sıralamaya yerleşmişti. Şimdi aynı ligde on maç kazananlar kendi aralarında maç yaparak birinci belirleyeceklerdi.

Ersa'nın liginde 6 kişi on da on yapmıştı. Hakem altı kişinin adlarını okuyarak onları arenaya çağırdı.

''Layla''

''Sial''

''Vern''

''Haku''

''Ersa''

''Tarma''

D liginde üç kız ve üç erkek kalmıştı sonlara. Hakem kısa bir seçim yaptırarak kimin birbiri ile savaşacağını ayarlamıştı. Toplam beş maç yapılacak ve herkes birbiri ile rakip olacaktı. Böylece sırasıyla en çok kazanan birinci olacak diğerleri de buna göre belirlenecekti.

Altı kişi arenada dururken tezahüratlar durmak bilmiyordu. Ersa kendisi dışında çoğu kişinin ünlü olduğunu düşünmeye başladı. Rakiplerin sıralaması belirlendiğinde herkesin içindeki heyecan duygusu artmıştı.

Ersa'nın ilk rakibi Vern adındaki çocuktu. Maçlar az olduğundan herkesin maçı tek tek zaman ayırılarak yapılacaktı.

''Sial!"
"Layla!"

Hakem ilk maça çıkacakları çağırınca ikili arenaya çıktı büyük bir tezahürat eşliğinde. İkisi de kız olduğundan belki de, erkeklerin tezahürat sesleri
daha baskındı.

Ersa, Layla ve Sial'i incelediğinde en azından dikkate değer rakipler olduğunu düşünüyordu.

Layla ve Sial narin kılıçlarını çıkarırken hakemin gür sesi ile maç başladı.

"Başlayın!"

Kılıçlar birbiri ile çarpışırken belirgin bir baskın taraf yoktu. Ersa ve savaşacağı kişiler onlar için belirlenmiş yerde durmuş maçı izliyorlardı.

"İkisi de kalfa evre 1. seviye. Kimin kazanacağını düşünüyorsunuz?"

Tarma soruyu yönelttiğinde Ersa da dahil gözler ona dönmüştü.

"Kimin kazandığı önemli değil sonunda kazanan ben olacağım." Vern kışkırtıcı sözleri ve bakışıyla Ersa'ya bakarken Ersa maçı izlemeye dönmüş ona bakmamıştı bile.

Ama Haku ve Tarma umursamaz kalmamıştı bu duruma. "Kendine bu kadar güvendikten sonra yenilginden alacağın darbede ağır olur."

Haku alaylı gözlerle Vern'ü süzerken Vern kahkaha attı. Ardından özür dilercesine Haku'ya baktı. "Ah, pardon komik bir espri duydum da.’’

İlk laf atılan kişi konuşmayınca Tarma kibirli bir yüzle Ersa'ya döndü. "Kimin kazanacağından emin olmasam da korkakların ilk yenileceğinden eminim."

Haku ve Vern de tartışmayı bırakıp alaylı bir kahkaha attı. Üçlü Ersa'nın savaşlarında kazanma şekline ve ilgiyi çekmesine sinir olmuşlardı. Şimdi fırsatını bulunca hemen Ersa'ya yüklenmeye başladılar.

Ersa hala hiçbir şey söylemiyor, hatta tepki bile vermiyordu. Gereksiz konuşmalara katılmaya en küçük enerjisini bile harcamak istemiyordu.

Üçlünün sinirleri Ersa'nın sanki hiçbir şey konuşulmamış gibi davranış şekli ile daha çok artıyordu. Bir insanın laf atıldığı halde nasıl bu kadar umursamaz kaldığını anlayamıyorlardı. Gerçekten cesaretsiz bir salak mı diye düşünmeden edemediler.

On dakikadan fazladır süren savaş iki tarafı da yıpratmıştı. Her iki taraf da yorulmuş ve savaşı uzatmak istemiyordu. Ne kadar uzatırlarsa diğer maçlar için durumun kötü olacağının farkındalardı.

Sial'in yüzü ciddileşirken kılıcını daha sıkı tuttu. "Bu tekniği şimdi kullanmak istemiyordum ama görünüşe göre kullanmak zorundayım."

Layla, Sial'in doğruyu söyleyip söylemediğinden emin olmasa da her ihtimale karşı savunma pozisyonuna geçerek kendisini korumaya aldı.

(Ruo Kılıç Çizgisi 1. seviye)

Sial tekniğini kullanarak saldırıya geçince Layla hemen tüm dikkatini saldırıyı engellemeye verdi. Kılıç normal bir hızda Layla'ya yaklaşırken birden kılıcın iki adet görüntüsü daha oluştu Layla'nın gözlerinin önünde.

Kılıç saldırısı çok yakın olduğundan ilk gördüğü kılıcı bloke etmeyi daha mantıklı buldu ve kılıcını öne surdu. 


 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1303

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1112

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 685

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 663

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16700 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22429 Bölüm Sayısı


creator
manga tr