“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Yıldızlar Kralı - Bölüm 29 : Yarışma


Ersa'nın gözleri hayranlıkla parlıyordu. ''Kılıcın yolu ortaya çıkardı. Yolu kullanmak ve giriş yapmak için tüm düşünce temellerini değiştirmelisin. Zihnini genişleterek yeni olasıklara açarsan, yeni bir dünya görülecek gözlerinde. Aynı enerji damarlarının oluşup gelişmesi gibidir ama bir o kadar da farklıdır durum. Anlattıklarıma rağmen yola girmen sana bağlı olacaktır. Çünkü her insanın ayrı yolları vardır, herkes farklı bir yol oluştururur kılıç yolunda. Ama başka bir kılıç yolundan bir şeyler öğrenilebilir diye düşünüyorum. Tabi bu durum şuanda geçerli değil bende.''

Dünyanın en önemli hazinesi hakkında bilgi alıyormuşçasına dikkatle dinliyordu Mely. Ersa'nın her tavsiyesi zihninde yeni bir ufuk açıyordu sanki. Zihni sürekli çalışma halinde, tek bir cümleyi kaçırmamaya çalışıyordu. Ersa, anlattıklarını bitirince Mely derin bir nefes aldı. Anlatılanları sindirmeye çalışıyor gibiydi.

Ersa gülümseyerek Mely'i izledi. Onunda kendisi gibi yolda aşırı bir istekle ilerlemek istediğini ve sıkı çalıştığını biliyordu. Bu yolda edebildiği tüm yardımları edecekti Mely'e. En azından dövüş sanatlarında ilerleyen bir arkadaşı onun içindeki ağrıyı biraz azaltabilirdi.

Ersa ve Mely o akşamdan sonra buluşmalarında uzun bir süre yola ayırdılar. Ersa sürekli kılıç saldırılarında yolu kullanıyordu ve Mely'nin bir şeyler anlamasına yardım ediyordu.

Kendisi ise eğitimini her zamanki gibi yoğun bir tempoda sürdürüyordu. İkili sıkı çalışırken, birbirlerine sürekli yardım ettiler ve günlerini gelişerek geçirdiler. Günler, haftalar geçmişti ve büyük savaş gününe bir gün kalmıştı.

Dövüş sanatları yarışmasından önceki gece

Ersa ve Mely, ay yeryüzünü aydınlatırken bugünkü savaş antrenmanlarını yapmış, yarın hakkında konuşuyorlardı. ''Dövüş sanatları yarışması nasıl oluyor?'' Ersa, yarın hakkında bir şeyler bilmesi gerektiğini düşünerek sordu.

''Hmm. İlk olarak bizim savaşacağımız gruptan bahsedeyim. Bizim grupta sadece 8 ve 13 yaş arası kişiler katılabilir. Yarışma binlerce öğrenci arasında ikili müsabakalarla yapılacak. Her kazanan üç puan alacak, beraberlikte ise bir puan verilecek. Ama beraberlik çok nadirdir. Ayrıca yaş grubumuzda ilk ona girersek, önceki jenerasyona meydan okuma şansı verecekler. 12 ve 16 yaş arası grubuna. Bu gruptan üç kişiye meydan okuma hakkımız olacak.

Kazanırsak, meydan okuma hakkımız kalacak ama kaybedersek bir hak silinecek. 12 ve 16 yaş arası grubunda sadece ilk bin sıralaması önemli kabul ediliyor ve meydan okuma da ilk bin sıralamaya yapılıyor. Herkes sıralamaya girmek için yarışıyor, çünkü ilk bine girersen akademinin savaş teknikleri odasından üç teknik seçebiliyorsun ve özel derslere girebilme hakkını kazanıyorsun. Ayrıca mor sikke de veriliyor, her sıralama grubu için ama bu önemli değil şimdi.''

Ersa'nın savaş teknikleri pek umurunda değildi. Sonuçta kazansa bile yetiştiremeyecekti ve özel dersler de anlamsızdı. Tüm dersler dövüş sanatları hakkındaydı akademide. Hiçbir yardımı olmayacaktı ona. Belki de sadece mor sikke olacaktı kazancı.

Ama dövüş fikri bile hoşuna gidiyordu onun. Yarın hakkındaki beklentilerinin karşılanması umudundaydı.

''Anlıyorum. İlk bine girmeliyiz o zaman.''

Mely kararlı bir ifadeye sahipti. ''Tabikide girmeliyiz.''

Dövüş savaşları yarışma günü

Yarışma sabah on da başlayacaktı. Bütün öğrenciler bu anı bekliyormuşcasına yarışma alanında toplanmışlardı. Binlerce kişi alanda heyecanla yarışmayı bekliyordu. Bugün şan ve ödül günüydü. Kendini kanıtlayan karşılığında bir çok şey kazanacaktı.

Ersa da, arkadaşlarıyla alana gelmiş bekliyordu. Saat ona yaklaşırken akademinin üst düzey öğretmenlerinden Haria, tüm öğrencilerin görebileceği bir yere geçerek, öğrencileri süzdü.

''Bugün hepiniz burada tek bir amaç için toplandınız. Gücünüz ve yeteneğinizi kanıtlamak. Mavi bulut akademimizin uzun yıllardır süren geleneğini sürdürmekten onur duyuyorum.

Ben, ana hakem olarak bulunacağım ve yarışmalarınızı izleyeceğim. Savaşınızı ve gücünüzü gösterin!''

Kadının konuşması kısaydı ama tüm alanı canlandırmaya yetmişti. Her öğrencinin içinde büyük bir kazanma, yeteneğini sergileme isteği vardı. Bazıları sevdiği kızı etkilemek, bazıları şöhret kazanmak istiyordu.

Gerçek anlamda bir dövüş sanatları özlemi olan kişilerin içi ise daha büyük bir yangınla tutuşmuştu. Her biri yüzünde heyecanlı bir gülümseme bulunduruyordu. Bugün savaş günüydü!

Akademi her öğrencinin hangi ligde ve kiminle savaşacağını önceden ayarlamıştı. Toplam 10 lig vardı ve her ligde 200 öğrenci bulunuyordu. Ersa'nın bulunduğu lig D ligiydi.

Ligindeki isimlere bakınca Mely'nin olmadığını fark edince rahat bir nefes aldı. En azından onunla finallerde karşılaşabilirdi.

Her öğrencinin kendini hazırlaması ve liglerinin bulunduğu bölgeye geçmeleri için on dakika süre verildi. Ersa da savaşacağı alana geçtiğinde çevrede birçok insan olduğunu fark etti. Her biri geleceğin yeteneklerini izlemek istiyordu.

D liginde on adet hakem ve bir ana hakem vardı. Her seferinde on adet savaş olacaktı. Savaşırken, güçlü birine denk gelip direk elenmemek için akademi her öğrencinin on kişi ile savaşması koşulunu ortaya koydu. On savaştan en fazla kazanan birinci olacaktı ve birkaç kişi on savaş kazanmışsa o kişiler arasında rekabet yapılacaktı.

''Verna ve Tila savaş alanına gelsin.''

Her hakem, savaşacak kişileri çağırdı ve savaşları başlattı. Ersa, ilk yirmilide yoktu. İlkler savaştıktan sonra Ersa'nın sırası gelmişti.

''Ersa!''

Hakemin seslenişiyle, Ersa savaşması gereken alana gitti. Çember geniş bir alandı savaş yeri. Ersa, geldikten hemen sonra hakem rakibinin ismini bağırdı.

''Karu!''

Ersa'nın karşısına geçen rakip, on iki yaşlarında bir gençti. Yaşından dolayı Ersa'dan çok önce eğitime başlamıştı. Kibirli bir yüzle Ersa'yı süzüyordu.

''Pes et çocuk. Yoksa hiç iyi şeyler olmayacak.''

Ersa, derin bir iç çekti. ''Neden herkes bu kadar kibirli?'' mırıldanırken çocuğun karşısına geçti.

''Heh, aptal.''

Ersa, umursamaz bir tavır takınarak hakemin maçı başlatmasını bekledi.

''Başlayın.''

Karu, eliyle Ersa'nın gelmesini işaret etti. ''Gel hadi. Sana üç saldırı hakkı veriyorum.'' Büyük bir kahkaha patlatırken, küçümseme gözlerinde belirgindi.

''Öyleyse kabul ediyorum.'' Ersa, Karu ile uğraşmak istemedi ve kendi aptallığına yanması gerektiğini düşündü.

Saldırırken ne kılıç ne de yay kullanacaktı. Sadece yumruklarıyla savaşacaktı. Vücudunu öne eğdi ve bir anda ileri atılarak çocuğun üzerine koştu. Ersa'nın ani hızı Karu'nun gözlerini genişletti ama yine de saldırısının ona pek bir etkisi olabileceğini düşünmüyordu.

Ersa gelirken, kendisini hazırladı saldırıdan sıyrılacaktı ama Ersa'yı çok fazla küçümsediğinin farkında değildi. Ersa önüne gelmişken yumruğunu kaldırdı ve Karu'nun kaçtığı yöne doğru savurdu.

Saldırı tam olarak karın boşluğuna isabet etmişti. Karu hızla geriye savrularak arenadan dışarı uçtu. Karnını bir süre tutarken bilincini kaybetmişti.

Ersa dövüş sanatlarında yetiştirenlerden farklı olarak bedenini eğitiyordu ve kol gücü yaşıtlarından çok daha ilerideydi. Karu ise bu güçten nasibini almış biriydi. Yerde toz içinde baygın yatarken hakemin şaşkınlıktan ağzı açılmıştı. Karu'nun kibirli davranmasına rağmen kazanacağından yüzde yüz emindi. Sonuçta Ersa'nın enerjisi bile yoktu. Çöp bile denemezdi Ersa'ya onun gözünde.

Ersa arenadan dışarı çıkarken hakem üzerindeki şaşkınlığı attı ve sonucu açıkladı.

''Kazanan, Ersa!''

Maçın ani bitişi ilgili gözleri Ersa'nın savaş alanına çevirdi. Daha maç başlayalı on saniye bile olmamıştı!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr