"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Yıldızlar Kralı - Bölüm 28 : Kılıç Yolu


Ersa, kaybolmadığını akademiye sabah erkenden bildirdi. Akademinin ailesine durumu haber vermediği için şanslı olduğunu hissetti. Yoksa ne tepki vereceklerini hayal bile edemiyordu.

Ne kadar zor günler atlatmış olsa da eğitiminden taviz vermiyordu. Direk olarak ormana yöneldi, kaybolmadığını onaylattırdığında. Hızının verdiği heyecanla yüzünde koca bir gülümseme ile, güzel beyaz dişlerini ortaya çıkarıyordu.

Ağırlıkları takmış olsa da Kadim İmparatorun vücudunu arıttıktan önceki hızıyla hemen hemen aynıydı. Her seferinde arttırdığı vücut ağırlığını bu sefer 300 kilograma çıkardı. Ancak bu ağırlıkta vücudunu eğittiğini düşünüyordu.

Hızından memnunken vücudunu meşgul eden düşünce ile gözleri elindeki yüzüğe kaydı. Yüzüğün beyaz ve siyah renkleri tam bir denge içinde olduğu için artık yüzüğe denge adını vermişti. Dünün yoğunluğundan hiç yüzüğü incelememiş ne işe yaradığını öğrenmemişti.

Eğitimini gerçekleştireceği nehrin yanına gelince hemen başlamadı eğitime. Nehrin yanına oturarak, elindeki yüzüğü incelemeye başladı. Kadim İmparator ona antik kalıntılara girdiğinde yüzüğün rehberlik edeceğini söylemişti ama antik kalıntılara nasıl gireceğini belirtmeden ortadan kaybolmuştu.

Yüzüğü takarken zihin gücüyle içine bakmayı denedi, belki uzaysal bir boşluk olur diye ama sonuçsuz kaldı. İlk olarak kanını damlatırsa belki de bir sonuç alacağını düşünerek parmağında küçük bir yara oluşturdu. Kanının damlasını yüzüğün üzerine damlattı.

Yüzük kan damlasını parıldayarak, sünger gibi emdi. Ersa'nın gözleri heyecanla parıldadı. İşe yaradığı belliydi. Zihnine akın eden bilgiler onun tüm dikkatini tek bir noktaya odaklattırdı.

Yüzüğün ne olduğu bilgisi zihnine aktarıldığında gözleri en büyük genişlemesini yaşadı.

Yüzüğün adı Kadim Yüzüktü. İçinde onlarca kilometrelik uzaysal alan vardı. Yüzük enerjinin kullanıcıya aktarımını kolaylaştırıyor ve enerjiyi nazikleştirerek, atılım yapmayı kolaylaştırıyordu. Ayrıca içinde beyaz ve siyah ateşler bulunuyordu ama Ersa ateşlerin nasıl aktif edileceğini ya da kullanılabileceğini görmemişti.

İnsanları test alanına sokarak, güçlerini deneyebilirdi. Son özelliği ise kendisine canavar bağlayabilirdi. Normalde de bir canavar ve bir uzman bağ kurabiliyordu ama bunun için gökyüzü evrimi seviyesine ulaşılmalıydı. Gökyüzü evrimi seviyesine ulaşınca, bir canavarı gücünle bastırarak düzenekler yardımıyla savaşçın haline getirebilirdin. Buna ruha bağı denirdi.

Ama çok fazla canavarla ruh bağı kurulamıyordu. Eğer birçok canavar ruh bağına zorlanırsa kullanıcının iradesi canavarları kontrol etmeyi kaldıramazdı. Aralarındaki bağ ise kontrolden çıkabilirdi.

Bu yüzükle birlikte gökyüzü evrimi seviyesine ulaşmadan bir canavar ile ruh bağı oluşturabilirdi. Ersa'nın kalp atışı hızlanmıştı.

Elindeki yüzük çok fazla değeri olan bir nesneydi ve şuanda bildikleri yüzüğün bilgilerinin görülebilen kısımlarıydı. Yüzük hakkında birçok bilgi vardı ama çoğunluğu bulanıktı. Nasıl beyaz ve siyah ateşleri kullanacağı da bulanık olan bilgilerden biriydi.

Yine de bu durumu pek umursamadı. Elinde olan bilgiler bile onun için fazlasıyla yeterliydi. Bileziğindeki nesneleri çıkararak yüzüğünün içine aktardı. İkisinin arasındaki değer kıyaslanamazdı bile.

Ersa, yüzük ile daha sonra ilgilenmeye karar vererek nehre girdi. Yol eğitimine başlayarak, su ile bir olma hissini düşündü. Gözleri açık bir şekilde balıklara dokunabiliyor, şanslıysa bazen de yakalıyordu. Seviyesini arttırması gerektiğini düşünerek gözlerini kapattı ve sadece diğer duyularını kullanarak balık yakalamaya karar verdi.

Ersa, odak halindeyken çevresindeki enerjinin zarif ve yavaş bir oranda vücuduna aktığından haberi yoktu. Enerji vücuduna giriyor, bedeni ile kaynaşıyordu.

Fazla vaktini aynı eğitimi yaparak harcamak istemediğinden, bir süre nehir eğitimini sürdürdükten sonra farklı eğitimlere geçti. Yol eğitimi için, ağacı sarsarak düşen yaprakları yakalamaya çalışıyor; rüzgarla bir olmaya çalışıyordu.

Ateş için ısıyı kullanıyor, toprak için vücudunu temiz bir toprağa uzatarak doğayı hissetmeye çalışıyordu. Sürekli olarak denediği yollar ile biraz fikir edinmeyi umuyordu.

Tabi sadece yol çalışmıyordu. Asıl eğitimi vücudunu aşırı zorlamaktı hala. Koşu, kas eğitimi, iç organları geliştirmek...

Her bir eğitimi zevkle uyguluyordu. Akşam olduğunda uzun zamandır gerçekleştirmediği karşılıklı eğitime geçti. Eğitim yaptıkları alana geçtiğinde Mely'nin narin vücudunun beklediğini gördü. Ersa'nın yüzünde hafif bir tebessüm vardı.

''Gelmişsin.'' Mely hoş bir gülümseme vererek, Ersa'nın yanına yaklaştı. Uzun zamandır beraber eğitim yapmadıklarından, savaş antrenmanı konusunda çok istekliydi.

Buz mavisi kılıcını belinden çıkardı ve Ersa'nın da kılıcını eline almasıyla savaşa başladı. Vücudunu öne eğerek, ani bir hız yakaladı ve kılıcını Ersa'nın beline savurdu.

Ersa'nın yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Mely'nin, seviyesini hala aynı tahmin ettiği belliydi. Kılıcını kavrarken, yüzündeki gülümseme ile kılıç yolunu uygulamaya başladı.

Bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmeye başlayan Mely daha dikkatli davranıyordu, ama saldırıya geçtikten sonra çok geçti. Ersa'nın kılıcının etrafına biriken şeffaf enerji birlik içinde saldırıya hazırlardı.

Ersa, fazla bir güç kullanmayarak Mely'nin saldırısını durdurdu ve ona doğru bir baskı uyguladı. Saldırının gücüyle Mely birkaç metre geriye savrulmuştu. Saldırının itici gücü tükendiğinde, Mely'de durdu.

Genişlemiş gözlerle Ersa'ya baktı. Ortadan kaybolalı çok olmamıştı ama gücü eğitim yapmadığı için azalmak yerine çılgınca artmıştı.

Ersa, yüzündeki dalga geçen gülümseme ile Mely'e bakıyordu. ''Güçsüzleşmiş misin Mely?''

''Az önce ne yaptın?''

Ersa yaramaz gibi gülümseme oluşturdu. ''Bilmek istiyor musun?''

''Evet, bilmek istiyorum.'' Az önceki saldırı Mely'i öyle çok şaşırtmıştı ki şuan da Ersa'nın şakalarını umursamıyordu. Hissettiği şeylerden emindi. Sadece normal bir saldırı değildi, az önceki kılıç tekniği. Oldukça özeldi.

Ersa, Mely'nin meraklı halini sevdiğini düşündü. Güzel bir kahkaha attı. ''Az önceki saldırım kılıcın yolu ile oluşturuldu.''

Mely bu sözlere inanamamıştı. Ona göre içsel enerjisi olmayan birinin yolu öğrenmesi imkansızdı. İçsel enerjisi olsaydı bile aşırı zor olurdu.

''İnanmıyor musun? O zaman boşver.''

Ersa'nın tavrını gören Mely hemen oyununa geldi. ''Öyle demedim. Sadece inanılması çok zor söylediğin şeye.''

Ersa, Mely'nin önüne geldi. Elini uzattığında Mely hafiften irkilerek geri çekildi. Ama Ersa'nın elleri güzel yanaklarına ulaşmıştı.

İki yanağını da sıkarak, kahkaha attı. Mely'nin yüzünün komik hali Ersa'nın durmaksızın kahkaha atmasına neden oldu. Mely'nin utancından yüzü kızarmıştı, Ersa'nın ellerine vurdu ve yanağından uzaklaştırdı.

''Napıyorsun!?''

Ersa, sesli gülüşlerini durdurmazken saçmalayarak konuştu. ''Hahah- sadece söyleyeceklerimin- hahaha.'' Mely'nin yüzü aklına geldiğinde yine gülmeye başlayınca, karşısında hem utanmış hemde kızgın bir kız oluşmuştu.

''Tamam kızma. Söyleyeceklerimin ödülü olarak düşün ya da direk inanmadığın için ceza da diyebiliriz.'' bir kahkaha daha atan Ersa, Mely'nin kızmasına fırsat vermedi.

''Kılıcın yolunu kullandığım doğru az önceki saldırıda. Ama kullandığım yol sadece buz dağının ucunun ucu.''

Yol, konusu açıldığında Mely'nin tüm dikkati konuşmaya odaklanmıştı. ''Nasıl başardın bunu?'' en çok bilmek istediği soruyu sorması uzun sürmemişti.

Kılıcını eline alan Ersa, kılıcına daha sonra Mely'e baktı. ''İlk kılıcın yolunu hissettiğimde, benden daha güçlü bir canavar ile savaşıyordum. Durumum pek iyi değildi ve yoğun saldırılar ile gerçekleşen savaş daha fazla kılıcıma odaklanmamı sağladı. O an da aklımda onlarca hatıra belirdi. Kılıcımı savuruşlarım, tekniklerim. Hepsi gözlerimin önündeydi. Zihnimde belirmişti öylece. O an kılıcın yolunun girişini anladım. Doğa da birçok enerji vardır ve bu enerjiyi kendi vücudumuza çekerek savaş sanatlarında ilerleriz. Ama sadece bu işe mi yarardı enerji kullanımı? Kılıcı çekirdek, enerjiyi ise onu aktif eden bir madde gibi düşünürsem sonuç ne olurdu?''

Ersa duraksadığında meraklı gözler ona doğrulmuştu.

''Ne olurdu?''




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 747

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 453

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 95

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17486 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23555 Bölüm Sayısı


creator
manga tr