Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Yıldızlar Kralı - Bölüm 24 : Kadim İmparator


Kırmızı rengin ani görünüşü çok kısa bir an sürmüştü. Renkler korku anını atlattıktan sonra Ersa'nın göz bebeklerinin derinliklerine saklandılar.

Ersa, etrafına baktığında, az önceki araziden tamamen farklı olduğunu fark etti. Şuanda etrafında birçok renkte ağaçlar varken, ilerisinde yerin altına açılan bir delik ve delikten uzanan bir merdiven vardı. Afallamış bir ifadeyle çevresine baktı.

Şuanda gördükleri mi illüzyondu yoksa öncekiler mi emin olamıyordu. Düzeneği kuran kişiye bir kez daha hayran kalırken, yavaş adımlarla yeraltına açılan merdivenlere ilerledi. Yeraltına doğru inerken çevresini gözlemlemeye devam etti. Çevresi eski ve antik görünen taşlardan yapılmış gibiydi. Çizimler ile süslenmiş duvarlar insanı hayran bırakıyordu. Canavarların, bitkilerin, simya uygulamalarının ve daha birçok şeyin çizimi vardı. Hatta içlerinde Ersa'nın ne olduğunu anlamadığı şeylerin çizimleri bile vardı.

Merdivenlerden indiğinde yerin altında karşısına üç adet geçit çıktı. Mekan labirent gibi bir yerdi. Ersa, gözleriyle kısa bir süre üç geçidi tek tek taradı. Bir fark göremiyordu.

''Hangisi doğru yol?''

Doğru yolun hangisi olduğunu bulamadığı için sadece içgüdülerine güvenerek sağdaki geçide girdi. Geçitte ilerlerken arada güçlü canavarlar çıkıyordu. Ne çok güçlü, ne de zayıftılar. Şaşırtıcı bir şekilde tamamen Ersa'nın denk olabileceği güçteydiler. Ersa, canavarları öldürdüğünde her biri hiçliğe dönüşüyordu.

Ersa, gördüğü canavarların illüzyon olduğunu biliyordu ama illüzyon olmasına rağmen illüzyonçok ileri seviyedeydi ve Ersa'ya fiziksel bir zarar verebilirdi.

Otuz dakika civarında geçitte ilerledikten sonra karşısına geniş çember bir mekan çıktı. Önünce dört adet heykel duruyordu. Boyları onlarca metreydi ve her biri çok ihtişamlıydı. Ersa heykellerin önüne geçti ve incelemeye başladı.

Biri kılıcını korkusuzca tutmuşken, biri yayını kavramış ileriye nişan almıştı. Başka biri elindeki kalkanıyla hiç kimse savunmasını aşamaz gibi dururken, sonuncu heykelin elinde hiçbir silah yoktu.

Ama gözlerinde bezlerde bulunan renkler parlıyordu. İhtişamlı ve cesur duruşuyla sadece heykel olmasına rağmen Ersa'ya baskı hissi veriyordu. Heykelleri incelerken dikkatini heykellerin direk olarak ayaklarının önünde duran yazıtlar çekti.

Yazıtlarda bulunan yazıları daha önce görmediğinden emindi ama nedense sorunsuzca anlıyordu. Elinde kılıç tutan adamın yazıtını yavaşça mırıldandı.

Kılıcın yolu, benim yolumdur. Hayat, yetişim yoludur. Yetişim ise tanrıya ulaşma yoludur. Ben, Kara Kılıç, kılıç yolunun sonuna gideceğime yemin ederim.

Yazıyı okumayı bitirince hayretle heykele baktı. Bu kadar büyük bir yemin onu şaşırtmıştı. Kendi adını bile Kara Kılıç olarak adlandırmış bir çılgındı.

Yazıtı okumayı bitirince yayı germiş olan heykele döndü. Heykel, bir kadındı ve görünüşü tanrıçalar gibiydi.

Okçuluk yolunda küçüklüğümden beri ilerliyorum. Yolu bulma amacıyla çıktığım yolculuk sonsuz bir akıntı gibiydi. Sürüklenip, gidiyor yolun sonu ise görülmüyordu ama yine de ben, Yayların Annesi Alea bu yolda sonuna kadar ilerleyeceğime yemin ediyorum.

Kalkan benim vücuduma işlenmiş bir yoldu. Gördüğümde benim ilerlemem gerektiğini anladığım yol. Toprak benim anam, kalkan benim savunmamdı. Ben, Beyaz Kalkan bu yolda sonuna kadar ilerleyeceğime yemin ediyorum.

Ersa, en son silahı olmayan, ama aralarında lider gibi görülen adama geldi. Cesur ve yakışıklı bir yüzü vardı.

Hayata geldiğimde sonu gelmez yolculuğum başlamıştı. Her zaman içimde tükenmeyen isteği dindirmek adına yol da kendimi geliştirdim. Fark ettiğim şey bu hayatta, yetenek kadar önemli belki de daha önemli bir şey vardı; şans.

Ben, Sonsuz Yol'un lideri; Kadim İmparator, şansımın iyiliğinden minnettarım ve şansın adına seni kutluyorum arkadaşım. Bizlerin sana olan testinde başarılar diliyorum. Hayat her zaman risk ve bu riskteki fırsatlarla doludur.

Ersa, şaşkın bir yüzle yazıta bakıyordu. Arkadaşım dediği kişinin kendisi olduğunu düşünüyordu ama test ile neyi kast ettiğini anlamamıştı. O sırada Ersa, vücudunda çok tuhaf bir duygu hissetti. 

Hissiyle aynı anda çevresindeki dünya değişti. Etraf tamamen boş bir alandı. Bembeyaz alana şaşkınlıkla bakarken gelen ses ile irkildi.

''Hoşgeldin, evlat. Görünüşe göre şanslı kişi sensin.''

Ersa, sesin sahibine dönünce, gözleri renkli olan adam olduğunu fark etti. Kendisini Kadim İmparator olarak tanıtmıştı. ''Kadim İmparator!?''

Adam samimi bir kahkaha attı. ''Evet. Bu benim ruh parçam. Asıl vücudum farklı bir yerde.''

Ersa, adamın ruh parçası olduğuna takılmamıştı ama adamın hala yaşadığı kısım zihninde yankılandı. Bu kişilerin öldüğünü düşünmüştü.

''Teste girmeye hazır mısın?''

Ersa, adamın ne testinden bahsettiğini anlamıyordu. ''Ne testi? Benim hiçbir şeyden haberim yok.''

''Önemli değil. Bu noktaya kadar geldiysen kaderin olduğunu düşün.''

''@'!^1>@''

Ersa, adamın cevabından ne demesine gerektiğini bilemedi. ''Test ne?''

''Hahaha, öğreneceksin.''

Adam, bir anda ortadan kayboldu ve çevre yine değişti. Artık, yabani bir ormanda gibiydi.

Etrafta canavarları görebiliyordu. Çevresine bakarken o sırada adamın sesi tekrar kulaklarında çınladı. ''Test başladı. 2000 canavar öldürmeden buradan çıkamazsın.''

Ersa, gözleri genişlerken çevresinde olan canavarlara baktı. Hepsi temel evre 8. Seviye ve üstündeydi. ''Hey! Dalga mı geçiyorsun?''

''Test başladı!''

Ersa, uzun bir iç çekti. Görünüşe göre adam kendi bildiğini yapacak ve cevap vermeyecekti. Çevresini gözlemlemeye başlarken, ifadesi ciddi bir hal aldı. Adamın varlığı varken canavarlar onu fark etmemişti ama şimdi hepsi ona dönmüştü. Eline kılıcını alırken, canavar sürüsünden kaçmaya başladı.

Hepsiyle bir arada savaşırsa, sonunun ölüm olacağını biliyordu. Etrafına bakarak, saklanabilecek yerleri aradı. Etrafta mağaralar vardı ve şimdilik en iyi seçenek bu gibiydi. Canavar sürüsünden kaçarken, canavarları uzun bir çaba sonunda atlattı ve bir mağaraya girdi.

''Manyak bu adam! Beni buraya göndererek neyi amaçlıyor?''

Bileziğine, göz gezdirerek eşyalarına baktı. Yanında yiyecek ve içecek yoktu. Sonuçta bunları koyacak bir yeri de yoktu. Sadece çantasında bir miktar besin ve su vardı. 

Ormanın koşullarına ayak uydurmak zorunda olduğunu düşünüyordu. Bileziğinden hazırladığı zehirleri çıkardı ve yayını da eline alarak mağaradan çıktı. Kendisini ormanın doğasına adapte ederek, varlığını sakladı ve canavar avına çıktı. İleride gördüğü temel evre 9. seviye canavara, nişan alarak okunu fırlattı. Ok, canavarın ani refleksine rağmen omuz kısımlarına saplanmıştı ama direk olarak onu öldürememişti. Her şeye rağmen temel evre 9. seviye bir canavardı!

Kılıcını çıkararak canavarın üzerine koştu ve savaşa girişti. Birkaç kılıç darbesiyle zehirlenmiş canavarı öldürebilmişti. Bu sefer canavar şaşırtıcı bir şekilde yok olmamış ve cesedi olduğu yerde kalmıştı. Ersa, rahat bir nefes aldı. En azından yemek konusunda sıkıntı çekmeyeceğini düşündü.

Aynı zamanda böyle bir yere nasıl gönderildiği sorusu da aklını karıştırdı. Ayrıca başka bir sorunun cevabını da çok merak ediyordu; Kadim İmparatorun seviyesi neydi?

^^^^^^^^^^^^^^^^

Herkese merhaba. İlk defa bölüm sonuna bir şeyler yazıyorum. Test kısmında ilk testin atg ile çok benzer olduğunun farkındayım ama hoşuma giden bir testtir kendileri :) Bu nedenle kararsız olsamda ilk testi bu şekilde yapmaya karar kıldım. Hikaye hakkındaki yorumlarınızı öğrenmeyi çok istiyorum.  Sizce nasıl gidiyor? Neler olacağını kestirebiliyor musunuz? Merak ediliyor mu? Hoşunuza gitmeyen kısımları neler? Görüşlerinizi belirtirseniz çok sevinirim. Ve mümkün olduğunca bölüm atmaya çalışacağım. Sonu da fazla resmi oldu sanki cağım :D Çalışıcam olsun bari :) Olay şu ki bölüm yazarken bazen tıkanabiliyorum ve oturup düşünmem bir şeyleri netleştirmem gerekiyor. Ayrıca bölümü düzenlemek de zor oluyor. Bir kaç kez oku hataları düzelt, yazıları düzenle falan. Bir gün zor olsa da benim için iki günde bir bölüm atmaya çalışacağım.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1116

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 571

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17060 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22913 Bölüm Sayısı


creator
manga tr