Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Yıldızlar Kralı - Bölüm 23 : Düzenek



Ersa, onları görmezden gelerek, etrafı gözlemlemeye devam etti. Etraftaki her şey bir ipucuydu. Tahminine göre burada bir klan bulunuyordu ve bazı nedenlerden dolayı tarihe gömülmüştü.

Bu bir klan olduğu için burada klanın gizli hazine mahzeni olmalıydı. Etrafı gözlemleyince, gözleri en görkemli olan yıkık kalıntılara ilişti. Büyük ihtimalle, eğer bir hazine varsa o bölgede bulunmalıydı ve girişi de oldukça korunaklı olmalıydı.

Ersa, tahmin yürütürken, lider olan adamın gür sesini duydu. ''Herkes, kalıntıları araştırmaya başlayabilir. Bulduğunuz her şey sizindir ve kimse onlarda hak iddia etmeyecektir.''

Alandaki öğrencilerden sevinç çığlıkları yükseliyordu ve hepsi kalıntıların içine girerek, hazine aramaya başladı. Ersa da hazine aramaya gitmişti ama onun ilk gittiği kalıntılar değildi. Ormanın içine doğru girdi. Biraz mesafe kat edince hızını kesti ve beklemeye başladı.

Bir süre bekledikten sonra Nel ve iki arkadaşı ortaya çıktı. Ersa'nın beklediğini görünce şaşırarak ona baktılar. ''Hahaha, kaçamayacağını bildiğin için korkudan hareket etmedin galiba. Artık yalvarsan da kurtuluş-''

Ersa, Nel konuşurken iki arkadaşına bakarak,Nel'in sözünü kesti. ''Her zaman böyle gereksiz konuşur mu?''

Üçü de kızgınlıkla Ersa'ya bakıyordu. ''Çok iyi hemen ölümünü vereceğim sana.''

Nel, kılıcını çıkardı ve Ersa'ya saldırıya geçti. Ersa, kılıç saldırısına küçümseyerek bakıyordu. ''Bu güçle mi bu kadar fazla bir kibrin var?''

Kılıç saldırısı gelirken üstün hızını kullanarak, kenara çekildi. Nel şaşırsa da durmadı ve tekrar saldırıya geçti ama Ersa yine saldırıdan kaçmıştı. Birkaç saldırıda da aynısı olunca, bağırarak arkasındaki ikiliye döndü.

''Saldırıya geçin.''

İkili afallamış bir ifade ile izlerken, Nel'in çağrısı ile kendilerine geldiler ve saldırıya geçtiler. Üçü beraber Ersa'nın etrafını sarmıştı. Ersa, sakin bir ifadeyle üçlüyü gözlemliyordu. ''Gerçekten de üç adet aptalsınız.''

Üçlünün kızgınlıktan yüzleri kızarmıştı. Her biri saldırıya geçti ama Ersa, gelen saldırıların hepsinden sıyrıldı ve dalga geçerek konuştu. ''Uww, bu çok korkunçtu.''

Nel, kızgınlıkla bağırdı.''Cesaretin varsa kaçmazsın. Tek bildiğin korkak gibi kaçmak.''

Ersa, yüksek sesli bir kahkaha attı ama hemen sonra ciddi bir ifadeye büründü. Nel'in yanındaki çocuklardan birinin üzerine doğru hızlı bir saldırıya geçti. Ersa'nın saldırısını görünce, çocuk küçümseyerek gülümsedi. Ersa'nın sadece kaçmayı bildiğini düşünüyordu, ayrıca şuanda Ersa silahsız olarak saldırıyordu.

Çocuk kılıç tekniğini aktif hale getirerek, enerjisini vücudundan kılıcına aktardı. Ersa, yanına geldiğinde kılıcını savurdu. Ersa, yavaşça elini uzattı ve parmaklarıyla kılıcı tuttu. Çocuğun göz bebekleri, iğne boyutuna küçüldü.

Ersa, yumruğunu çocuğun karnına gücünün sadece az bir kısmını kullanarak geçirdi. Saldırı ile çocuk olduğu yerde dona kaldı ve birkaç saniye sonra yere düşerek bayıldı. Nel ve arkadaşı, ağızları geniş açıkken, yerdeki arkadaşlarına, ardından Ersa'ya baktılar.

Ersa'nın gücünü gördüklerinden sırtlarından soğuk terler akıyordu. Ersa, sakinlikle dolu güzel gözlerini ikiliye çevirdi. İkisi de istemsizce titriyordu. Onlara bakan gözler acımasız ve korkusuzdu.

Nel, inanamayarak Ersa'ya bakarken kekeledi. '' He- hey, eğer bize bir şey yapmaya cesaret edersen ne olacağını tahmin bile edemezsin!''

Ersa, gülümseyerek Nel'e baktı, gülümsemesi bir şeytanı andırıyordu. ''Evet. Ne olacağını merak ettiğim için deneyelim mi?''

''Se- sen buna cesaret edemezsin.''

Ersa, daha Nel konuşurken karşı saldırıya geçti ve Nel'in yanındaki arkadaşının beline tekmeyi savurdu. Ersa'nın kas gücü normal insanlara göre çok daha gelişmiş durumdaydı. Bu sayede direk olarak verdiği hasarda çok fazlaydı.

İleriye savrulan çocuk acı çığlığıyla kıvranıyordu. Ersa ikiliyi hallettikten sonra Nel'e adım adım yürümeye başladı.

Nel, salağa vurmuş gibiydi. Ersa, ona yaklaşırken kalbi korkudan tekliyordu. Hayatın da hiç zorbalık görmemiş ve acı çekmemiş biriydi. Böyle bir durumla da ilk kez karşılaşmasıydı. Ne yapması gerektiğini bilmiyordu.

Ersa, Nel'e bir adım mesafede kaldığında Nel korkudan yere düştü. Ersa, yumruğunu saldırı pozisyonuna getirdi ve Nel korku dolu gözlerle ona bakarken suratına geçirdi. Nel, saldırıyla yere gömüldü ve acı çığlığı atacak durumu bile yoktu. Çene kısmına gelen yumruk, dudaklarının hareketini çok zorlaştırıyordu.

''Hepiniz bu bir uyarıydı, bir daha yoluma çıkmayın!''

Ersa, artık başka şeylerle uğraşmayıp, kalıntıları keşfetmek istiyordu. Uyarısını verdikten sonra üçlünün yanından ayrıldı ve tekrar etrafını gözlemleyince çevreyi dolaşmasının daha iyi olacağını düşündü. Kalıntıların etrafında tam bir tur attıktan sonra zihninde belirli bir harita oluşmuştu. Binaların dizilimi aynı simya da işlediği düzenekler gibiydi. Düşüncesine göre buralarda gizli bir giriş olmalıydı. Sadece tam yerinden emin değildi.

Yere çapraz bacaklı oturarak, zihnini sakinleştirdi ve kalıntıları tekrar düşündü. Düzeneğin asıl noktasını bulmaya çalışıyordu. Kalıntılardaki en küçük saçma detayları bile hatırlıyor düzenek ile anlam kurmaya çalışıyordu. Uzun süre düşünce halinde durduktan sonra gözleri parlarken birden ayağa kalktı.

''Düzeneği tasarlayan kişi kesinlikle bir dahi. Eğer gerçekten düşündüğüm şey ise şimdiye kadar gördüğüm en iyi düzenek bu olmalı.''

Koşarak, kalıntının dört köşesinden birinin olduğu yere gitti. Köşede diğer kalıntı binalarından daha küçük ve önemsiz bir kalıntı bina duruyordu. Ersa, evin önüne geldi ve çevresine dikkatle baktı. Kapısının üzerinde olan kahverengi bir bez gördü. Dikkatle bezi eline aldı. Bezin üzerinde Y harfi çok güzel bir kaligrafi ile yazılmıştı.

Ersa, mutlu bir gülümseme verdi ve diğer köşelere koştu. Dış köşeler normal bir klanın en önemsiz yeri olduğu için öğrencilerden hiçbiri önemsememişti ve merkezdeki yerleri araştırmaya dalmışlardı. Bu sayede Ersa hiç rahatsız edilmeden diğer köşelere gitti. Mavi, mor ve yeşil bezleri aynı yerlerden aldıktan sonra sakin bir yere giderek incelemeye başladı.

Kahverengi bezde Y, yeşil bezde O ve mavi bezde ise L harfi yazılıydı. Ersa gülümsemesini engelleyemedi. Bunları yapan kişide, yola hayran bir kişi gibiydi.

Merakla mor renkte olan bezi aldı. Üzerinde, harita var gibiydi; kalıntıların haritası.

Ersa, haritada bezlerin bezlerdeki renklerin beraber bulunduğu yere baktı. Kalıntıların, hemen ilerisinde bir yeri işaret ediyordu. Bezleri uzaysal bilekliğine yerleştirdikten sonra haritanın tarif ettiği yere gitti, ama bir şey bulamadı. Tamamen ağaç bile olmayan boş bir araziydi. Bileziğinden haritayı geri çıkardı.

O sırada bezin parladığını görerek, şaşkına döndü. Hemen diğer bezleri de çıkardı ve bezleri çıkarmasıyla aynı zamanda elinden bezlerin uçması bir oldu. Dört bez arazinin orta noktasına gelerek birleşti ve göz kamaştırıcı bir parıldamayla şeffaf bir bariyeri çevreye yaydı. Dört bez birleştikten sonra oluşan enerji ışığı Ersa'ya doğru hızla ilerlemeye başladı.

Ersa, bezler ona gelirken kaçınmayı düşündü ama en sonunda bir şey yapmayarak olduğu yerde kaldı. Enerji ışığı Ersa'nın gözlerinin içine girerken Ersa diz üstü yere düştü. Gözlerini hissetmediğini fark ederek, eliyle gözlerini yokladı.

Birkaç nefes içinde gözleri yavaş yavaş hislerini geri almıştı. Zorlukla da olsa göz kapaklarını kaldırdı. O sırada gözleri dört rengin parlaması ile dans ediyordu. Kahverengi, yeşil,mavi ve mor.

Renkler Ersa'nın göz bebeğinde neşeli bir durumdayken Ersa'nın gözlerinde hafif bir kırmızı parıldama oluştu ve neşeli görünen dört renk ani bir korkuyla titremeye başladı.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1011

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17461 Üye Sayısı
    • 783 Seri Sayısı
    • 36093 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr