Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Yıldızlar Kralı - Bölüm 13 : Davetsiz Misafir


Ersa nehirde eğitilirken transa girmiş gibiydi. Kendine geldiğinde zamanın çok fazla geçtiğini fark etti. Bugün hiçbir balık tutamamış. Dahası bir balığa bile dokunamamıştı.

Hızla nehirden çıktı ve eğitim için göl ya da şelale tarzı bir yer aramaya başladı. En yüksek hızını da kullanarak kendisini yormaya çalışıyordu. O sırada Mely adındaki kızın kendisini takip ettiğinin farkında bile değildi. Uzun bir koşu sonunda kusma noktasına ulaşmış, ama bir göl bulmuştu. Gölün önünde oturarak nefes alış verişini istikrara kavuşturdu.

Mely, Ersa sürekli koşarken mesafesini koruyarak takipte kaldı. Ersa'nın seviyesinin çok ilerisinde olduğu için onun aksine çok fazla yorulmuyordu.

Ersa'yı izlerken gittikçe şok oluyordu. Kendi canını çılgınca yakacak kadar eğitilen birini daha önce görmemişti. Ersa gölün yanında çapraz bacaklı oturduğunda dikkatli bir şekilde onu izlemeye devam etti.

Ersa'nın nefes alış verişi belli bir düzene kavuştuğunda oturduğu yerden kalkarak kıyafetlerini çıkardı. Üstünde sadece babasının aldığı ağırlık kıyafeti kalmıştı. Mely, Ersa'nın bir anda üstünü çıkarmasıyla neredeyse ses çıkarıyordu. Narin ellerini hemen gözlerine götürdü ama Ersa'nın üstünde hala bir şeyler kaldığını fark etti.

Tamamen üstünü çıkarmadığı için rahat bir nefes verdi. O sırada Ersa göle atladı ve yüzmeye başladı. Tüm bunları izleyen Mely, anlamsızca yüzerek neyi amaçladığını çözememiş gibiydi. Dövüş sanatlarındaki eğitimin böyle olmadığına emindi. Su gibi huzur veren sesiyle mırıldandı.''Ne yapmaya çalışıyorsun?''

Ersa, göle girdikten durmadan yüzmeye başladı. Zaman ilerledi ve vücudu çok fazla yüzmekten bitkin düşmeye başlamıştı, ama hızını düşürmeden sabit bir şekilde gölün içinde çember çizerek yüzmeye devam etti. Bir noktadan sonra yüzme hızı ister istemez yavaşlamıştı.

Yavaşlamış olsa da istikrarla yüzmeye devam etti. Bir ara kolu yorgunluktan hareket etmedi ve boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Ersa'nın deli gibi yüzme şeklini gören Mely şok oldu. Kendisini bu dereceye gelene kadar zorlamasını anlayamadı. Ersa, boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca Mely de korktu ve eğer 4 nefes içinde çıkmazsa yardıma gitmeye karar verdi ama karar vermesiyle aynı anda Ersa gölün yüzeyine çıktı ve karaya doğru zorlukla yüzdü. Kendisini zar zor toprağa attıktan sonra vücudunu rahatlatarak uzandı ve durumunun toparlanmasını bekledi.

Mely ise bu delinin sırada ne yapacağını görmek için bekliyordu. Uzun süre kendine gelmesi için beklemesi gerektiğini düşünürken Ersa kısa sürede ayaklandı. Durumu hala iyi görünmüyordu ama kendisini zar zor ayakta tutuyordu.

Ersa gerçekten de iyi durumda değildi. Durumu biraz istikrar kazandıktan sonra ayağa kalktı ve sıradaki eğitime geçmeye karar verdi. Bugün nehirde vaktini düşündüğünden fazla harcamıştı. Değerlendirebileceği herhangi bir zamanı kullanmak istiyordu.

Sıra iç eğitime gelmişti. Tekrar göle atladı ama bu sefer amacı yüzmek değildi. Vücudunu gölün içine daldırarak dayanmaya çalıştı. Bu eğitime ilk başladığında 26 nefes dayanmıştı şimdi ise bu süre önemsizdi onun için.

Ersa'nın kendisini gölün içine bıraktığını görünce Mely anlamsız gözlerle izledi. Zaman yavaşça ilerliyordu ama Ersa hala dışarı çıkmıyordu. 100 nefes geçtikten sonra Mely, telaşlanmaya başlasada beklemeye karar verdi.

180 nefes civarında süre geçince Ersa vücudunu gölden çıkardı. Mely, şok olmuş gözlerle göldeki çocuğa baktı. Eğer kendisi göle girseydi 100 nefesten fazla dayanamayacağını düşünüyordu ama bu çılgın çocuk 180 nefes kalmıştı!

Ersa sürekli olarak eğitimini tekrarladı ve 10 denemeden sonra fazla vakit harcamamak için gölden ayrıldı ve ormana doğru koşmaya başladı.

Mely ise onu takip etmeye devam etti. 

Ersa, dağlık bir alana doğru ilerliyordu. Etraftaki taşlara ve boyutlarına göre uygun bir yer bulmaya çalışıyordu. İstediği bir alanı bulması pekte zor olmamıştı.

Ersa koşmayı bırakınca, Mely etraftaki bir ağacın arkasından merakla sırada ne yapacağını bekliyordu. Ersa, yerden ağır taşlar alarak yirmi adım ilerleyerek bırakmaya başladı. Yirmi adım ilerisinde on civarında taş toplayınca, o taşları yine yirmi adım ilerleyerek başka bir noktaya taşıdı ve bu iki yer arasında sürekli olarak taşları taşıyarak eğitimini sürdürdü.

Mely ise dikkatle Ersa'yı izliyordu. Saniyeler birbirini kovaladı ve Ersa durmadan taşları taşıdı. Hatta sınırını o kadar fazla taşımıştı ki artık kolları ve bacakları titriyordu ama yine de taşımaya devam ediyordu. Başka bir taş kaldırdı ve yürümeye başladı. Bir adımı, ardından ikinci adımı attı ama üçüncü adımda tökezledi ve taş elinden kaymaya başladı. Taş düşecekken bağırarak taşı sıkı sıkı tuttu ve düşmesini engelledi.

Zar zor yirmi adımı tamamladı. Mely, Ersa'nın bıraktığı taşa hayretler içerinde baktı. Taşın yüzeyinin kanlarla kaplı olduğunu görünce göz bebekleri küçülerek Ersa'ya baktı. İstemsizce ellerine kaydı bakışları. Gördüğü manzara beklentisinin dışında değildi. Kırmızı renk ile süslenmiş bir çift el. Ersa diğer taşa yöneldi ve tekrar taşımaya başladı. Her adımı ağır ağır ve zorluydu.

Mely artık bu çocuğa çılgın ve deli sıfatlarının az geldiğini düşünüyordu. Başka bir taşı kaldırdığında neredeyse ortaya çıkacaktı durdurmak için. 

Son taşı büyük zorluklarla taşıyan çocuğun geniş bir gülümsemesi vardı. Gülümsemesini gören Mely sanki bir insanı izlemiyordu. İstemsizce mırıldandı. ''Sen tam olarak nesin?''

Ersa, eğitimini tamamladığı için kendisini kalkmaya zorlamadı ve bir süre olduğu yerde uzandı.

Mely ise Ersa eğitimini bitirince gökyüzüne baktı. Hava kararmaya başlamıştı. Tüm gününü gerçekten bu şekilde harcadığına inanamıyordu. İlk defa eğitim yapmadan bir gün geçirmişti.

Sessiz bir şekilde ayrılma isteğiyle geri geri yürümeye başladı. O sırada ayağı taşa takıldı ve dengesini kaybetti. Zar zor düşüşünü engellemişti ama ağzından çıkan sesi engelleyememişti. ''Ah!''

Ersa, işittiği ses ile irkildi. Sesin yönüne dönerek bağırdı. ''Oradaki kim!?''

Mely kısa bir iç çekti ve çaresizce saklandığı yerden çıktı.

Ersa, ağacın arkasından gelen kıza baktığında anında tanıdı. Tüm akademi de oldukça popüler olan bir kişiydi. Nasıl tanımazdı ki?

''Sen? Burada ne işin var?''

Ciddi bir ifadeyle bakarken sordu. Mely, Ersa'nın bu şekilde davranmasını beklemiyordu. Tavrının kaba olduğunu düşünsede bu konu hakkında bir şey demedi. ''Ben sadece buradan geçiyordum.''

Onu takip ettiğini söyleyemeyeceğinden yalan söylemeye karar verdi.

''Buradan geçiyordun? Nereye gidiyordun?'' Ersa gülümseyerek sordu.

Gelen soruya ne cevap vereceğini bilememişti. ''Se- sen. Bu seni ilgilendirmez.''

Ersa'nın gülümsemesi genişledi. ''Haklısın ilgilendirmez.'' diyerek Mely'e doğru yürümeye başladı. Aralarında sadece bir adım kalınca durmuştu. ''Ama beni izlemen ilgilendirir sanırım?''

Ersa'nın yakınlaşmasıyla Mely bir kaç adım geriledi. Yüzü istemsizce kırmızılaştı. ''Tamam izlediğimi kabul ediyorum. Sadece çalışma şeklin ilginç gelmişti.'' Bir süre duraksadıktan sonra devam etti. ''Neyi amaçlıyorsun bu şekilde çalışarak?''

Ersa'ya gün boyu sormak istediği soruyu yönelterek, güzel gözlerini karşısındaki gence odakladı.

Mely yaptığı şeyi itiraf ettiği için Ersa konuyu üstelemiyecekti. ''Bu konuyu konuşacak kadar yakın olduğumuzu düşünmüyorum. Yoksa yanlış mı düşünüyorum?''

Son cümlesini söylerken Mely'e tekrar yaklaştı. Mely'nin kalp atışları bir miktar artarak tekrar geriye bir kaç adım attı.

''Pekala. Söylemek için ne istiyorsun?'' Mely, uzun bir günün sonunda büyük bir meraka sahipti. Merak duygusunu dindirmek için anlaşma önermeye karar verdi.

''Hahaha, o kadar fazla öğrenmek mi istiyorsun?'' Ersa, karşısındaki kızın tepkisi karşısında kendisini gülmekten alıkoyamamıştı. ''Tamam. Anlaşma yapalım. Ben sorularını olabildiğince cevaplıcam ama sen bunun karşılığında ne teklif ediyorsun?''

Mely kabul etmeyeceğini düşünmüştü, ama kabul ettiğini duyunca kısa bir şaşkınlık yaşadı. ''Sana sorduğum soruların karşılığında bende senin sorularına cevap vereceğim.''  tatlı bir sesle konuştu.

Ersa gülümsedi. ''Merak eden sen olduğun halde bunu teklif ediyorsun öyle mi? Pek adil değil gibi.''

Mely tam bir şeyler söyleyecekken Ersa devam etti. ''Ama kabul ediyorum.''




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15638 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21134 Bölüm Sayısı


creator
manga tr