Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Yıldızlar Kralı - Bölüm 2 : Alvina


Bir ay sonra...

Ersa, Karmela ve Ela gölün hemen yanında oturuyorlardı. Karmela ve Ela balık tutuyor, Ersa da ortalarına oturmuş onları izliyordu.

Ela, Ersa'nın elini tuttu ve oltayı eline bıraktı.

“Ersa, bunun adı olta. Gölün içindeki balıkları yakalıyoruz. Bak sana gösteriyim.” dedi ve olta Ersa'nın elindeyken ona yardımcı olmaya başladı. O sırada, Karmela neşeli bir sesle bağırdı.

“Ersa, Ela bakın balık tuttum. Hahaha.”

Ersa gözleri parlayarak, heyecanlı bir şekilde balığa baktı. Ersa'nın heyecanını gören Karmela, balığı eline alıp Ersa'ya yaklaştırdı. “Ersa, bak bunun adı mavi tera. Güzel değil mi? Gel dokun.”

Ersa balığa baktı ve biraz tereddüt etti ama en sonunda yavaşça elini uzattı. Ersa dokununca, mavi tera hemen hareketlendi. Ani hareketinden ürken Ersa elini hemen geri çekti ve Ela'nın yanına kaçtı. Ela, Ersa'nın tatlı olduğunu düşünerek güldü. “Sorun yok Ersa, sana zarar vermez. O da ürkmüş.” dedi ve Ersa'nın kafasını okşadı.

Ersa “Ohh” diyerek bir şey öğrenmiş gibi onayladı. Ela ve Karmela beraber gülmeye başladılar. Ela, Ersa'nın yanağını sıktı. “Ersa gerçekten çok akıllı. Çok çabuk anlıyorsun değil mi?”

Ela ve Karmela bu süre zarfında Ersa'ya ısınmış durumdaydılar. Ela, zamanının çoğunu onunla geçiriyor ve sohbet edip bir şeyler öğretiyordu.

“Ersa biliyor musun yakında bir arkadaş edineceksin senin gibi küçücük.” Ela gülümseyerek karnını tuttu.

Karmela, heyecanlı bir ifadeye sahipti. “Dokuz aya yaklaşıyor, az kaldı. Yakında baba olacağım.”

Ersa, Ela ve Karmela'ya izliyordu. Olayları tam anlamamış gibi görünüyordu.

10 gün sonra...

“Ahhh—ahh” Ela inlerken, Karmela elini tutuyordu.

“Dayan hayatım, az kaldı. Çocuğumuz yakında doğacak.”

Böyle söylese de, Ela'yı böyle görürken, farkında olmadan sol elini yumruk yapmış ve gerginlikten etini delmişti.

Ebe, Ela'nın alnındaki terleri sildi. “Bayan ıkının lütfen, az kaldı.”

Odanın dışında ise Ersa koltuğa oturmuş, gözlerinde bir miktar endişe ile odanın kapısına bakıyordu. O sırada tüm evi aydınlatan yeni ve hoş bir ses duyuldu.

“Inggha Inggha”

Karmela, doğan bebeğine baktı. Bebek dünyanın en güzel malzemelerinden yapılmış, en saf ve temiz bir melek gibiydi. Bebeğinin güzelliğini görünce gözlerindeki endişe ortadan kalkarken sevinçle Ela'ya seslendi. “Kız, hayatım bir kızımız oldu.”

Ebe, bebeği Ela'ya uzattı. Ela çok narin bir eşya tutar gibi gözünden akan yaşlarla, nazik olmaya dikkat ederek bebeği kucağına aldı. “Bu bizim kızımız Karmela. Uggh- Bizim kızımız...”

Karmela Ela'ya sarılıp, biraz titrek olan nazik sesiyle konuştu. “Evet, bizim kızımız.”

Karmela'nın yüzünde samimi bir gülümseme oluştu. “Ersa, içeri gel.”

Ersa, Karmela'yı işitince, minik bedenini hemen koltuktan attı ve hızlıca odaya girdi. Ela'nın elinde olan bebeği görünce meraklı bir göz ile ona bakmaya başladı.

Karmela ve Ela anlamlı bir ifade ile birbirlerine baktılar. İkisi de bir şeyi onaylıyor gibiydi. Ela, Ersa'ya döndü ve gülümsedi. “Ersa, canım. Gel bak bu senin kardeşin. Çok tatlı.”

Ersa, yavaş yavaş bebeğe doğru yürüdü. Yüzüne baktı ve nazikçe bebeğin yüzünü okşadı.

Hafifçe dudakları oynayarak, yumuşak bir sesle mırıldandı. “Kardeş?”

“Evet, o senin kardeşin Ersa. Tatlı mı?”

Ersa, kardeşin ne anlama geldiğini anlamamış gibiydi ama yine de başını aşağı yukarı sallayarak onayladı.

Ela, bebeğine döndü ve güzel gözleri kızına sıcaklık dolu baktı. “Onun adı Alvina.... Alvina.” dedi ve bebeğinin alnını öptü.

Bir yıl sonra...

“Ersa, bu ne?” diyerek sordu Karmela.

Ersa, babasının gösterdiği kelimeye baktı. “Tirmia.”

Karmela, Ersa'ya kelimeleri öğretirken Ela onlara seslendi.

“Hayatım, Ersa gelin yemek hazır.”

Ela'nın çağrısı üzerine Karmela ve Ersa mutfağa geçtiler. Ela, kucağında Alvina ile beraber yemek masasında oturuyordu.

Ela: “Ersa, tatlım nasıl geçti, güzel şeyler öğrendin mi?”

Karmela, alfabeyi ve birçok kelimeyi Ersa'ya bir yıldır öğretiyordu. Ersa, normal bir çocuğun göstermediği bir öğrenme aşkı ile doluydu. Sürekli yeni kelimeler öğrenirken, vakti oldukça kendi seviyesine göre kitaplar da okuyordu.

“Mnn. Artık daha iyi kitap okuyabilir miyim? Ben kendimi geliştirmek istiyorum.”

Karmela, gülümseyerek konuştu. “Baban bugün şehre gidecek nasıl bir kitap istiyorsun Ersa?”

Ersa, babasının sözlerini duyunca, ödül alan çocuk gibiydi. Heyecanlı bir sesle konuştu. “Tüm kitaplardan istiyorum baba.”

Karmela, sesli bir şekilde güldü. “Tüm kitaplar zor olmaz mı? Şimdilik bir tane seç bitirince yine alırım sana.”

“Baba, lütfen. Ben hepsini okuyacağım söz veriyorum.”

Ela, Ersa'nın ısrarını görünce, oğlunu üzmek istemedi. “Hayatım, Ersa'nın alacağın tüm kitapları okuyacağını düşünüyorum. İstediğini yapalım.”

Karmela, pes ederek gülümsedi. Aslında o da Ersa'nın tüm kitapları okuyacağını düşünüyordu. “Tamam, tamam. İstediğin gibi bir sürü kitap satın alacağım.”

Ersa, daha da heyecanlanmıştı. “Teşekkürler baba,anne. Sizi seviyorum.”

Karmela ve Ela, sesli olarak güldüler.

...

Karmela şehirden kitapları getirince, Ersa şevkle tüm kitapları odasına taşıdı ve hemen incelemeye başladı. Çeşit çeşit kitap vardı; hayvanlar, bitkiler, şehirler, haritalar, romanlar, yetiştirme yolu...

Ersa, gözleri parıldarken okumaya başladı. İlk bulunduğu kıtadan bahseden kitabı eline aldı ve Martia ülkesini açıp okumaya başladı.

'Martia ülkesi, 30 bin yıldan fazla süren bir tarihe sahip güçlü kökenli bir ülke. Ülkede 21 şehir bulunmakta ve başkentte ülke ile aynı isimde Martia şehri diye anılıyor. Martia ülkesini yönetenler Martia soyadını taşıyan kişiler ve şuanda bulunan imparatorun adı Kiral.

Kıta da ise 4 ülke var Martia, Rela, Demir Kan, Agira diye isimlendiriyorlar. Güç sıralaması olarak 1. Agira, 2. Martia, 3. Demir Kan ve 4. Rela. Ayrıca, bu ülkelerde uzanan, yabani orman tarzında geniş bir yol bulunuyor ve içinde canavar türleri yaşıyor. Canavarların güç seviyeleri dıştan merkeze doğru artıyor ve merkez kısımlarda bulunan türler kıtaya tehdit oluşturabilecek seviyeye yükseliyor.'

Ersa heyecanla kitabı okumaya devam etti ve bir kitap bitince diğerine geçti. En son eline yetiştirme yolu kitabını aldı

DÖVÜŞ SANATLARI YETİŞTİRME YOLU

Dövüş sanatları bilinmeyen zamanlardan günümüze ulaştırılmış, insan sınırlarını aşmamızı sağlayan tekniklerdir. Sonu hala bilinmemekte.

1- Acemi Evre: Vücut yapısı arındırılmaya başlanır. Yaşam gücü artar. Genel vücut kuvveti artar. Çekirdek, aktif hale getirilmiştir.

2- Temel Evre: Enerji damarları oluşturulmuştur ve vücut belirgin bir arınma yaşar.

3- Kalfa Evre: Gelişim evresidir ve vücut kuvveti ile yaşam gücü artmış olur.

4- Usta Evre: Artık bir savaşçı gücü bulunur. Bu kişilere yarı- dövüş uzmanı denir. Enerji ile uzaktan saldırı düzenleyebilir ve kendini koruyan enerji bariyeri oluşturabilir. Enerji kullanımına adım atmıştır.

5- Büyükusta Evre: Enerji kullanımı gücü artar ve tam bir dövüş uzmanı olur. 10 insandan biri bu yola adım atabilir. Ayrıca ruh çekirdeği bu evrede oluşur. İnsan yaşam süresi ortalama 150 yıl civarına çıkar.

6- Yeryüzü Evre: Doğa ile etkileşim artar. Yaşam gücü yükselir ve ruh çekirdeği kullanımı aktiftir.

7- Gökyüzü Evrimi: Enerji kullanımı niteliksel değişim geçirmiş olur. Artık insan sınırları aşılıp rüzgarın gücü kullanılarak gökyüzünde süzülebilinir. İnsan yaşam süresi, 350 yıl civarında olur.

8- Kral Yolu: Evreden, yol kısmına adım atılmıştır. Artık doğa yasaları kavranma yoluna girilir. Enerji, doğa ile birleştirilir. İnsan yaşam süresi 600 yıl civarına ulaşır.

9- İmparator Yolu: Bu kişilere herkes saygı duyar, çünkü onlar imparatordur. Her biri yetenekli kişilerdir. İnsan yaşam süresi 1000 yıl civarına çıkar.

10- Hakim Yolu: Bu yol hakkında bilinen pek fazla bir şey bulunmuyor. Bu yola adım atanlar, yönetici seviyesinde insanlardır. Onlar, insanların üstünde bulunan yüce varlıklar olur. Yaşam süresi bilinmiyor. Tarih boyunca ulaşılabilen en yüksek seviyedir.

Ersa, dövüş sanatları kitabını okuyunca içi tutuşmaya başladı. Anlamadığı bir istek, kalbinden ona baskı yapıyordu ve ateş gibi tüm vücuduna yayılıyordu. Kitabı odaya bıraktı ve hemen babasının yanına koştu. Heyecanı belirgin iken, babasına hevesli bir sesle seslendi. “Baba, ben dövüş sanatları öğrenmek istiyorum.”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 747

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 453

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 95

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17484 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23555 Bölüm Sayısı


creator
manga tr