Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Yıldızlar Kralı - Bölüm 83 : Seçimler


 

Ersa Mely'nin şaşkın ifadesini neşeyle izledi ve denge yüzüğünden başka haplar çıkardı. Mely Ersa'nın hala kendisine bir şeyler vermeye niyetli olduğunu görünce hemen reddetti. "Hayır, daha fazla şey alamam. İstemiyorum."

Ersa hiçbir şey duymamış gibi hapları ayırdı ve ondan fazla hapı Mely'e uzattı. "Enerji gelişimine yardımcı olacak şeyler var içinde, bu hapı seviye atlamak istediğinde, bunu ise enerjin çok az kaldığında..."

Ersa hapların tek tek işlevselliğini anlatırken Mely'nin nutku tutulmuştu. Kendisini dinlemiyordu bile. Ersa'dan bu kadar değerli şey kabul edince mahcup hissediyordu. Ersa bu durumu fark etti ve sıcak bir gülümseme ile Mely'i rahatlattı. "Biz arkadaş değil miyiz? Bunlar bizim için önemsiz olmalı. Yoksa arkadaşlığımız gözünd-­­­-"

Mely, Ersa'nın cümlesini tamamlamasına izin vermeden sözünü kesti. "Tamam sen kazandınKabul ediyorum hepsini."

Ersa gülümsedikten sonra alanda bulunan öğrencilere baktı. "Bizim ülkemizden giren iki yüz kişi olmasına rağmen buraya varan çok kişi yok gibi."

"Son kısımda antik kalıntıdan atıldıklarını düşünüyorum, ama her ülkenin liderleri eksiksiz gelmiş. Sanırım gelemeselerdi lider olmaya hakları olmazdı."

Ersa, diğer ülkelerin öğrenci gruplarını inceledi. "Diğer ülkeler içinde en kalabalık grup Agira İmparatorluğuna ait görünüyor."

Ersa ve Mely sohbet ederken yanlarına güzel bir kız geldi. Kız yanlarına vardığında Ersa'yı takmadan Mely'e gülümseyerek döndü. "Antik kalıntıdaki ilerleyişimiz hakkında plan yapacağız. Katılmak ister misin Mely?"

Mely kızı soğuk bir bakışla yanıtladı. "Hayır, gerek yok." Ardından Ersa'ya döndü ve gülümseyerek konuştu. "Hangisine girmek istersin? Sanırım senin seçimin yol olur?"

Kız, Mely'nin kendisine çok soğuk davrandığı halde Ersa'ya çok samimi davranmasını görünce öfkelenmişti. Ersa'ya hangisine girmek istediğini sorması da onlarla girmeyeceğini belirtmişti.

Ersa'ya kötü bir bakışla baktı. O anda gözleri Ersa ile karşılaşınca direk olarak geri çekti. Ersa'nın soğuk ve duygusuz bakışları beklemediği bir şeydi. Yanlarından ayrıldı ve Martia ülkesinin grubuna geri döndü.

Kız, grubun yanına döndüğünde on beş yaşlarındaki bir çocuk kaşları hafiften çatık bir ifade ile sordu. "Ne oldu? Ne dedi Mely?"

"Bizimle birlikte ilerlemeyi düşünmüyor." Çocuğun çatılmış kaşları daha da çatıldı. Her an patlayabilecek gibi görünüyordu. "Neden?"

Kız, çocuğun ifadesinden ürkmüştü. "Bilmiyorum, sanırım yanındaki çocukla seyahat edecek."

Çocuk, Ersa'ya baktı. "Kim bu?"

Ersa'nın akademide dövdüğü üç çocuktan biri olan Abel durumu fırsat bilerek öne çıktı. Karşısındaki çocuk Martia Akademisinin en güçlü öğrencilerinden birisiydi. Ersa'ya karşı çocuğu doldursaydı, Ersa bu durumdan kurtulamazdı. "Ben kim olduğunu biliyorum, Kıdemli Sid. Bizim akademiden bir çocuk. Adı Ersa, Mely ile çok yakınlar."

Sid son kelimelerde takılmıştı. Şüphe ile tekrar etti. "Mely ile çok yakınlar?"

Abel'i desteklemek için Barris de öne çıktı. "Evet. Abel doğruyu söylüyor, Kıdemli Sid. Nasıl bu kadar yakın olduklarını bilmiyoruz, ama akademide genelde beraberler."

"Sırf bu nedenle çocuğa bela olmayı düşünmüyorsun, değil mi Sid?" Sid'in yan tarafında duran güzel bir kız sordu. Sid gibi birçok kişinin Mely ile gelecek planları kurduğundan haberdardı. Geleceği sınırsızdı ve tahminlerine göre en üst seviye soylardan birine aitti. Bazıları prenses olduğunu bile söylüyordu. Güzelliği, gücü ve konumu eklenince birçok erkeğin hayalleri daha Mely küçükken süslenmeye başlamıştı.

Onlardan biri olan Sid için duydukları tahammül edilemezdi. Mavi Bulut Akademisinden olmadığı için Mely ile temas kuramıyordu. Bu nedenle çok güçlü olunca Mely ile her halükarda ilişki kurabileceğini düşünmüştü, ama daha enerjisi olmayan bir çocuğun kendisini etkisiz hale getirebileceğini düşünmemişti.

"İşlerime karışma Arline."

Arline sinsi bir gülümseme oluşturdu. "O çocuğunda çok gizemli olduğunu bilmelisin. Eğer ona bir şey yaparsan arkasındaki bilinmeyen güçler seni..."

Arline bu noktada durduğunda Sid'in ve diğerlerinin ilgisini çekmişti. "Onu tanıyor musun?"

Arline güzel bir kahkaha attı. "Tabi tanıyorum. Kendi jenerasyonunda enerji kullanmadan birinci olmuş biri. Geçmişi kimse tarafından bilinmiyor ve enerjisi olmamasına rağmen hala akademide barınmasına izin veriliyor."

Mavi Bulut Akademisinde olanlar bildikleri gerçekleri sırasıyla duyunca ilk defa Ersa'yı çok küçümsediklerini düşündüler. "Ne olmuş?"

Herkes Sid'in arkasındaki klana güvendiğini biliyordu. Klanı ülkedeki en güçlü klanlardan biriydi ve kendisi de Martia Akademisinde en güçlülerdendi. Ülke için geleceğin yapı taşlarından biriydi. Kim ona bir şey yapmaya cüret edebilirdi ki?

Arline omuz silkti. "İstediğini yap. Ben sadece seni uyardım. Çocuğa zarar vermeyi düşünüyorsan sonuçlarına da katlanmalısın."

Sid'in gülümsemesi kötücül oldu. "Beni o kadar düşünmene gerek yok. Küçük bir sineğe zarar vermenin maliyetinin ne olacağını düşünüyorsun?"

Arline sessiz kaldı. Daha fazla ilgilenmedi. Nel ve diğerleri Sid'in söylediklerini duyduklarında yanına gittiler. "Kıdemli Sid bizde sana yardım etmek istiyoruz."

Arline da dahil diğer akademidekiler bu duruma çok şaşırmıştı. Kendi akademisindeki insanlar Ersa'ya zarar vermek istiyorlardı. Sid kahkaha attı. "Pekala, bana bu konuda katılacaklar yanıma gelsin."

"Bir grup çöp." Sid konuştuktan sonra duydukları söz her birinin sinirle dönmesine neden oldu. Sid kenarda duran uzun sarı saçlı, açık kahverengi gözlü çocuğa kızgın bir şekilde baktı. "Ne dedin?"

Sid hariç hiç kimse bir şey söylemeye cesaret edemiyorlardı. Çünkü kendilerine çöp diyen kişi Mavi Bulut Akademisinde kendi nesli arasındaki en güçlü kişiydi. Her zaman olaylardan bağımsız ve tek takılıyordu. Bugün ilk defa onlarla irtibata geçmişti, ama bu da onlara çöp olduğunu söylemek için olmuştu.

"Çöp olan kişilerin çöp oldukları olduğunu unutmaması için hatırlatma yaptım. Bir grup çöp, kendilerinden küçük bir çocuğa toplu bir şekilde saldıracak mı? Tam bir şaka."

Çocuğun her kelimesi alay doluydu ve yüzü de bununla uyumlu küçümseyen bir ifadedeydi. "Kıdemli Kean, lütfen anlayış gösterin."

Çocuğu yumuşatmak için Mavi Bulut Akademisinden bir çocuk konuştu, ama bu Kean'in alaylı bir sesle gülmesine neden olmuştu. Sid'in ise sinirden yüzü kızarmıştı. Alanın kısıtlaması olmasa Kean'e kesinlikle saldırmıştı. "Çöp dediğin kişilere dikkat etsen iy-"

Sid daha konuşurken sözü başka bir çocuk tarafından kesildi. "Çöp olan birine çöp denir. Kean haklı. Neden daha fazla konuşuyorsunuz?"

Güçlü bir aura yayan, güçlü görünümlü kahverengi uzun saçlı bir genç sert bir tonda konuştu. Sid sinirden daha da kızarmıştı. "Leif, neden bu işe karışıyorsun?"

Konuşan kişi kendi akademisinde en güçlü kişilerden biri olduğu için Sid onu yenebileceğinden emin değildi. Leif kafasını başka yöne çevirdi ve umursamaz bir tavır takıntı. "İstediğinizi yapabilirsiniz, ancak çöp olduğunuzu inkar edemezsiniz. Onursuz bir grup genç. Ülkenin geleceğini yönetecekler bunlar olacak. Çok yazık! Bu ülkeyi ben koruyacağım!"

"Ülkeyi koruyacaksın? Senin kendi gücünle mi? Sid ve diğerleri beni takip edin." Başka bir çocuk konuşamaya girdiğinde Martia ülkesinin öğrencileri arasında soğuk bir savaş başlamıştı.

Sid ve diğerleri çocuğu takip ederken Leif güldü. "Sizin gibi değersiz kişiler için yeterde artar."

Sid kızgınlıkla dönecekken yanındaki çocuk durdurdu. "O zaman gerçek bir savaşa beklerim."

Sid çocuğa daha sakinleşmiş bir ifadeyle baktı. "Ozzy."

Ozzy gülümseyerek gruba seslendi. "Hadi gidelim. Gerçekleştirmemiz gereken bir kutlama var. Tabi bir kişiye son verdikten sonra."

Sid, Ozzy ve diğerleri ayrılınca Arline şaşırmış bir sesle mırıldandı. "Mely'nin düşündüğünden de fazla hayranı varmış. Bu konuda çok şansızsın çocuk." Bakışları Ersa'ya kaydığında gözlerinde hafif bir üzüntü vardı.

Agira İmparatorluğunun toplandığı kısımda mızrağı ile oynayan çocuk yanındaki kıza gülerek döndü. "Wanda. Görüyor musun? Daha şimdiden ayrı düştüler. Martia ülkesi öğrencileri gerçekten işe yaramazlar."

Wanda gözleri Ersa'nın üzerindeydi. Onun halini gören çocuk Wanda'nın bakışlarının olduğu yere baktı. "Ne oldu? O çocukla ilgili bir şey mi var?"

Wanda kafasını iki yana salladı. "Hayır, sadece tehlikeli biri olduğunu hissettim. İşler ona saldırmayı düşünen grubun istediği gibi gitmeyebilir."

Çocuk anlamamış bir şekilde Ersa'yı birkaç defa süzdü. Ne kadar bakarsa baksın Ersa'nın tehlikeli olduğunu düşünemiyordu. "Sadece görünüşü iyi bir çocuk. Enerjisi bile yok."

Wanda, Ersa'ya bir süre sessizce baktıktan sonra yanındaki çocuğa döndü. "Bilmiyorum, sadece iç güdülerim o çocuğa karşı temkinli davranmamı söylüyor. Sende dikkatli ol Hadley."

Hadley, Wanda'nın tekniği nedeniyle iç güdülerinin her zaman doğru çıktığını bilse de Ersa'ya baktığında temkinli davranma ihtiyacı hissetmiyordu. Yine de Wanda'nın sözlerini aklında tutacaktı.

...

Ersa, kız gittikten sonra Mely'e şaşırmış bir ifadeyle baktı. "İlk günden beri ilgimi çekiyor. Nasıl bu kadar hayrana sahip olabildin?"

Mely, Ersa'nın sorusu ile gözlerini devirdi. "Neden peşimi bırakmıyorlar bende merak ediyorum. Her neyse, önemli değiller o kadarda. Hangisine gireceğiz? Cevap vermedin."

Ersa tebessüm etti. "Benimle gelmek istediğine emin misin? Büyük ihtimalle en tehlikelisi olacak." Denge yüzüğünün yönlendireceği yerin normal bir yer olmayacağından emindi.

"Tehlike? Öyle mi dersin?" Mely yaramaz bir gülümseme verdi. "Ne kadar tehlikeli bir baksam mı?"

Mely'nin tavırları Ersa'yı güldürmüştü. "Yanımdan ayrılmamalısın, yoksa seni koruyamam."

Mely sevinçle cevap verdi. "Tamam." Bu sefer seni koruyacağım. Sıra bende.

Herkes bir şeylerle ilgilenirken saatler geçti ve daha çok öğrenci alanda ortaya çıktı. Her öğrenci heyecanla antik kalıntının bir sonraki testini bekliyordu. Saatler yeni bir günü oluşturduğunda bir süredir yeni bir öğrenci gelmiyordu.

Bu sırada öğrencilerin kulaklarında çınlayan bir ses vardı. Uğultu gibiydi. Bakışları yukarıya kaydığında siyah renginden oluşan bir adam gördüler. Ne yüzü ne de normal bir insan gibi vücudu vardı. Siyahlarla kaplı gölgeye benziyordu.

BURAYA VARAN CESUR GENÇLER, YA DA CESUR OLDUĞUNU İDDİA EDEN GENÇLER, YENİ BİR TESTE NE DERSİNİZ? BU SEFER SİZE BİR SEÇENEK SUNUYORUM. BU HAYATTA EN ÇOK NEYİ DİLEDİNİZ? YENETEĞİ Mİ? YOLU ANLAMAYI MI? UZUN BİR YAŞAM MI? ŞANSLI OLMAYI YA DA SONSUZ BİR ZENGİNLİĞİ Mİ? BELKİ DE BİTMEK BİLMEYEN BİR RİSK VE TEHLİKE İSTEDİNİZ. SANIRIM HİÇBİRİNİZ BUNU İSTEMEDİ. YA ŞİMDİ YETENEKSİZ OLDUĞUNUZU HAYKIRIN YA DA DİLEĞİNİZ OLAN ŞEYİ SEÇİN, ANCAK HER TÜRLÜ DİKKATLİ OLMAYI UNUTMAYIN, ÇÜNKÜ – HER NEYSE İKİ DAKİKANIZ VAR. SEÇİMİNİ YAPTIĞINIZ YERE GİRİN YOKSA GERİ DÖNMEK ZORUNDA KALIRSINIZ.

Herkes afallamış bir ifadeyle olduğu yerde duruyordu. Kendilerine uzun bir konuşma yaptıktan sonra sonunda söylediği iki dakika kalması mıydı? Nasıl bir insandı bu kişi?

Çoğu kişi bunca süredir burada dururken hangisini seçeceğini düşünmemişti bile. Ersa ayağa kalktı ve olduğu yerde dönerek yüzüğün hangi yönde parlayacağını aradı. Şans, yetenek, yaşam hiçbirinde parıldamadı. En son ise riske döndüğünde yüzük durmak bilmeden parlamaya başladı.

Tahmin etmeliydim. Ersa kendisini her zaman tehlikeye yönlendiren yüzüğe en ufak şaşkınlığı olmadan baktı. Ardından Mely'e döndü. "Risk yoluna gireceğiz. Hala benimle gelmek istiyor musun?"

Mely, Ersa'nın söylediği şeye şaşırmıştı. Onca iyi şeyden kötüsünü mü seçmek istiyordu? "Geliyorum."

Mely'nin geleceğini bilen Ersa gülümsedi ve risk yazısının olduğu girişe doğru yürümeye başladı. "O zaman gidelim."

Mely ve Ersa tereddüt etmeden riskteki girişten geçtiklerinde diğer öğrenciler hala düşünüyordu. İkilinin en tehlikeli yere girdiklerini görünce şaşkınlıklarına engel olamadılar. Ancak bir aptal o yolu seçerdi.

Sid'in grubundan biri korkmuş bir ses tonu ile sordu. "Onları takip edecek miyiz?" Diğer öğrencilerde korkuyorlardı. Riske girmek aptallıktı. Diğer güzel şeyler varken neden bir insan riski seçerdi ki?

Sid kızgınlıkla bağırdı. "Neyden korkuyorsunuz!? Herhangi bir durumda antik kalıntıdan çıkabilirsiniz. Korkulacak bir şey yok."

Bu sözler grubu rahatlatmıştı. Antik kalıntıdan istedikleri zaman ayrılabilirlerdi. Sid'in söylediği gibi korkulacak bir durum yoktu.

Sid ve Ozzy'nin öncülüğünde Ersa ve Mely'nin peşinden takip ettiler.

Hadley, Ersa ve Mely'i takip eden öğrencilere ardından Wanda'ya baktı. "Çocuk bu gidişle ölecek gibi görünüyor."

Wanda da öğrenci grubuna bakarken mırıldandı. "Kim bilir, belki de kendi sonlarını getiriyorlardır."

Hadley kafasını kaşıdı. "Wanda neden bahsediyorsun hiç anlamıyorum. O çocuk tek başına ne yapabilir ki? Belki yanındaki kız bir şeyler yapabilir ama çocuk nasıl sana tehlikeli görünüyor?"

Wanda gülümseyerek Hadley'e baktı. "Sadece içgüdü. Bizde bir şey seçsek iyi olacak."

Gruplar halinde öğrenciler istedikleri şeyi seçtiler. Bazıları şanslı olmayı, bazıları yetenekli olmayı, bazıları da zengin olmayı diliyordu. İki dakika gibi kısa sürede herkes seçimlerini yapmıştı.

Ersa ve Mely, risk yoluna girdiklerinde karşılarına dört beş metre genişliğinde sonu görünmeyen ilerisi sislerle kaplı uzun bir köprü çıktı. Aşağıya baktıklarında simsiyah ateşlerin kavurucu sıcaklığı ile karşılaştılar. Mely ürkütücü havaya sahip ortama bakarken biraz korkmuştu. "Burası çok ıssız değil mi?"

"Neden öyle düşünüyorsun? Ortamı aydınlatan ateşimiz ve uzun bir yolumuz var. Ayrıca gereksiz kimse de etrafımızda yok."

Mely, Ersa'nın şakacı sözlerine karşı biraz kızarmıştı. Sadece ikisi tamamen ıssız bir ortamdalardı ve başka hiçbir varlık yoktu. Bu düşünler zihnine akın edince kafasını iki yana salladı. Ardından Ersa'nın koluna küçük bir çimdik attı ve köprüde ilerlemeye başladı. "Ovv."

"Yanlış ne söyledim şimdi?" Ersa, Mely'e yakınırken Mely arkasını dönmeden yürümeye devam etti. "Hadi, ilerlememiz lazım."

Ersa gülümsedi ve Mely'i takip etti. İkili yola koyulduktan onlarca saniye sonra ardı ardına insanlar risk köprüsünde ortaya çıktı. Sid ve Ozzy başlarında duruyordu. 

 

 

Not : Herkese hayırlı ramazanlar. Kısa bir duyuru yapmak istiyorum.  Kitabın bölüm yayımlama sıklığı daha da düşebilir ve yakında sezon finali tarzında bir şey yapmayı düşünüyorum. Tam olarak kaç bölüm sonra yaparım bilmiyorum ama çok fazla sürmeyecek gibi görünüyor.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 454 Seri Sayısı
  • 19477 Bölüm Sayısı


creator
manga tr