Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Yeşil Karga - Bölüm 43 Gökyüzü Adası


Bölüm 43

Part 1

Sonun da vakit geldi, umarım herkes hazırdır yoksa benim yani Melia'nın gazabıyla karşılaşacaklar.

'Millet herkes hazır mı? Yola çıkma vaktimiz neredeyse geldi'

İlk cevap enerjik bir şekil de Reiko'dan geldi.

'Ben hazırım'

Hemen arkasından Felina'dan,

'Bende öyle'

Sonraysa Yuu oldukça motive olmuş bir şekil de cevap verdi.

'Hazırım'

(...)

Olivya'dan bir cevap gelemdi acaba ne yapıyor? Sesimi yükseltsem yeterli olur.

'Heyyy Olivya hadi geç kalmayalım?'

Diğer odadan cevap verdi.

'Geliyorum!!!'

Hazırlanmış bir şekil de içeri girdi, her şey normaldi ama Yuu şaşkın şaşkın Olivya'ya bakıyordu. Sanırım anladım.

'Alışılmadık bir durum saçlarını toplamamışsın'

Evet her zaman at kuyruğu bir saç modeliyle gezen Olivya'yı ilk kez açık bir saçla görünce ne oldu ki? Bir dakika Yuu bir erkek yani etkilendi demek bu, evet öyle olmalı ama hiçbir zaman bu tarz bir ilgi göstermedi.

Ben bir cevap ararken Olivya açıklamasına devam etti.

'Tokam koptu bu yüzden toplamadım.'

Bu sıra da Yuu Olivya'nın karşısına dikildi ne planlıyor ki? Konuşmaya başladılar.

'Olivya'

'Efendim?'

'Normalde de güzel birisin ama nedense şu an çok daha güzel gözüküyorsun'

Aaaaaaaaaaaaa bu sessiz çığlığı atmak zorunda kaldım. Öyle havalı bir ifadeyle böyle bir şey söyleyebileceğini bilmiyordum. Ben dahil herkes şaşırdı tabii ki. Olivya kısa bir duraksamanın ardından cevap verdi.

'Bu kadar doğal bir şekil de iltifat etmen oldukça iyi neredeyse beni yakalıyordun ama daha çok yolun var ve teşekkürler.'

Yuu cevap veremeden yanına gittim ve kolundan çekip kulağına fısıldadım.

'Sen gerçekten Yuu'sun öyle değil mi?'

Yuu önce aptal aptal bana baktı sonraysa cevap verdi.

'Ne demek istiyorsun?'

'Evet sen Kazeru'sun cevabından belli her neyse sana bir şey söylememe izin ver dört tane kızın içindesin ve hiçbirine şu ana kadar bu tarz bir ilgi göstermedin bu yüzden şaşırdık diyebilirim'

'Bu tarz bir ilgi derken?'

'Gerçekten hiçbir şeyden haberin yok neyse dediklerimi unut geçit biz konuşurken açıldı gitme zamanı'

'Öyle olsun'

Aptala mı yatıyor yoksa gerçekten bunu doğal bir şekil de mi yapıyor anlayamıyorum.

Bu düşüncelerle beraber evin ortasında açılan geçitten geçtik ve kendimizi yeşilin hakim olduğu bir doğanın ortasında bulduk. Yuu etrafına merakla baktı ama aradığını bulamadı sanırım ve hayal kırıklığı dolu bir ifadeyle konuşmaya başladı.

'Burası mı ?'

Hemen cevap verdim.

'Hayır sen uyurken bize anlatmıştı, geçitten geçtikten sonra bir şeyin bizi almaya geleceğini söyledi. Ayrıca burası kaldığımız yerden bir iki dakika uzaklıkta bir yer.'

Yuu'nun ifadesi birden ciddileşti ve gökyüzüne bakarak konuşmaya başladı.

'Bir şeyler geliyor.'

Ben dahil herkes bakışlarını gökyüzüne çevirdi. Gelenler Griffon'lardı ama ilginç olan bu değildi. İlginç olan griffon gibi normal bir varlığı hissedebilmesi, evet büyücüleri hissedebilir çünkü yoğun bir büyü taşırlar ama griffon gibi varlıklar öyle değiller.

Gerçekten iyi hisselere sahip, sanırım bu kadar iyi olmasının nedeni kule de geçirdiği zamanlar olmalı.

Griffon'lar yakınımıza iniş yaptılar ve benim heyecanım giderek artarken bağırdım.

'Vaaooovv'

Gidip bir tanesine sarıldım. Yuu meraklı gözlerle onlara bakıyordu.

'Onlar tam olarak ne?'

Yuu'nun sorusuna Reiko cevap verdi.

'Griffon aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kafalı büyülü bir yaratık'

Yuu yavaşça bir tanesine yaklaşıp gagasını okşadı. Griffon'nun hoşuna gitti ve bunu belli edercesine Yuu'ya yaklaştı.

Demek ki sunucunun bahsettiği şeyler bunlardı düşündüğümden daha iyi bir yolculuk olacak. Heyecanla bağırdım.

'Onlar üç tane var hadi binip gidelim.'

Reiko ürkek bir şekil de geri çekildi.

'Açıkçası biraz korkutucu görünüyorlar'

Olivya çoktan Griffon'a binmiş olan Felina'yı işaret ederek konuşmaya başladı.

'Korkmana gerek yok Griffon'lar oldukça uysaldırlar'

Reiko pek isteme de binmeyi kabul edecek bir seviye geldi. Şimdi asıl eğlence başlamak üzeri aslında tek binsem daha eğlenceli olur ama izin vermeyeceklerdir.

'Peki kim benimle beraber biniyor ?'

Olivya hızlıca yanıma gelip elini omzuma attı. Neler olacağını tahmin edebiliyorum ama kazanacağım. Olivya konuşmaya başladı.

'Ben biniyorum ve önde ben olacağım onu sürmeye çalışıp ikimizi de aşağı düşürmeni istemiyorum.'

Biliyordum ama planım çoktan hazır.

Suratım da ağlamaklı bir ifade takınıp, sesimi daha ince, sevimli bir şekil de çıkarıp bir yandan da sağ elimi yanağıma koyarak konuşmaya başladım.

'Ama onu gerçekten sürmek istiyorum'

Olivya ifadesini hiç değiştirmeden anın da cevap verdi.

'Bu benim üzerimde işe yaramaz'

Başımı öne eğip cevap verdim.

'Seninle binmek istemiyorum.'

'Benle geliyorsun bunu tartışmıyoruz'

Bakışlarımı kaçırıp cevap verdim.

'tamam'

Başka şansım yok, onu grubuma dahil ettiğim o dehşet gün onunla bir anlaşma yaptım. Keşke zaman sınırı koymayı akıl edebilseydim. O gün gerçekten deliceydi neyse bu başka bir günün konusu.

Ben yani Melia arkada olacak şekilde Olivya ve ben Griffon'a bindik ardından Felina ön de olacak şekilde Reiko'yla beraber bindiler. Yuu ise tek başına bindi. Bu iyi bir fikir değil bence ama bir şekil de idare edecektir oldukça hızlı öğrenen biri sonuçta.

Griffon'lar yavaşça koşmaya başladılar ve kısa süre sonraysa havalandılar. Kısa bir süre sonra öğrendik ki Griffon'ları sürmemize gerek yok gidecekleri yeri gayet iyi biliyorlar.

(5 dakika sonra)

Yuu bağırdı.

'Hahahaha bu gerçekten müthiş'

Ben de ona katılıyorum.

'Arka da olsam bile yine de hayal ettiğimden bile daha iyi (ellerimi iki yana açtım) vaovvvvvvvvvvvvvvvvv!!!'

Griffon'larla beraber bulutların arasında büyülü bir yolculuğun ardından yaklaşık iki saat içinde, hiç birimizin daha önce görmediği o gökyüzünde süzülen adayı gördük...

Part 2

Neredeyse vardık açıkçası düşündüğümden daha iyi bir yolculuktu ben Kazeru daha önce böyle bir tecrübe yaşamadım.

Uçan ada tüm güzelliğiyle üstümüzdeydi, Griffonlar yavaşça yükseliyordu ve adanın taban kısmı tamamen topraktandı. Bu görkemli adanın yanından yavaşça yükselmeye devam ettik ve sonunda adaya düzgün bir şekilde bakabileceğim bir yüksekliğe eriştik.

Gökyüzünde süzülen devasa ada artık karşımızdaydı,nasıl uçtuğu ise tam bir soru işaretiydi yine de şu ana kadar gördüğüm en güzel yer diyebilirim biraz daha yaklaştığımızda adanın ortası diyebileceğim kadar uzaklıkta rengarenk bir şey gördüm sanki

bütün renkleri içine çekmiş bir büyü gibiydi ne olduğunu öğrenmek için hevesli bir şekilde sorumu hepsine yönelttim 'O da ne öyle ?' Olivya cevap verdi 'Bir gökkuşağı, yağmur yağdıktan sonra nadiren ortaya çıkan bir doğa olayı'

yani bu bir büyü değildi diye düşündüm ama gerçekten büyüye benziyordu bu kadar uzaktan bile kendini belli ediyordu bunu gördükten sonra artık sakin kalamazdım yavaşça ilerlerken aynı zamanda adanın her yerini gözlerimle inceliyordum

yemyeşil bir ortamı vardı ve şu ana kadar gördüğüm en büyük ağaçlara ev sahipliği yapıyordu ağaçların bazılarında görmeye alışık olduğum yeşil yapraklar yerine pembe yaprakları vardı çok az da olsa aralarında beyaz yapraklı ağaçlarda vardı,

gerçekten şu ana kadar gördüğüm en güzel yer burasıydı daha adaya ayak basmadan bunu söyleyebiliyorsam adaya ayak bastığımda daha da etkileneceğimden eminim.

Sonunda Griffonlar bizi adanın kenarına indirmişti ve böylelikle adaya ayak basmış olduk. Bizi karşılamak için etrafta kimse yoktu bizde adanın iç kısımlarına doğru ilerlemeye başladık her bir yanından kuş cıvıltıları

geliyordu ve adanın kendine has bir kokusu vardı tek kelimeyle müthişti. Etrafta bir çok hayvan türü de vardı sincaplar, tavşanlar, maymunlar ve daha ismini bilmediğim bir çok canlı bu adadaydı.

Bu ada karada gördüğüm her yerden çok daha canlıydı,

binlerce on binlerce insanın yaşadığı Arnus'tan bile çok daha canlıydı kesinlikle. Yaklaşık on dakika daha yürüdükten sonra bir ağaç gördük bu ağacı görünce dilim tutulmuştu çünkü ağacın yaprakları tıpkı gökkuşağı gibiydi

her rengi barındırıyordu, ağaç parlıyordu Melia daha önce bu ağacı duyduğunu ve adının da 'Beleume' olduğu söyledi, Geleceği ve Geçmişi Bağlayan Ağaç gibi bir anlamı olduğunu okumuş bir kitapta, isminin anlamı gerçekten çok ilginç

acaba neden böyle bir isim vermişler bunu sorduğumda ise Melia bilmediğini söyledi ayrıca bu ağaçtan birkaç tane daha olduğundan bahsetti ama yerlerini bilmiyormuş. Bu kadar şeyden sonra ilerlemeye devam ettik ve sonunda

büyük bir evle karşılaştık evin önünde daha önce bize yardım eden yeşil gözlü hizmetçi vardı bizi görür görmez yanımıza geldi ve bazı açıklamalarda bulundu

İlk söylediği şey turnuva boyunca bu ev de kalacağımızdı, ev iki katlı oldukça büyüktü yani gerçekten çok büyüktü, söylediğine göre bu ev gibi 7 tane daha ev varmış onlarda adanın farklı yerlerin de diğer çağrılanlar tarafından kullanılacakmış.

Turnuvanın ise iki gün sonra başlayacağını söyledi o zamana kadar dinlene bileceğimizi ya da başka yapmak istediğimiz bir şey varsa yapabileceğimizi söyleyip uzaklaştı.

Eve bakarken düşüncemi söyledim.

'Ev gerçekten çok büyük öyle değil mi?'

Felina hemen cevap verdi.

'Gerçekten çok büyük bu kadar büyük bir evin çok güzel bir mutfağı olduğuna eminim'

Onun arkasından Melia devam etti.

'Aynı zamanda yumuşak yatakları da vardır.'

Melia'dan sonraysa Reiko

'Benim için güvenli bir yer olması yeterli'

Son olarak Olivya

'Benim için fark etmez'

En son Melia bağırdı.

'Hadi gidelim!!'

Evin 2 metrelik kapısına geldik kapı kolu bir pati şeklindeydi ve kapının ortasında kapıya vurarak ses çıkartmak için olan şeylerden vardı ismini bir türlü hatırlayamadığım o şey bir aslan kafası şeklindeydi.

Felina öne geçerek kapıyı açtı içeri girdiğimiz de etrafı incelemeye başladık evin içinde her türlü işimize yarayabilecek eşya vardı kesinlikle çok iyi dekore edilmişti koltukların yerleşimi masaların düzeni duvarlarda ki

tabloların seçimleri mumların yerleştirildiği yerler tek kelimeyle kusursuzdu. Olivya ve Reiko yukarıda ki odalara bakmak istediklerini söyleyip gittiler Felina ise mutfağa bakmak istediğini söyleyip ayrıldı Melia'da

yataklara bakmak istediğini söyledi ben de önüme çıkan ilk koltuğa oturup dinlenmeye başladım, yorucu ve eğlenceli bir yolculuk olmuştu.

Biraz dinlendikten sonra adayı gezeceğim...

Part 3


İki gün göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti, turnuvanın başlama zamanı neredeyse gelmişti. Kaldığımız yerden yirmi üç dakikalık bir yürüme mesafesinde arena benzeri bir yapı vardı.

Bu yapı oldukça büyüktü, siyah ve devasa boyutta duvarlara sahipti. Daha önce okuduğum bir kitapta arenalardan bahsediyordu genelde daire şeklinde olurlarmış ancak burada ki yapı bir sekizgendi.

Buradan yola çıkarak 8 kapısı olduğunu düşünüyorum. Duvarların elli metre boyunda olduğunu da bize yol gösteren yeşil gözlüden öğrendik. Sonun da kapının önüne gelmiştik. Kapı da on metre kadardı sanırım

ilk başta kapıyı açmanın zor olacağını düşünmüştüm ancak kendiliğinden açılmıştı. Karşımıza bir tünel çıkmıştı ilerlemeye başladık 3 dakika sonra tünelden çıktığımız da arenanın içine girmiş olduk.

İçi oldukça genişti.Ayrıca oldukça fazla seyirci vardı boş bir yer yoktu ancak pek sesleri çıkmıyordu nedense, biraz bekledikten sonra diğer katılımcılar da kapılardan geçip gelmişlerdi ancak bir birimizi düzgünce görmek mümkün değildi mesafe çok fazlaydı. Hepimiz sessizce beklemeye başladık.

Sonunda o sinir bozucu ses yeniden duyuldu ve konuşmaya başladı.

'Hoş geldiniz seçilmiş kişiler sonunda bu büyük turnuvanın gerçekleşeceği yere vardınız umarım konuk severliğimizi beğenmişsinizdir gerçi beğenmeseniz bile yapabileceğiniz bir şey yok

neyse şimdi hepinizin beklediği o muhteşem ödülleri açıklama vakti geldi açıkçası bu sefer ki turnuva da tek bir ödül olmasını düşünmüştüm ödül olarak da Siyah Merasimden Azul'u verecektim ancak onu bulmakta başarısız oldum

bu yüzden ödül sayısını arttırdım şimdi kazananın ilk ödülü, Gri Cadının Zindanını hepiniz duymuşsunuzdur buraya şu ana kadar girmeyi başarabilen olmadı çünkü zindan çok güçlü bir büyü ile korunuyor

işte ödülümüz sizin bu büyüden etkilenmeden zindana girmenizi sağlayacak bir madalyon kim bilir belki o zindanda hayal bile edemeyeceğiniz hazineler saklıdır, ikinci ödül ise bir isteğinizin yerine getirilmesi

ama lütfen saçma şeyler istemeyin sonsuz güç gibi çünkü bunlar mümkün değil ne demek istediğimi hepinizin anladığını düşünüyorum ve son ödüle gelelim son ödül ise eşi benzeri olmayan bir ödül bir element yüzüğü

(Melia ve diğerleri oldukça şaşırmıştı ben ise ne olduğunu bilmediğim için gayet sakindim ne derler bilirsiniz bazen cehalet daha iyidir) eminim hepiniz çok şaşırdınız çünkü dünya üzerinde bundan başka bir tane daha kalmadı

bu yüzük efsanevi ırklardan olan Vel ırkının bir eseri bunlardan toplan on tane üretilmişti ancak dokuzu yok edildi bir tanesi ise benim tarafımdan saklandı peki neden yok edildi cevabı çok basit bu yüzük sahibini

bütün elementlerin etkisinden koruma gücüne sahip hiçbir element büyüsü bu yüzüğü takan kişiye zarar veremez oldukça iyi öyle değil mi, peki şimdi bu turnuva da bir ilk olan olaydan bahsetmek istiyorum

bu turnuvada bu sefer 2 kardeş var evet yanlış duymadınız ama yanlış anlamayın ilk olan şey kardeş olmaları değil ilk olan şey rakip olmaları şimdi size isimlerini söylemek istiyorum

Büyük kardeşin ismi Olivya küçüğünün ise Rias evet bu iki kız kardeş turnuva da bir birlerine rakipler bakalım neler olacak peki bu kadar konuşma yeter artık turnuvanın ilk günü başlasın.

Peki kısaca olayı açıklıyorum ilk oyununuzda sadece asıl katılımcılar olacak ilk oyun oldukça basit hazırlandı kimseyi ilk günden zorlamak istemiyoruz arenanın ortasında bir bayrak var onu alıp kendi kapısına getiren ilk kişi oyunu kazanacak bu kadar basit hadi hazırlayın kendinizi ve diğerleri ise onlara

ayrılan yere geçip oyunu izlesin hadi acele edin bütün gün sizi bekleyemem'

'Peki biraz hızlı olsa da hazırım.'

Melia ve diğerleri iyi şanslar dedikten sonra izlemeleri için ayrılan yere geçtiler.

Arenanın ortasın da siyah küçük bir bayrak vardı hedefimiz buydu eğer yeterince hızlı hareket edersem ben kazanırım sonuçta yeteneklerimi bilmiyorlar gerçi ben de

onların kini bilmiyorum ama yine de bir avantajımın olduğu gerçek

'Oyun Başlasın !!!!!!!!!'...

 

Devam Edecek




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1152

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 844

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 675

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 588

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 532

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 315

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13412 Üye Sayısı
  • 400 Seri Sayısı
  • 18243 Bölüm Sayısı


creator
manga tr