"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Yeşil Karga - Bölüm 29 Yalnız Başına


Bölüm 29

Olayların ciddileşmesiyle beraber ölen kişinin bahsettiği kişiyi aramaya başladık. Felina bir fikir ortaya attı.

'Şu an ki durumda risk alıp iki gruba ayrılmalıyız bu şekilde daha hızlı olur'

Melia ve Olivya birkaç saniye düşündükten sonra Melia cevap verdi.

'Haklısın Felina peki o zaman ben ve Yuu ormanın sağ tarafını arayacağız'

'O zaman biz de Olivya ile sol tarafı arayacağız sonuçta pek bir ipucumuz yok her tarafa bakmalıyız'

Ayrılmaya karar verdik ama bir sorun var. Bunu dile getirdim.

'Peki tekrar nasıl buluşacağız ?'

Melia direk cevap verdi.

'Buluşmayacağız, işi biten ormandan çıksın hepiniz nasıl çıkılacağını biliyorsunuz öyle değil mi ?'

Diğerleri kafalarıyla onu onayladılar.

'Ben bilmiyorum'

'Hey sen benimlesin endişelenme senden ayrılmayacağım buradan beraber çıkıcağız.Her neyse sanırım şimdi işe koyulma vakti hepinize iyi şanslar.'

Dediğimiz gibi ayrıldık Melia'nın ışık büyüsü yolumuzu aydınlatıyordu ve açık konuşmak gerekirse ışık yüzünden daha korkunç bir ortam oluştu.

Aklıma o adamı yiyen şey geldi ne olduğunu bilmiyorum bu yüzden öğrenmeliyim.

'Melia o şey neydi ?'

'O bir Ghoul'

'Ghoul mu? O nasıl bir canlı?'

'Canlı mı? O şeyler ölümle yaşam arasında sıkışmış varlıklardır, insan etiyle beslenerek yaşamlarını sürdürüyorlar tek amaçları öldürmek olan akılsız varlıklar'

'o şey insana benziyordu'

'Çünkü eskiden insandılar ama aç gözlülükleri, yaşamak için her şeyi yapmaları en sonunda onları insanlıktan çıkardı ve yeni bir türün doğmasına neden oldu'

'Yani bu türü ortaya çıkaran büyüydü öyle değil mi?'

'Gün geçtikçe daha da zeki birine dönüşüyorsun, evet haklısın onları bu hale büyü getirdi'

'O zaman onları öldürmem sorun değil sonuçta onlar gerçek birer canlı değil öyle değil mi?'

'Evet onlar artık gerçek bir canlı değiller'

'Bir şey daha fark ettim buraya girdiğimizden beri hiçbir varlığı hissedemiyorum, yanımda olan seni bile'

'Bu orman bir tür büyüye sahip bu da etraftaki varlıkları hissetmeni engelliyor bu yüzden birbirimizi bulmak çok zahmetli olur'

'Demek bu yüzden dışarıda buluşuyoruz'

'Evet'

Bu sırada çevremizden garip sesler gelmeye başladı. Melia tedirgin bir şekilde bana sus işareti yaptı.

Melia sol elini şıklattı ve ışık küresi yukarı doğru hareket edip, patladı.Patlamanın etkisiyle etrafımız gündüz gibi aydınlandı.

Bu aydınlanma sayesinde etrafımızdaki en 20-25 tane olan Ghoul'ları net bir şekilde görmüş olduk bizi kıstırmışlardı, vücut şekilleri tıpkı insan gibiydi ama vücudunun rengi griydi ve her taraflarında yaralar vardı gözleri ise

kan kırmızısıydı, göz kısımlarının beyaz olan yeri bile kırmızıydı, ışık büyüsünün etkisi hızla geçmeye başladı etraf tekrar kararmıştı ama tek bir fark vardı o kırmızı gözleri artık karanlıkta parlıyordu.Melia ile sırt sırta verdik.

'Eğlence başlıyor hazır mısın Yuu?'

'Tabii ki de değilim'

Her taraftan üzerimize doğru gelmeye başladılar Melia yaklaşanlara küçük alev topları fırlatıyordu, küçük olmalarına rağmen epey etkiliydiler.Yaklaşan Ghoul'lara kılıcımla saldırıyordum ama pek başarılı olduğum söylenemez

Melia hem kendi karşısında olanlara hem de benim karşımda olanlara büyü ile saldırıyordu. Alev topu ile vurulan Ghoul'lar delirmiş gibi koşuşturuyordu. Onları öldürmesi benim için kolay olmuştu.

8 tane kadarını öldürmüştük diğerleri sadece etrafımızda yürüyüp izliyorlardı. Neden oldukça yoruldum ve nefes nefese kaldım.

'Neden durdular?'

'Bilmiyorum ama bu iyiye işaret değil'

Birden benim tarafımda olan Ghoul'lar kenara çekildiler bir şeye yol veriyor gibiydiler. Karanlığın içinden cüsseli bir şey yavaşça geliyordu.

'Bu da ne?'

Melia o tarafa doğru döndü ve bir ışık büyüsü yaptı o taraf aydınlanmıştı.

'Bu bir Mistes, o Ghoul'ların gelişmiş hali gibi bir şey bu çok kötü kaçmalıyız onu öldürebilirim ama yakın mesafeden güçlü bir büyü yaparsam biz de zarar görürüz hem de çok dikkat çeker ve daha fazla yaratığı buraya toplarız'

Melia Mistes'in tam tersi tarafında ki Ghoulların olduğu yere güçlü bir alev büyüsü gönderdi büyü Melia'nın iki avucunda oluşup onlara doğru giderken birleşip bir kuş şeklini aldı onlara varınca patlayarak etrafa alevler saçtı ve bizim için kaçış yolu açılmış oldu

Melia elimden tuttu ve beni çekerek koşmaya başladı 'acele et hemen uzaklaşmalıyız' koşmaya başladık arkamızdan geliyorlardı.

'En başından beri bizi mi izliyorlardı?'

'Hiçbir fikrim yok koşmaya devam et elimi sakın bırakma'

Koşmaya devam ederken kılıcımın sesi zihnim de yankılılandı.

'Benim bahtsız efendin onları buraya toplayan benim varlığım, eskiden bu tarz yaratıklardan çok fazla öldürdüm bu sayede bazı güçler kazandım ben etraftayken artık ilgileri çeken başka bir şey kalmıyordu bu benim özelliklerimden biri bir şeyi yeterince öldürürsem onun kanını özümserim ve ona karşı daha güçlü hale gelirim, bunu hissediyorlar benim varlığım onlar için bir tehdit, tabi senin de güçsüz olmandan faydalanıp beni ortadan kaldırmak istiyorlar.'

'Neden daha önce söylemedin?'

'Çünkü ihtiyacın olmadığında benle konuşmuyorsun beni sadece bir araç olarak gören birine yardım etmemi bekleyemezsin öyle değil mi?'

Bu sözlerden birçok anlam çıkarmıştım ama şu an aklımda kalan tek şey onların benim peşimde olduğuydu belki de kılıcı fırlatıp kurtulabilirdik ama onun söylediğinin aksine ben onu grubun bir parçası olarak görüyordum bu yüzden onu bırakamazdım

Melia'nın elini bıraktım ve başka tarafa doğru koşmaya başladım, Melia hemen arkamdan bağırdı.

'Sen, ne yapıyorsun?'

'Sadece devam et bir planım var dışarıda buluşuruz'

Tabii ki bir planım yoktu.

'Aptal seni burada yalnız bırakamam'

Bana doğru hareketlendi.

'Sadece bana güven ve git giderken de peşimden gelenlere güzel bir patlama büyüsü gönder daha sonra buranın dışına çık ve bizimkileri bul ardından göreve devam edin eğer hala yaşıyorsa onu bulun ve kurtarın'

Melia istemsiz ve sinirli bir şekilde bağırarak cevap verdi.

'AHHHH TAMAM GİT'

Tahmin ettiğim gibi hepsi benim peşimden geliyordu, Melia daha önce kullandığı kuş şeklini alan büyüyü yaptı ama bu sefer ki yavru bir ejderhaya benziyordu ve arkamda ki Ghoul'lara isabet ettiğin de bir çoğunu parçalayarak öldürdü ama Mistes'e bir şey olmamıştı o ve bir kaç ghoul hala peşimdeydi

Bir süre koştum artık tamamen tek başımaydı kuleden çıktığımdan beri ilk kez bilmediğim bu dünyada yalnız kalmıştım bu his oldukça korkunç...


Devam Edecek

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1244

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 819

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 631

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 550

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 521

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15212 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20159 Bölüm Sayısı


creator
manga tr