“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Yeşil Karga - Bölüm 156 Buluşma ve Gökyüzü Adası


Bölüm 156

Parça 1 Buluşma


Ne kadar süre geçti bir fikrim yok ama gök kuşağını artık göremiyorum. Büyümü gerçekten kullandığımda bilincim yarı kapalı bir hal alıyor neden bilmiyorum ama böyle sanki kontrol bende ama aynı zamanda değil, garip bir his ve bunu ilk yaşadığım zaman büyük savaş zamanındaydı. Melrog'un öldüğünü gördüğümde içimde bir yerlerde bir şey uyandı ve bütün bedenimi sardı.

Sonraysa tek hatırladığım şey parçalara ayırdığım bedenlerdi. O zamandan beri büyüm tamamen değişti sanki evrim geçirdi aslında bu durumun cevabını bilen biri var ama hiç dinlemedim çünkü düzeltile bilecek bir durum olmadığını söyledi.

O da şu an da buraya geliyor belki bu sefer dinlerim.

'Uzun zaman oldu Büyücü Kral' Bana doğru yaklaşırken cesetleri gördü ve gülümsedi. 'Bakıyorum da ortalığı dağıtmışsın.'

Evet bu güzel sarışını tanıyorum baş belası biri ama kötü biri değil. Onunla ilk tanıştığımda beceriksizin tekiydi ama hiç motivasyonunu kaybetmeden çalışmaya devam edip bugün ki haline gelmeyi başardı.

'Beyaz tahtın sahibi Vinilia her zaman ki gibi saçların neredeyse yere değecek kadar uzun.'

Evet onunla ilk tanıştığım da bile saçları bu kadar uzundu neden acaba?

'Biliyorsun bu benim en belirgin özelliğim Berlin, bu şekilde gelecekte beni uzun saçlı manyak süper güçlü hiper büyücü olarak anacaklar.'

'Eminim öyle anacaklardır Vinilia'

'Peki burada ne oldu?'

'Şu üçü gelip beni öldürmek istedi söylediklerine göre bize saldıracak olan ülkenin askerleri gibi bir şeyler ve ek olarak liderleri bizim de yakından tanıdığımız Azul.'

İsmi duyduğunda gözleri büyüdü. Bu oldukça normal bir tepki sonuçta kimse bunu beklemez. Bir süre sessizce durdu.

'Demek Azul'

İfadesi ciddiydi olması gerektiği gibi.

'Berlin konuşmayı çok uzatmayacağım bütün liderlerin toplanacağı bir toplantı var sen de benle beraber buna geleceksin ve bize yardımcı olacaksın.'

Az çok böyle bir şey olduğunu tahmin ediyordum ama merak ettiğim şey mekanın neresi olacağı eğer tahmin ettiğim yer değilse gitmeyeceğim.

'Berlin muhtemelen şu an nerede diye aklından geçirdin hatta tahmin ettiğin yer değilse sinirleneceksin bunu anlamak benim için zor değil ve tahminin doğru.'

Bu kız gerçekten baş belası.

'Yani Beyaz Kaya öyle değil mi?'

'Evet'

'Peki o zaman ne konuşacağınızı dinlemek için geleceğim ama duyacaklarım hoşuma gitmezse yardım edeceğim tek kişi Vel olur.'

'Anlaştık büyücü kral.'

'Son olarak bana her zaman anlatmak istediğin ama benim bir türlü dinlemediğim şeyi şimdi anlatabilir misin?'

Gülümsedi.

'Elbette bunu anlatmak için uzun zamandır hazır bir şekilde bekliyorum. Başlayalım, büyük savaş zamanında kazandığın güçten bahsediyorsun daha doğrusu büyünün geçirdiği evrimden demeliyim. Her kişinin büyüsü kendine özeldir ve geliştikçe daha da özelleşir. Bu özelleşme giderek eşsiz bir hal alır ve değişimi tetikleyecek bir şey olursa sana büyük savaşta olduğu gibi büyün tamamen sana özel bir hal ve fiziki bir şekil alır. Sen o savaşta binlerce kişiyi öldürdüğün için sana ölüm meleği denmedi, büyün duygularına ve isteklerine cevap verip seni bu lakaba uygun hale getirdi. O an eminim ki tek düşündüğün öldürmekti, tamamen saf bir öldürme arzusu, işte büyün buna cevap verdi ama bu herkese olamaz bunun için sürekli kendini geliştirip birçok kez sınırını aşmalısın. Oldukça hem de oldukça nadir bir olay bu, aslında bildiğim tek kişi sensin diye bilirim. Herkesin başına bazen büyüsünün şekil alması gelir ama sadece anlıktır ama senin gibilerin ki sürekli olur. Anlık olanların ki daha emekleme aşamasındadır. Sırf büyüsü kargaya benzeyen kişiyi görmek için turnuvaya gittim ama onun büyüsü senin ki gibi değil. Evrim geçirmemiş olmasına rağmen şekil alması oldukça ilginç bir durum ve bu neredeyse sürekli oluyor. Yine de senin gibi büyüsünün bir karakteri yok yani sadece görsel olduğunu düşünüyordum ama turnuvanın yarı finalinin sonunda onun yanına giderken ayağa kalkıp büyüsü topladığında o sahte olduğunu düşündüğüm karganın gözleri bana bakıyordu ve bakışlarını hissede biliyordum. Yine de hala nasıl olduğunu bilmiyorum ama bir gün öğreneceğim.'

Bu kız bir şey açıklamaya başladımı susmasını bilmiyor. Her zaman ki gibi istediğim cevaptan fazlasını aldım.

'Anlıyorum bilgi için sağol ama neden bilincimin yarı açık yarı kapalı olduğunu anlamadım.'

Gülümsedi.

'Bu daha çok seninle alakalı bir durum o kadar kendini alıştırmışsın ki tıpkı bir şey için elini hareket ettirirken düşünmediğin gibi birini öldürmekte aynı düşünmene gerek yok sadece yapıyorsun.'

Demek bu yüzdenmiş.

'Anladım.'

Bana yaklaşıp yerden kalkmam için elini uzattı ve ben de istediği gibi yaptım. Anlaşılan yorucu zamanlar beni bekliyor...


Parça 2 Gökyüzü Adası

Ben yani Kazeru Yuuma eşliğin de sonunda gökyüzü adasına ışınlandık. Sonunda tekrar adaya ayak basıyordum ormanın içinde bir yerdeyiz.

'Ha----lar di-----a h-- g----n ç---k'

Ne bu seste neydi? Diğerlerine dönüp sordum ama bir şey duymadıklarını söylediler. Derinden gelen bir sesti açıkçası bir şey anlamadım. Yine ilginç bir şey yaşadım, sanırım bunlar hiçbir zaman bitmeyecek. Hep beraber yürümeye başladık Vel'in varlığını hissettiğimiz için onun yanına gidiyorduk. Bir saniye görüşüm bulanıklaşıyor. Gözlerimi ovuşturdum ve bir anlığına sanki her şey rengarenk bir hal aldı ama sadece bir anlığınaydı. Neler olduğuna dair hiçbir fikrim yok, diğerleri endişeli bir şekilde iyi olup olmadığımı sordular bende iyi olduğumu söyledim ve yola devam ettik.

Bir süre sonra aradığımız kişiyi bulduk ama Riraru saçlarımı çekerek ağcın yanına gitmemizi söylüyordu ben de ona gideceğimizi söyledim tabii ki önce Vel'i görmeliyiz. Cevabımdan tatmin olmadığı için huysuzlaştı ve gidip Reiko'nun kafasını kondu. Sonraysa ejderhadan rahatsız olup onu Reiko'nun omzundan zorla indirdi. Tam bir diktatör. Bu bir yana Aiko'nun anlattığı hikaye de adanın gücünden de bahsetti ama ben hiçbir şey hissedemiyorum. İlginç.

'Adama hoş geldiniz gençler'

Her zaman ki gibi görünüyordu.

'Merhaba Vel seni hiç özlememişim.'

'Hey hey Kaze bu adam kim kulum yapalım.'

'HA-HA-HA Merhaba Vel'

'Usta neden bu kadar tuhaf selamladın.'

Evet hepimiz tuhaf bir şekilde konuşmaya başladık aslında artık bu normal geliyor. Vel bir kahkaha attı.

'Güzel güzel formunuzu hiç kaybetmediğinizi görüyorum peki beni izleyin sizi ilk geldiğiniz zaman kaldığınız yere götüreceğim biraz dinlenin yarın konuşabiliriz.'

Bize yolu gösterdi ve bizi getirdikten sonra ayrıldı. Sanırım bazı işleri var. Reiko, Melia ve ejderha Revika eve girdiler bizse Riraru'yla beraber ağcın yanına gittik. Hafızam beni yanıltmadı ve onu kısa sürede bulduk yani Belaume'yi. Riraru kanatlarını hızlıca çırpıp ağaca ürkekçe yaklaşıp ellerini koydu ama bu sefer çok uzun sürmeden ellerini çekti ve bu kez gülüyordu.

'Tahmin ettiğim gibi bu ağaç iyi durumda sonuçta anlaşma yaptığı kişi sensin yani bir problem yaşamamış.'

Anlaşma yaptığı kişinin ben olduğunu biliyorum ama böyle bir şey yapmadım ayrıca gücünü bile bilmiyorum.

'Riraru ağaçla anlaşmam olduğunu söylüyorsun ama gücünü bile bilmiyorum.'

'Ben de öyle ilginç değil mi?'

Yararı yok sanki bir duvara karşı top atıyorum.

'Peki işin bittiyse geri dönelim.'

Açıkçası burası öldüğüm zamanı hatırlattı ve bu his hoşuma gitmedi aynı zamanda beni oldukça rahatsız etti. Gerçi ağcın yanına gitsem eminim ki bana o zaman ki gibi iyi duygular yaşatacaktır ama buna ihtiyacım yok zaten arkadaşlarımla beraberken iyi hissediyorum.

'Evet gidelim.'

Arkamı dönüp ilerlemeye başladığım da tekrar görüşüm bulanıklaştı ve gözümün önünde gülümsemesi tüm yüzünü kaplayan bir kedi gördüm. Sonuç olarak kendimi çığlık atarak yerde buldum. Utandırıcı bir durum. Tekrar baktığımda aslında hiçbir şey olmadığını gördüm. O kedi Aiko'nun hikaye de bahsettiği kedi olabilir mi? Bilmiyorum ama muhtemelen öyle yine de harikalar diyarı yok oldu peki o zaman neler oluyor?

'Kaze hahahahahahahahahahah küçük bir çocuk gibi çığlık attın hahahahaha'

'Bundan bahsetmeye gerek yok hadi gidelim.'

Yerden kalkıp tekrar yola koyuldum. Açıkçası bu ada da çok kalma gibi bir niyetim yok ve umarım Elf'lerin oradayken Felina'ya öğrendiklerimizi yazdığımız mektup en kısa süre de ulaşır. Zamanın ne getireceğini bilmiyorum ama benden bir şey götürmesine izin vermeyeceğim evet kesinlikle izin vermeyeceğim...


Devam Edecek




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1488

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1219

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1011

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 795

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17644 Üye Sayısı
    • 786 Seri Sayısı
    • 36137 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr