“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Yeşil Karga - Bölüm 102 Eski Bir Arkadaş


Bölüm 102

'Artık anlamış olmalısın Junko, sahip olduğun büyüyü kontrol etmeyi yani sabahtan beri bununla uğraşıyoruz'

Düşünceli bir şekilde bana baktı ve 'Evet' dedi ama pek tatmin edici bir cevap değildi yine de şimdilik öğrendiğini düşünmek istiyorum. Onunla yürürken bize doğru

esen sert rüzgarları bize değmeden yoluna devam etmelerini sağlamasını söyledim, yapabileceğini söyledi. Bende öyle ummuştum ama o sert rüzgarlar olduğundan

daha sert bir biçimde bana çarpmaya başladığında yapamadığını net bir şekilde anlamış oldum ama ona bir şey söylemedim kendimi çaktırmadan bir bariyerle

korumaya aldım ve onun rüzgarla olan imtihanını zevkle izledim hiç eğlenceli gözükmüyordu, mesela arada sırada rüzgar o kadar güçlü esiyordu ki yere düşüyordu.

Aslında izlemesi oldukça eğlenceliydi, bunların yanında kesinlikle pes etmeyi sevmiyordu ve oldukça azimliydi ne kadar başarısız olsa da aynı azimle ayağa kalkıp

yapması gerekeni yapmak için çabalıyordu işte bu çabası takdire değerdi. Yaklaşık 3 saat kadar düşe kalka ilerledi, 3 saatin sonunda artık rüzgarı kontrol edebiliyordu

bunu yapabildiğini fark ettiği an da ki yüz ifadesi oldukça tatlıydı ve aynı zaman da inanılmaz mutlu gözüküyordu.

Onu böyle görmek beni de mutlu etmişti farkın da olmadan gülümsemiştim. Aslında şimdi fark ettim de ben oldukça mutluyum, uzun zamandır böyle hissetmemiştim.

Bütün bunlara rağmen bu mutluluğumu gölgeleyen bir şeyler de vardı, o çocuğun çığlıkları gibi, büyük ihtimalle ben de kardeşimin ölümüne şahit olsaydım ve hiçbir şey

yapamasaydım aynı tepkiyi verirdim. Geçmişe takılmamam gerekiyor eğer geçmişe takılan biri olursam asla bir geleceğim olmaz. Tüm bu düşüncelerle boğuşurken

Junko'nun bana heyecanlı bir şekilde bir şeyler dediğini duydum.

'Hey Kazeru şu anda gittiğimiz özel bir yer var mı yoksa sadece gitmek için mi gidiyoruz?'

Hmmmmmmmm

'Aslında yok bir şey mi oldu?'

Yüzünde koca bir gülümsemeyle cevap verdi 'O zaman Elf diyarına gidelim çünkü 3 ay sonra orada büyücülerin elfler arasında

kıdem kazanması için düzenlenen bir yarışma var ona katılmak istiyorum, yarı-elf bile olsam o yarışmaya katılma hakkına sahibim eğer beni eğitirsen eminim ki yarışma da

dereceye girebilirim ne dersin?'

Yorucu bir şeye benziyor ayrıca her ne kadar onu eğitsem bile benden çok iyi bir büyücü değilim yani ona öğretebileceklerim sadece temeller ileri seviye bir şey öğretemem.

Yine benim yeterli olacağımı düşündüğüne göre ona ben yeterli değilim demek kabalık olur. Ayrıca Elf'lerin diyarını görmek güzel bir tecrübe olacaktır.

Hem bu kadar hevesli bir şekilde istekte bulunana birini reddetmek için bir nedenim yok bu yüzden kabul ettim. Sevinçten yerin de duramıyordu küçük

bir çocuğun en çok istediği oyuncağa kavuştuğu an gibiydi sevinçten kendini kaybetmişti. Bu güzel duyguların içindeyken hissettiğim bir şey beni oldukça rahatsız etmeye başladı.

Yanılmış olmayı umuyordum ama yanılmadığımı da biliyordum. Junko'ya seslendim 'Hadi yolu göster de gidebilelim' hızlıca harekete geçti ve yürümeye devam ettik.

Çantasından bir harita çıkardı anlaşılan kaybolmamamız için sürekli yerimizi haritadan işaretliyormuş bunu fark etmemiştim. Haritayla işini bitirdikten sonra gideceğim yönü gösterdi ve ilerlemeye başladık.

Anladığım kadarıyla yürüyerek gitmek çok uzun süreceği için binek kiralayacağız.

Hava kararana kadar gittik sonunda bir yerde kamp kurduk, birkaç gün burada kalacağımızı kararlaştırdık bu sırada onu eğitmem için daha iyi bir fırsat elde etmiş olacaktım.

Ama bundan önce emin olmam gereken bir konu var.

Hançerimi çıkardım ve onu Junko'ya uzattım ardından ise konuşmaya başladım.

'Şimdi beni iyi dinle bu hançer büyülü, onu fırlatan kişi ona ışınlanabiliyor. Bunu fırlatıp bir yere

saplandığın da yapman gereken hançere gittiğini hayal etmek ve unutma saplandığında yüzde yüz başarı şansı vardır ama bir yere saplanmadan ışınlanmak ve başarılı olmak oldukça yetenek isteyen bir iş her neyse bir süreliğine

bir yere gideceğim bu süre zarfında hançer sen de kalsın bir şey olursa kaçmak için kullanırsın gerçi bir şey olacağını sanmıyorum ama ne olur ne olmaz ve soru sorma sadece

dediklerimi yap en azından bu seferlik'

Sadece kafasını sallayıp karşılık verdi, ardından hançeri aldı. Ben de yola koyuldum hissettiğim bu kötü hissin kaynağını bulmak için.

Yarım saat kadar yürüdükten sonra bir tür tepeye vardım tepenin üstün de biri vardı dolunayı arkasına almış bir şekilde duruyordu. Hissettiğim bu kötü hissi o yaymıyordu ama ona bakınca da pek iyi bir şey hissetmiyorum.

Güvenli bir mesafeden bir ağacın yanında onu izliyordum, ay ışığı biraz gözlerimi yormuştu bir anlığına gözlerimi kapayıp açtığımda o kaybolmuştu .Daha kaybolalı bir saniye

olmuşken aniden önümde belirdi ve sol eliyle boğazımdan tutup beni ağaca yapıştırdı. Gözleri kan kırmızıydı, bir erkekti ama karanlıktan yüzünü seçemiyordum tek görebildiğim

gözleriydi. Boğazımı oldukça sert sıkıyordu ışınlanıp bundan kurtuldum ama kafamda birinin elini hissediyordum kafamı bir anda yere geçirdi, yüzüm inanılmaz bir biçimde

acıyordu beni yüz üstü çevirdi, eliyle tekrar boğazımı sıkmaya başladı ve konuştu. Sesi karanlık, pas ve bozuk bir çalgının karışımına benziyordu.

'Beni gizlice izliyordun kim olduğunu bilmiyorum ama aradığım kişiler olmadığını biliyorum bu yüzden seni öldüreceğim'

Karşı koyamıyordum çok güçlüydü ve tekrar ışınlanamazdım da

hem ışınlansam bile beni hemen yakalayabiliyor gibi. Açıkçası biraz şoktayım bu yüzden pek fazla düşünemiyordum. Boğazımı daha kuvvetli sıkmaya başladı ve birden durdu, aklına bir şey

gelmiş olmalıydı tekrar o rahatsız edici sesiyle konuşmaya başladı 'Cadının nerede olduğunu biliyor musun?'

Cadı mı? Bildiğim tek cadı Melia ama o da çakma cadı. Cevap vermedim

tekrar sordu 'Cevap ver o hilebaz cadının nerede olduğunu biliyor musun? '

Hilebaz mı? Kimden bahsediyordu. Yine cevap vermedim. Oldukça sinirlenmişti sağ elini havaya kaldırdı

ve bana doğru bir yumruk salladı. Işınlanmaktan başka çarem yoktu bu yüzden takip edemeyeceği bir yere yani gökyüzüne doğru ışınlandım aşağıdan bana bakıyordu gözleri parlıyordu ve

oldukça korkutucu gözüküyordu. Kılıcımı çektim ve büyümü ortaya çıkardım ardından ise yere oldukça gösterişli aynı zamanda sert bir iniş yaptım indiğim yerdeki zemim

biraz içine göçmüştü. Etrafında ise çatlaklar oluşmuştu, o şeyin üzerime geldiğini hissediyordum aslında her şeyi havadayken planlamıştım. Üzerime geldi sol elini vahşi

bir şekilde bana uzattı ama eli vücudumun içinden geçip gitmişti çünkü saldırdığı şey basit bir ışık oyunuydu yani bir yansıma da diyebiliriz ben ise çoktan arkasındaydım

vücudunu hızla arkasına çeviriyordu yüzünde ki ifade hiç değişmemişti hatta şimdi kafasını uçurduğum da bile değişmedi. Oldukça temiz bir kesikti tam da benden bekleneceği gibi.

Bu bir yana Alya'nın ve Rias'ın turnuva da yaptıkları büyülerden bir şeyler kaptığım iyi oldu.

Onun ne olduğunu bilmiyorum ama her neyse normal bir dövüşte beni mahvederdi. Sakince kılıcımı kınıma koydum.

Zor da olsa bu aniden oluşan olaydan kurtuldum. Aslında vücudunu incelemek istiyordum ama burada durma riskini alamazdım yalnız olup olmadığını bilmiyorum, bu yüzden hızlı adımlarla

uzaklaşmaya başladım ama bir konu da yanılmıştım bunu ise duyduğum hareketlenme sesi anlamamı sağladı hızla arkamı döndüm, gördüğüm şey az önce kafasını uçurduğum

bedenin kafasız bir şekilde üzerime atıldığıydı. Kendimi savunmak için çok geç kalmıştım muhtemelen ağır bir yara alıcaktım ya da son anda ışınlanmayı becereceğim diye düşünüyordum ama aniden ortaya çıkan bir büyü

üzerime uçan kafasız vücudu bir büyü dalgasıyla geri doğru savurdu. Büyü ormanın koyu karanlığından geliyordu, ağır adım sesleri ormanda ki derin sessizliği bozuyordu.

Kalıplı bir şey ay ışığına doğru yürüyordu üzerinde ki kara zırh ay ışığıyla parıldıyordu.

Bu zırhı tanıyorum bir süre önce geri kazandığım eski anılarımı canlandırıyor, yüzünde ki maskeyi de biliyorum ve yaydığı uğursuz siyah büyü de biliyorum.

Bana baktı ve o korkutucu aynı zamanda boğucu sesiyle konuştu 'Uzun zaman oldu, Yuuki'

Evet artık eminim beni rahatsız eden şey oydu.

'Avcı' ...

Devam Edecek




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1252

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1072

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 887

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 817

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 698

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 651

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 636

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 522

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 367

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 194

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 187

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15297 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 20424 Bölüm Sayısı


creator
manga tr