Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Yeşil Karga - Bölüm 96 Yolculuk


Bölüm 96 

Parça 1  Cadılar


' Hava giderek sıcaklıyor, sıcaktan nefret ederim, usta söylesene nereye gidiyoruz hala bir şey söylemedin '

(Hafif bir meltem eser)

Nazik ve bir o kadarda yumuşak bir ses tonuyla konuştu 'Esen hafif meltemin taşıdığı duyguları hissedebiliyor musun Reiko? '

Reiko şaşırmıştı, biraz düşündü ve kendinden emin olmayan bir ses tonu ile 'Sanırım, hissettiğim şey, aslında bilmiyorum'

Melia gülümsedi ve aynı ses tonu ile konuşmaya devam etti 'Aslında cevabı ben de bilmiyorum'

Reiko şaşırır bir anda aklına bir şey dank eder 'Dur bir saniye verdiğin cevap hangi sorunun cevabı?'

Melia duraksar ve endişeli bir ses tonu ile 'Hangisine cevap olmasını isterdin?'

Reiko derin bir nefes alır, suratında oldukça ciddi bir ifade vardır 'Peki biraz daha ciddi konuşalım madem seninle gelmemi istedin

şimdi bana söyle nereye gidiyoruz ve ne yapacağız?'

Melia bir an duraksayıp Reiko'ya bakar ve 'Peki sen kazandın söyleyeceğim, öncelikle Gri cadının zindanına gideceğiz, oradan almak istediğim bir eşya var

daha sonra elflerin yanına gideceğiz ayrıca seni bir cadı yapmayı planlıyorum giysiler sana oldukça yakışacaktır bir de üzerine göz çevreni siyaha boyadık mı oldukça

güzel bir cadı olacaksın aynı zamanda ürkütücü son olarak amacımıza gelirsek güçlenmek ikimizin de daha da güçlenmesi lazım'

Reiko duyduklarını akıl süzgecinden geçirir ve konuşmaya başlar 'Zindana iki kişi gitmek oldukça tehlikeli hem ikimiz de büyücüyüz yani daha da tehlikeli'

Melia sol eliyle şapkasının sol ucundan tutar ve hafif sola doğru indirir ve kendinden emin bir ses tonu ile konuşur 'Ben yanındayken endişelenmene gerek yok'

Reiko'nun suratında hala endişeli bir ifade vardır ve konuşmaya devam eder 'Bu bir yana aslında endişelendiğim başka bir konu var'

Melia suratında bilmiş bir ifade ile gülümser 'Onun hakkında endişelenmene gerek yok, Kazeru Yuuma veya Yuuki Persovil her tür büyüyü kullanabilme yeteneğine

sahip, dünyada ki en güçlü büyücü tarafından korunuyor, çok zeki ve her geçen gün çok daha güçlü bir hale geliyor, ileri de kesinlikle çok güçlü bir büyücü olacak

bu yüzden endişelenmene gerek yok'

Reiko biraz rahatlamış gözüküyordu 'Anlıyorum ama yine de düşünmeden edemiyorum evet güçlü evet oldukça zeki ama bazen yanında ona akıl verecek birine ihtiyaç duyuyor

eğer biri bunu yapmazsa kötü olabilir'

Melia bir anlığına düşünür ve 'Haklısın yanın da her zaman birine ihtiyaç duyuyor ki işte bu onun zayıflıklarından biri kendi başının çaresine bakmayı öğrenmeli

çünkü her zaman biri yanında olamaz hatta öyle bir zaman gelir ki belki de artık kimse yanında olmaz bu yüzden gelişmeli'

Reiko birkaç adım ilerler ve gökyüzüne bakar 'Aslında şimdi düşününce tam olarak yanında olmasak bile hepimiz aynı gök yüzüne aynı güneşe ve aynı aya bakıyoruz yani

bu kocaaaaa gök yüzünü birbirimizle paylaşıyoruz eğer bunun farkındaysa yanında olduğumuzu bilecektir'

Melia şaşırmış bir şekilde konuşur 'Bunu hiç düşünmemiştim, evet söylediklerine katılıyorum belki fiziksel olarak ayrıyız ama aynı zamanda beraberiz sadece fark etmesi daha zor'

Reiko ürkek bir sesle konuşur ve gökyüzünü işaret eder 'Melia o şey de ne?'

Melia Reiko'nun işaret ettiği yöne bakar ve göz bebekleri büyür 'Reiko hemen yere yat ve varlığını gizle'

İkisi de yere yatıp olabildiğince varlıklarını gizlerler, tepelerinden hızlı aynı zamanda kükreyerek devasa bir ejderha geçer, gökyüzü gibi mavi vücudu ve güneş kadar

sarı gözleriyle yeri süzüyordur, kısa bir süre sonra ejderha uzaklaşır.

Reiko ayağı kalkamayacak kadar korkmuştu ve konuşmuyordu, Melia ise zar zor ayağa kalkar ama titremesini durduramıyordu.

Melia sonunda konuşmaya başlar 'O gerçek bir ejderhaydı çok ama çok uzun zamandır ortadan kaybolmuşlardı neden şimdi ortaya çıktılar neler oluyor?

Bu iyiye işaret değil o bir şey arıyordu, neden neden bu kadar çok korktum hem de bir daha asla korkmayacağıma yemin etmeme rağmen, saçmalık ben bu kadar zayıf değilim'

Reiko kendini toplayıp zar zor ayağa kalkar ve sol eliyle başına dokunup bir büyü yapar ardından tamamen sakinleşir sonra Melia'nın yanına gider

sol eliyle onunda başına dokunup büyü yapar, yaptığı büyü bir sakinleştirme büyüsüdür 'Şimdi daha iyi misin Melia?'

Melia'nın sinirli ve korkmuş havası tamamen gitmiştir 'Evet hem de oldukça iyiyim ama artık daha hızlı olmalıyız zindandan sonra hemen elflerin yanına gidiyoruz

bir şeyler olmaya başladı eminim ki onlar ne olduğunu biliyorlardır, yine de her ne oluyorsa kesinlikle iyi bir şey değil'...


Parça 2 Kazeru

Evet gözlerim beni yanıltmıyorsa ya da bir tür sanrı görmüyorsam bu bir ejderha hem de oldukça ürkütücü gözüken türden, muhtemelen saklanmalıyım ama bunu istemiyorum

çünkü saklanmak işin en az ilginç kısmı diye düşünüyordum ki birden birinin beni sol kolumdan çektiğini fark ettim. Kafamı çevirip baktığım da biraz önce kurtardığım

büyücü kız olduğunu gördüm bana bağırıyordu 'Ne bekliyorsun saklanmalısın çabuk ol varlığını gizle ve yere yat' pelerininin altında açık gri renkte ki gözleri parlıyordu

benden biraz daha kısaydı, titremesinden korktuğu oldukça belliydi ama korkusuna rağmen benim için endişelenmişti bu yüzden istemesem de onun dediğini yapacağımı düşündüm

ama hayır bunu yapmak istemiyordum 'Sen saklan benim için endişelenmene gerek yok eğer olur da saldırırsa buradan kolaylıkla kaçabilirim ta bi kaçmam gerekirse' muhtemelen

bu sözlerden sonra gider diye düşünmüştüm ama bu sözler onu sinirlendirmiş olmalı bir an da büyüsü giderek artmaya başladı ve bağırdı 'Ne saçmalıyorsun sen hemen saklanmalıyız'

sesinin ve büyüsünün aniden arttırması ejderhanın gözlerini bize dikmesine neden olmuştu bu benim için bir sorun değildi ama bu büyüsünü bile kontrol edemeyen kız için

büyük bir sorundu bu yüzden pelerini mi açıp onu kendime doğru çekip vücuduma yasladım ve pelerini kapadım gözlerim hala ejderhadaydı, bir anlığına dikkatini çekmiş olsak da

pekte umursamadı ve uçarak yoluna hızlı bir şekilde devam ediyordu, işte tam bu sıra da

bir anlığına göz göze gelmiştik ya da ben öyle olduğunu düşünüyorum ama göz göze geldiğimiz de alaycı bir şekilde gülümsediğine emindim, bu bir sanrı da olabilirdi ama kesinlikle

beni sinirlendirmişti, yine de şu an için yapabileceğim bir şey yoktu. Ejderha gittikten sonra bana yaslı bir şekilde duran inatçı kıza artık çıkabileceğini söyledim, yavaş bir şekilde

çıktı ve etrafa baktı daha sonra kukuletasını kaldırıp arkaya attı yüzü kızarmıştı, muhtemelen kulakları da ama beyaz ve sarı renkte ki saçları onları saklıyordu

ve biraz afallamış gözüküyordu bende ona 'İyi misin ?' diye bir soru sordum, oldukça

öfkeli bir şekilde cevap verdi 'Se-se-se sen aniden ne yapıyorsun? Bir an da beni kendine çektin ve ve ' oldukça gergin konuşuyordu bu yüzden

onu sakinleştirme gereği hissettim 'Sakin ol senin varlığını gizlemek için pelerinimle sardım bu pelerinimin özelliği yani az önce seni ejderhadan kurtardım,

bana teşekkür etmen gerekirken sen bana kızıyorsun' kız bir anlığına duraksadı ve birazda utanıp sıkılarak 'teşekkür ederim' dedi 'önemli değil' diye karşılık verdim.

Şimdi yapmam gereken ilk şey olarak Mistes'ten bir parça almayı istedim ve harekete geçtim, gidip kafasının bir yarısı kesip aldım, kasabaya doğru yürümeye başladım

kız arkamdan geliyordu aramızda biraz mesafe vardı, hiçbir şey söylemeden yürümeye devam ettim sessizlik gayet iyidi diye düşünürken bir an da bozuldu 'Sen oldukça güçlüsün

adın ne?' kız konuşmaya başlamıştı ben de cevap verdim 'Birine ismini sormadan önce kendini tanıtmalısın' arkama dönüp bakmadım ama suratın da sinirli bir ifade olduğuna

emindim ve birden ismini söyledi 'Melvis Junko' değişik bir isim olduğunu düşündüm 'Junko demek, peki anlamı ne?' bu konu da konuşmaya hevesli gibiydi hızla cevap verdi

'saf, itaatkar kişi gibi anlamlara geliyor, peki senin adın ne?' bir anda cevap verdim 'Kazeru Yuuma' kız birden donup kalmıştı sanırım nedenini biliyorum bunu düşünmüş

olmalıydım kız konuşmaya devam etti'Sen, sen hmmm daha önce duymadım' bu iyi haberdi şu an da son isteğim turnuvayı kazanan kişinin ben olduğumu bilen biriyle konuşmaktı

her neyse sonunda kasabaya kadar gelmiştik Junko bana daha yakın yürümeye başlamıştı ve kukuletasını çekmişti 'Neden başını örttün?' diye birden sordum ve o da anın da

cevap verdi 'Çok açık değil mi? beyaz ve sarı saçlarım bir de üzerine açık gri gözlerim fark etmiş olmalısın ben bir melezim, elf ve insan melezi bu yüzden ne insanlar

ne de elfler beni gördüğünde mutlu olur' dediklerini düşünmüştüm ama neden onu sevmesinler ki bu saçma değil mi? diye düşündüm ama ona bir şey söylemedim.

'Peki öyle olsun benimle gel ödülü aldığım da paylaşırız sonuçta senin de yardımın oldu onların dikkatini üzerine çekmiştin ben de rahatlıkla onları avlayabildim'

sevinmişti bunu yüzünden anlayabiliyordum aslında her duygusunu rahatlıkla yüzünden okuyabiliyordum ilginç biriydi, beraber ilerlerken insanlar bana korkuyla bakıyordu

sonuçta elim de bir Mistes'in kafasının yarısı vardı ama ben onları kurtarmıştım peki neden bu korku dolu gözlerle bana bakıyorlardı, bu beni oldukça sinirlendiriyordu

ama elden bir şey gelmez bu onların kaybı olur. Bir süre sonra muhtarın yanına vardık ve kısa bir görüşmenin ardından ödül parasını aldım, sonra yarısını Junko'ya verdim,

bugün bu kasaba da kalmayı planlamıştım ama insanların tavırlarını gördükten sonra burada kalma isteğim tamamen kaybolmuştu, başımın çaresine bakabilirdim

ama yemek konusu biraz sıkıntılıydı benim için, sonra birden aklıma parlak bir fikir geldi ve Junko ile konuşmaya başladım.

'En başta seninle olan iki kişi nerede?'

Aniden sorduğuma biraz şaşırmıştı ama cevabı gecikmedi 'Onlarla yolda karşılaştım onlarda görevi yapmaya çalışan kişilerdi sonra olanlar oldu ve kaçıp gittiler'

'Anladım, peki nereye gidiyorsun ve amacın ne?'

Hızlı bir şekilde cevap verdi 'Belirli bir yere gitmiyorum sadece güçlenmek istiyorum ve herkese kendimi kabul ettirmek, saygı görmek istiyorum tek amacım bu'

'Güzel bir amacın var peki yemek yapmasını biliyor musun?

Bu soruya da biraz şaşırdı ama hızlı bir şekilde cevap verdi 'Evet, elbette biliyorum sonuçta yalnız geziyorum bunu bilmeye mecburum'

'O zaman son bir sorum var Melvis Junko, benimle yolculuk etmek ister misin?'...

Devam Edecek




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13256 Üye Sayısı
  • 393 Seri Sayısı
  • 18108 Bölüm Sayısı


creator
manga tr