Bölüm 501: Semavilerin Parçalanmış Diyarı

avatar
893 1

Xian Ni - Bölüm 501: Semavilerin Parçalanmış Diyarı


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Tian Yunzi kollarını salladı ve bir yedi renkli bulut ortaya çıktı. Bulut Wang Lin'in etrafını sarıp onu ana tarikata doğru götürdü.

 

Mavi gökte hareket ederken Wang Lin bulutun içindeydi. Ayaklarının altındaki dağ ve nehirler bir anda geçip gitti.

 

Birkaç nefeslik süreden sonra yedi renkli bulut Göksel Kader Tarikatı'nın bölümlerini geçip ana tarikatın dışına vardı.

 

Wang Lin'in önünde beliren şey Semavi Alem'den daha görkemli bir dünyaydı. Üç yüce dağ bulutların üstüne uzanıyordu.

 

Ortadaki dağ kar beyazıydı. Güneş ışığı dağa vurduğunda bakanların başını döndürecek kör edici bir parlama yaratıyordu.

 

Dağın her tarafına dağılmış yeşillikler onu daha da muhteşem gösteriyordu!

 

Dağda yol yoktu, tamamen kar beyazıydı. Bu kar 10.000 yıl erimeyen Dokuz Hayalet Kar'dı. Bir ölümlünün yaklaşması imkansızdı, çünkü ölümlüler kara 300 metre yaklaştıklarında bedenleri tamamen donardı.

 

Wang Lin yedi renkli bulutun içindeyken bulutun dışında hareket eden soğuk aurayı açıkça hissedebiliyordu.

 

Tamamen beyaz olan ortadaki dağın yanı sıra kenarlardaki diğer iki dağ siyahtı.

 

Ortadaki dağın beyazlığıyla karşılaştırılınca böyle bir siyah, güçlü bir zıtlık hissi veriyordu. Birer birer siyah kar taneleri hiç bitmeyecekmiş gibi iki dağa düştü.

 

Uzaktan Wang Lin'in önündeki sahne gerçek değil gibiydi, sanki biri göklerle yerin gücünü çok göz alıcı bir siyah ve beyaz dağ ve nehir tablosu çizmek için kullanmış gibiydi.

 

Wang Lin Göksel Kader Tarikatı'nın ana tarikata anlamlı bir bakış atarken ilk şokun etkisinden sıyrılıp yavaşça sakinleşti.

 

Tian Yunzi kollarını salladı ve onları çevreleyen yedi renkli bulut aniden kayboldu. Bulut kaybolduktan sonra soğuk aura akın edip Wang Lin'in bedenine girmeye çalıştı.

 

Wang Lin'in ifadesi bedenindeki semavi ruhsal enerji hareket edip bedeninin dışında bir ışık perdesi yaratırken normal kaldı. Soğuk aura ışık perdesinin etrafında biraz döndükten sonra kayboldu.

 

Tian Yunzi elleri arkasında üç dağa bakıp sordu, "Wang Lin, bu yer hakkında ne düşünüyorsun?"

 

Wang Lin biraz düşündükten sonra yavaşça konuştu, "Bu yerin çok güçlü bir soğuk aurası var ve soğuk enerji ve yin enerjisi gerektiren şeyleri yetiştirmek için mükemmel bir yer."

 

Tian Yunzi hafifçe gülümseyip konuştu, "Bu kadar mı?"

 

Wang Lin başını eğip saygıyla konuştu, "Öğrencinizin daha fazlasını görecek kadar bilge değil."

 

Tian Yunzi başını iki yana salladıktan sonra gülümseme olmayan bir gülümsemeyle Wang Lin'e bakarak sordu, "Her öğrencinin hangi yasak büyüye çalışacağını hep ben karar veririm fakat bu dağın gizemlerini görebilirsen ustan kuralları kırıp istediğin büyüyü seçmene izin verecek. Wang Lin, etkilendin mi?"

 

Wang Lin başını kaldırıp Tian Yunzi'ye yumuşak bir ifadeyle bakarak konuştu, "Usta istediğine göre öğrenciniz nasıl ustanın sözlerini takip etmemeye cesaret eder!? Sağ eliyle soldaki dağa işaret edip konuştu, "Bu dağ tamamen siyah, üzerinde düşen kar bile siyah. Ancak bu siyah kar soğuk değil, bu yüzden ortadaki beyaz karla karşılaştırıldığında garip bir atmosfer yayıyor."

 

Tian Yunzi'nin ifadesi gülümserken aynı kaldı ve sordu, "Oh? Devam et."

 

Wang Lin sağdaki dağa işaret edip konuştu, "Bu daha da garip, çünkü ondan bir yaşam izi algılayabiliyorum. Her şeyin bir yaşamı olsa da bu öğrencinizin bir dağın yaşamını ilk hissedişi."

 

Tian Yunzi'nin ifadesi gülümserken hala sakindi ve konuştu, "Bu kadar mı? Bu kadarsa hala ustadan bir yasak büyü seçme hakkın yok."

 

Wang Lin hafifçe gülümseyip başını iki yana sallayarak konuştu, "Usta, bu iki dağ sahte!"

 

Bunu dedikten sonra Tian Yunzi'nin gözlerinde bir parça şok belirdi. Wang Lin'e bir kere daha baktıktan sonra kahkaha attı. Kollarını salladı ve iki dağı ortadaki dağa doğru yıldırım hızında götürdü.

 

'Bu çocuğun zihinsel gücü diğerlerininkinin çok üstünde. Ruh Dönüşümü'nün orta aşamasında büyüm hakkında ipuçları bulabilmek çok nadirdir!'

 

Wang Lin'in ifadesi çok normaldi fakat içinde fırtınalar kopuyordu. Üç dağı gördükten sonra antik tanrı Tu Si'nin çok eski bir anısı zihninde belirdi.

 

Bu Tu Si'nin dokuzuncu ve de son hazine arıttığı zamandı. Bu hazine bir üç uçlu mızraktı!

 

Tu Si sonsuz miktarda malzeme aradıktan sonra nihayet onu arıtmayı bitirmişti.

 

Hazineden çok memnundu fakat  sadece fiziksel şekil almıştı, ruhu yoktu. Bu yüzden Tu Si antik tanrı kanından birazını üzerine döküp büyük bir gezegene doğru fırlattı ve üç uçlu mızrak üç gök delen dağa dönüştü. Böylece uç uçlu mızrak bir dağ olup yavaşça dağ ruhu oluşturacaktı. Bundan sonra gitti.

 

Tu Si'nin planına göre tekniğini uygulamayı bitirdikten sonra hazineyi almak için geri dönecekti. O zaman dağ oluşmuş olmalıydı ve bir yüksek kalite hazineye sahip olacaktı.

 

Üç uçlu mızrak tarafından yaratılan üç dağ Wang Lin'in baktığı üç dağla neredeyse aynıydı.

 

Ancak bunun üç uçlu mızrak olduğu fikrini anında attı, çünkü gerçekten önceden söylediği gibiydi, dağların ikisi sahteydi.

 

'Ancak Tian Yunzi'nin yetişimi muazzam bir seviyede. Saklasaydı şu anki yetişim seviyemde bunu görmem imkansız olurdu.' Wang Lin dağın eteğine vardıklarında zihnini toparladı.

 

"Wang Lin, ustan seni yukarıda bekleyecek. Işınlanmayı kullanamazsın ve oraya ne kadar hızlı çıkarsan ödül o kadar iyi olur! 100 adım gitmek yetişiminle zor olmaz ancak üstteki 100 adım şansına bağlı olacak. Üstteki 100 adıma ustan Semavilerin Parçalanmış Diyarı diyor!" Tian Yunzi dönüp bir adım atarak Wang Lin'in önünde iz bırakmadan kayboldu.

 

Wang Lin başını kaldırıp beyaz dağın zirvesine baktı. Sonsuz miktarda yağan kar vardı, çok bakılırsa sayısız keskin ve beyaz kılıçların indiği yanılsaması hissedilirdi.

 

Bakışlarını çektikten sonra Wang Lin direkt dağa tırmanmadı, onun yerine yetişim yapmak için oturdu. Bir tütsü çubuğunun yanacağı kadar süre geçtikten sonra gözlerini açtı. Gözleri su gibi sakindi.

 

Sonra yağa kalkıp adım adım zirveye yürümeye başladı.

 

Soğuk rüzgar uğuldadı ve kar Wang Lin'i kemiklerine kadar soğuttu. Wang Lin yürürken soğuk aura daha da güçlendi ve soğuk rüzgar yüksek sesle uğuldayıp Wang Lin'e esmeye devam etti.

 

Beyaz kara bastığında ayak izi kalmıyordu. Tüm dağ dev, beyaz bir kristal gibiydi. Bir ölümlünün kendisini soğuktan koruyacak bir hazinesi olsaydı devam etmeleri imkansız olurdu, çünkü adım atacakları bir yer yoktu.

 

Ancak Wang Lin'e gelince, ayakları dağa hiç değmedi. Yukarı çıkarken dağın yüzeyinin yedi buçuk santim üstünde süzüldü.

 

Burada ışınlanma kullanmak imkansız değildi ancak Tian Yunzi bunun bir sınav olduğunu söylediğinden ışınlanma kullanmak sınavı geçememek anlamına gelirdi.

 

Bu yüzden Wang Lin ışınlanmadı ve adım adım sakince dağa tırmandı.

 

Soğuk rüzgarın uluması kulaklarını doldurdu ve parlak, beyaz kar önünde parladı. Bedenin dışında soğuk aura içeri girmeye çalışmaya devam etti ve ayaklarının altında üzerine basar basmaz kayacağın bir buzlu yüzey vardı.

 

Yine de böyle bir test Wang Lin'in başa çıkamayacağı bir şey değildi. Antik Tanrı Diyarı'ndayken böyle birçok yerden geçmişti.

 

Zaman yavaş yavaş geçti. Zirveye yaklaştıkça soğuk aura daha da şiddetlendi ve Wang Lin'in bedeninin etrafındaki ışık daha da parlaklaştı. Zirveden 100 adım uzaktayken durup ilerlemeye devam etmedi.

 

Derin bir nefes verdi ve nefesi çıkarır çıkarmaz bir dizi çatırtı sesi duyuldu. Nefes, ağzından yedi buçuk santim uzakta donup buz parçacıklarına dönüştü ve keskin bir çatırtı sesi çıkardı.

 

Aynı anda soğuk aura ağzıyla burnuna girdi. Aura ancak bedenindeki semavi ruhsal enerjinin yardımıyla yavaşça kayboldu.

 

Wang Lin başını kaldırdı, 100 adım uzaktaki dağın zirvesinde karla kaplı bir kule vardı. Kule yedi renkli bir ışık yayıyordu ve çok güzel görünüyordu.

 

"Semavilerin Parçalanmış Diyarı!" Wang Lin'in gözleri soğuklaştı. Biraz düşündükten sonra yere indi. Geldiğinden bu yana ilk kez ayakları dağa bastı.

 

Ayakları dağa dokunur dokunmaz hiç sürtünme yokmuş gibi hissetti. Wang Lin'in gözleri soğukça homurdanırken soğuklaştı ve sağ ayağı ileri normal bir adım attı.

 

Ancak bir patlamayla Wang Lin'in sağ ayağı yerin 3 santim içine gömüldü ve sağlam bir ayak basacak yer oluşturdu.

 

Tam o an yerden akıl almaz bir soğuk aura çıktı. Bu soğuk aura öncesinde deneyimlediğinden katlarca daha soğuktu. Aura ayağından vücuduna girip damarlarından göğsüne doğru akın etti.

 

Ancak soğuk aura tam Wang Lin'in bedenine hareket ederken bir ilahi his aniden Wang Lin'in has ruhundan çıktı. Bu ilahi his bedenini süpürüp geçtiğinde soğuk aura garip bir şekilde sakinleşti ve geldiği yoldan gidip sağ ayağından çıkarak dağa geri döndü.

 

"Bu soğuk aura kalbimden soğuk değil. Kalbimi donduramıyorsa nasıl ruhumu, bedenimi dondurabilsin? Çok komik!" Wang Lin bir adım daha atarken alayla gülümsedi.

 

Yüzündeki soğukluk dağdaki en soğuk şey haline geldi. Soğun rüzgar ondan yedi buçuk santim uzakta kayboldu ve soğuk kar başının tepesinden yedi buçuk santim uzakta kayboldu.

 

Doğrudan zirveye doğru yürürken Wang Lin ayaklarını dağa bastı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18326 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37554 Bölüm Sayısı


creator
manga tr