Bölüm 487: Kılıç Niyeti

avatar
815 1

Xian Ni - Bölüm 487: Kılıç Niyeti


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Hazine köşkü, dağlardan dallanan dev bir platformun üzerinde mor bölümün ortasındaydı. Bu köşkün toplamda dokuz katı vardı ve uzaktan bakılınca yaydığı yoğun ruhsal enerji bir şemsiye gibi görünüyordu.

 

Bu köşk yeşil yeşim çinilerinden yapılmıştı. Binanın dışında, zamanın geçişiyle sayısız kez arındırılmış gibi bir kadim his vardı. Hatta yeşil yeşim çinilerinden bazıları griye dönmüştü.

 

Yeşil yeşim çinilerindeki çatlaklardan birkaç yeşil sarmaşık büyüyüp binanın kısımlarını kaplıyordu. Sarmaşığın her bölümünde, insanların kalplerini sarsabilecek bir koku yayan mor bir çiçek büyüyordu.

 

Köşkün altında dev bir formasyon vardı. Bu formasyon tüm platform boyunca genişliyordu ve merkezinde Hazine Köşkü vardı.

 

Uzaktan formasyon Yin ve Yang'in birleşmesi gibi görünüyordu, ortada bir kaos hissi yaratıyordu. Ayrıca formasyonun içinde onu kırıp çıkmaya çalışıyormuş gibi gözüken üç güçlü aura vardı.

 

Bu üç aura formasyonun içinde hareket eden üç beyaz iz oluşturuyordu fakat garip bir şekilde asla birbirleriyle çarpışmıyorlardı.

 

Şu anda Hazine Köşkü'nün dışında lotus pozisyonunda oturan biri vardı. Bu kişi siyah cübbeli orta yaşlı bir adamdı, kaşları kılıç gibiydi, cildi yeşim kadar beyazı ve üç tutama ayrılan sakalı rüzgarda dalgalanıp ona bir semavinin havasını veriyordu.

 

Bu kişinin yetişimi tamamen saklıydı. Kişinin daha yüksek yetişim seviyesi olmadığı sürece bu kişinin içini görmek çok zor olurdu. Dünyadaki hiçbir şey önemli değilmiş gibi orada sakin bir ifadeyle oturuyordu. Şu anda tüm dikkati kucağındaki nesneye odaklıydı!

 

Bu kişinin kucağında iki metre uzunluğunda bir kılıç vardı. Kılıç yemyeşildi ve ruhsal bir ışık yayıyordu. Güneş ışığının altında etraf bu yeşil ışıkla kaplıydı, etrafındaki her şeyi yeşile boyuyordu.

 

Wang Lin, dışarıda oturan kişiye bakarken Hazine Köşkü'nden on metre uzakta durdu.

 

'Bu kişinin yetişimi Ruh Oluşturma'nın son aşamasını zirvesinde fakat içinde çok iyi gizli bir kılıç niyeti var!'

 

Orta yaşlı adam gözlerini açtı ve Wang Lin'in ondan çok da uzakta olmadığını gördü. Şaşırdı ve hızla ayağa kalkıp ellerini kavuşturduktan sonra saygıyla konuştu, "Öğrenci Zhang Xiangfan Yedinci Ata'yı selamlıyor!" Yeşil kılıç bir yeşil ışık ışınına dönüşüp bedenine girdi.

 

Wang Lin'in gözleri Zhang Xiangfan'ın alnına indi ve sonra sakince sordu, "Uçan kılıcını gösterebilir misin?"

 

Zhang Xiangfan şaşırdı. Başını sallayıp konuştu, "Öğrencinin uçan kılıçı sıradan bir eşya. Tarikatın dışındaki bir dükkandan aldım ve bu kılıçla ilgili özel bir şey yok. Yedinci Ata görmek istiyorsa tabii ki gösterebilirim." Sonra kaşlarının arasına işaret etti ve alçak bir kükreme çıkardı. Bir yeşil ışık dışarı uçup iki metre uzunluğundaki kılıcın şeklini aldı ve kılıç vızıltıları dalgaları yaydı.

 

Wang Lin'in gözleri eliyle uzanırken sakindi. Yeşil kılıcı tuttuğunda ona doğru çekti ve dikkatlice incelemeye başladı.

 

Az önce Zhang Xiangfan uçan kılıcı kaldırdığında Wang Lin'in hissettiği kılıç niyeti kaybolmuştu. Şimdi kılıcı geri dışarı çağırdığında Wang Lin önceki kılıç niyetinin Zhang Xiangfan'dan değil de bu uçan kılıçtan yayıldığını fark etti.

 

Wang Lin'in kalbi, sol eliyle kılıca nazikçe dokunduğunda titremeye başladı. Herhangi biri olsaydı bu kılıçtaki kılıç niyetini çok zor hissederdi. Ve hissederse de bu kılıcın normal olmadığını fark ederdi. Fakat Wang Lin bu kılıç niyetini hissettiğinde kalbi titredi. Bu kılıç niyetini hissettiğinde çok tanıdık bir his kalbini doldurdu.

 

'Zhou Yi...' Wang Lin düşündü.

 

Bu kılıçtaki kılıç niyeti şeridi açıkça bir kılıç ruhuna dönüştüğünde Zhou Yi'nin yaydığı kılıç niyetiydi!

 

Zhou Yi Kılıç Azizi Ling Tianhou'yu kovalamıştı. Onun gidişinden beri 100 yıldan fazla geçmişti.

 

Bu Zhou Yi'nin kılıç niyetini ilk hissedişiydi. Zhou Yi'nin alanını kavrayan pagoda altında çok zaman geçirmemiş olsaydı bir bakışta bu kılıç niyetinin Zhou Yi'den geldiğini bilmesi imkansız olurdu.

 

Bu kılıçta yalnızca küçük bir kılıç niyeti izi vardı. Bu kılıç niyetini hissettikten sonra Wang Lin biraz düşündü ve uçan kılıcı okşadı. Kılıç aniden parlak yeşil ışık yaymaya başladı ve bir yeşil ışık ışını kılıçtan dışarı uçtu. Yeşil ışık yeşil bir yıldıza dönüştü ve Wang Lin'in önünde süzüldü.

 

Yıldıza bakınca Wang Lin iç çekti. Yıldızı tuttuktan sonra ne yapacağını bilmeyen Zhang Xiangfan'a bakıp konuştu, "Kılıcında eski bir dostun kılıç niyetinin izi var, bu yüzden o kılıç niyeti izini alıyorum. Fakat sana kötü davranmayacağım. Al bu yeşimi. Bu yeşimde on sekiz kısıtlama var, onları herhangi bir yüksek kalite veya daha düşük uçan kılıca yerleştirirsen kılıcın gücünü katlarca artırırlar!"

 

Sonra Wang Lin çantasına vurdu. Elinde bir yeşim belirdi ve onu Zhang Xiangfan'a fırlattı.

 

Wang Lin yeşil uçan kılıcı da geri verdi. Zhang Xiangfan saygılı bir görünüm sergilese de gözleri kaybın acısını sergiledi. Çok beklentisi olmadan yeşimi kabul etti ve refleks olarak taradı fakat anında şok oldu ve şaşırmış bir ifade sergiledi.

 

Kısa süre sonra aniden kafasını kaldırıp saygıyla konuştu, "Teşekkürler, Yedinci Ata!"

 

Zhang Xiangfan uzun süre yetişim yapmıştı ve birçok şey görmüştü, bu sayede bu on sekiz kısıtlamanın basit olmadığını anında anlayabildi. Bu on sekiz kısıtlamanın hepsi saldırı kısıtlamalarıydı ve daha da nadir olanı üst üste yerleştirilebiliyor olmalarıydı. Zhang Xiangfan kalbindeki heyecanı bastırdı. Hemen kapalı kapı yetişimine girip bu on sekiz kısıtlamayı bir uçan kılıca yerleştirmek istedi, daha sonrasında bir daha asla dost son aşama Ruh Oluşturma yetişimcilerinden korkmasına gerek kalmayacaktı!

 

Bu on sekiz kısıtlama yalnızca Wang Lin'in Yunque Zi'nin hasır şapkasından öğrendiği iki kısıtlama grubuydu. Bunlar Kısıtlama Bayrağı'nın sonraki aşamaya ulaşması için azıcık bile yeterli değildi.

 

Wang Lin zaman kaybetmeden direkt konuştu, "Buraya semavi yeşimlerimi almaya geldim!"

 

Zhang Xiangfan hızla başını sallayıp konuştu, "Yedinci Ata, her ay yüz semavi yeşim alırsınız. Nişanınızı verin ve sizin için aktarım dizisini açayım."

 

Wang Lin elini sallayıp nişanı fırlatırken sessiz kaldı.

 

Zhang Xiangfan onu aldıktan sonra saygıyla birkaç adım geriledi, sonra biraz zemini kontrol etti, parmaklarıyla biraz hesapladı ve nihayetinde nişanı yere bastırdı.

 

Wang Lin, Zhang Xiangfan'ın üç aura da aynı konumda olduğunda bastırdığını açıkça gördü.

 

Nişan formasyona bastırılır bastırılmaz üç aura da nişana doğru ilerledi. Yüksek sesli bir gürleme duyuldu ve Zhang Xiangfan nişanı daha fazla tutamayıp birkaç adım geri çekilmek zorunda kaldı.

 

Fakat nişan gökte süzülmeye başladı ve üç aura yerden çıkıp nişana uçtu. Birbirlerine bağlanan ardıl görüntüler bırakana kadar git gide hızlandılar.

 

Birkaç nefeslik süreden sonra nişan etrafı aydınlatan güçlü, mor bir ışık yaydı. Sonra üç aura nişandan çıkıp birleşti. Birleşmiş auralar Hazine Köşkü'ne doğru uçtu, yedinci katın önünde durdu ve dev bir ışık geçidine dönüştü.

 

Zhang Xiangfan hızla ve saygıyla konuştu, "Yedinci Ata, lütfen nişanla içeri girin."

 

Wang Lin konuşmadan ileri yürüyüp nişanı eline aldı ve ve doğrudan yedinci kata doğru uçtu.

 

Bu ışık kapısı açıkça aktarım dizisi etkisine sahipti. Wang Lin içeri adım atar atmaz gözleri bulanıklaştı ve tekrar net görebildiğinde Semavi Alem'e benzeyen bir dünyadaydı.

 

Bu yer çiçeklerin kokusuyla doluydu, berrak su bir akıntıdan akıyordu, gök yedi renki bulutlarla kaplıydı ve ara ara uçan turnalar bile vardı.

 

O an yedi renkli bulutlar gökte toplanıp bir figürü oluşturdular. Wang Lin bu figürün tam yüzünü göremedi fakat semavi ruhsal enerji dalgaları ondan yayılıyordu.

 

"Nişan!"

 

Görkemli bir ses bu dev figürden geldi.

 

Wang Lin'in gözleri nişanı fırlatırken sakindi. Nişan hızla deve doğru uçtu. Nişan ona yaklaştığında altın ışık noktalarına çöktü ve devle birleşti.

 

Kısa süre sonra dev tekrar konuştu.

 

"Mor bölümün yedinci öğrencisi semavi yeşimleri 103 yıldır almadı. Hepsini tek seferde almak ister misin?"

 

Wang Lin şaşırdı. O kadar güçlü bir zihinsel gücü olmasına rağmen şok olmadan edemedi. Derin bir nefes alıp konuştu, "Hepsini almak istiyorum!"

 

"Toplamda 123.600 adet!" Devin sesi yankılanırken sayısız semavi yeşim devin bedeninden dışarı uçup Wang Lin'in önünde yığıldı.

 

Wang Lin semavi yeşim yığınına hızla büyürken baktı ve boğazının kuruduğunu hissetti. Göksel Kader Tarikatı'nin böyle semavi yeşim dağıtacağını asla düşünmezdi.

 

'Bir öğrenci konumu on binlerce yıl boş kalırsa o zaman toplanacak semavi yeşim miktarı hayal edilemez bir derecede olmaz mı? Semavi yeşimlerin nadir olması gerekiyordu, neden Göksel Kader Tarikatı'nın bu kadar çok semavi yeşimi var?..' Wang Lin derin bir nefes aldı. O anda semavi yeşimler çoktan küçük bir dağ oluşturmuştu. Hızla onları çantasına koyarken gözleri parladı.

 

Tüm bunları yaptıktan sonra çantasına dokundu. Hala bunların hiçbiri gerçek değilmiş gibi hissediyordu.

 

Acı acı gülümseyip başını iki yana salladı. İnsanların onu bir köylü olarak görmesine şaşmamalıydı, şu anki bilgisi hala yeterli değildi. Bu 100.000'den fazla semavi yeşim çoktan gözlerini kırmızılaştıracak kadar yeterliydi. Öncesinde biri onu durdurmaya çalışırsa kim olursa olsun Wang Lin hiç tereddüt etmeden saldırırdı.

 

Derin bir nefes aldıktan sonra gözleri tekrar netleşti. Semavi yeşimlerin şokundan daha yeni kurtulabilmişti.

 

O an gökteki dev figür yavaşça kaybolup yedi renkli bulutlara geri döndü. Arkasında kalan gökteki altın ışık noktaları yavaşça nişana geri dönüştü ve Wang Lin'e doğru yıldırım gibi uçtu.

 

Wang Lin sağ elini kaldırdı. Nişana dokunduğu an görünmez bir güç onu on metrelerce geri itti ve bu yerden kayboldu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18125 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr