Bölüm 480: Mor Bulut Köşkü

avatar
810 1

Xian Ni - Bölüm 480: Mor Bulut Köşkü


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Yer Sınaması'nın yeri kırmızı bir dünyaydı. Alev sütunları, yerden göğe fırlıyordu.

 

Wang Lin sakin kalan ifadesiyle etrafa bakarken olduğu yerde durdu.

 

'Bu yer yetişimi sınıyor fakat hangi yoldan bilmiyorum...' Wang Lin düşünürken ileri bir adım attı.

 

Tam o an yakınlardaki bir çatlaktan bir alev sütunu havaya fırladı. Ateş, gökyüzünde ateş kırmızısı bir figüre dönüştü.

 

Bu kişinin rüzgarsız hareket eden kırmızı saçları vardı, hareket eden dokunaçlar gibi görünüyordu. Kollarını göğsünün önünde birleştirdi ve iki ruhsal ışık kaotik yüzünde belirdi.

 

Ateşli figürün ağzından soğuk bir ses çıktı. "Ben Yer Sınaması'nın koruyucusuyum. Beni yenersen devam edebilirsin."

 

Wang Lin sakince figüre baktıktan sonra hiç konuşmadan ileri atıldı. Elleri bir mühür oluşturdu ve sonra elini öne itti.

 

Çok büyük bir güç aniden Wang Lin'in içinde belirip önünde toplandı.

 

Wang Lin yumuşakça konuştu, "Kır!" Bedeni altın ışık yaydı ve ateşli figürün gözleri aniden parladı. Figür hızla geri çekilip birleştirdiği kollarını engellemek için hareket ettirdi.

 

Bir patlamayla kum havaya savruldu, sonra çatlaklar yeryüzünde belirip hızla yer boyunca yayılmaya başladı. Ateşli figür hızla geri çekildi. İki eli de kan revan içindeydi. Durduktan sonra ateşli gözleriyle Wang Lin'e baktı.

 

Wang Lin durup ellerini arkasına koydu. Sonra figüre bakıp sakince konuştu, "Çekiliyorum!"

 

Ateşli figür biraz düşündükten sonra Wang Lin'e doğru başını eğdi. Sonra aleve geri dönüp yerde kayboldu.

 

Wang Lin sakince uzağa baktı. Büyük ihtimalle daha fazla yetişimini test edecek böyle şeylerle karşılaşacaktı.

 

'Göksel Kader Tarikatı'nda dışarıdan beni izleyen biri olmalı...' Wang Lin hafif bir gülümseme takındı. İlerlemek yerine geriledi.

 

"Yer Sınaması'ndan pes ediyorum!" Sonra Wang Lin'in figürü sınamadan kayboldu.

 

O an bodhi ağacının altındaki nazik görünümlü adam kaşlarını çattı ve gözleri belirsizlikle doldu.

 

'Bu kişi pes etmekte çok kararlıydı... Ne yazık ki bu fırsatı yetişiminin ne kadar güçlü olduğunu görmek için kullanamadım. Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir ilk aşama Ruh Dönüşümü yetişimcisi pek bir şey yapamaz.'

 

Bir anda gözleri netleşti, daha fazla kaş çatmadı ve gülümsemesi yüzüne geri döndü. Arkasını dönmeden nazikçe konuştu, "Üçüncü küçük çırak kardeşim, seni günlerdir görmemiştim. Yolculuğun sorunsuz geçti mi?"

 

"Kıdemli çırak kardeşim beni düşünürken elbette yolculuğum sorunsuz geçti." Uzaktan kadınsı bir ses geldi.

 

Aynı anda beyazlar içindeki genç bir adam ileri yürüdü. Birkaç adım sonra bodhi ağacının altına vardı. Bu kişi Ticaret Gezegeni'nde Wang Lin'in karşılaştığı kişi, Bai Wei'ydi!

 

Nazik görünümlü adam arkasını dönüp Bai Wei'ye baktı ve gülümsedi. "Üçüncü küçük çırak kardeşim, ustanın doğum günü için hediye buldun mu?"

 

Bai Wei uzaktaki boşluğa üstünkörü bakıp gülümsedi. "Hazırladığım hediye kıdemli çırak kardeşin hazırladığıyla karşılaştırılamayacak yalnızca küçük bir oyuncak... Bu da ne?"

 

Konuştuktan sonra Bai Wei'nin gözleri boşluğa bakarken ciddileşti. Gözleri gizemli bir ışık saçtı.

 

Genç görünümlü adamın kalbi bir anlığına titredi ve konuştu, "Bu kişi ustanın Suzaku Gezegeni'nde seçtiği bir onursal öğrenci. Birkaç ay önce geldi ve şu anda üç sınamadan geçiyor. Şu anda üçüncü sınamada."

 

"Bu o..." Bai Wei'nin konuşurken gözleri parladı, "Demek bu yüzden..."

 

Genç görünümlü adam gelişigüzel bir şekilde söylüyormuş gibi yaptı, "Usta, onun Mor Bulut Köşkü'nde yaşamasını ayarladı!"

 

"Mor Bulut Köşkü!" Bai Wei'nin gözlerindeki gizemli ışık kayboldu ve yerini soğukluk aldı. Biraz düşündükten sonra yavaşça konuştu, "Kıdemli çırak kardeşim, yapacak önemli işlerim var, kalamayacağım. Bana 3.000 yıllık beş yapraklı otlarından birini ver ben de karşılık olarak sana bir ateş kristali vereyim. Ne dersin?"

 

Nazik görünümlü adam gülüp konuştu, "Olur. Mağarama gidip hizmetçiye aldır."

 

Bai Wei ellerini kavuşturdu. Boşluğa derin bir bakış attıktan sonra kayboldu.

 

Dost canlısı görünümlü adam çenesini ovuşturup düşünürken yorgun bir görünüm sergiledi, 'Neden usta bu kişinin Mor Bulut Köşkü'nde kalmasını ayarladı... Başka bir yere yerleştirilseydi önündeki yol daha sorunsuz olur fakat şimdi direkt ateşe atıldı...'

 

Gök Sınaması kişinin alanını sınar!

 

O an Gök Sınaması'nın içinde Wang Lin gözleri kapalı lotus pozisyonunda oturuyordu. Düşünüyordu.

 

Yer Sınaması'nda pes ettikten sonra buraya girip burada sınanmaya başladı. 30 gündür burada oturuyordu.

 

Bu 30 günde Wang Lin sürekli Gök Sınaması'nın gizemlerini düşünüyordu. Buradayken alanının göklere en yakın durumda olduğunu hissetti. Buradayken yalnızca elini kaldırarak göklere dokunabileceğini hissetti.

 

Zaman yavaş yavaş geçti. Wang Lin çoktan zaman kavramını unutmuştu. Yalnızca hareketsiz oturuyordu ve bunca zamandır hiç alanını dışarı çıkarmadı.

 

Wang Lin'in acelesi yoktu, orada oturmaya devam ederken bir şeyin sınırına ulaştığına dair belli belirsiz bir hissi vardı. Yaşadığı tüm döngüleri ve deneyimleri birleştirerek Dao kelimesi yavaşça ruhunda belirdi.

 

Bu Wang Lin'in Gök Sınaması'nda geçirdiği 51. gündü. Bugün, gözlerini açıp yetişiminden uyandı.

 

Gözlerinde karanlıktı fakat içlerinde titreyen gizemli bir ışık vardı. Orada düşünerek oturdu ve sonra hafif bir gülümseme takındı.

 

'İnsan, Yer ve Gök Sınamaları testler değil de fırsatlar. Onları anlarsan onları anlarsın, aydınlanma kazanırsan aydınlanma kazanırsın. Demek böyle...'

 

Wang Lin ellerini uzattı ve etrafa bakarak ayağa kalktı. Bir gülümseme takınıp konuştu, "Gök Sınaması'ndan pes ediyorum."

 

Bunu dedikten sonra etrafındaki dünya dönüyormuş gibi bulanıklaştı. Wang Lin merkezde olacak şekilde hızla döndü ve sonra etrafındaki her şey iz bırakmadan kayboldu.

 

Wang Lin hala sınamalara girdiği yerde duruyordu. Şu anda önünde morlar içinde bir kişi vardı. Wang Lin'e bakarken yüzünde yumuşak bir gülümseme vardı.

 

"Küçük çırak kardeş Wang Lin, Ben Zhao Xingsha. Ustanın ilk nesil öğrencileri arasında en uzun süredir tarikatta olan benim. Bana En Büyük Kardeş diyebilirsin."

 

Wang Lin bu kişiye baktıktan sonra ellerini kavuşturup konuştu, "Wang Lin En Büyük Kardeş'i selamlar."

 

Zhao Xingsha hafifçe gülümsedikten sonra eliyle yol gösterip konuştu, "Beni takip et, küçük çırak kardeş Wang Lin. Usta çoktan senin Mor Bulut Köşkü'nde yaşamanı ayarladı."

 

Sonra Zhao Xingsha yolu gösterdi ve Wang Lin takip etti.

 

İkisi iki ışık ışınına dönüşüp dağların derinliklerine gitti.

 

Uçarlarken Zhao Xingsha tüm yol boyunca konuşup Göksel Kader Tarikatı'nın bazı ayrıntılı açıklamalarını verdi.

 

Bu kişi mizahla doluydu ve kelimelerle arası iyiydi. Kolaylıkla sadede gelebiliyordu ve bu Wang Lin'in Göksel Kader Tarikatı'na dair basit bir anlayış kazanmasını sağladı.

 

Wang Lin sordu, "En Büyük Kardeş Zhao, Kıdemli Tian Yunzi'nın ne kadar öğrencisi var?"

 

Zhao Xingsha hafifçe gülümsedikten sonra sağ eli bir mühür oluşturdu ve önüne işaret etti. Önlerindeki bulutlar aniden parçalanıp bir geçit açığa çıkardı. Geçite doğru hareket ederken gülüp konuştu, "Küçük çırak kardeşim, Usta toplamda dokuz öğrenci kabul etti. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, camgöbeği, mavi ve mora ayrılıyoruz. İkimiz mor bölümdeyiz."

 

"Mor bölüm..." Wang Lin'in gözleri parladı.

 

Zhao Xingsha iç çekip konuştu, "Yedi bölüm arasında mor bölümümüz en güçsüz olanı. Ah, burada biraz zaman geçirdikten sonra öğrenirsin, pek bir şey söylemeyeceğim."

 

Dağlarda biraz uçtuktan sonra bulutların içindeki bir zirve önlerinde belirdi. Dağın zirvesinde çok lüks bir kule vardı. Bu kule etrafı aydınlatan mor bir parıltı yaydı.

 

Kule dünyadaki tüm morluğun kaynağı gibiydi, bakanın kalbi titrerdi.

 

"Küçük çırak kardeş Wang Lin, beni takip et!" Zhao Xingsha direkt dağın zirvesine ilerledi ve Wang Lin hemen arkasından takip etti.

 

Dağın zirvesiyle kulenin altında yetişim yapan sayısız Göksel Kader Tarikatı öğrencisi vardı. Hepsine bakınca en az 10.000 insan vardı.

 

Dağın arkasındaki tüm dağı kaplayan sayısız ev vardı. Dao öğrenen, tekniklere çalışan ya da yetişim yapan öğrenciler vardı.

 

Bir bakışta Wang Lin burada en az 100.000 öğrenci olduğunu hesapladı.

 

Bu dağ çok büyüktü, özellikle sonu yokmuş gibi görünen arka dağ. Orada dev bir ejderha uzanıyor gibiydi. Dikkatsiz olunursa bu muazzam tarikatta kolayca kaybolunurdu.

 

Zhao Xingsha ellerini kavuşturup hafifçe gülümsedi. "Burası Göksel Kader Tarikatı'nın mor bölümü. Küçük çırak kardeş Wang Lin, Mor Bulut Köşkü batıda. İlahi hissini yayarsan bulursun. Yapacak önemli işlerim olduğundan sana eşlik etmeyeceğim.”

 

Wang Lin başını sallayıp ellerini Zhao Xingsha'ya doğru kavuşturduktan sonra batıya doğru yıldırım gibi uçtu.

 

Zhao Xingsha'nın yüzü hala hiçbir değişiklik olmadan o yumuşak gülümsemeyi sergiliyordu fakat gizemli bir ışık gözlerinde çaktı.

 

Wang Lin uçarken soğukça homurdandı. Wang Lin Zhao Xingsha'yı görür görmez onun İnsan Sınaması'nda ona karışmaya çalışan kişi olduğunu anladı. Fakat Wang Lin'in entrika yeteneği çok iyiydi, iyi bir poker yüzü tuttu.

 

Kısa süre sonra Wang Lin ilahi hisini yaydı ve hafif, mor bir aura yayan bir köşk buldu. Köşkün önünde üç büyük kelime vardı: "Mor Bulut Köşkü"

 

'Bu Göksel Kader Tarikatı çok büyük. Mor bölüm tek başına bu akdar büyükse diğer altı bölün ne kadar büyük merak ediyorum. Ana tarikat bundan da daha hayal edilemez olmalı.' Mor Bulut Köşkü'nün önüne inerken Wang Lin'in gözleri parladı.

 

İleri bir adım atmak üzereyken kaşlarını çatıp köşke baktı.

 

Mor Bulut Köşkü'nden dışarı çıkan birini gördü. Bu kişi, altın çiçeklerle noktalı mor bir elbise giyen bir kadındı. Sevimli ve çekici bir yüzü vardı fakat şu anda Wang Lin'e bakarken öldürme niyetiyle doluydu.

 

"Buraya giremezsin!"

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18094 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37342 Bölüm Sayısı


creator
manga tr