Bölüm 477: Tian Yun'a Varış

avatar
809 1

Xian Ni - Bölüm 477: Tian Yun'a Varış


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Bu gün, bir gümüş ışık ışını uzayda uçtu. Gümüş ışık ışını ejderha gibi görünüyordu, karşısına engel çıkmadan uzayda ilerliyordu.

 

Bu gümüş ışık ışınında duran biri vardı. Bu kişinin arkasında uzun saçları, bir çift görkemli gözü, keskin yüz hatları vardı ve sanki üzerine esen güçlü bir rüzgar varmış gibi kıyafetleri şiddetle savruluyordu.

 

Bu kişinin cildi siyahtı ve etrafına bir canlılık hissi yayıyordu, derin zindelikle doluydu.

 

Bu kişi Wang Lin'di!

 

Tian Yun Gezegeni'ne yolculuğuna başladığından bu yana altı ay geçmişti. Bu altı ay boyunca Wang Lin çok değişti!

 

Cildi artık Suzaku Gezegeni'nde olduğu gibi beyaz değildi, biraz daha siyahtı. Bu yıldızlar arasındaki gizemli güçten kaynaklanıyordu.

 

Gümüş ejderhaysa yıldız pusulasının arıtıldıktan sonraki haliydi.

 

Antik tanrı Tu Si'nin anılarıyla uzay ağacı taşıyla yapısını değiştirip kar mürekkebiyle birleşimini tamamlamak için özel bir teknik kullandı. Tüm bunlar gizemli bir değişikliğe neden oldu.

 

Gümüş ejderha şekliyse antik tanrının anılarından Qiu He adlı antik bir yaraktı. Bu yaratığın hızı çok süratliydi, bu yüzden yıldız pusulası hızının birazını kazanmak için şeklini kullandı. Gerçek yaratıkla kıyaslanmasa da pusula inanılmaz bir hıza ulaştı.

 

Antik tanrı Tu Si'nin anılarına göre gerçek yıldız pusası, tam potansiyelini açığa çıkarmak için bir aktivatör olarak Qiu He kanına ihtiyaç duyardı.

 

Şu anda, Wang Lin'in altındaki gümüş ejderha Yükseliş yetişimcileri kadar hızlıydı.

 

Uzakta kaybolurken gümüş ışık uzayda parladı.

 

Zaman uçup geçti ve bir yarım yıl daha geçti.

 

Wang Lin bir yıldan fazladır tek başına uzayda seyahat ediyordu. Bu yıl boyunca Wang Lin pek çok şey gördü. İlk başta her şeye epeyce dikkat etti fakat şu anda yanından geçtiği şeylere geçerken basitçe bakıyordu.

 

Git gide Tian Yun Gezegeni'ne yaklaşıyordu.

 

Wang Lin kafasındaki haritadan yola çıkarak uzaklığı hesapladı. Şu anda yolun yarısındaydı.

 

Yol boyunca Wang Lin sayısız gezegen gördü. Bazı gezegenlerde yetişimciler vardı, bazıları terk edilmişti ve bazılarıysa güçlü ve vahşi auralarla doluydu.

 

Bunlar dışında Wang Lin düz gasp gördü. Tüm yetişimciler tarafından reddedilen bir grup insan vardı, onlara Saçak Yetişimciler denirdi.

 

Bu yetişimciler zamanlarının çoğunu uzayda geçirirlerdi ve hiçbiri zayıf değildi. Karşılaştıkları her yetişimciden çalarlardı.

 

Yoldayken Wang Lin birkaçıyla karşılaştı fakat bu insanların hepsi yetişim seviyesi tespit etmekte deneyimliydi, bu yüzden hiçbiri gelip Wang Lin'i durdurmaya cüret edemedi.

 

Fakat Wang Lin gibi Ruh Dönüşümü'nün ilk aşamasında olan ve ona saldıran yeteneksiz bir Saçak Yetişimci vardı. Wang Lin tarafından ağır yaralandıktan sonra kaçmıştı.

 

Uzayda zayıf hayatta kalamazdı, bu yüzden Wang Lin daha fazla aurasını gizlemedi. Aurasını tüm gücüyle yaydı, özellikle asıl bedeninin öldürme niyetini.

 

Bu öldürme niyeti büyük bir aura oluşturdu ve rüzgar gibi hareket edip temasa geçenlerin kalplerini titretti.

 

Bu sayede Saçak Yetişimciler Wang Lin'i gördüğünde uzaklaşıp ona bulaşmadılar.

 

Böyle böyle Wang Lin uçmaya devam etti. Göklerden inen bir ilkel canavar gibiydi.

 

Zaman yavaşça geçti ve göz açıp kapayıncaya kadar bir yıl daha geçti.

 

Bu gün Wang Lin gümüş ejderhanın üzerinde duruyordu. Önünde yeşil ışıkla kaplı bir yıldız sistemi vardı.

 

Bu sistemde dev, koyu mor bir gezegen vardı. Gezegenden bir sürü ışık çıkıp onu dev bir kristal gibi gösteriyordu. Bu gezegen çok güzeldi.

 

Bu büyük gezegenin etrafında ana gezegeninin yörüngesinde dönen beş küçük gezegen vardı. Bunun dışında etrafa dağılmış daha küçük gezegenler vardı. Hepsi ruhsal enerji dalgalanmaları dalgaları yayıyordu, üzerlerinde kısıtlamalar olduğu çok belliydi.

 

Bakışları mor gezegene kilitlenirken Wang Lin'in kalbini heyecan doldurdu. Bu Tian Yunzi'nin ona bıraktığı konumdu, Tian Yun Gezegeni.

 

O anda Wang Lin'in gözlerinde Tian Yun Gezegeni çok büyüktü, kıyaslandığında Suzaku Gezegeni çok küçüktü.

 

Ve o anda oradan bile gezegenden gelen yoğun ruhsal enerjiyi hissedebiliyordu. Gezegene adım atarsa ruhsal enerjinin yoğunluğu akıl almaz derecede olurdu.

 

Suzaku Gezegeni, Tian Yun Gezegeni'yle karşılaştırılamazdı bile. Tian Yunzi o zamanlar Suzaku Gezegeni'nin yarı ölü bir gezegen olduğunu söylemişti. Tian Yun Gezegeni'ni görünce Wang Lin hiç şüphelenmeden buna inandı.

 

Tian Yun Gezegeni'ni gördükten sonra Wang Lin'in kalbi içinde kabaran dev bir dalga varmış gibi şiddetle sallandı. Yetişim yapmaya başlamadan önce bir şehre ilk gidişi gibiydi.

 

Uzataki Tian Yun Gezegeni'ne sessizce bakarken kalbinde derin bir merak belirdi. "Tian Yun Gezegeni... Ben, Wang Lin, geliyorum!" diye mırıldandı kendi kendine.

 

Wang Lin derin bir nefes aldı ama ileri yürümedi, geriye bir adım attı. Tüm bedeni gümüş ejderhayla aniden geri çekildi.

 

Üç gün sonra yakındaki küçük, ıssız bir gezegene vardı. Wang Lin'in bedeni sarsıldı ve asıl bedeni dışarı çıktı.

 

Asıl beden çıkar çıkmaz uzağa uçtu. Issız gezegenin çekirdeğinin derinliklerine gömülüp yetişim yapmaya başladı.

 

Tian Yun Gezegeni'nde birçok güçlü yetişimci vardı ve bazıları asıl bedeninin bir antik tanrı olduğunu fark edebilirdi. Ne olur ne olmaz diye Wang Lin asıl bedenini burada bırakıp Tian Yun Gezegeni'ne doğru uçtu.

 

Tian Yun Gezegeni bir gri gaz tabakasıyla çevriliydi. Kalın değildi fakat tüm gezegeni kaplıyordu. Uzaktan gezegen ince, gri bir perdeyle kaplıymış gibi görünüyordu.

 

Gri gazın içinde yıldızlar gibi parlayan noktalar da vardı.

 

Merkezdeki büyük, mor gezegenden çok miktarda ruhsal enerji yeşil gaza akın edip yeşil gazın köpürüp garip sahneler ortaya çıkarmasına neden oluyordu.

 

Wang Lin yeşil gazın dışında durdu. Gaza baktığında bir tehlike hissi hissetti.

 

'Bu yeşil gaz yok edici bir güç içeriyor. Pervasızca içine girersem sürekli olarak onun tarafından saldırıya uğrarım! Bu gezegenin kademesi ne ki böyle güçlü bir formasyonu var?'

 

'Ve etrafındaki beş küçük gezegenin beşinin de kendi formasyonu var, aynı şekilde uzaktaki daha küçük gezegenlerin de.'

 

Wang Lin düşünürken gözleri aniden parladı, sonra 300 metre geri çekildi ve ciddi bir ifadeyle yeşil gaza baktı.

 

Sonra yeşil gaz bir çift dev el onu hareket ettiriyormuşçasına hareket etti, gaz bu güç tarafından ikiye bölündü. Aynı anda siyah cübbeli genç bir adam dışarı çıktı. Normal görünüyordu ve Wang Lin'e bakarken bakışları gözleri sakindi, sonra sordu, "Diplomatik bir mesajın mı var?"

 

Konuşması sakin, gözleri sakin ve tüm benliği ılımı bir his yaysa da tüm bunların birleşimi, açıkça gösterilenlerden bile daha şiddetli bir kibir hissi yayıyordu.

 

Kibrinin, kemiklerine işlediğinden daha fazla dışa yansıması gerekmiyordu.

 

Wang Lin bu kişiye bakıp başını iki yana salladı. "Yok."

 

Genç adamın ifadesi sakince sorurken aynı kaldı, "Davetin var mı?"

 

Wang Lin biraz düşündükten sonra tekrar başını iki yana salladı.

 

Genç adam Wang Lin'e bakıp yavaşça konuştu, "Diplomatik mesajın veya davetin olmadığına göre lütfen git!" Daha sonra arkasını dönüp yeşil gaza geri yürüdü. İçine girerken yeşil gaz yavaşça kapandı.

 

Wang Lin'in gözleri parladı ve yavaşça konuştu, "Kıdemli Tian Yunzi'yi arıyorum!"

 

Genç adam durduktan sonra arkasını dönüp Wang Lin'e baktı. Bakışları garipleşti ve kısa bir süre sonra sordu, "Suzaku Gezegeni'nden mi geldin?"

 

Wang Lin şaşırdı. Genç adama bakıp başını aşağı yukarı salladı.

 

Genç adam garip bir gülümseme sergiledikten sonra elini salladı ve etraftaki yeşil gaz şiddetle köpürmeye başladı. İç içe giren ejderha benzeri dokunaçlar oluşturdu ve bunlar Wang Lin'e doğru ilerledi.

 

Wang Lin'in gözleri sakindi. Yıldız pusulasını kaldırıp ileri bir adım attı. Ejderha benzeri dokunaçlar Wang Lin'e yaklaşırken birleşip bir yeşil uçan kılıç oluşturdular.

 

Wang Lin sonra kılıç kabzasına adım attı.

 

"Çok teşekkürler!" Wang Lin'in ifadesi aynı kaldı ve ellerini kavuşturdu.

 

Genç adamın gözlerindeki gizemli ışık daha da şiddetlendi. Önce Wang Lin'e sonra kılıç kabzasına baktıktan sonra başını eğip konuştu, "İçeri gir. Kıdemli Tian Yunzi seni uzun süre bekledi."

 

Bu kişi konuşmayı bitirdikten sonra yeşil gaz ikiye ayrılıp gezegene uzanan derin bir tünel oluşturdu.

 

Wang Lin'in bedeni hareket etmedi, altındaki yeşil kılıç hareket edip onu Tian Yun Gezegeni'ne doğru uçurdu.

 

Uçarken Wang Lin düşünmeye başladı.

 

'Bu kişi Suzaku Gezegeni'nden geldiğimi biliyordu ve Kıdemli Tian Yunzi'nin beni beklediğini söyledi. Bu kıdemli Tian Yunzi'nin gerçekten göklerle yerin içini görüp geleceğimi hesaplamasını sağlayan bir büyüsü olabilir mi?.. Eğer böyleyse kıdemlinin büyüsü gökseldir.' Wang Lin düşünürken altındaki uçan kılıç hızla Tian Yun Gezegeni'ne doğru uçtu.

 

Kısa süre sonra Tian Yun Gezegeni git gide büyüdü, uçan kılıç onu gezegenin içine uçurdu.

 

Atmosferin rüzgar direnci yüzüne keskin kılıçlar gibi esti fakat altındaki kılıç, direnci belirli bir dereceye düşüren hafif bir parıltı yaydı.

 

Wang Lin yeşil bir ışıkla çevrili halde bir anda atmosferi aştı ve Tian Yun Gezegeni'ne girdi.

 

Havadan Wang Lin gezegenin yüzeyinin çoğunun mor bitkilerle kaplı olduğunu gördü. Bu bitkilerin yaprakları rüzgarla hareket edip hışırtı sesleri dalgaları yaratıyordu.

 

Kalbinde bir yabancılık hissi belirdi. İç çekti ve hızla uzağa uçtu.

 

Yeşil gazın yarattığı kılıç Wang Lin'in kontrolü altında değildi, Wang Lin'i Göksel Kader Tarikatı'na götürmek için kendi başına uçuyordu. Giriş noktaları tarikattan uzak olmadığından üç tütsü çubuğunun yanacağı sürede Göksel Kader Tarikatı Wang Lin'in önünde belirdi.

 

Wang Lin'in gözleri parladı, sonra yeşil kılıçtan atlayıp zemine indi. Yeşil kılıç göz açıp kapayıncaya kadar kayboldu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18097 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37356 Bölüm Sayısı


creator
manga tr