Bölüm 288: İlk Kılıç Kını

avatar
1082 0

Xian Ni - Bölüm 288: İlk Kılıç Kını


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Zhao, Jue Ming Vadisi’nin dışında. Her şey sakindi. Adeta birisinin Ruh Oluşturma aşamasına ulaştığı olay hiç yaşanmamıştı.

 

Birkaç on yıl içinde, Jue Ming Vadisi tekrardan dış savaş alanında insanların hazine araması için açılacaktı.

 

Wang Lin’in figürü vadinin dışında belirdi ve aşağıya baktı. Sağ elini sallarken derin bir nefes verdi ve önünde bir metre boyutunda bir yarık belirdi.

 

Yakından bakılırsa, bu yarığın tam olarak Wang Lin’in kendini patlattığı noktada konumlandığını fark ederdi.

 

Ruh Oluşturma aşamasına ulaştıktan sonra, Wang Lin’in ilk amacı öldüğünde kaybolan boyutsal çantasını yeniden oluşturmaktı.

 

Eski boyutsal çantasındaki çoğu eşya umurunda değildi, ama o kılıç kınını geri almak zorundaydı. Şimdiye kadar, çoktan iki kılıç kını bulmuştu ve içlerinde bir tür sır olduğuna inanıyordu.

 

Harekete geçti ve yarığın dışında belirdi. Yaşamı kolayca söndürebilecek güçlü bir rüzgar yarıktan dışarı esiyordu, lakin Wang Lin üzerinde etkisi yoktu.

 

Sağ eliyle yarğıa uzandı ve Has Ruh’uyla eşyasını aradı. Elinde yavaşça ışık toplandı ve bir boyutsal çanta belirdi.

 

Wang Lin ilahi hissini yayarken, bakışları birdenbire ciddileşti. Çantada, kılıç kını dahil, bir sürü şey eksikti.

 

Lakin genç adam kılıç kınını soğuk çekirdeğiyle arıtmıştı ve artık Ruh Oluşturma aşamasına ulaştığından, hafifçe hissedebiliyordu. Boyutsal yarığa adım atmadan önce birazcık düşündü.

 

İçeri girdikten sonra, yarık hızla kapandı. Kayboldu ve Jue Ming Vadisi’nin dışındkai bölge bir kere daha sessizleşti.

 

Yarığın içindeki boyut boş değildi; ağır bir atmosferle kaplıydı ve soğuk rüzgara ek olarak sayısız şey farklı renkte ışıklar yayıyordu.

 

Hatta etrafta süzülen birkaç kapkara devasa kaya dahi vardı.

 

Tam bu bölgeye girdiği sırada, Tu Si’nin anılarındaki uzayı andırıyor gibi hissetti, ancak burada yıldızlar yoktu.

 

Wang Lin sağ elini salladı ve burada bir işaret bıraktı. Kılıç kınını hissettiği yere doğru bir yıldırım misali boyutta çabucak ilerledi.

 

İlerlerken, boyutta çeşitli boşluklar belirdi ve içine bir şeyler çekmeyi denedi, lakin bu çekim kuvveti bu boyutun içindeki şeyler üzerinde etkiye sahip değil gibiydi.

 

Yavaş yavaş, boyutta yıldırım gibi ilerlerken hızı gittikçe hızlandı. Mesafede, siyah bir kayaya gömülmüş bir kılıç kını vardı.

 

Bu kılıç kını Wang Lin’e aitti.

 

Kılıç kınının etrafında dört insan vari gölge vardı. Dört gölge kılıç kınının etrafında oturuyordu. Kılıç kınından altın enerji iplikleri gelirken ve gölgeler tarafından özümsenirken yetişim yapıyorlardı.

 

Wang Lin bunu mesafeden gördüğünde, ansızın dudu. Sağ elini sallarken gözleri sakindi.

 

Birdenbire, kılıç kını titredi ve kapkara kayanın içinde  harekete geçti. Ancak, dört gölge aniden hayaletimsi gözleriyle Wang Lin’e bakmak için döndü.

 

Wang Lin’in gözleri sakindi ve te keklime etmedi.

 

Kılıç kınının gittikçe yükseldiğini ve hatta bir ses yaydığını duyunca, daha çok altın enerji emmek için gölgeler ağızlarını açtı.

 

Aynı zamanda, bir gölge birden ayaklandı. Ayaklandığı esnada, bedeni anında Wang Lin’e atılan devasa bir kara buluta dönüştü.

 

Wang Lin’in gözleri ışıldadı ve alayla sırıttı, ‘’Paçavra bir hayalet büyülü hazinesisin. Yerini bilmiyorsun!’’ bununla birlikte, sol eliyle işaret etti ve parmağından bir ışık huzmesi atıldı.

 

Bu ruhsal enerji güçlü olmasa da, Wang Lin’in etki alanını barındırıyordu. Ruhsal enerji gölgeye girdiği esnada ölüm hissiyatı belirdi. Etki alanının gücü altında, gölgenin yaşamı hızlıca kayboldu.

 

Gölge bedeninden kara gaz aktığı esnada acınası bir çığlık kopardı. Yakından bakılsaydı, gölgeyi çevreleyen gizemli bir gücün, küçülmesine sebep olduğunu görürdü. Birkaç nefeslik zaman içinde, tamamen kayboldu.

 

Ne var ki, kaybolmak üzere olduğu anda, Wang Lin dağılan gölgeye giren başka bir ruhsal enerji huzmesi göndererek, yeniden oluşmasına ve bir iblis heykeline dönüşmesine neden oldu.

 

Bu heykel Tu Si’nin anılarında ‘’You’’ diye bilinen bir canavara dayalıydı. Yaşam ve ölüm etki alanı vasıtasıyla oluşmuştu. Belirdikten hemen sonra, bir kükreme savurdu ve kalan üç gölgeye atıldı.

 

Has Ruh’u hala yaşam ve ölüm etki alanının içinde bulunduğu sırada Wang Lin’in bedeni hala hareket etmemişti. Etki alanıyla oluşturduğu heykeli kontrol ediyordu.

 

Bu, Wang Lin’in göklerin gücünü kullanan gerçek bir Ruh Oluşturma tekniği kullandığı ilk seferdi. Çok güçlü tekniklere gelirsek, Ruh Oluşturma yetişimcileri için pek evrensel teknikler yoktu.

 

Bütün teknikler kişinin etki alanına dayanırdı ve kendileri tarafından oluşturulurdu.

 

Kılıç kınının etrafındaki üç gölge çığlıklar kopardı. Birisi kılıç kınına atıldı ve kınla birlikte kaçmaya başladı.

 

Diğer ikisine gelirsek, hayalet vari bakışlarıyla döndüler ve heykele atıldılar. Gölgelerden birisi patlayarak sayısız siyah iplik şeridine dönüştü ve her yönden heykele girdi.

 

Diğer gölge bu şansı heykeli geçmek ve Wang Lin’e atılmak için kullandı. O anda, gözlerinden şeytani bir aura yayıldı.

 

Wang Lin nazikçe alnını işaret ederken bakışları sakindi. Has Ruh’u soğukça gölgeye bakıp sağ elini uzattığı esnada ortaya çıktı.

 

Gölge Has Ruh’u gördüğünde, bir çığlık kopardı ve tereddüt etmeksizin kaçmak için arkasını döndü. Ancak, aşırı yavaştı, dolayısıyla Wang Lin  tarafından yakalandı. Wang Lin’in Has Ruh’u tarafından yutulurken çırpındı ve çığlık attı.

 

Kılıç kınıyla kaçansa, düz bir çizgide ilerlemek yerine zikzak çiziyordu. Açıkça Wang Lin’in ışınlanmasından kaçınmaya çabalıyordu.

 

Wang Lin alayla sırıttı. Has Ruh’u kayboldu ve bu boyutun parçası haline geldi. Kılıç kınının nereye gittiğini açıkça görebiliyordu.

 

Has Ruh’u sessizce kılıç kınının yanında belirdi ve kını kavradı, ardından Wang Lin’in bedenine geri döndü.

 

Bu, Ruh Oluşturma yetişimcilerinin göklerle birleşerek kullanabildiği anında hareket kabiliyetiydi. Her Ruh Oluşturma yetişimcisi bunu kullanamazdı, lakin Kadim Ruh yetişimcilerinin kullanabildiği ışınlanmadan çok daha güçlüydü.

 

Wang Lin gölgeyi yuttuğunda, anılarını da özümsedi. Bu gölge güçlü bir gleişimci tarafından takıntılarını parçalara ayırarak yaratılmıştı. Ardından soğuk rüzgar tarafından törpülenmesi amacıyla yerleştirilmişti, bölyece büyülü hazineler için ruh halini alabilirlerdi.

 

Bu takıntılar pek zekaya sahip değildi. Etrafta dolaşırken şans eseri kılıç kınını bulmuşlardı. Kılıç kınından garip dalgalanmalar hissetmiş ve etrafında yetişim yapmaya başlamışlardı.

 

Kılıç kınını tutan Wang Lin sağ eliyle heykeli işaret etti. Birdenbire, heykele giren gölge çöktü ve dağıldığı esnada ruhsal enerjiye dönüştü.

 

Kılıç kınının içinde saklanan gölgeyse, Wang Lin tarafından dışarı çıkmaya zorladı. Gölgeyi kavradı, eline biraz ruhsal enerji gönderdi ve gölge çöktü.

 

Dört gölgeyi öldürmüştü, böylece hiçbirisi sahiplerine geri dönüp ne olduğunu anlatamazdı.

 

Wang Lin’in bedeni harekete geçti ve kayboldu. Yeniden belirdiğinde, işareti bıraktığı yerdeydi. Başka bir yarık açtı ve içine girdi.

 

Jue Ming Vadisi’nin dışında belirdi. Bir an dahi durmadı ve çabucak uzağa uçtu.

 

Bir ay sonra, Wang Lin Zhao’dan uzakta bir aktarım dizisinden çıktı.

 

Mırıldandı, ‘’Yağmur Kazanı’nın belirmesiyle, Kutsal Kapı’nın açılma zamanı uzakta olmamalı. Ruh Oluşturma aşamasına henüz ulaşmış ve Ruh Değişimi aşamasından halen uzak olsam bile, yine de şansım var. Ruh Değişimi aşamasına ulaşınca, Si Tu Nan uyanabilecek. Bir keresinde Suzaku’daki bir numaralı yetişimci olduğunu söylemişti, bu yüzden yetişim gezegeni kristalini biliyor olmalı. Bu hazineyi elde etmeme yardım edebilmeli.’’

 

‘’Yalnızca Ruh Değimi aşamasına ulaşınca annem ve babamı da hayata getirebilir miyim bilmiyorum... Ama yaşam ve ölüm etki alanına sahibim. Reenkarnasyon döngüsünü ne kadar anlarsam, karşı çıkmanın zorluğunu o kadar anlıyorum. Ebeveynlerimi hayata getirme hedefimi başarmak çok, çok zor olacak...’’ Wang Lin iç çekti.

 

‘’Unut gitsin. Bunun hakkında sonra endişelenirim. Gerçekten ebeveynlerimi hayata getirmem mümkün değilse, o vakit reenkarnasyon döngüsüne yeniden girmeleri için bir yer bulacağım. Aileme olan borcumu hala ödeyemedim, ah...’’

 

O anda, Wang Lin’in yine başka bir kısıtlama bayrağı arıtması gerekliydi. Geriye yalnızca bir tane mürekkep taşı kalmıştı, dolayısıyla dikkatli kullanmalı ve zarar görmesine izin vermemliydi. Wang Lin hasarlı kısıtlama bayrağını tamir etmeyi denemişti, lakin başaramamıştı. Artık sadece ilahi cezayı çağırmak için kullanılabilirdi.

 

‘’Bütün bunlara ek olarak, çoktan Ruh Oluşturma aşamasına ulaşsam da, aşırı az büyülü hazinem var. Kutsal Alem her an açılabilir, yani hazırlıklı olmalıyım. Kutsal enerjiyi kesinlikle elde etmek zorundayım!’’

 

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18098 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37356 Bölüm Sayısı


creator
manga tr