Bölüm 287: Reenkarnasyon

avatar
1108 0

Xian Ni - Bölüm 287: Reenkarnasyon


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Sonuçta, bir yetişimci Kadim Ruh’unu oluşturunca, göklere karşı savaşma hakkını kazanırdı. Bu hak son derece değerliydi, lakin yeterli değildi. Göklere karşı savaşmak adına, kişi gökleri ve reenkarnasyon döngüsünü anlamalıydı.

 

Ancak göklerin yasasını anladıktan sonra kişi göklere başkaldırma yolunu bulabilirdi. Bu tür bir şey son derece gizemliydi. Kişi ya anlardı ya anlamazdı.

 

Gökleri kavrayamazsa, o vakit ne kadar ruhsal enerji özümserse özümsesin, her zaman zayıf olurdu. Bu tıpkı bir bebeğe bir ilahi silah vermek gibiydi. Silahı tutamazsa, yine işe yaramazdı.

 

Zor kullanarak kontrol ederse, rakibe zarar verebilirdi, lakin kendisi de zarar görürdü.

 

Gökleri kavramak ve bir etki alanı elde etmek bebeğin silahı tutmasını sağlardı. Bu gücü tutma kabiliyetine sahip olmanın tek yolu buydu.

 

Ancak gökleri kavradıktan sonra kişi bu gücü sanki kendisine ait gibi kullanabilirdi.

 

Sonuç olarak, bu aşamaya Ruh Oluşturma denilmişti.

 

Kişi bu gücü tutacak kuvveti elde ettiğinde, ölümlüleri ve yetişimcileri aşardı. İnsanların ardında bir varlık halini alırlardı, zira ilahi bir ruhları olurdu.

 

Ancak, bu ruh kayıtlardaki gibi normal türden ruh değildi; bir zihin durumu, kalpteki bir değişiklik, son derece gizemli bir alemdi.

 

Bu alem kayıtlardaki ruha benzerdi ve bu da Ruh Oluşturma aşamasının nasıl ortaya çıktığıydı.

 

Ancak sadece bu güce sahip olmak kafi değildi. Bir bebek bu gücü tutacak kuvvete sahip olsa dahi, uzun süre tutamazdı. Böylece Has Ruh ortaya çıktı.

 

Bebek büyüyünce, doğal olarak daha fazla güç barındırabilecekti. Bu Has Ruh idi.

 

Bir Has Ruh oluşturmak adına, kişinin etki alanına ve ilahi hisse ihtiyacı vardı. Ardından Kadim Ruh’la bir araya gelirdiler ve dolayısıyla, yeni bir ruh doğardı.

 

İşte bu Has Ruh’tu!

 

Kullanılabilecek güce gelirsek, bu da göklerin gücüydü. Ruh Oluşturma yetişimcileri göklerin gücünü kullanabilirdi, Kadim Ruh yetişimcilerinin kullanamayacağı o gücü.

 

Göklerin gücü etki alanıydı. Göklerden kavradığı etki alanına göre, kişi göklerin farklı güçlerini sergileyebilirdi.

 

O anda, Wang Lin her şeyi anladı. Yavaşça önündeki bölgeye baktı ve uzun bir zaman zarfı ardından, Has Ruh’u yavaşça geri aşağıya indi.

 

Has Ruh’u mağaraya döndü ve alnına girdi. Yavaş yavaş bedeniyle yeniden birleşti.

 

O anda, Wang Lin’in bedenindeki bütün ruhsal enerji kayboldu ve Has Ruh’uyla birleşti.

 

Uzun bir süre sonra, Wang Lin ağır ağır gözlerini açtı. Akı ve kara kısmı arasında mesafe olan bu gözler, yeni doğan bir bebeğe ait gibiydi. Ayrıca bir aura izi de vardı.

 

Wang Lin derin bir nefes aldı ve sağ elini kaldırdı. Sağ eliyle rastgele bir kavrama hamlesi yaptı ve uzayda bir yarık açıldı. Yarıktan yaşamı söndürebilecek gibi gözüken soğuk hava esti.

 

Öncesinde, Wang Lin yalnızca Antik Tanrı Bölgesi’nde bu kadar kolayca uzayda bir yarık açabilirdi. Öbür türlü, zar zor başarmak için bedenindeki bütün ruhsal enerjiyi kullanması gerekirdi.

 

Bu soğuk hava boşluktan gelen yaşam tüketen rüzgardı. Kadim Ruh yetişimcileri yalnızca ucu ucuna direnebilirdi, lakin Merkez Oluşturma yetişimcileri bu güce direnebilen bir hazine taşımadığı sürece uzak durmak zorundaydı.

 

Wang Lin daha öncesinde direnebiliyordu, ancak yine de epey rahatsız hissediyordu. Ancak, içine girerse, dayanamazdı.

 

Bu, ek olarak o zamanlar, savaştığı kişiler kaçmak için bir yarık açtığında, takip etmeye cüret edememesinin nedeniydi.

 

Bu soğuk hava artık Wang Lin üzerinde etkiye sahip değildi. Bütün bedeni yarığa girse dahi, artık zarar görmezdi.

 

Sağ eli yavaşça yarığa girerken hafifçe gülümsedi. Sağ elini çektiğinde, üzerinde ışık zerrecikleri bulunuyordu.

 

Bu ışık zerreciklerine bakan Wang Lin bir süre düşündükten sonra onları ezdi.

 

Ayağa kalktı ve mağarayı mühürleyen kapı yüksek sesle açıldığı esnada ilerledi.

 

Mağaradan çıktığı sırada, yerde diz çökerek, ona doğru bakan bütün Xuan Dao Tarikatı üyelerini gördü. Hatta Xuan Dao Tarikatı’ndan olmayan yakındaki bazı yetişimciler bile oradaydı. Onlar da diz çöküyordu.

 

Wang Lin herkesi taraması sadece bir anını aldı. Tanıdığı bir sürü kişi gördü. Bakışları aniden orta yaşlı adamlardan birisine odaklandı.

 

Wang Lin bu kişiyi gördüğünde, hafifçe gülümsedi. Dikkatlice bu kişiye biraz daha baktıktan sonra, gülümsemesi genişledi.

 

Wang Lin kendi kendine mırıldandı, ‘’Geç aşama Temel Oluşturma’ya ulaşmak için kırk yıl harcamak, çok güzel!’’

 

Wang Lin’in baktığı bu beyaz cübbeli orta yaşlı adam, kafa karışıklığını sergileyen bir bakış attı. Bu kişiyi tanıyor gibi hissetti, lakin ne kadar denerse denesin, hatırlayamıyordu.

 

Şimdi bu kişinin kendisine baktığını görünce, anında bir şey hissetti. Adeta içinde bir şey uyandı. Zihninde bir görüntü belirip kayboldu. Görünüşe göre bu kişiyle aynı tarikattandı...

 

Lakin bunun aşırı çılgınca olduğunu düşünürken kafasını iki yana salladı. Derin bir nefes aldı ve hemen başını eğdi.

 

O anda, yaşlı bir Kadim Ruh yetişimcisi ileri çıktı. Wang Lin’in önünde diz çöktü ve titreyen bir sesle, sordu, ‘’Kıdemli Zhao’dan birisi misiniz?’’

 

Bu sözler sarf edildiğinde, çevredeki bütün yetişimciler nefeslerini tuttu. Wang Lin’e baktıkları esnada gözleri heyecanla kaplıydı. Hatta orta yaşlı adam bile kafasını kaldırdı ve tekrardan Wang Lin’e baktı.

 

Wang Lin’in şu anki görünüşü eskiden pek de farklı değildi, fakat etrafındaki aura tamamen farklıydı, yani insanların onu tanıyamamasına şaşırmamak gerekti. Lakin tanısalar dahi, yüksek sesle söylemeye cüret edemezlerdi.

 

3.derece bir yetişim ülkesinin 4.derece bir yetişim ülkesi olması için, o ülkede doğan bir Ruh Oluşturma yetişimcisi olmalıydı. 4.derece yetişim ülkeleri bunu doğrulamak adına bir tekniğe sahipti. Bu teknik Suzaku’dan geliyordu, dolayısıyla kişinin yetişimi Suzaku yetişimcilerinden bile daha yüksek olmadığı sürece, kandırmak son derece zordu.

 

Ve en önemli kısımsa Ruh Oluşturma yetişimcisinin yeni derecelerini 4.derece bir yetişim ülkesine raporlamadan önce ülkede yüz yıl kalmalıydı.

 

Açıkça, Wang Lin bu koşulu kabul edemezdi. Yaşlı adamın sözlerini duyduktan sonra, Wang Lin uzun süre düşündü ve söylendi, ‘’Bu ülkedenim, ama yüz yıl burada kalamam. Üzgünüm.’’

 

Yaşlı adam titredi ve hayal kırıklığına uğramış bir bakış takındı. Çevredeki bütün yetişimciler aynı ifadeyi sergiledi.

 

Beklentiler aşırı yüksek olduğunda, hayal kırıklığı miktarı daha da yüksek olurdu.

 

Wang Lin derin bir nefes verdi. Sağ eliyle havayı kavradı, ardından on ışık küresi belirdi. Küreleri fırlattı ve on ışık küresi on farklı yetişimciye indi.

 

On yetişimcinin bedenleri titredi ve acılı ifadeler takındılar, lakin bu acı uzun sürmedi. Soluklandıktan sonra, keyifli ifadeler sergilediler.

 

O beyaz cübbeli orta yaşlı adam da onlardan biriydi.

 

Wang Lin sakince söylendi, ‘’Kalamam, ama arkamda on ruh tohumu bırakıyorum. Yetişiminizi kolaylaştırmayacak olsalar da, geç aşama Kadim Ruh’a ulaştığınızda, doğal olarak bileceğim ve size öğretmeye geleceğim!’’ konuşmayı bitirdikten sonra, tekrardan beyaz cübbeli orta yaşlı adama bakı ve hafifçe gülümsedi.

 

Orta yaşlı adama verdiği ruh tohumu diğerlerinden farklıydı. Hayatını üç kere kurtaracak güç barındırıyordu.

 

Bu ruh tohumları göklerin gücünü kullanarak bir Ruh Oluşturma yetişimcisinin oluşturduğu bir şeydi. Değerleri akıl almazdı.

 

Orta yaşlı adam Wang Lin’e baktığı esnada, aniden kafasında bir acı hissetti. Bu acı baş edebileceğinden çok daha güçlüydü. Tam kafası patlayacak gibi hissederken, ruh tohumundan nazik bir güç geldi ve acı kayboldu.

 

Bedeni titredi ve ter içinde kaldı.

 

Zihninde nazik bir ses konuştu, ‘’Daha fazla düşünme. Kadim Ruh aşamasına ulaşınca, geçmişten her şeyi hatırlayacaksın. Şimdi bilirsen, sadece acı çekersin.”

 

Orta yaşlı adamın bedeni titredi. Kafasını kaldırdığında, Wang Lin’in hafifçe kendisine gülümsediğini fark etti. (E.N: Yanlış anlamadıysam bu adam Teng Aile Katliamı sırasında Wang Zhuo’nun ruh ateşini içine yerleştirdiği çocuk. Başka biri diyorsanız yorumlara gelin bakalım :D)

 

Wang Lin derin bir nefes aldı ve önündeki bölgeye baktı. Özel bir şey olmadığı sürece, birisi geç aşama Kadim Ruh’a ulaşana kadar Zhao’ya geri dönmeyecekti.

 

Yavaşça bedeni havaya yükseldi ve ağır ağır gökyüzünde kayboldu. Aşağıda bütün yetişimciler kafalarını kaldırdı ve kararlı ifadeler sergiledi. Bu özellikle orta yaşlı adam için geçerliydi.

 

‘’Kadim Ruh aşamasına ulaşacağım! Ulaşacağım!’’

 

Tam o anda, gökyüzünden bir nesne düştü. Herkes nesneye baktı ve bunun bir tahta oyma olduğunu fark ettiler. Tahta oyma dağın zirvesine düştü ve dağla birleşti. Birdenbire, dağ ruhsal enerjiyle kaplanmış gibi hissettirdi.

 

Mesafeden bir ses konuştu, ‘’Bu nesne Zhao’yu 3.derece yetişim ülkelerinin saldırılarından üç kez koruyabilir. Dikkatli olun...’’

 

Dört Tarikat Birliği’nin zihnindeki trajik sonuyla birlikte, Zhao için son bir şey yaptı.

 

Takip eden birkaç yüz yılda bir noktada, bu tahta oyma Zhao’yu bir istiladan kurtardı. İstilacı yetişimciler zaten Zhao’yu uç noktaya kadar zorlayarak, bütün Zhao yetişimcilerinin tahta oymanın önünde diz çökmeye gelmesine sebebiyet vermişti.

 

Dağ bütün istilacı yetişimcilerin alayları önünde parlamış ve tutumlarının değişmesine neden olmuştu...

 

Işık kaybolduğundaysa, bütün istilacılar ölmüştü...

 

 

Editör Notu: Oluşan küçük bir problemden sora yine yeni yeniden yayındayız :D Katliamdan Ruh Oluşturma’ya 53 bölümlük bir toplu, iyiydi ha :D  Buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim. Hız kesmeden düzenli olarak devam edeceğiz. Pre isteyen arkadaşlar için de şunu söyleyeyim. Ben de en az sizler kadar istiyorum ancak pre gelip gelmeyeceği sizlerin elinde. Seri okuyucular arasında ne kadar popüler olursa pre o kadar çabuk gelir :D O yüzden beğenilerinizi ve incelemelerinizi seriden, yorumlarınızı da bölümlerden esirgemeyin :D Bizleri takipte kalın efenim :D :D

 

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18098 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37356 Bölüm Sayısı


creator
manga tr